Salim Büyükkaya

Değiştirin dedik, kötüleştirdiniz


Salim Büyükkaya
14 Şubat 2014 Cuma 11:05

Gezi ile ortaya çıkan değişim beklentilerini birileri yine bizim aleyhimize kullanmayı becerdi.
Başta gençlik olmak üzere toplum, "Bana karışma, beni aldatma, nefesimi kesme, bu saçma salak düzenle beni uyutma" dedi.
Eylemlere katılsın, katılmasın, desteklesin desteklemesin, düşüncesi ne olursa olsun bu beklenti bence her kesimde vardı.
Bugün statükonun bekçisi konumunda olan, tarihte bilinen baskıcı yönetimlerin uyguladığı tüm yöntemleri uygulamaktan çekinmeyen AKP hükümeti bile "Değişim"i dilinden düşürmüyordu.
Ülkenin kaynaklarının hortumlanması, yandaşların zenginleştirilip toplumun büyük çoğunluğunun "Bulduğuna şükret" edebiyatıyla uyutulmaya çalışılmasının başlıca söylemi de bu değişim iddialarıydı.
iktidar adına değişim oldu.
Ne oldu?
Muktedirin, ülkenin kaynaklarını istediği gibi kullananların adı değişti.
Ha asker vesayeti altında ülke talan edilmiş, ha ileri demokrasi safsatası adı altında.
Değişmeyen tek şey milyonların yoksulluğu ve güvencesizliği.
Zenginliğin sürekli birilerinin elinde toplanması.
İktidarlar hep böyledir.
Söyledikleri ile yaptıkları uyuşmaz.
Peki muhalefet ne anladı değişim özleminden.
değişim adı altında yaptıkları ile eskileri aratmayı mı?
İktidarı ile muhalefeti ile, idia sahibi olanı ile şu adaylara, belirlenme yöntemlerine, şekillerine şemallerine bir bakın.
Değişik görünüyorlar değil mi?
Evet değişikler.
Yalnız eskilerden iyi olduklarını söylemek çok zor.
"Değiştirin" dedik de, bizi "Daha kötülere muhtaç edin" demedik ki birader.

*****

İKTİDAR KÖRLEŞTİRİR Mİ?

İktidarın demokratik taleplere tahammülsüzlüğü hergeçen gün biraz daha artıyor. Yurtdışından bile basın kuruluşlarını arayarak ayar veren Başbakan'ın söylemleri, iktidara bağlı güvenlik güçlerinin de özgür basını hedef almalarına zemin oluşturuyor. Ankara'da Meclis'e yürümek isteyen vatandaşlara yönelik sert polis müdahalesinde iki meslektaşımız daha yaralandı. Halk TV kameramanı Özbey Özay'la Ulusal Kanal muhabiri Hüsna Sarı polis şiddetinden payına düşeni aldı. Hüsna Sarı sırtından yaralanırken, Özbey Özay gözünden yaralandı. Alnına bir darbe aldığını söyleyen kameraman Özbey Özay görme zorluğu yaşıyor. Kamuoyunun gündemine gelen yolsuzluk iddiaları ile uçurulan pembe balonların patladığını gören iktidar hırsını tepkisini dile getiren tüm kesimlerden olduğu gibi gazetecilerden çıkarmayı tercih ediyor. Denetim altına alınmış medya kuruluşları iktidar dışında kalan tüm kesimleri görmezden gelirken, az sayıda basın kuruluşunun yaşananları halka aktarmasına da tahammül edilmiyor. Gazeteciler tarih boyunca sıkıntılar yaşadılar, baskıların hedefi oldular. Devrinin muktedirleri de baskı ve sindirmelerle gerçeklerin halka ulaşmasına engel olabileceğini düşünmüştü. Oysa herkes tarihin derinliklerinde hak ettiği yeri aldı.
İktidar gerçekten bu kadar körleştirir mi insanoğlunu.
Tarih binlerce örneği ile dolu iken, neden hep aynı yöntemler, aynı tutumlardan vazgeçilmez.
Galiba sorun insanlarda değil o koltuklarda.
Bence dünyanın en büyük sırrı bu iktidar koltuklarında.
Bilim insanlarının önündeki en büyük blinmezdir, çözen dünyanın gidişini değiştirir...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık