Salim Büyükkaya

HEPSİ Mİ TESADÜF?


Salim Büyükkaya
3 Mart 2014 Pazartesi 08:58

Adana'daki düşüşün herkes farkında.

Her eli kalem tutan, ağzı laf yapan aynı şeyleri söylüyor:

"Adana geri gidiyor"

Yıllar öncesinden kendisini ispatlamış dünyaya mal olmuş sanatçılarla avunuyoruz.

Yılmaz Güney

Orhan Kemal

Yaşar Kemal

Abidin Dino

Şimdi tek tesellimiz Azer Bülbül'ün, İbrahim Tatlıses'in şarkılarını gırtlak oyunları ile okuyan Küçük Şahin Kendirci.

Adana'nın kavruk yüzlü gariban çocuğu bir anda milyonların umudu haline geliyor.

Evet güzel söylüyor ama o kadar işte.

Daha yolun başında matematikten, Türkçe'den çakmaya başlamış bile.

Babası "Şöhret peşine düştük, çocuğun okulunu da boş verdik" demiyor, suçu topa atıyor "Futbol bizi bu hale getirdi Acun Abii, futbol" diyor.

Futbol denince kendi çocukluğumuzu hatırlıyoruz; yalın ayak, anne elinden çıkmış kaput bezinden şortla saatlerce top peşinde koştuğumuz günleri.

Meğer küçük Şahin kendisi de oynamıyormuş.

Televizyondan seyrediyormuş.

Nerde bir maç varsa arayıp buluyor izliyormuş.

Çocuğun sesinin değişme ihtimali yüksek, öyle anlışılıyor ki önemli bir futbolcu da olmayacak.

Kısa günün karı, biraz şöhret sahibi olursa aile biraz para yüzü görecek.

Sanattaki umudumuzun hali böyle...

Kentin son 30-40 yılına bakın.

Zenginleri gözlerinizin önüne getirin.

Bugün her siyasi partide söz sahibi olan yeni zengin güruhu çevrenizdeki yaşlılara, (orta yaş da bilir) sorun.

Bizim bile aklımız eriyor iken onlar çok daha fazlasını anlatır.

Bugün yerel gazetelerde en çok adı yazılanlara, sözde sosyal sorumluluk projelerinde adı en çok geçenlere, spor küleplerinde yer alanlara, durmadan dernek mernek kurup iktidar mensupları ile poz verenlere bakın.

Onlar kendilerini çok iyi biliyorlar.

Siyasetçisine bakın, sanatçısına bakın, düşünürüne bakın, sosyetesine (lümpen) bakın, sosyal hayatına bakın.

Şehrin bu durumda olması tesadüf müdür?

Siyasi partilerin il başkanlarına, belediye başkan adaylarına bakın.

Belediyelerdeki imar tadilatlarının kimler için kimler üzerinden yapıldığını gözünüzün önüne getirin.

Kuşkusuz her sistem kendi zenginini, sermayesini yaratır ama, bu kadar pespaye olmak zorunda mısınız?

Körler sağırlar birbirini ağırlıyor, "Helal olsun başarmış adam" diye birbirlerine övgüler yağdırıyorlar.

Sanırsınız ki yüzyılın icadını bulmuş da zengin olmuşlar.

Hadi eskiler Ermeni, hazine vs mallarına konmuşlar, binlerce dönüm arazi kapmışlardı.

Peki ya bu yeni yetmeler.

İhale kapmışlar, şehir rantına çökmüşler, kamuyu soymuşlar, milletin kanını emmişler...

Bu kadar hırsızı, her devrin adamını, sonradan görmeyi bünyesinde barındıran bir şehrin iflah olması mümkün değildir.

Evet "hayatta hiçbir başarı tesadüf değildir" ama bence başarısızlık da öyle...

Adana çökerken birileri semiriyorsa burada bir gariplik yok mudur?


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık