"TÜİK tarımda da inandırıcılığını yitirdi"

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'TÜİK işsizlik rakamını 2,5 puan düşürdü. Enflasyon verileri çarşı pazarla örtüşmüyor 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yaptığı açıklamada, kuraklığın etkisiyle büyük oranda verim kaybı yaşanması beklenen hububat üretiminde, ABD Tarım Bakanlığı ile ülkemizdeki bazı kurum ve kuruluşların rekolte tahminleri arasındaki farklılığa dikkat çekti. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mayıs ayı kuraklık tahminindeki verileri de paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK’in tahminlerine bakıldığında, bir önceki yıla göre buğday üretimi yüzde 7,3 oranında azalarak 19 milyon ton, mısır üretimi yüzde 1,5 oranında azalarak 6,4 milyon ton, arpa üretimi yüzde 6 oranında azalarak 7,8 milyon ton ve çavdar üretimi de yüzde 3,6 oranında azalarak 285 bin ton olarak öngörüyor. Aynı dönemde kuraklık için farklı kurumlar tarafından açıklanan veriler ile TÜİK  verileri arasında önemli  fark var” dedi.

Geçen yıl 20,5 milyon ton buğday üretiminin gerçekleştiği ülkemizde, bu yıl 41 ilde yoğun hissedilen kuraklık nedeniyle üretici kesim tarafından ciddi verim kaybı olacağının söylediğine dikkat çeken CHP’li Gürer, şunları söyledi:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verim kaybının 2 milyon ton, Ziraatçılar Derneği Şanlıurfa Temsilciliği 4 milyon ton, Ziraat Fakülteleri öğretim üyeleri 3 milyon tona yakın olabileceğini öngördüler. ABD Tarım Bakanlığı ise uydu görüntülerinden elde ettiği veriler üzerinden yaptığı hesaplamada, Türkiye’deki buğday rekoltesinin bu yıl 16,5 milyon ton olabileceği tahmininde bulundu. Fakat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tıpkı işsizlik oranları ve enflasyon rakamlarında olduğu gibi yine sorunu minimize etmek için rakamsal tahminlerde bulunarak, rekoltenin 19 milyon ton olacağını savundu. Susuzluktan kuruyan, kuraklık nedeniyle daha baş vermeden sürülmek zorunda kalan buğday ve arpa tarlalarının varlığı bilinmesine rağmen, TÜİK bu hesaplamaları neye göre yapıyor?  

Bazı kurumlar ne yazık ki inandırıcılıklarını yitirdi. Bunlardan biri de TÜİK’tir. Kısa bir süre önce işsizlik oranını 2.5 puan birden düşürmeyi başaran (!) TÜİK’in enflasyon rakamları da çarşı ve pazardaki fiyat artışlarına göre çok düşük kalıyor. Son olarak hububat rekoltesi tahmini de TÜİK’in öngörü yetersizliğini göz önüne serdi. Kuraklık nedeniyle kuruyan ve yanan tarlalarda, çiftçiler daha buğdaylar baş vermeden tarlaları sürmek zorunda kaldı, hasat yapılmadan tarla sürülüp saplar saman yapıldı. Ancak TÜİK’in hesaplamalarına göre verim kaybı düşük tutuldu. ABD Tarım Bakanlığı, teknolojiyi kullanarak uydu görüntülerinden elde ettiği verilere göre hesap yaparak ülkemizde 16.5 milyon ton buğday üretimi olacağını öngörüyor ama TÜİK bu rakamı 19 milyon ton olarak hesaplıyor. Aradaki fark 2.5 milyon ton. Şimdi biz hangi kuruma inanalım? Ülkemizdeki kurumlara inanalım ama teknoloji çağında verilen bilgiler de gerçekle örtüşsün. ABD’den görüleni Türkiye’den göremeyen kurum nasıl inandırıcı olacak?

TÜİK’e göre yıllık en fazla artışın yüzde 52,86 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda olduğunu açıkladı. Bu kalemde yıllık artış mayısta yüzde 45,90 olmuştu. Gübredeki fiyat artışı çiftçinin belini bükerken bu veriler de şaşırttı. 1.800 lira olan üre gübresi 4.200 liraya, 2.200 lira olan DAP gübresi ise 6.200 liraya çıktı. Göz önündeki duruma rağmen TÜİK verileri nasıl düşük tutturuyor? Zirai ilaçlarda %75 olan yıllık artışın, süt yeminde  %65, besi yeminde  %62, elektrik maliyetinde  %57’ye ulaştığı bir ortamda çiftçi ve besici yaşadığını biliyor. Aldığı fiyatı görüyor. Gerçeği yaşıyor. TÜİK verilerini duyan çiftçi ise doğal olarak tepki gösteriyor ve olan kurumun güvenine oluyor.”