Fikret Yeni
Zeydan Karalar
Salim Büyükkaya

KAHRAMANDI HAİN Mİ OLDU?


Salim Büyükkaya
14 Nisan 2014 Pazartesi 23:53

Adana yine bir polis operasyonu ile uyandı.
Bu kez polislerin hedefinde eski müdürleri vardı. Aralarında eski müdür yardımcısı İ.B.'nin de olduğu 8 polis terörle mücadele ekipleriin de desteğiyle göz altına alındı.
Adli Tıp Kurumu'nda yapılan muayene öncesi ve sonrasında da kurumdan çıkarken fotoğrafları çektirildi.
Türkiye tuhaf bir ülke.
Gözaltına alınan polisleri tanımıyoruz. Aralarında bir tek İ. B hakkında basında yer alan haberler var.
Gezi eylemleri sırasında Adana'da tüm polisler seferber edilmişti. Çevre illerden de takviye çağrılmıştı. İ.B. gösteri yapan bir grup gence yaklaşarak dağılmalarını istemişti. Gösteri yapan grubun içerisinde olan bazı gençler, "Yasal hakkımızı kullanıyoruz. Sizin maaşlarınızı da biz veriyoruz. Siz çekilen" diye tepki göstermişlerdi. Buun üzerine yandaş gazete ve sitelerle, sosyal medya kullanıcılarının ifadesiyle cefakar ve vefakar Türk Polisini temsilen İ.B. öne çıkmış "Al benim maaşımdaki senin paran bu. Şimdi dağılın" diyerek 50 lirayı göstericilerden birine vermişti.
"Polisin göstericiye müthiş ayarı", "Polisten muhteşem kapak" diye bu tavır göklere çıkarılmıştı. AKP propagandistlerine göre, bu tavırla da görüldüğü gibi tüm göstericiler haksız ve vatan haini(!) idi. Polis ise asla orantısız güç kullanmamış, orantısız zeka örneği sergileyerek gezi sürecini mahkum etmişti.
Gün geldi devran döndü, bu müthiş kahraman şimdi yasadışı dinlemeler yaptığı (yaptırdığı) iddiasıyla gözaltına alındı.
Hukuka güvenmekten başka çaremiz yok.
Sorgulanan bir hukuksuzluk ise söyleyecek bir sözümüz olamaz.
Elbette hukukun tüm kuralları ile işletilmesi halinde.
Hukuk dün hukuksuzluk yaptıkları iddia edilenlere bile lazım oldu ise başka ne söylenebilir?


***

BİRİLERİ ZAMAN KAZANIYOR AMA...

Adana seçimlerine çeşitli itirazlar yapıldı. Kimi bölgelerde oylar, kimi bölgelerde geçersiz oylar yeniden sayıldı. Sonuç değişmedi. 20 binin üzerinde fark olan büyükşehir seçiminde tüm itirazlardan çıkan sonuçları üst üste koysanız 100 oy etmiyor. AKP sürekli itiraz ederek, ilçe seçim kurullarında, il seçim kurulunda süreleri sonuna kadar kullanarak seçimi (mazbata verilmesini) sürüncemede bırakarak adeta zamana oynuyor.
Kayıbın hesabını veremeyenler süre kazanarak günü kurtarmaya çalışıyor. Ancak bu arada kent kaybediyor. Dağ gibi biriken sorunların üstesinden gelmek zorlaştığı gibi, hesap sorulmayı bekleyen onlarca dosyada da deliller karartılıyor. Bilboardlarla ilgili sıkıntıyı bir önceki yazıda ele almıştık. İncelenmesi gereken sayısız doğrudan temin ve yapılmış gibi gösterilen ama yapılmayan işler var. Şehirde gariplikler olmaya başladı. Daha önce bir gün bile görmediğimiz yol süpürge araçları çıktı piyasaya örneğin. Muhtemelen şartnamalerde olan ancak çalıştırılmayan bu araçlar birden bire nereden çıktı?
Belediye koridarlarında eskiden bu kadar çok personel yoktu. Muhtemeldir ki, işe gelmeden bankamatiklerden maaşlarını çekiyorlardı. Şimdi hepsi odalarda, koridorlarda. Müteahhitler hazırlıklarını tamamladı. Sadece sigortasını yatırıp çalıştırmadıkları elemanları, evlerinden köylerinden bulup getirdikleri konuşuluyor.
"Seçmenin iradesi" ise kimsenin aklına bile gelmiyor.
Yıldıray Arıkan "Ben yanarsam herkesi yakarım" demişti ya, AKP kurmayları da Adana'ya "Ya benimsin ya toprağın" muamelesi yapıyor.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık