Salim Büyükkaya

VATANDAŞ İLE DALGA GEÇİLİYOR


Salim Büyükkaya
11 Ocak 2014 Cumartesi 11:00

Son günlerin tartışmalarını ibretle izliyoruz.
Mesele, aylarca takip edildikten sonra evlerine baskın düzenlenen aralarında bakan çocuklarının da olduğu 1. dalga yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olmaktan çıktı adeta.
Operasyon içinde operasyonlar yaşandığını daha önce duymuştuk. Bakan çocuklarını takip eden polisleri başka polislerin takip ettiğini, onları da başkalarının takip edip görüntülediğini okuduk.
Sonuç itibariyle ortaya bir takım veriler çıktı ve düğmeye basıldı.
Kutular, kasalar, milyar dolarlar unutturulmaya bu casusluk filmlerini aratmayan oprasyonu magazinleştirmeye gayret ettik bir süre.
Ardından komplo teroirelir oluşturulmaya, "Zamanlaması Manidar" söylemleri piyasaya salınmaya başlandı. Tam bunlar bir temel bulmuştu derken, MİT'in 8 ay önce bu konularda bir rapor hazırladığı ortaya çıktı. İddiaya göre rapor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da "Hükümeti zor durumda bırakabilir" notu ile ulaştırılmıştı.
Böylece "Zamanlama Manidar" ve "Komplo" iddiaları boşa düştü.
Hemen peşinden operasyonu yürütten savcılar ile ilgili haberler çıktı ortaya.
Savcıların yurt dışı gezilerinin operasyonda adı geçen zenginler tarafından ödendiği söylendi.
Zamanlama ve komplo teorilerinden "Savcılar da şaibeli" söylemine atlayan yorumcular birkaç gün de böyle gittiler.
Televizyonlara çıkacak savunuculara günlük hatta saatlik malzemeler servis edilir oldu.
Birini ortaya atan, savunan, buradan iktidara dayanak üretmeye çalışan tezi çürüyünce ortadan çekilmeye yerlerine yenileri sürülmeye başlandı.
Bütün bunlar elbette vatandaşın gözleri önünde oluyor.
Parayı konuşan kalmadı neredeyse.
"Kasayı polis koydu, kutuları polis getirdi, para sayma makinesi polislerin işgüzarlığı" diyenler, "Peki paraları kim koymuş oraya" soruları yöneltilince susuldu.
"Parayı da polis koymuş" diyecekler belki ama o kadar para hangi poliste olur ki?
Sahte olsa, matbaanın birine bastırıp çuval çuval taşırsınız ancak paralar gerçek.
Öyle görülüyor ki, bu kadar büyük rakamlar operasyona uğrayanlardan başka kimsenin elinde de yok.
Ortada konuşulan rakam Türkiye bütçesinin yarısı kadar neredeyse.
Normal şartlar altında piyasada böyle bir para olmaması lazım.
Türkiye'deki 9-10 milyon emeklinin tamamının borçlarını ödeyecek bir rakam bu.
Memuru, işçisi, esnafıyla tüm emeklilere 25 bin lira ikramiye vermek mümkün.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu yolsuzluk ve rüşvet miktarı ile Türkiye'deki tüm işsizlere 8 yıl boyunca asgari ücetten maaş, 300 bin öğretmene 30 yıl süre ile öğretmenlik maaşı verilebileceğini söyledi.
Türkiye'nin tüm yoksullarının sorunlarını çözecek paralardan söz ediliyor.
Ortada bu kadar büyük rakamlar ve böylesine bir talan varken, ne komplo ne zamanlama ne "Operasyonu yapanlar namuslu mu ki" tezleri kamu vicdanında kabul görmüyor.
Ancak iktidarı kuşatmış durumdaki danışman kadrosu varlıklarını bir süre daha uzatmak için tartışmaları tırmandırdıkça tırmandırıp, ülkeyi içinden çıkalamayacak bir hale sürüklüyor.
İktidar sahiplerini de muhtemelen "Bırakırsak sonumuz çok kötü olacak" diye ikna etmiş görünüyorlar.
Seçmenlerini de Türkiye'ye, Millete rağmen ne pahasına olursa olsun yanlarında yer almaya mecbur bırakmaya çalışıyorlar.
Bütün bunları da vatandaşın zeka düzeyi ile dalga geçerek yapıyorlar.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık