Salim Büyükkaya

Yatırımcının önü = Talan


Salim Büyükkaya
26 Mayıs 2014 Pazartesi 22:42

Adana'da zihniyet dönüşümünün sinyallerini alıyoruz. Kent normalleşme belirtileri gösteriyor. Kentlerin, toplumların alışkanlıkları, gelenekleri, teamülleri vardır. Toplumdan topluma değişim gösterirler.
Örneğin Türkiye'de köpek eti, domuz eti yenmesini normalleştiremezsiniz.
Toplumların alışkanlıkları bir günde oluşmaz. Doğa ve çevre koşulları ile birlikte insanların binlerce yıllık yaşantılarıyla, deneyimlerinden süzülüp gelerek oluşurlar.
Adana yıllardır işsizlik, istihdam, çarpık kentleşme ve betonlaşma sorunları yaşıyor.
Kentin sorunlarının yaratıcısı olanlar ise bu durumdan hiç rahatsız değil. Tam tersine sorunların çözümünde yine çözümsüzlüğü öneriyor ve kamuoyunda kabul görüyorlar.
"Bir yalanı ne kadar yüksek sesle ve ne kadar çok tekrarlarsanız insanlar inanır" yaklaşımında olduğu gibi kendi yanlışlarını da topluma doğruymuş gibi kabul ettirmeyi başarmıştır bu kesim.
Kentin içinde bulunduğu temel sıkıntıların nedeni bu yaklaşımdır.
Kendi çıkarlarını toplumun ihtiyaçlarının çaresi gibi sunabilmeyi başarmışlardır.
Yıllardır bir palavra dinleriz:
Adana'da yatırımcının önü açılmalı...
Kağıt üzerinde ne kadar hoş duruyor, kulağa nasıl güzel geliyor değil mi?
Peki aslı nedir bu sözün?
Tartışmasız şudur:
"Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler"
Çünkü yatırımcının önü açılmalıdır.
Konut yerini petrole çevirirler, yeşil alanları gasp ederler, tarım arazileri üzerine beton yığınları dikerler, şehrin göbeğine trafiği, kanalizasyonu, altyapıyı düşünmeden dev AVM'ler yaparlar. Bir kilometre yeni yol yapmadan bin tane yeni aracı trafiğe salarlar.
Sözde insanlar ekmek yiyecektir oralardan.
Yanlışlığı hayatın gerçekleri ile kanıtlanmıştır.
"Yatırımcının önü açılıyor" diye, diye şehir talan edilirken işsizlik de sürekli artmıştır.
Demek ki, yatırımcının önü daha çok açılmalı, şehir daha çok talan edilmeli!
Bir kişi de sormaz, "Hani yatırımcının önü açılınca, istediği yere petrol kurup, istediği yeşil alanı gasp etmesi sağlanınca işsizlik azalacaktı, peki neden arttı?" diye.
Bakın az ilerde Organize Sanayi Bölgesi yatırımcıları bekliyor.
Yeterli parsel yoksa, kuzeye doğru kıraç arazilerde yenilerini yapın. Yatırımcıların da elini tutan yok, gitsinler organizeye ne yatırıyorlarsa yatırsınlar.
Bu palavra ile çocuklarımızın, sahipsiz kuşların, böceklerin, yaşam hakkına saldırmayın.
Seyhan Irmağı kenarındaki park sırf bu mantık ile Adalı Ailesi'ne ait Sheraton Oteli'ne peşkeş çekilmişti. Mahkeme ilgili meclis ve encümen kararlarını iptal etti. Dikenli teller ve duvarlarla kapatılan alanın yeniden halkın kullanımına açılması kesinleşti. Daha önceki idare ve meclis bunu görmezden geldi.
Yeni Büyükşehir Belediye Meclisi ise mahkemenin iptal kararının uygulanmasını kararlaştırdı.
Bu zihinsel bir dönüşümdür.
O dikenli tellerle çevrili duvar bir an önce yıkılmalıdır.
Birileri İsviçre dağlarının havasını satın alacak parayı kazanırken bizim şehrimizi katledemez.
Üstüne üstlük bunu bir de bize iyilik yapıyormuş havasında satamaz.
Bu şehir cellatlarına aşık olma devrini geride bırakmalıdır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık