Salim Büyükkaya

Sansürün mimarı Ünüvar


Salim Büyükkaya
8 Şubat 2014 Cumartesi 11:42

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de her iki evden birinde internet erişimi var. 2013 verilerine göre oran yüzde 49.1. Yine 16-75 yaş arası vatandaşlardan yarısı internet kullanıcısı olarak tespit edilmiş. Kuşkusuz bu oran daha fazladır. 15 yaş altındaki çocuklardan okuma yazma bilenlerin neredeyse tamamının internet kullandığını söylememiz mümkün. İnternet erişiminin telefonlar ve elektronik cihazlarla da mümkün olduğu göz önüne alındığında bölgeler arasındaki gelişmişlik düzeyi de pek önemli sayılmıyor. Bugün telefon olmayan mezra kalmamış durumda.
Peki böylesine yaygın bir kullanıma sahip olan internet kimi neden rahatsız ediyor?
Aileler ücretsiz filtreler kullanma imkanına sahip iken kim (kimin adına) çocukları ve aileleri zararlı yayınlardan korumaya çalışıyor?
Yaygın deyimle "manidar bir zamanlama ile" neden "Özel hayatın gizlilği" adı altında bazı yolsuzluk iddialarına ilişkin ses kayıtları yargı kararı olmadan engellenmek isteniyor?
Kaldı ki bu konuda yeni yasaya bile ihtiyaç olmadığı ortada iken, daha şimdiden TİB'in birçok ses kaydını yayından kaldırdığı biliniyorken, kim neden rahatsız oldu da daha sıkı bir yasak peşine düştü?
Ve neden bu yasakçı zihniyetin mimarı bir Adana Milletvekili oldu.
Adana AKP Milletvekili Necdet Ünüvar yeni internet yasasının mimarı olarak dikkat çekiyor. Ünüvar birkaç kanalda gerekçelerini savunurken "internete yasak değil özgürlük geleceğini" iddia etti.
Peki uzmanlığı nerden geliyor Ünüvar'ın biliyor musunuz?
Bu konuda "Dijital Siyaset" diye bir kitap yazmış.
Twitter'ı çok iyi ve seviyeli kullandığı için arkadaşları bunu kitapta toplayalım demiş. Özel notlarını, nasihatlarını kitapta toplamış. 20 sayfalık da bir önsöz(giriş) yazınca olmuş dijital siyaset uzmanı.
Ünüvar'ın asıl uzmanlık alanı ise sağlık. Sağlık teşkilatında bürokrat olarak hizmet verdikten sonra milletvekili oldu, Halen de TBMM Sağlık Komisyonu başkanı. Adana kendisinden çok ümitlendi. İki ayda bir "Adana Sağlık Üssü Olacak" beyanatı verdi ama sağlık ocaklarının hali içler acısı. Geçtiğimiz günlerde Şakirpaşa Sağlık Ocağı'nın halini gazetede okumuştunuz.
Kitabını anlatırken, "Saat 12'den sonra insanları evinde ziyaret etmezseniz bunun gibi Twitter saatlerine de dikkat ediyorum. Saat 12- 07 arası çok fazla tweet atmam mesela. Mesai saatleri içersinde çok fazla tweet atmamak gerektiğini düşünüyorum. Bazen görüyoruz mesai saatinde ama her 3-5 dakikada bir tweet atıyor. O zaman "tweetimi başkası atıyor yoksa işi mi başkası yapıyor?" diye düşünüyorsunuz. Adam devlet memuru, bürokrat mesai saatlerinde habire tweet atıyor. Devlet bize o saatlerde iş üretelim diye maaş veriyor." diyor.
Ne incelik değil mi?
Milletin milyar dolarlarının çalındığı ve bunun kamuoyuna duyurulmasını engellemek için internete yasak getirildiği ileri sürülürken, Sayın vekilimiz Tiwitter nezaketi hakkında kitap yazıyor. Yolsuzluklar, baskılar, demokratik gösterilerde ölenler ile ilgili tek nazik beyanatına rastlamadığımız Sayın Ünüvar, şimdi bizden bu yasakçı zihniyeti karşı sanırım kibar olmamızı istiyor.
Ülkenin gerçeklerine gözümüzü kapayalım, pempe hayaller ülkesinde olduğumuzu düşünelim. Birileri habire çalsın, çırpsın, satsın, biz nazik olalım öyle mi?
Tıpkı Sayın Ünüvar gibi.
Harama el uzatana nazik olursak ne derler bize?
"Oooo ne beyefendi adam" mı, yoksa "Ortaklığın adını nezeket mi koydun!" mu?
Bilmem nazikçe anlatabildim mi?


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık