Ünüvar: "Oyunları bozmak için güçlü olmak zorundayız"
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, uluslararası toplum her ne kadar duymazdan, görmezden gelse de Türkiye ve Azerbaycan'ın Hocalı katliamını dünyaya anlatmak için her türlü metodu en doğru şekilde kullanması gerektiğini belirterek, 'Bizim oynanan oyunları bozmak, sesimizi dünyaya duyurabilmek için güçlü olmak gibi bir zorunluluğumuz var' dedi.
Uluslararası toplumun Hocalı’da yaşananları görmemekte yıllardır ısrar ettiğini dile getiren Ünüvar, “Bizler bu tür toplantılarda kendi kendimize konuştuğumuz şeylerin uluslararası alanda yankı bulmasını istiyoruz. Ancak, dünya olayları bizim gördüğümüz gibi görmüyor. Bakıyorsunuz dünyadaki oluşumlar, topu taca atıyor, ortada top çeviriyor. Konuları adeta görmemezliğe, duymamazlığa, bilmemezliğe vuruyor” diye konuştu.
“HOCALI’DA YAŞANAN KATLİAM ORTADA”
Bu konuda herkese büyük görevler düştüğünü belirten Ünüvar, şunları kaydetti:
Türkiye ile Azerbaycan’ın dünyaya seslerini daha güçlü duyurabilmesi için bir ve beraber hareket etmeye devam etmesi gerektiğini vurgulayan Ünüvar, “Bizim dünyaya diplomatik anlamda bir mesaj vermemiz lazım. İki medyayı çok iyi kullanmamız gerekiyor. Tabii ki askeri anlamda güçlerimizi de birleştirmemiz lazım. Bakın geçtiğimiz yıldan itibaren Azerbaycan ordusu birkaç tane tepeyi ele geçirince hemen Minsk Grubu ‘bir araya gelelim, ateşkes ilan edelim’ dedi. Askeri çözümü de istemiyorlar. Dolayısıyla bizim her alanda güçlü olmamız lazım. Bugün TSK çok başarılı bir Afrin Operasyonu yapıyor. Zeytin Dalı Harekâtı ile kendi sınırındaki terörist unsurları temizliyor ve orada güçlü bir irade ortaya koyuyor. Ben inanıyorum ki şu anki Türkiye 1992’de olsaydı belki de Hocalı katliamını yapamayacaklardı. Onun için bizim her daim bir ve beraber olmamız lazım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da sık sık vurguladığı gibi Hocalı ortak acımızdır. İnsanlık tarihinin yaşadığı en vahşi katliam olan Hocalı’yı unutmamak ve unutturmamak en önemli vazifemizdir” diye konuştu.
“YAZILAN SENARYOYU BOZMAK LAZIM”
“Şimdi Hocalı’ya, 20 Yanvar’a baktığınız zaman aslında onun da tıpkı bir sinema filmi gibi bir rol paylaşımı var. Rol paylaşımı yapılmış. Rolü kim paylaştırıyor? Yönetmen. Yönetmen kim? Dünyayı yönetenler. Cumhurbaşkanımız çok güzel ifade ediyor; ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diye. İşte o 5 veto yetkisi olan BMGK daimi üyesi, rol paylaşımını onlar yapıyorlar. Diyorlar ki; ‘siz şuraya yerleşeceksiniz. Sonra orada yaşayan Azerbaycan kökenlilere ‘siz silahlarınızı teslim edeceksiniz’, teslim ediyorlar. Ama diğerlerine diyorlar ki; ‘sizin teslim etmenize gerek yok.’ Ardından katliam yapılıyor. Katliama uğrayan halk orayı terk etmek zorunda kalınca ‘Dağlık Karabağ Ermenistan toprağıdır’ diyorlar. Bakıyorsunuz ki Azerbaycan’ın güzide topraklarının yüzde 20’si işgal altında. Filmi geriye sarıp baktığımız zaman görünen tablo bu. Bu senaryoyu bozmak lazım. Bakın bugün Zeytin Dalı Harekâtı ile benzer bir senaryoyu bozmaya çalışan Türkiye var. Türkiye diyor ki; ‘siz burada bir terör koridoru oluşturamazsınız.’ Onun için bizim güçlü olmak gibi bir zorunluluğumuz var.”
Hocalı katliamı ile ilgili birçok sunumun gerçekleştirildiği programlara; Azerbaycan Cumhurbaşkanı Başdanışman Yardımcısı Bahruz Hasanov, Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, Amasya Milletvekili Haluk İpek, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’nden Prof. Dr. Yagub Mahmudov, Atatürk Kültür, Dil ve Yüksek Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.