Nüfusun yüzde 67,9'u kentsel alanlarda yaşıyor
Türkiye nüfusunun yüzde 67,9'u kentsel yerlerde, yüzde 30,1 kırsal yerlerde yaşıyor.
Türkiye nüfusunun yüzde 67,9'u kentsel yerlerde, yüzde 30,1 kırsal yerlerde yaşıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nca (TÜİK) açıklanan verilere göre, Türkiye toplam yüzölçümünün sadece yüzde 1,6'sını oluşturan yoğun kent olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla 57 milyon 934 bin 583 kişi yaşamaktadır. Diğer bir ifadeyle Türkiye nüfusunun yüzde 67,9'u söz konusu yerleşim yerlerinde ikamet etmektedir.
Kır olarak sınıflandırılan ve Türkiye yüzölçümünün yüzde 93,5'ini oluşturan yerleşim yerlerinde toplam nüfusun yüzde 17,3'ü ikamet ederken, orta yoğun kent olarak sınıflandırılan ve ülke yüzölçümünün yüzde 4,9'unu oluşturan yerleşim yerlerinde nüfusun yüzde 14,8'inin ikamet ettiği görüldü.
Cinsiyete göre dağılıma bakıldığında, yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet eden nüfusun yüzde 49,7'sini erkeklerin, yüzde 50,3'ünü ise kadınların oluşturduğu görüldü.
Orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenlerin yüzde 50,3'ünü erkekler, yüzde 49,7'sini kadınlar; kır olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenlerin ise yüzde 51,4'ünü erkekler ve yüzde 48,6'sını kadınlar oluşturdu.
Yaşlı nüfusun yüzde 30,1'inin kır olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet ettiği görüldü
Yaş gruplarına göre yerleşim yeri
Ülke toplam nüfusunun yüzde 9,9'unu oluşturan 65 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 30,1'inin kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde ikamet ediyor.
Yaşlı nüfusun yüzde 14,6'sını orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde yaşayanlar oluştururken; yüzde 55,3'ünü ise yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde yaşayanlar oluşturdu.
Türkiye nüfusunun yüzde 68,1'ini oluşturan 15-64 yaş grubu çalışma çağındaki nüfus içinde yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde yaşayanların oranı yüzde 69,2 oldu. Bu yaş grubundaki toplam nüfus içinde orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenlerin oranı yüzde 14,7 iken; kır olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenlerin oranı yüzde 16,1 olarak gerçekleşti.
Çocuk nüfus olarak tanımlanan 0-14 yaş grubu nüfusun yüzde 69,7'sinin yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde, yüzde 15,3'ünün orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ve yüzde 15'inin kır olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet ettiği görüldü.
Nüfus yoğunluğu en fazla İstanbul'da
Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde yaşayanların oranının en fazla olduğu il İstanbul oldu.
ADNKS, 2022 sonuçlarına göre en yüksek nüfusa sahip il olan İstanbul'da ikamet edenlerin yüzde 96,4'ünün yoğun kent, yüzde 2,7'sinin orta yoğun kent ve yüzde 0,9'unun kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü.
Türkiye'nin ikinci büyük nüfusuna sahip il olan Ankara'da ikamet edenlerin yüzde 88,3'ünün yoğun kent, yüzde 7,6'sının orta yoğun kent ve yüzde 4,1'inin kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü. Nüfus büyüklüğü açısından üçüncü sırada yer alan İzmir'de ikamet edenlerin ise yüzde 78,6'sının yoğun kent, yüzde 12,2'sinin orta yoğun kent ve yüzde 9,1'inin kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü.
En az nüfus yoğunluğu Artvin'de
Orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde ikamet eden nüfus oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla yüzde 58,1 ile Artvin, yüzde 57,9 ile Bayburt ve yüzde 57,3 ile Sinop oldu. Diğer yandan orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde ikamet eden nüfus oranının en az olduğu iller ise sırasıyla yüzde 1,6 ile Kilis, yüzde 2,7 ile İstanbul ve yüzde 6,5 ile Eskişehir oldu.
Kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde ikamet eden nüfusun oranının en yüksek olduğu il yüzde 68,4 ile Ardahan oldu. Ardahan ilini yüzde 60,3 ile Tunceli ve yüzde 54,2 ile Bartın izledi. Kır olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenlerin oranının en az olduğu iller ise sırasıyla yüzde 0,9 ile İstanbul, yüzde 4,1 ile Ankara ve yüzde 4,7 ile Kocaeli oldu.
İstatistik hakkında
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, yıllık olarak elde edilen yerleşim yeri düzeyindeki nüfus istatistikleri; "İstatistikî Bölge, İl ve İlçe Merkezleri, Belde ve Köyler, Kent ve Kır vb." şeklinde sınıflandırılmakta. Bu kapsamda, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 1982 yılında yayımlanan "Kent Eşiği Araştırması Türkiye İçin Kent Tanımı" çalışması ile birlikte TÜİK tarafından üretilen istatistiklerde bu çalışmada yapılan kent-kır tanımı esas alındı.
Sözkonusu kent-kır sınıflaması 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı Yasa gibi yasal düzenlemeler sonucu idari bölünüş yapısında meydana gelen değişikliklerden önemli derecede etkilendi. Bu nedenle 2019-2023 yılları için hazırlanan 11. Kalkınma Planı ile hem ulusal hem de uluslararası ihtiyaçları göz önünde bulunduracak şekilde kent-kır tanımlarının revize edilmesi sorumluluğu TÜİK'e verildi.
Bu çerçevede İçişleri Bakanlığının sorumluluğunda olan Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte; TÜİK tarafından istatistik üretilmesi amacıyla fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan bir sınıflama yapıldı.
Yeni kent-kır tanımı mahalle-köy düzeyinde üç sınıftan oluşuyor. "Yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"ayrımında oluşturulan bu yeni sınıflama ile uluslararası standartlara uygun, sürdürülebilir bir yapının geliştirilmesi ve bu düzeyde istatistikler üretilmesi amaçlanıyor. Sınıflamada, Avrupa İstatistik Ofisi tarafından geliştirilen "Kentleşme Derecesi (Degree of Urbanisation-DEGURBA)" esas alınmış olup veri kaynağı olarak MAKS ve ADNKS kullanıldı. (ajansbizim)