Salim Büyükkaya

Son saldırı kıdem tazminatına


Salim Büyükkaya
27 Kasım 2013 Çarşamba 00:04

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Adana'daydı. Eğitim semineri dolayısıyla geldiği kentte, konu elbette tartışılmakta olan kıdem tazminatı meselesine geldi.
Hükümetin arka bahçesi suçlamalarına hedef olan Türk-İş'in Genel Başkanı bu konuda son sözü bir kez daha söyledi. Türk-İş Genel Kurulu'nun kararı doğrultusunda kıdem tazminatına dokundurulmayacağını net bir dille ifade etti.
Atalay, "Biz 30 gün üzerinden kıdem tazminatı alıyoruz, bununla ilgili önümüze 29 gün 5 saat dahi getirseler, biz böyle bir işin içerisinde olmayız” dedi.
Kıdem Tazminatı meselesi bardağı taşıran son damladır. Ne kadar eleştirilir, suçlanır, "Pasif kalıyor" suçlamalarına hedef olursa olsun Türk-İş'in de tıpkı diğer konfederasyonlar ve emek örgütleri gibi bu hakka dokundurması da düşünülemez.
Ülkemiz koşullarında emekçilerin iş bulması ve bunu emekliliğe kadar sürdürmesi imkansız hale gelirken, emekçinin tek güvencesi konumunda kalan kıdem tazminatının sermayenin talepleri doğrultusunda ortadan kaldırılmaya çalışılması Türkiye'yi ucuz ve sömürüye açık emek cenneti haleni getirmenin son adımıdır.
İktidar ortadan kaldıramadığı işsizliği ve işsizler ordusunu emekçilerin önüne koz olarak süremez.
Bu konudaki niyetler ne olursa olsun düzenlemenin seçim sonuna kalması muhtemeldir. Buna rağmen Türk-İş'in kurumsal kimliği ile tavranı son derece net ifadelerle belirtmesi de son derece önemlidir.
İktidar sözcüleri ve özellikle başbakan, sürekli belli kesimleri karşısına almasına rağmen durumu "Benim milletim" söylemiyle bu güne kadar idare etmiştir.
Çiftçiye, Bakkala, küçük esnafa, öğrenciye, kadına, askere karşı söylemlerini hatırlıyoruz. Kıdem tazminatı meselesi doğrudan insanların hayatlarını, emekliliklerini, günlük hayatlarını etkileyecek bir meseledir.
Evini kıdem tazminatı ile alabilmek için 30 yıl çalışan insanların elinden bu hakkı alınırsa hiçbir siyasi söylemle bu gerçeği örtemezsiniz.
Günlük hayattaki sıkıntıları bir nebze de olsa siyasi, dini vb söylemlerle öteleyebilenler kıdem tazminatında da aynı yöntemle başarıya ulaşabileceklerini düşünüyorlarsa fena halde yanılıyorlar.
Gerçekleşme ihtimali olmamakla birlikte bu konudaki niyetler bile ürkütücü ve yeterince kaygı vericidir.
Gerçekleşmesi durumunda emekçilerin kaybedecekleri zincirlerinden başka birşey kalmayacaktır.
Bugüne kadar sokağa çıkmayan emekçi kesimin yaratacağı sokak muhalefeti ne çevre duyarlılığı olanların, ne yaşam tarzından dolayı kaygılı olanların, ne öğrencilerin muhalefetine benzer.
İktidar için sonun başlangıcı olur.
Belli ki bunu gören iktidar mensupları sanki meselenin muhattabı değillermiş gibi bir tavır sergileseler de emekçiler meselenin özünde küresel sermayenin taleplerinin ve buna teşne iktidarın niyetlerinin yaptığını biliyor.
Kıdem tazminatına dokundurmayacağız.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık