Fikret Yeni
Zeydan Karalar
Salim Büyükkaya

BÖYLE GİTMEZ


Salim Büyükkaya
7 Ocak 2014 Salı 12:22

Yandaş, candaş, yoldaş medya tartışmalarını izliyorsunuz.
Sadece medyada değil hayatın her alanında tahammülsüzlük aldı başını gidiyor.
İktidar ve ikbalini iktidara bağlamış yerel ve genel uzantıları hayatın her alanına müdahaleyi içselleştirmiş ve adeta bunu görev edinmişler.
Bugün medyada özlenen alternatif yayın organlarının da olmasıdır.
Bizim beklentimiz alternatif olmak bile değil.
Objektif olmanın yeterli olduğunu düşünüyoruz.
Bütün söylemlerimiz de eylemlerimiz de buna dönük.
"Bir taraftar vuvuzela varsa, karşısına borazan gerekmez, ahenkli ve çok sesli kulağı tırmalamayan bir sese ihtiyaç var" diyoruz.
Bir taraf ise kendi sesi dışında sinek vızıltısına bile tahammül edemiyor.
Böylece hayatın her alanında görülen rahatsızlıklar eldeki vuvuzelalar ile gölgede bırakılacak, sesi bastırılacak ve insanlar bu tek sesli rahatsız edici gürültü altında düşünemez hale gelecekler.
Hayatın doğal akışına da insanın ruh haline de tezat bir niyet.
Hayat bulma şansı yok.
Sonsuza kaar sürmesi imkansız.
Buradan bunu isteyenlere bir yarar gelmesi de mümkün değil.
Sadece rahatsızlıkları arttırmaya, biriktirmeye ve sounda daha büyük patlamalara yol açar.
Sıkıştırılan bir kedinin tırmalaması, sürekli baskı altına alınan bir çocuğun bile günü gelince isyan bayrağını çekip asileşmesi ve tüm otoriteyi reddetmesi gibi...
Baskı ve sindirme politikası arttıkça, tepki çoğalacak, tepkinin dozuna göre baskının dozu da artacaksa böyle nereye varılabilir.
Bugün Emniyet'te başlayan görevden almalar, yer değiştirmeler yargıya sıçradı. Hemen ardından Milli Eğitim de de benzer bir uygulama görür olduk.
kendi içindeki farklı seslere bile tahammülü kalmayanlar bu süreci kiminle ve nasıl sürdüreceklerini düşünüyorlar.
Sahipsiz şehir Adana'da bu sıkıntılar daha da fazla hissediliyor.
Daha ortada hiçbirşey yokken birilerinin yeni mecralarda görüneceği haberi bile zorbalık düzeninin temsilcilerini, ikbalini ayakkabı kutularına bağlayanları inanılmaz derecede rahatsız ediyor.
Olmadık ayak oyunlarına başlıyorlar.
Toplumda hiçbir karşılığı olmayan varlığını borazanlığına borçlu olan kıt akıllılar Adana'yı her alanda dizayn edebileceklerini zannediyorlar.
Şimdilik zafer sarhoşluğu ile daha maç başlamadan attıkları gol ile galibiyet kutlamalarına başladılar.
Ama maç 90 dakika biz henüz oyuna bile başlmadık.
Sahaya 1-0 mağlup çıkıyoruz.
Ancak bu maçı çevirmek boynumuzun borcudur.
İnanıyoruz, kazanacağız.
Gücümüzü bugüne kadar yaşadığımız hayattan alıyoruz.
Bizim, zamdan, zulümden, zindandan, prangadan başka kaybedecek neyimiz var.
O zincirleri paramparça etmezsek bu hayat bize haram olsun.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık