Fikret Yeni
Zeydan Karalar
Salim Büyükkaya

AKP DARBESİ


Salim Büyükkaya
27 Aralık 2013 Cuma 13:23

Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu'nun ikinci dalgası olduğu ileri sürülen soruşturmanın savcısı Muammer Akkaş görevden alındı.
Savcı Akkaş, soruşturmanın medyaya sızdığını, delillerin karartıldığı yönünde bilgiler aldığını ve bu konuda ilgili tüm birimleri bilgilendirerek gerekli talimatları verdiğini belirtiyor. Görevden alınan Savcı zehir zemberek bir açıklama yaparak, kendisine baskılar olduğunu söylüyor.
İddialar yenilir yutulur cinsten değil.
Soruşturmanın kapsamı ve ilişkilendirildiği isimler nedeniyle çapı hakkında fikir yürütenler böylesine bir müdahalenin hangi koşullarda yapılabileceğini de iyi düşünmeliler.
Bunun yanında, soruşturmayı sürdüren polisler ve savcıların kimliklerinden yola çıkarak, "İşte zamanında da böyle yapmışlardı" diye yorumlar yapanlar da elbette aynı değerlendirmeleri yapmak zorundadır.
Ortada bir hukuksuzluk, haksızlık ve suç isnat etme olduğunu ileri sürenler de bunun doğrudan hükümeti hedef alan bir operasyon olduğuna inananlar da yaşananları iyi analiz etmelidirler.
Ne olacak?
Ne olmalı?
Ne yapılması veya yapılmaması isteniyor?
-Hükümet ve hükümetin göreve getirdikleri ne yaparlarsa yapsınlar eleştirilmemeli mi?
-Rüşvet ve hırsızlık söz konusu olsa bile hükümete zarar vereceğinden görmezden gelinmeli mi?
-Başbakan ve çocukları, bakanlar ve çocukları, iktidarın bürokratları ne yaparlarsa yapsınlar mutlak mı doğrudur?
Ayrıca ortada bir samimiyet tutarsızlığı yok mudur?
Hükümetin önde gelen isimleri operasyonu yürüten savcı ve polisleri bir kefeye koyarak( Cemaat mensubu olduklarını ima ederek) Türk ordusuna, yazarlara, gazetecilere, aydınlara komplo kurulduğunu ileri sürüyorlar.
Peki görevden el çektirme, görev yerlerini değiştirme şeklindeki müdahaleler neden o zaman da yapılmadı?
Halk Bankası'nın datalarından söz edip "Ticari sırlarımız yabancıların(Savcı ve soruşturmayı yürüten polislerin) elinde" diyenler, TSK'nin sırlarının olduğu kozmik odaya girildiğinde bile bu hassasiyeti neden göstermediler?
Halka açık bilançoları olan bankalar için "Sır" perdesinin arkasına saklanmak isteyenler, gizli olduğu bilinen devlet yazışmalarında bile neden aynı duyarlılıkta değillerdi?
Bu yüzden polis ve savcılara müdahaleleri haklı gösterecek bir gerekçe bulmak bir hayli zor.
Ortada doğrudan yönetime el koyma var.
İktidar yetki sınırlarını aşmış, yargıyı işlemez duruma getirmiş, eksiği fazlasıyla yürürlükte olan mevcut Anayasal düzeni yok etmiştir.
Bu artık açıktan totaliter bir yönetim tarzının gözler önünde hayata geçirilmesi demektir.
Kabinesinde revizyon yapan iktidar gücünü eline geçirdiği devlet imkanları, silahlı gücü, istihbaratı ve olağanüstü zenginlikten almaktadır.
Darbe edebiyatı ile iktidara gelen AKP fiilen darbe yapmıştır.
Bu kadar yıllık demokrasi deneyimi olan Türkiye'de hayaldi gerçek oldu.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık