Ana Sayfa Gündem İdlib'deki saldırıya tepki

İdlib'deki saldırıya tepki

ASİM, Rusya ve İran'ın desteğiyle Suriye rejim güçleri tarafından askerlerimize yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı kınayarak birlik ve beraberlik çağrısı yaptı. ASİM Başkanı Mahmut Eraslan; "Artık bardak taşmıştır. Ne yapılacaksa yapılsın. Ülkemizin hayrına olacak her kararda devletimizin yanındayız" dedi.

Giriş Tarihi: 28 Şubat 2020 Cuma 13:11
İdlib'deki saldırıya tepki

Adana'nın en büyük sivil toplum kuruluşu Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) 33 askerimizin şehit olduğu 32 askerimizin de yaralandığı saldırıyla ilgili bir basın açıklaması yaparak saldırıyı kınadı. 

Cuma namazının ardından Ulu Cami önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına yüzlerce Adanalı katıldı.

Basın açıklamasını okuyan ASİM Başkanı Mahmut Eraslan, İslam alemi için mübarek sayılan bir gecede Suriye'nin İdlib bölgesinden gelen bir haberin milletimizi derinden yaraladığını saldırının bardağı taşıran son damla olduğunu söyledi.

"Sadece mazlumların haklarını değil aynı zamanda ülkemizin sınırlarını da koruyarak milletimize yönelik tehditleri bertaraf etmeye çalışan ordumuza yönelik gerçekleştirilen bu hain saldırıyı hiç bir bahanenin ardına sığınmadan lanetliyoruz" diyen Eraslan "Türkiye'nin Suriye iç savaşından bu yana Rejim ve destekçileri tarafından sivillere yönelik barbarca saldırılarına karşı mazlumdan yana tavır alması ve zalimlere karşı duruşunu gücü nispetinde göstermesi insani ve imani bir tepkidir" ifadelerini kullandı.

 Başkan Mahmut Eraslna'ın ASİM üyesi 50 STK adına yaptığı basın açıklaması şöyle;

"Suriye'de Askerlerimize yönelik Rusya ve İran destekli Rejim saldırısı şunu bir kez daha apaçık bir şekilde ortaya çıkarmıştır; Küresel ve bölgesel sömürgeci güçler Türkiye'yi Suriye'deki iç savaşta mazlum ve zayıflardan yana bir tavır aldığı için akıllarınca cezalandırmak istemektedirler.

Dünkü saldırılarla anlaşılıyor ki; Rusya ve İran bir milyon insanın katledilmesi pahasına elleri kanlı vahşi mezhepçi bir güruhu desteklemeyi sürdürmektedir. Bu ülkeler, uzun yıllar sürecek ve ülkemizi kaos ve karanlığa sürükleyecek şeytani planlarının son aşamasını tamamlamak için harekete geçmiştir.

Astana ve Soçi'de uluslararası mutabakatla karşılıklı güvence ve taahhütler verilerek üç milyon Suriyelinin sığındığı İDLİB bölgesinin çatışmasızlık alanı ilan edilmesine rağmen Rusya ve İran anlaşmaları hiçe sayıp bölgede yaşama tutunmaya çalışan Suriyeli mazlumlara karşı barbar saldırılarını sürdürmüş ve sürdürmeye devam etmektedir.

Bu saldırılarla birlikte yaklaşık milyonkarca Suriyeli Türkiye sınırına doğru göç etmeye başlamıştır. Rusya ve İran, sivilleri aralıksız kara ve hava bombardımanı ile hedef alıp göçe zorlamaktadır. Aynı anda ABD, RUSYA ve İran'ın desteklediği PKK/PYD terör örgütü de sınırlarımızın diğer ucunda Türkiye'nin doğusunu bölecek terör planların merkezî üssü haline getirilmiştir. PKK/PYD terör örgütüne verilen açık destek ile Suriyeli üç milyon mültecinin Türkiye sınırına zorla sürülmesi, kendilerince Türkiye'yi cezalandırmak isteyen güçlerin asıl amaçlarını ortaya çıkarmaktadır. 

En baştan beri Suriyeli mültecilerin güven içinde yaşamalarını sağlayacak bir bölge oluşturmak için İdlib'e insani yardım başlatan ve bölge halkının huzurunu sağlamaya çalışan Türkiye, pozisyonunu net bir şekilde uluslararası sisteme ilan etmiştir.

Türkiye, bölgedeki hamleleriyle uluslararası katillerin bölgeyi uzun vadede kaos ve kargaşaya sürükleyecek planlarını deşifre etmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin Suriye'deki mevcut konjonktüre karşı net siyasi ve askerî duruşu ülkemizin istikbali açısından hayati önem taşımaktadır. Bu önemi fark eden Adanalı STK'lar olarak Türkiye'nin sağlam, ahlaki ve ilkeli duruşunu desteklediğimiz, Türk devletinin bundan sonra bölge halklarının ve ülkemizin yararına alacağı her kararı destekleyeceğimizi ilan ediyoruz.

Ülkemizde misafir olan mültecilere Avrupa kapılarının açıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Bununla birlikte her elim olayda olduğu gibi bu olayın ardından da sosyal medyada bilgi kirliliğine şahit oluyoruz. Bu noktada üzerimize düşen resmi makamların açıklamalarına itibar etmek ve birliğimizi beraberliğimizi en önemlisi de kardeşliğimizi muhafaza etmektir.

Bilinmelidir ki yüreğimiz kanıyor. Bugün bizim için ayrışma değil, birleşme günüdür. Şehitlerimizin acısı tazedir ve kanları yerde kalmamalıdır. İşte bu yüzden bugün cepheleşmeye değil birleştirmeye, ötekileştirmeye değil kardeşliğe ihtiyacımız vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, şehit ailelerine ve tüm milletimize baş sağlığı diliyoruz."

Mahmut Eraslan’ın açıklamaları sırasında alanda toplanan vatandaşlar çeşitli sloganlar atarak saldırıyı kınadı.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Maske ve eldivenler Yüreğir Belediyesi’nden

Maske ve eldivenler Yüreğir Belediyesi’nden

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık