Fikret Yeni
Zeydan Karalar
Salim Büyükkaya

Bilboard tekeli


Salim Büyükkaya
3 Mart 2014 Pazartesi 09:00

Adana'da olduğu gibi Türkiye'nin hemen her şehrinde açık hava reklam platformu olan bilboardlar tekel oldu.
uzunca zamandır, bu bilboardların Adana'nın ekonomisine, medyasına, sosyal hayatına zararlı olduğunu dile getiriyorduk.
Vatandaşın tek kalemden yönlendirilmesi, tek yönlü propagandaya tabi tutulması tehlikesine dikkat çekmiştik.
Adana'da özellikle yerel gazeteler, yerel radyolar ve televizyonların bu bilboardlar yüzünden yaşam savaşı verdiğine dikkat çekmiştik.
Yani neresinden bakarsanız bakın birileri ele geçirdikleri bu mecra sayesinde hayatınızı, ne yiyeceğinizi, ne içeceğinizi, ne giyeceğinizi, kimi seçeceğinizi size empoze ediyor.
Yüksek seçim kurulları seçim zamanları "Adil olun, sıraya koyun" gibi kurallar getirse de bunun denetlenmesi imkanı yok.
Bakın son çarpıcı örneğini Ankara, İstanbul ve İzmir Panolarında yaşadık.
Bütçe görüşmeleri sırasında Sayıştay raporlarının meclise gelmemesini eleştiren ancak sesini duyuramayan CHP, yaşananları halka anlatmak için bu bilboardcılarla anlaşma yapmış.
Biloard tekelini elinde bulunduran firma Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Belediyesi'nden tanıdığı, palazlandırıp, holdinge dönüştürdüğü şirket. İktidar ile olduğu gibi, AKP'li belediyelerle de içli dışlı.
Aileden yani.
Varlığının nedenini biliyor ve sürdürmek için iktidarın ve uzantısı belediyelerin iş başında kalmasının yararına olduğunu inanıyor.
Sosyal medyaya da yansıyan konuşmalara göre, CHP Ankara, İstanbul ve İzmir'de "Vatandaş vergisini veriyorsa, hesabını da soracak" şeklinde ilanlar vermeye kalkınca tutup Melih Gökçek'i arıyorlar.
Gökçek de iddiaya göre Başbakan'ın danışmanı Mustafa Varank'ı arıyor, Başbakan'ın bu konuda talimatı olup olmadığını soruyor.
Sonraki görüşmelerde ilanların asılmaması kararı alınıyor. Melih Gökçek, "Bir bahane uydururlar" diye garanti veriyor.
İşin garip tarafı, adı geçen iller arasında İzmir de var.
İzmir de CHP'li Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu iş başında. Kendisinden önce de Priştina vardı. Priştina da sosyal demokrattı.
Demek ki, CHP'lilerin bu meselenin ciddiyetini anlamaları için kafalarını duvara çarpmaları gerekiyormuş.
Bugün Adana'nın her caddesinde, her sokağında, her trafik kavşağının göbeğinde devasa bilboardlar, apartmanboardlar, raketler, duraklar, led ekranlar var.
Hodri meydan iddia ediyorum, sözleşmelerde olanlardan çok daha fazla sayıda pano var.
Şimdilik belediye ile al güüm ver gülüm gidiyorlar. Yarın hükümet düğmeye bastığı an ne diyorlarsa onu yapacaklar.
Millet de sesini duyarmak için kapı kapı gezsin de derdini anlatsın.
Yıllardır göz önünde olan bu saçmalığa neden ses çıkarılmıyor peki biliyor musunuz?
"Bir gün de ben gelirim benim işime yarar" mantığından.
Avucunuzu yalarsınız.
Şimdilik gidin ellerini ayaklarını yalayın da kendi paranızla kendi reklamınızı yapabilin.
İstemezlerse üç katı par verseniz asmazlar.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık