Salim Büyükkaya

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA


Salim Büyükkaya
6 Haziran 2014 Cuma 09:40

1972 yılında İsveç'in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi.

O gün bugündür, yetkililer çevre hassasiyetlerini dile getirirler. Fakat çevre katliamları da artarak devam eder. Geçtiğimiz günlerde "Adana'nın çevrecileri kurnazdır" başlıklı bir yazımız vardı.

Şimdi size en samimi olanlarından iki örnek vereceğim. Sözünü ettiğim, DOHAYKO ve benzeri çevre örgütlerinin çoğunun umurunda bile olmadı Dünya Çevre Günü.

Adana'da herşeye rağmen zaman, zaman yaptıkları açıklamalar, eylemler ve açtıkları davalarla çevre konularındaki duyarlılıklarını ortaya koyan İnşaat Mühendisleri Odası çevre günü ile ilgili bir açıklama yaptı. En çarpıcı bölümü şöyle:

"Ranta dayalı politikalar ve uygulamaları neticesinde, kent içi yeşil alanlar yapılaşmaya açılarak yok edilmektedir. Kentleşmeyi yüksek binalar, AVM'ler, yollar, köprülerden ibaret gören inşaata dayalı kentleşme anlayışı sonucu ise doğal hava koridorları yüksek ve yoğun yapılaşmalar ile tıkanmakta; TOKİ marifetiyle emlak rantı yaratmanın aracı olarak sürdürülen kentsel dönüşüm uygulamalarıyla kentlerimizde beton yığını sağlıksız kentsel çevreler oluşturulmaktadır. Sulak alanlarımızı kurutan; ormanları, nehir havzalarını, meraları, yaylaları, tarım alanlarını tahrip eden, yapılaşmaya açan daha saymakla tükenmeyecek kadar çok sayıda çevre tahribatıyla doğal varlıklarımız savunmasız bırakılmaktadır."

Benzer bir açıklama da Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan geldi. Onlar da şöyle diyor:

"5 Haziran 1972 tarihinde Stocholm'de toplanan Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansı'nın, "İnsanın, hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşaması temel hakkıdır." kararından bu yana 42 yıl geçti. Sermayenin bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsı, 5 Haziran Dünya Çevre Gününün 42.Yılında da yaşam çevremizi yok etmeye devam ediyor; iklim değişikliğine yol açan gazların salınımı kontrol altına alınamayıp ekolojik dengenin bozulması artarak sürerken, dünya kullanılabilir sularının yarısı kirletiliyor, ormanlar, tarım alanları hızla yok ediliyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü, yine bir kesimin hamasi nutuklarıyla kutlanacak. Çevreci görünenler, 'Kyoto sözleşmesinden gelen karbon salım hakkı'nı satmak için müşteri arayacak! Bu, 'havayı kirletme hakkı satışı' ile küresel iklim değişikliğine katkıda bulunmak en büyük çevrecilik sayılacak"

Güzel değil mi?

Hedef kim?

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa. Ya da; "Kim üzerine alınırsa kefen onundur"

Adana'da doğayı tahrip eden kaç HES var. Nasıl tahribatlara yol açtılar?

Kentin hangi bölgelerinde hangi yeşil alan katliamları yaşandı?

Durmadan yoğunluk artışları yapılan bölgelerdeki kentleşme sorunları ne olacak?

Son günlerin en çarpıcı konusu olan Sheraton Oteli'nin işgal ettiği 15 bin 550 metrakare Seyhan Irmağı kenarındaki yeşil alan ile ilgili kamuoyu oluşturma çabası var mı?

Diğerlerinden zaten umut yoktu ama duyarlılıkları ile bildiğimiz iki önemli odanın açıklamalarında ister istemez, somut sorunları, çözüm önerilerini ve kamuoyu oluşturma çabalarını görmek istiyoruz.

Elbette kimsenin kılını kıpırdatmadığı görüntüde çevreci takıldığı Adana'da bu çabalar önemlidir.

Ancak çok daha ayağı yere basan, sorunu bütün çıplaklığı ile gösterme imkanına sahip olanlardan (TMMOB'a bağlı odalar) potansiyellerini kullanmalarını beklemek de bizim hakkımızdır.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık