Salim Büyükkaya

Ömer Çelik Urla'yı anlatmalı


Salim Büyükkaya
10 Şubat 2014 Pazartesi 19:43

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile işadamı M. Latif Topbaş arasında geçtiği iddia edilen konuşmalarda, Urla'daki SİT alanı üzerine yapılacak bir inşaattan söz ediliyor. İddialara göre, inşaat alanının altında tarihi mozaikler ve kalıntılar çıkmış. Mozaiklerin taşınması ancak duvarların taşınmasının mümkün olmadığı Bakan Çelik tarafından dile getirilince bir çözüm bulunmaya çalışılıyor.
Bu iddiaların yansımaları oldu. Çelik'ten önceki Bakan Ertuğrul Günay ile Hürriyet Gazetesi muhabiri konuştu. Günay hem muhabire yaptığı açıklamada, hem basın toplantısında çeşitli bilgiler veriyor. Urla'da ortaya çıkan mozaikler için "Yeni bir Zeugma" benzetmesi yapılıyor. Kalıntıların üzerine depo inşaatı yapılmasının mümkün olmadığını dile getiriyor. Bakan (Ömer Çelik) ın da depo yapılmasına müsaade etmiş olmadığını hakkının yenmemesi gerektiğini söylüyor.
Doğru, konuşmalardan da anlaşılıyor ki, "Tamam gidin inşaatı yapın" denmemiş. Ancak, bir formül arayışı içinde oldukları da gerçek. Çelik, bu konuda teknik bilgisi olmadığını sorup öğreneceğini ilgili kişilere(Bakanlıktaki uzmanlar) soracağını söylüyor.
Bu iddialar üzerine Hürriyet ve Zaman ile Star'da farklı haberler çıktı. Hürriyet ve Zaman'ın bir algı operasyonu yapmaya çalıştığı Star Gazetesi tarafından ileri sürülüyor.
Ömer Çelik'in Adana'daki yakınları ve gayrı resmi danışmanları da bu damar üzerinden yürüyorlar.
Onların yaratmaya çalıştığı algı da şu:
"Bakan Ömer Çelik tarihin SİT alanının yağmalanmasına karşı çıktı. Bunu eski Bakan Ertuğrul Günay'da söylüyor"
Peki, o tarihi yağmayı yapmaya çalışanlar kim?
Bunların kimlerle ilişkisi var?
Bakan Çelik bu ilişkiye rağmen rest mi çekmiş?
Buralar belli değil.
Akıllarınca bütün varlık nedenlerini bağladıkları Ömer Çelik'i savunacaklar. Bunu yaparken kime çaktıklarının farkında bile değiller.
Bu tartışmaların buralarda (Adana'da) kalacağını kimsenin kulağına gitmeyeceğini Çelik'in imajının da yara almayacağını düşünüyorlar.
Herkes herşeyi söyleyebilir, siyaseten istediği algının oluşması için çalışma da yapabilir.
Bu çalışmalar sırasında çelişkiye düşmemek gerek.
İşin doğrusu ise, Ömer Çelik'in şu Urla konusu ile ilgili olarak detaylı bir açıklama yapmasıdır.
Milletvekili olmadan önce gazetelerde yazdığı yazılardan bildiğimiz Ömer Çelik, başkaları yapsa bile, "Benim algı oluşturacak mekanizmalarım daha güçlü. İstediğim algıyı oluşturur bu konuyu da geçiştiririm" diye düşünmemeli.
Bu gün Türkiye'de de, Adana'da da medyaya bir misyon yüklenmek isteniyor:
"Ya bendensin ya karşısın"
Biz de kimseden olmak zorunda olmadığımızı, merak edilenleri, izaha muhtaç konular olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Ömer Çelik neler olup bittiğini açıklamak zorundadır. Zira, siyasetçi olduğu kadar da bakanlığı nedeniyle kamu görevlisidir.
Gazetecilerin soru sorabilecekleri bir zaman dilimi de ayarlayıp bu meseleyi bir basın toplantısıyla masaya yatırmasında bence yarar vardır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık