<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Ekonomi</title>
         <link>https://www.adananinsesi.com/ekonomi/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[DAİMFED'ten Bekir Sütcü'ye ziyaret]]></title>
			<description><![CDATA[Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’yü ziyaret ederek Adana’nın üretim gücü ve kurumlar arası iş birliği konularını değerlendirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’yü ziyaret ederek Adana’nın üretim gücü ve kurumlar arası iş birliği konularını değerlendirdi.

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’yü makamında ziyaret etti. Ziyarette, yeniden başkan seçilen Sütcü’ye hayırlı olsun dilekleri iletilirken, Adana’nın sanayi potansiyeli ve kurumlar arası iş birliği konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

DAİMFED HEYETİ ZİYARETTE YER ALDI

Ziyarette; DAİMFED Teşkilat Başkanı Sayım Azmaz, Genel Sekreter Enes Yılmaz, Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aytaç Özelköse, Sivil Toplumla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Barış Yıldırım, Genel Sayman Timuçin Güvercin, İnsan Kaynakları ve Kurumsal Gelişim Komisyon Başkanı Engin Hazar ile Kamu Yapı İşleri ve Teknik İlişkiler Komisyon Başkanı Ersin Engin yer aldı.

Ayrıca AOSB Yönetim Kurulu Üyesi M. Nedim Büyüknacar ve Yönetim Kurulu Üyesi Asım Gül de ziyarette hazır bulundu.

İŞ BİRLİĞİ VE ADANA’NIN EKONOMİK POTANSİYELİ KONUŞULDU

Ziyarette konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, Bekir Sütcü’nün yeniden başkan seçilmesi dolayısıyla tebriklerini ileterek görevinde başarılar diledi. Görüşmede Adana’nın sanayi altyapısı, üretim gücü ve ekonomik potansiyeli üzerine değerlendirmelerde bulunulurken, kurumlar arası iş birliğinin kent ekonomisine sağlayacağı katkılara dikkat çekildi.

ORTAK ÇALIŞMA VURGUSU

Görüşmede, Adana’nın sanayi ve inşaat sektöründeki gelişimini destekleyecek ortak çalışmaların önemine vurgu yapılırken, sektörün gelişimine katkı sağlayacak projelerde iş birliği içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.

Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ile sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/daimfed-ten-bekir-sutcu-ye-ziyaret-3182.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/daimfed-ten-bekir-sutcu-ye-ziyaret-3182.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/daimfed-ten-bekir-sutcu-ye-ziyaret-3182-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/daimfed-ten-bekir-sutcu-ye-ziyaret-3182.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/daimfed-ten-bekir-sutcu-ye-ziyaret/29697/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:14:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Yağmur Suyu Hasadı ve Gri Su Sistemleri’ semineri]]></title>
			<description><![CDATA[Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nun (DAİMFED) haftalık rutin toplantısı kapsamında, inşaat sektöründe uygulanacak yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerine ilişkin bilgilendirme semineri düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nun (DAİMFED) haftalık rutin toplantısı kapsamında, inşaat sektöründe uygulanacak yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerine ilişkin bilgilendirme semineri düzenlendi.

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nun (DAİMFED) haftalık toplantısı, Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu başkanlığında federasyonun genel merkez binasında gerçekleştirildi. Toplantı kapsamında Kent ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin tarafından ‘Yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemleri’ne yönelik bilgilendirme semineri verildi.

Karslıoğlu: Geri Kazanım Sistemleri Artık Vazgeçilmez

Gerçekleştirilen toplantıda inşaat sektörünün güncel gündemi, sektörde yaşanan gelişmeler ve sektör temsilcilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. Sektöre ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda özellikle sürdürülebilir yapı uygulamaları ve yeni düzenlemelerin sektöre etkileri üzerinde duruldu. 

Seminerin açılış konuşmasını yapan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, atık su ve geri kazanım sistemlerinin uluslararası alanda artık vazgeçilmez uygulamalar arasında yer aldığını belirtti. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yapılan konut projelerinde yağmur sularının farklı alanlarda kullanılabilecek şekilde değerlendirildiğine dikkat çeken Karslıoğlu, bu uygulamaların hem ekonomiye katkı sağladığını hem de su tüketimini azaltarak faturaların düşmesine yardımcı olduğunu ifade etti.

Karslıoğlu ayrıca, inşaat sektöründe çevre dostu uygulamaların önemine değinerek, yaptıkları projelerde yatay mimari anlayışının öncelikli tutulduğunu, bunun yanında yağmur suyu hasadı ve geri kazanım sistemlerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü dile getirdi.

Su Kaynaklarının Verimli Kullanılmasına Dikkat Çekildi

Kent ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin ise yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerinin Paris İklim Anlaşması kapsamında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Şahin, bu sistemlerin su kaynaklarının verimli kullanılması ve sürdürülebilir şehircilik anlayışının geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

DAİMFED’de Seminerler Hız Kesmeden Devam Edecek

Toplantının sonunda DAİMFED yönetimi tarafından yapılan açıklamada; inşaat sektörünü yakından ilgilendiren teknik ve mevzuat konularına ilişkin bilgilendirme çalışmalarının, önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdürüleceği kaydedildi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/yagmur-suyu-hasadi-ve-gri-su-sistemleri-semineri-966.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/yagmur-suyu-hasadi-ve-gri-su-sistemleri-semineri-966.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/yagmur-suyu-hasadi-ve-gri-su-sistemleri-semineri-966-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/yagmur-suyu-hasadi-ve-gri-su-sistemleri-semineri-966.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/yagmur-suyu-hasadi-ve-gri-su-sistemleri-semineri/29688/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:04:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Barut, Mazot ve gübrede dışa bağımlılık riski büyütüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.

İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi.

"KRİZ BÜYÜYOR"

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu.

"HIZLI ADIMLAR ATILMALI"

Sürdürülebilir tarımsal üretim için iktidarı adım atmaya çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı:
"Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/barut-mazot-ve-gubrede-disa-bagimlilik-riski-buyutuyor-7701.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/barut-mazot-ve-gubrede-disa-bagimlilik-riski-buyutuyor-7701.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/barut-mazot-ve-gubrede-disa-bagimlilik-riski-buyutuyor-7701-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/barut-mazot-ve-gubrede-disa-bagimlilik-riski-buyutuyor-7701.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/barut-mazot-ve-gubrede-disa-bagimlilik-riski-buyutuyor/29687/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:18:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kısacık: Faiz düşerken esnafın kredi faizi düşmüyor]]></title>
			<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada esnaf kefalet kredilerinde uygulanan yüksek faiz oranlarının esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada esnaf kefalet kredilerinde uygulanan yüksek faiz oranlarının esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti. 

Esnaf Yüksek Faiz Kıskacında

Esnaf kefalet kredi faizlerinin yükseldiği dönemlerde borçların hızla artış yönünde güncellendiğini ancak faizler düştüğünde aynı hassasiyetin gösterilmediğini söyleyen Kısacık, bu durumun esnafın finansal yükünü artırdığını ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini zorlaştırdığını vurguladı: “Esnafımız uzun vadeli kredilerle ticaretini sürdürmeye çalışıyor. Ancak, esnafımızın, esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatiflerinden aldıkları krediler, faizler yukarıya doğru arttığında borçları yukarıya doğru güncelleniyor. Fakat faizler düştüğünde faiz borçları nedense bir türlü aşağıya doğru güncellenmiyor”.

Kısacık, mevcut ekonomik koşullarda faiz oranlarının düşmesine rağmen birçok esnafın hâlâ geçmişteki yüksek faiz oranları üzerinden borç ödemeye devam ettiğini dile getirdi. Bu durumun esnaf açısından ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu belirten Kısacık, “Şu anda düşük faiz ortamına rağmen birçok esnafımız bu düşük faizli kredi imkânından yararlanamıyor ve hâlâ borçlarını yüksek faizden ödüyor. Esnaflarımızın bu mağduriyetinin giderilmelidir”, sözleriyle esnaf kefalet kredilerindeki faiz güncellemelerinin adil bir şekilde yapılması ve esnafın üzerindeki yüksek faiz yükünün hafifletilmesi için gerekli düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

 

  

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/kisacik-faiz-duserken-esnafin-kredi-faizi-dusmuyor-9693.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/kisacik-faiz-duserken-esnafin-kredi-faizi-dusmuyor-9693.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/kisacik-faiz-duserken-esnafin-kredi-faizi-dusmuyor-9693-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/kisacik-faiz-duserken-esnafin-kredi-faizi-dusmuyor-9693.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kisacik-faiz-duserken-esnafin-kredi-faizi-dusmuyor/29678/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 09:02:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer: “Yeşil Erik Gram Altını Solladı”]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada artan gıda fiyatları ve vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada artan gıda fiyatları ve vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. Gürer, Niğde’de yayımlanan Niğde Anadolu Gazetesi’nin manşetini örnek göstererek ekonomide yaşanan tabloyu çarpıcı ifadelerle anlattı.

“EMEKLİ MAAŞIYLA 2 KİLO ERİK ALINIYOR”

Gürer konuşmasında, Niğde’de bir yerel gazetenin “Yeşil erik gram altını solladı.” manşetiyle çıktığını belirterek, “Niğde'de Niğde Anadolu gazetesi ‘Yeşil erik gram altını solladı.’ manşetiyle çıktı. Pazarda 1 kilo turfanda erik 9 bin liradan satılıyor, gram altın ise 7.470 lira. Emekli maaşıyla 2 kilo erik alınıyor, iki bayram ikramiyesiyle 1 kilo erik alınamıyor,” diye konuştu.

“TARIMDA İYİYİZ DEMEYE UTANIRDIM”

Tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Gürer, “Ben, ülkenin Cumhurbaşkanı, Tarım Bakanı olsam ‘Tarımda iyiyiz.’ demeye utanır, öz eleştiri yapardım; Hazine ve Maliye Bakanı olsam masal anlatmayı bırakır, ülkenin en büyük para birimi 200 lirayla 1 tane erik alınır duruma sistemi getirdiğim için istifa ederdim,” dedi.

Gürer, tarım sektöründe artan maliyetlerin gıda fiyatlarını daha da artıracağını belirterek şu uyarıda bulundu:

“Artan girdi maliyeti gıda ürünlerinin fiyatını daha da artıracak, toplama işçiliği, nakliye gideri gibi ek külfet de vatandaşın raftaki ürününün fiyatına yansıyacaktır. Fakir fukara, üretici, besici zor durumda kalırken iktidar bu süreci yaratandır.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-yesil-erik-gram-altini-solladi-9602.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-yesil-erik-gram-altini-solladi-9602.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-yesil-erik-gram-altini-solladi-9602-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-yesil-erik-gram-altini-solladi-9602.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-yesil-erik-gram-altini-solladi/29675/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:33:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sabancı 5 yılda 6,5 milyar dolarlık yatırıma imza attı ]]></title>
			<description><![CDATA[Sabancı Holding, 2025 yılına ilişkin enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sabancı Holding, 2025 yılına ilişkin enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. 2029 yol haritası kapsamında stratejik büyümesine devam eden Sabancı Holding’in kombine satış geliri 2025’te 1 trilyon 624 milyar TL (holding temettü geliri hariç) olurken, net kârı ise 3,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Devam eden yatırımlara rağmen bilanço kalitesini güçlendirmeyi sürdüren Sabancı Holding’de, son çeyrekte 1,7x olarak açıklanan net borç/FAVÖK 1,6x’e gerileyerek bir kez daha politika eşiği olarak belirlenen 2x’in altında gerçekleşti.  

2025 yılı finansal sonuçlarının, Sabancı Topluluğu’nun değişen makroekonomik koşullar karşısında sergilediği operasyonel dayanıklılığı ve disiplinli yönetim anlayışını ortaya koyduğunu ifade eden Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, “Şirketlerin esneklik ve adaptasyon yeteneklerinin çok ciddi şekilde sınandığı bir dönemdeyiz. Küresel ölçekte süregelen belirsizlik içerisinde iki önceliğimiz var: Şirketlerimizin bugününü doğru şekilde yönetmek ve portföyümüzü daha dirençli bir hale getirip geleceğe hazırlamak. Bu kapsamda stratejik adımlarımızı atarken, bir yandan da bilanço kalitemizi ve nakit yaratma gücümüzü artırmaya odaklanıyoruz. Açıkladığımız finansal sonuçlar da bu yaklaşımın çok net bir göstergesi. Kaynaklarını doğru alanlara yönlendiren, operasyonel verimliliği artıran, tüm iş kollarında daha yalın ve etkin bir maliyet yapısı oluşturan bir Topluluk olarak, 100 yıllık kazanımlarımızı ikinci yüzyılımıza taşıyoruz” dedi.

Yapılan yatırım yüzde 87'si Türkiye'ye

Sabancı’nın bu dönemde yatırımlarına da kararlılıkla devam ettiğini belirten Kıvanç Zaimler, “2025 yılında Topluluk olarak gerçekleştirdiğimiz toplam yatırım miktarı 1,9 milyar dolar seviyesine ulaşırken, son 5 yıllık yatırım büyüklüğümüz de 6,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2021-2025 dönemini kapsayan yatırımlarımızın yüzde 87’sini ülkemiz için seferber ettik” ifadelerini kullandık.

2025 yılında Sabancı’nın stratejik öncelikleriyle uyumlu ve ölçülebilir ilerlemeler kaydettiklerinin altını çizen Kıvanç Zaimler, Topluluk şirketlerinin performansıyla ilgili şunları söyledi: 

“Enerjisa Üretim tarafında YEKA rüzgâr ihaleleriyle proje portföyümüze eklenen ilave kapasitelerle birlikte kurulu gücümüzü 4.5 GW seviyesine taşırken, rüzgâr kapasitemiz 1 GW’ı aştı. Diğer yandan, YEKA-2 yatırımlarımızın toplam maliyetinin yaklaşık yüzde 90’ını, son 2,5 yılda ağırlıklı olarak yurt dışından sağlanan yaklaşık 1,5 milyar ABD doları tutarındaki finansmanla karşılayarak güçlü bir sermaye verimliliği ortaya koyduk. 

Uluslararası ölçekte, Sabancı Renewables’ın ABD’deki portföyü 790 MW seviyesine ulaşırken, bugüne kadar Sabancı İklim Teknolojileri’ne konan sermaye taahhüdü 362 milyon dolar oldu.

Tüm bu yatırımlarla birlikte, Sabancı’nın yurt içi ve yurt dışı toplam enerji üretim kapasitesi 2025’te ilk defa 5 GW seviyesini aştı.

Elektrik dağıtım iş kolumuzda ise Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve kalite odaklı yatırımlarıyla hedeflerine kararlılıkla devam ederken; Türkiye’de 2026-2030 dönemi için tanımlanan yeni düzenleyici çerçeve, şebeke modernizasyonuna yönelik uzun vadeli yatırımlar için öngörülebilir bir yapı sunuyor. 

Çimento şirketinden yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, ABD’deki gri çimento öğütme tesisi yatırımını devreye aldı. Böylece ABD’de pazar etkinliğini artırırken hem beyaz hem gri çimentoda yerel oyuncu konumunu güçlendirdi. Öte yandan Çimsa tarafından 2024 sonunda İrlanda’da satın alınan yapı malzemeleri oyuncusu Mannok’un Çimsa bünyesine entegrasyonu başarıyla sağlandı.

Akçansa mevcut kapasitesi ve coğrafi konumunun sağladığı avantajı kullanarak değişen piyasa koşullarında iç pazar ve ihracat hacimlerini esnek şekilde yönetmeyi sürdürdü. 

Malzeme Teknolojileri çatısı altında yeniden konumlandırılan ve böylece stratejik odaklanmasını güçlendiren Brisa, satış karmasındaki üst segment ürünlerin payını artırmayı ve pazar liderliğini korumaya devam etti. 

Akbank, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sağladığı kredi desteğini 1 trilyon 921 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 467 milyar TL seviyesine çıkardı. 

Zorlu operasyonel koşullara ve yaşanan doğal afete rağmen, Kordsa sağladığı uzun vadeli finansman sayesinde bilançosunu güçlendirdi. 

Son yıllarda gerçekleştirdiği önemli stratejik hamlelerle, bir otobüs üreticisinden mobilite oyuncusuna dönüşen Temsa, 2025 yılında ciro, ihracat ve üretimde yeni rekorlar kırarken, Avrupa’da ve Türkiye’de bugüne kadarki en yüksek otobüs satış adetlerine imza attı. 

Dijital Teknolojiler alanında faaliyet gösteren Bulutistan ise Avrupa ve Orta Asya’daki büyümesini sürdürerek, dayanıklı ve ölçeklenebilir bir dijital altyapı platformu oluşturma stratejimiz doğrultusunda bölgesel varlığını güçlendirdi.”

“Kurumsallaşma yolculuğumuzda yeni bir dönemin başlangıcı''

2025 yılının, Sabancı Holding’in yönetim ve kurumsallaşma yolculuğunda da yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini sözlerine ekleyen Kıvanç Zaimler şöyle devam etti: “Sabancı Holding Yönetim Kurulu’ndaki değişiklikler akabinde hayata geçirdiğimiz yeni organizasyon modelimizle, kurumsal yönetişim alanındaki öncülüğümüzü pekiştirdik ve portföy odaklı yönetim anlayışımızı daha da güçlendirdik. Sermaye tahsisini stratejik önceliklerimizle hizalayan, ana iş kollarımızda ortak sorumluluğa dayalı bir liderlik yapısı oluşturduk. Tüm bu adımlar, Topluluğumuzun profesyonel iş kültürünü pekiştirirken, portföyümüzün değer yaratma kapasitesini de artıracaktır. Öte yandan, finansal başarılarımızı insan odaklı dönüşüm vizyonuyla pekiştirirken, bu çabalarımızın dünyanın önde gelen platformları tarafından da ödüllendirilmesi bizler için ayrı bir mutluluk. Forbes ve Statista iş birliğiyle hazırlanan ‘Dünyanın En İyi İşverenleri – 2025’ listesinde 51’inci sıraya yükselerek Türkiye’nin en iyi işvereni olurken, geçtiğimiz yıla göre 144 basamak birden yükselerek listedeki en büyük sıçramalardan birine imza attık. Aynı şekilde, TIME dergisinin ‘Dünyanın En İyi Şirketleri’ listesinde de üst üste ikinci kez en üst sıradaki Türk şirketi olmayı başardık. Tüm bu kazanımları değer ve amaç odaklı organizasyon vizyonumuzun önemli birer yansıması olarak görüyoruz.”

2003 yılından bu yana kesintisiz kar payı dağıtımı yapıyor

Öte yandan, 2003 yılından bu yana kesintisiz bir şekilde yatırımcılarına kâr payı dağıtımı yaparak sermaye getirisi alanında Türk iş dünyasına örnek olan Sabancı Holding, bu geleneği 2026 yılında da sürdürecek. 4 Mart 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yapan Sabancı Holding, 2025 yılı faaliyet dönemine ait konsolide finansal tablolarının incelenmesi sonucunda, 2.969.007.455,00 TL’lik nakit kâr payı (hisse başına brüt 1,41 lira) dağıtılması konusunda Genel Kurul’a teklifte bulunulacağını duyurdu. Söz konusu teklifin Genel Kurul’da kabul edilmesi durumunda Sabancı Holding 23 yıldır devam ettirdiği temettü geleneğini 24’üncü yıla taşımış olacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/sabanci-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-1972.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/sabanci-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-1972.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/sabanci-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-1972-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/sabanci-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-1972.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/sabanci-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti/29671/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 13:08:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Akaryakıtta eşel-mobil uygulaması devrede]]></title>
			<description><![CDATA[İran’a yönelik operasyonun ardından petrol fiyatlarındaki artışların pompa fiyatları üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik eşel-mobil mekanizması devreye alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İran’a yönelik operasyonun ardından petrol fiyatlarındaki artışların pompa fiyatları üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik eşel-mobil mekanizması devreye alındı. 

Düzenlemeye ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı bugünkü Resmî Gazete’de yayımlandı. 

Buna göre, akaryakıt ürünlerinde petrol fiyatları veya döviz kuruna bağlı artışlar karşısında akaryakıt ürünleri üzerindeki ÖTV tutarı artışın yüzde 75'ine kadar azaltılacak. Böylece yaşanacak fiyat artışının bir bölümü pompa fiyatına yansımayacak ve bu vergi ayarlaması yoluyla karşılanacak. 

Petrol fiyatlarının veya döviz kurunun gerilemesi durumunda ise ÖTV tutarları yaşanan azalışın yüzde 75'i oranında artırılabilecek. Ancak bu artışlar, uygulamanın başladığı 2 Mart 2026 tarihindeki ÖTV tutarını aşamayacak.

Bu kapsamda belirlenerek azalan ÖTV tutarları 2 Mart 2026 tarihinde uygulanan ÖTV tutarlarına ulaştığında, bu tutarlara ulaşan her bir mal bakımından uygulama yürürlükten kaldırılmış sayılacak. 

Hangi ürünlerde uygulanaca?

Bu ürünlerin rafineri çıkış fiyatlarındaki değişimlere bağlı olarak ÖTV tutarları otomatik şekilde ayarlanacak.

Karar ekindeki listede uygulama kapsamına giren ürünler şöyle sıralanıyor:  

-Kurşunsuz benzin (95 ve 98 oktan)

-Motorin

-LPG (otogaz)

-Bütan (Sıvılaştırılmış veya gaz halinde) 

-Propan (Sıvılaştırılmış veya gaz halinde)

Akaryakıtta eşel-mobil mekanizması ilk kez 2018 yılında devreye alınmıştı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/akaryakitta-esel-mobil-uygulamasi-devrede-4399.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/akaryakitta-esel-mobil-uygulamasi-devrede-4399.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/akaryakitta-esel-mobil-uygulamasi-devrede-4399-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/akaryakitta-esel-mobil-uygulamasi-devrede-4399.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/akaryakitta-esel-mobil-uygulamasi-devrede/29669/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 08:38:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['İBAN Senin Riske Atma” farkındalık semineri]]></title>
			<description><![CDATA[Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı katkılarıyla “İBAN Senin Riske Atma” başlıklı farkındalık semineri gerçekleştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ATÜ Konferans Salonunda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Seminerde, son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte artan finansal dolandırıcılık yöntemlerine dikkat çekildi. Özellikle İBAN bilgileri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarının birçok vatandaşın maddi ve manevi mağduriyet yaşamasına neden olduğu vurgulandı.

Program kapsamında Cumhuriyet Savcısı Yasir Açık katılımcılara hitap ederek, bilişim suçları ve finansal dolandırıcılık yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Ardından Jandarma Asb. Kd. Bçvş. Kerem Durer, Polis Memuru Furkan Doğan ve Polis Memuru Fatih Can Ölmez tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; kişisel verilerin korunması, güvenli para transferi yöntemleri ve dolandırıcılık girişimlerine karşı alınabilecek tedbirler detaylı şekilde ele alındı.

Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği seminerde, bilinçli hareket etmenin ve kişisel bilgilerin korunmasının önemi bir kez daha hatırlatıldı. Program sonunda konuşmacılara teşekkür belgeleri, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen tarafından takdim edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/iban-senin-riske-atma-farkindalik-semineri-5754.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/iban-senin-riske-atma-farkindalik-semineri-5754.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/iban-senin-riske-atma-farkindalik-semineri-5754-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/iban-senin-riske-atma-farkindalik-semineri-5754.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/iban-senin-riske-atma-farkindalik-semineri/29667/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AOSB Yönetimi, Ulaşım Sorununu Ankara’ya taşıdı]]></title>
			<description><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Bölgenin ulaşım altyapısında yaşanan yoğunluk ve erişim sorunlarını Ankara gündemine taşıdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Bölgenin ulaşım altyapısında yaşanan yoğunluk ve erişim sorunlarını Ankara gündemine taşıdı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu; AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile Yönetim Kurulu Üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Fatma Uğur Ersöz, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, M. Tansel Ün, Yiğit Dağsuyu, Hasan Kılıç, Denetim Kurulu Üyeleri Can Ulaştırıcı ve Ali Fuat Batmaz ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ı makamında kabul etti.

AOSB’nin 20. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Bekir Sütcü ve yönetim kurulunu tebrik eden Uraloğlu ile yapılan görüşmede; Bölgenin mevcut ulaşım altyapısında yaşanan trafik yoğunluğu, ağır vasıta hareketliliği ve bağlantı yollarındaki kapasite ihtiyacı kapsamlı şekilde ele alındı.

Görüşmede, bağlantı yollarının iyileştirilmesi, alternatif güzergâhların planlanması, ağır tonajlı araç trafiğini rahatlatacak düzenlemeler ve uzun vadeli ulaşım master planı çerçevesinde hayata geçirilebilecek projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Pozantı–Ceyhan Otoyolu Masada

Görüşmenin ana başlıklarından birini Pozantı–Ceyhan Otoyol Projesi oluşturdu. Projenin; sanayi üretim merkezleri ile liman, enerji ve lojistik hatları arasında kesintisiz ve yüksek kapasiteli bir ulaşım koridoru oluşturacağı vurgulandı. Pozantı’dan Ceyhan’a uzanacak yeni otoyol hattının, özellikle ağır vasıta trafiğini şehir içi yükünden arındırarak sanayi bölgelerine doğrudan ve hızlı erişim sağlayacağı ifade edildi.

Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte üretimden limana erişim süresinin kısalması, taşıma maliyetlerinin düşmesi, ihracat süreçlerinin hızlanması ve Adana’nın bölgesel lojistik üs konumunun güçlenmesi yönünde önemli kazanımlar sağlanacağı değerlendirildi. Ayrıca söz konusu aksın yalnızca Adana için değil, Çukurova havzası ve çevre iller açısından da stratejik bir ulaştırma omurgası niteliği taşıdığı belirtildi.

Görüşme, Adana sanayisinin sürdürülebilir büyümesi, lojistik kapasitesinin artırılması ve bölgesel kalkınma hedeflerinin desteklenmesi adına atılan önemli bir adım oldu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/aosb-yonetimi-ulasim-sorununu-ankara-ya-tasidi-2131.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/aosb-yonetimi-ulasim-sorununu-ankara-ya-tasidi-2131.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/aosb-yonetimi-ulasim-sorununu-ankara-ya-tasidi-2131-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/aosb-yonetimi-ulasim-sorununu-ankara-ya-tasidi-2131.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/aosb-yonetimi-ulasim-sorununu-ankara-ya-tasidi/29663/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:07:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mazottaki 7 liralık artış, yıllık maliyeti büyütecek]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'li Milletvekili Ayhan Barut, gıda egemenliği için savaş, fahiş zam ve yüksek enflasyon ortamında üretimi ve üreticiyi merkeze alan sürdürülebilir tarım politikaları konusunda iktidarı göreve ve acil eylem planı hazırlamaya çağırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye'nin gıda egemenliği için savaş, fahiş zam ve yüksek enflasyon ortamında üretimi ve üreticiyi merkeze alan sürdürülebilir tarım politikaları için iktidarı göreve çağırdı. Bölgede büyüyen savaş ortamının gübreden mazota tarımsal üretim maliyetlerine doğrudan olumsuzluk yarattığını bildiren Barut, "Sadece mazota yapılan 7 liraya yakın zammın yıllık çiftçiye maliyeti 21 lirayı aşıyor.  Bu bile tarımsal üretim ve çiftçilerimiz açısından felakettir. Ülkemizin gıda egemenliği risk altındadır. Çiftçi üretemezse halkımız neyi tüketecek? İktidarı mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırmaya, tarım ve gıdada acil eylem planı hazırlamaya çağırıyoruz" dedi.

"BİLİNÇLİ KÖTÜLÜK"

Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyürken, tarım sektörünün yüzde 8,8 oranında daraldığını dile getiren Ayhan Barut, "İktidar ise suçu zirai dona, doğal afetlere ve kuraklığa atıyor. Görevlerini yapmıyorlar, tarıma ve üreticiye destek vermiyorlar. AKP iktidarı, tarımdaki daralmayı zirai don, doğal afetler ve kuraklıkla açıklamaya çalışıyor. Elbette bunun etkisi var ama asıl sorun, üreticiyi korumayan ve maliyetleri kontrol altına alamayıp destek vermeyen tarım politikalarıdır. Bunun sonucunda tarımsal üretim maliyeti mazottan gübreye katlanarak artıyor, çiftçinin ürünü ise para etmiyor. Halkın da ucuza tüketemediği bir düzen var şimdi. Bunu iktidar yarattı ve tarımda yanlış üstüne yanlış yapmaya devam ediyor. Ortaya çıkan bu tablo, stratejik önemdeki tarımın ve çiftçinin bilinçli tercihler ve yanlış politikalar sonucunda yok sayıldığını gösteriyor. Bunun adı tarıma ve çiftçiye, dolayısıyla ülkemize yönelik bilinçli kötülüktür" diye konuştu.

"SAVAŞ SORUNU BİR DAHA GÖSTERDİ"

Bölgede yaşanan savaş ortamının ilk olarak mazota 7 liraya yakın zam olarak yansıdığını, gübrede de benzer durumun ortaya çıktığını anlatan Ayhan Barut, şunları kaydetti:
"Çiftçimiz yılda 3 milyar litrenin üstünde mazot kullanıyor. Mazottan gübreye tarımsal üretim girdilerinde dışa bağımlıyız maalesef. Mazottaki sadece 7 liralık artışın çiftçimize yıllık maliyeti 21 milyar liradır. Gübresinden suyuna, işçiliğinden zirai ilacına hiçbir maliyet hesaplanmasa bile bu mazottaki zam artışı üretimi ve üreticiyi perişan etmektedir. Bu kabul edilemez. Savaş ortamı acı gerçeği bir kez daha göstermiştir. Maliyetler katlanarak artıyor, üretim yapılamıyor, çiftçi borç batağında. Halkımız tüketemiyor. Ülkemizin gıda egemenliği risk altında, büyük bir krizle karşı karşıyayız. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimler, savaş ortamı ve İran’a yönelik saldırıların enerji fiyatlarını yukarı çekmesi muhtemel. Mazot ve gübre başta olmak üzere tüm tarımsal girdileri zamlanacak. Dışa bağımlılık gözetilince, belki gübre ve mazot temini bile imkansız hale gelecek. Savaş sorunu bir daha gösterdi. Enerjiye bağımlı bir üretim modeliyle çiftçiyi korumak mümkün değildir. Çiftçi üretemezse halkımız neyi bulup tüketecek? İktidarı mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırmaya, tarım ve gıdada acil eylem planı hazırlamaya çağırıyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/mazottaki-7-liralik-artis-yillik-maliyeti-buyutecek-7347.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/mazottaki-7-liralik-artis-yillik-maliyeti-buyutecek-7347.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/mazottaki-7-liralik-artis-yillik-maliyeti-buyutecek-7347-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/mazottaki-7-liralik-artis-yillik-maliyeti-buyutecek-7347.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/mazottaki-7-liralik-artis-yillik-maliyeti-buyutecek/29661/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 12:56:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Şubat’ta enflasyon: Aylık yüzde 2,96, yıllık 31,53]]></title>
			<description><![CDATA[Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat 2026 döneminde yıllık yüzde 31,53 arttı, aylık yüzde 2,96 arttı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Şubat 2026 döneminde yıllık yüzde 31,53 arttı, aylık yüzde 2,96 arttı. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Şubat 2026 dönemi Tüketici Fiyat Endeksi rakamları açıklandı. 

Buna göre, TÜFE'deki (2025=100) değişim Şubat 2026 döneminde bir önceki aya göre yüzde 2,96, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,95, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,53 arttı.  

On iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 33,39 düzeyinde gerçekleşti. 

Yıllık gıda enflasyonu yüzde 36,44 

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,44 artış, ulaştırmada yüzde 28,86 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,33 artış olarak gerçekleşti. 

İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 9,07, ulaştırmada 4,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,24 yüzde puan oldu.

Aylık gıda enflasyonu yüzde 6,89 

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,89 artış, ulaştırmada yüzde 2,58 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,40 artış olarak gerçekleşti. 

İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,71, ulaştırmada 0,43 ve konutta 0,27 yüzde puan düzeyinde.

174 kalemden 142’sinin fiyatı arttı

Endekste kapsanan 174 alt sınıftan, Şubat 2026 itibarıyla, 142 alt sınıfın endeksinde ise artış kaydedildi. 

Toplam 27 alt sınıfın endeksinde düşüş yaşandı, 5 alt sınıfın endeksinde ise değişim olmadı

Özel kapsamlı TÜFE

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 29,91 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, Şubat 2026 döneminde bir önceki aya göre yüzde 2,16, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,48, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,91 arttı. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 33,05 oldu. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/subat-ta-enflasyon-aylik-yuzde-2-96-yillik-31-53-1850.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/subat-ta-enflasyon-aylik-yuzde-2-96-yillik-31-53-1850.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/subat-ta-enflasyon-aylik-yuzde-2-96-yillik-31-53-1850-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/subat-ta-enflasyon-aylik-yuzde-2-96-yillik-31-53-1850.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/subat-ta-enflasyon-aylik-yuzde-2-96-yillik-31-53/29659/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:39:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Özkan, hükümeti gübre konusunda önlem almaya çağırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Seyhan Ziraat Odası Başkanı Yaşar Özkan, zirai gübre satışlarının durdurulmasının tarımsal üretimi ve ülke gıda arzını ağır darbe ile karşı karşıya bırakacağını belirterek hükümeti acil önlem almaya çağırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seyhan Ziraat Odası Başkanı Yaşar Özkan, zirai gübre satışlarının durdurulmasının tarımsal üretimi ve ülke gıda arzını ağır darbe ile karşı karşıya bırakacağını belirterek hükümeti acil önlem almaya çağırdı.

Seyhan Ziraat Odası Başkanı Yaşar Özkan, İran-ABD-İsrail savaşı gerekçesiyle 27 Şubat 2026 Cuma gününe kadar satışta olan zirai gübrelerin, 2 Mart 2026 Pazartesi itibariyle tüm firmalar tarafından satıştan çekilmesini sert sözlerle eleştirdi. Özkan, tarımsal üretimin devamlılığı ve ülke gıda arzının sekteye uğramaması açısından gübrelerin çiftçiye ulaştırılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı.

“Gübre, tarımsal verimliliğin en temel unsurudur. Satışların durdurulması yalnızca çiftçiyi değil, tüm halkı etkileyecek zincirleme bir krize yol açacaktır. Depolarda mevcut olan gübrelerin ilerleyen dönemde yeniden satışa sunulsa dahi, savaş öncesi fiyatların çok üzerinde, haksız kazanç saikiyle piyasaya sürüleceği iddiaları çiftçilerimizi endişeye sevk etmektedir” dedi.

Özkan, bu kararın tarımsal üretimi sekteye uğratacağını ve gıda arzında ciddi sıkıntılar doğuracağını ifade ederek, “Mazot, benzin, LPG satışlarının durdurulması ne kadar büyük bir kriz yaratırsa, gübre satışlarının durdurulması da aynı ölçüde tarımı felce uğratır” sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Ekonomik etkileri de değerlendiren Özkan, “Gübre satışlarının durdurulması yalnızca tarımsal üretimi değil, ülke ekonomisinin genel dengelerini de bozacaktır. Tarımda yaşanacak verim kaybı gıda fiyatlarını artıracak, enflasyonu tetikleyecek ve halkın alım gücünü daha da düşürecektir” şeklinde konuştu.

Son olarak hükümete çağrıda bulunan Özkan, “Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı derhal harekete geçmeli, depolarda mevcut gübreler çiftçiye ulaştırılmalı ve fiyatlar kontrol altına alınmalıdır. Savaşın gölgesinde alınan bu kararın ülke tarımına ve gıda arzına telafisi güç zararlar vermemesi için devletin acilen müdahalesi şarttır” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/ozkan-hukumeti-gubre-konusunda-onlem-almaya-cagirdi-129.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/ozkan-hukumeti-gubre-konusunda-onlem-almaya-cagirdi-129.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/ozkan-hukumeti-gubre-konusunda-onlem-almaya-cagirdi-129-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/ozkan-hukumeti-gubre-konusunda-onlem-almaya-cagirdi-129.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/ozkan-hukumeti-gubre-konusunda-onlem-almaya-cagirdi/29658/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:27:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer: “Tarım sektörünün borcu rekor kırdı”]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin kredi kullanarak ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Geçen yıl yaşanan üretim kayıplarının tarımdaki sorunları artırdığını ifade eden Gürer, ithale dayalı olarak gıda açığının giderilmeye çalışılmasının, çevremizde birden çok savaşın yaşandığı bir dönemde ciddi riskler yarattığını vurguladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin kredi kullanarak ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Geçen yıl yaşanan üretim kayıplarının tarımdaki sorunları artırdığını ifade eden Gürer, ithale dayalı olarak gıda açığının giderilmeye çalışılmasının, çevremizde birden çok savaşın yaşandığı bir dönemde ciddi riskler yarattığını vurguladı. Bu nedenle arz açığı bulunan temel gıda ürünleri için acil önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Savaşların ve salgınların ders niteliğinde olduğuna dikkat çeken Gürer, bu nedenle üretimin kapsamlı biçimde planlanması gerektiğini belirterek, “Savaşlar, gıdada kendi kendine yeterliliğin zorunluluğunu gösteriyor. İthal değil, yerli üretimle tarım ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçi, üretici ve besici, borçla üretimi ve hayvancılığı sürdürmeye çalışmaktadır.” dedi.

Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım kesimi için çok zor bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kuraklık ve zirai donun yanı sıra düşük alım fiyatları, çiftçiyi, üreticiyi ve besiciyi daha çok borçlanmaya neden oldu. Tarım sektörü geçen yıl saatte 42 milyon TL borçlandı. Kredi ödeyemeyen çiftçi ve besici icralık oldu. Bunun yanında, 2002 yılının altında üretim yapılan ürünler de oldu. Dünya; savaş, salgın ve iklim değişikliğinin etkisi altında. Birçok ülkede olduğu gibi, kendi kendine yeten ülkeler dışında ithal ürün alan ülkeler her olumsuz gelişmeden doğrudan etkileniyor. Ülkemizde yaşanan süreçleri dikkate alarak mutlaka bakliyat ve hububat başta olmak üzere gıda üretiminde yeterli düzeye ermeliyiz. Bunun yolu da ihtiyaçlar dikkate alınarak planlı üretime geçilmesidir.”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bir yılda kredi borcunun 370 milyar TL artarak 1,2 trilyon lirayı aşan bir boyuta ulaştığını belirtti. Bu borç yükünün tarım sektörünü icra kıskacına aldığını ifade eden Gürer, 5 binden fazla tarla ve yüzlerce üretim aracının icra daireleri tarafından satışa çıkarıldığını söyledi. “Yeni krediye erişemeyen, beklediği gelire de ulaşamayan üretici büyük sıkıntıya düştü.” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık sadece traktör değil, iflas edenlerin tohumu ve ilacı bile icradan satılıyor. Çiftçi, üretici ve besici, borçları nedeniyle tarımın dışına itilmemelidir.”

 

GEÇEN YIL HERGÜN 1 MİLYARIN ÜSTÜNDE TARIM KESİMİ BORÇLANDI.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım borçları son bir yılda %42,7 oranında artış gösterdi. Bu artış hızı, sadece bir günde ortalama 1 milyar 15 milyon TL yeni borç yükü anlamına geliyor. 26 Şubat  2026 gününe kadar bu yıl verileri ise her gün yaklaşık 200 tarlanın icra daireleri ve sulh hukuk mahkemesi tarafından satışa çıkarıldığını gösteriyor” diye konuştu.

 

"1 YILDA BORÇ DAĞ GİBİ BÜYÜDÜ"

Ömer Fethi Gürer, 2024 ve 2025 yılları arasındaki değişkenlik 2026 yılına bu yönden de iktidarın daha çözümcü bakması gerektiğini gösteriyor.

2024 yılını tarım sektörü 868 milyar 658 milyon TL borçla bitirmişti. 2025 yılını 1 trilyon 239 milyar 445 milyon TL borçla kapattı. Bu, tarım tarihimizde bir yılda yaşanan en yüksek artıştır. Çiftçinin sırtına bir yılda tam 370 milyar liradan fazla ek yük bindi. Bunu tarım kesimi sırtına yüklemek üretenleri ezer.Bu nedenle destekler artırılmalıdır.Özellikle akaryakıt,gübre,yem  ithal ürünler olarak savaşlarında etkisiyle artacağı görülüyor.Bu süreç tarım kesimini daha zorlayacaktır.Aynı zamanda savaşlar stoklama gereği artırması ithal ürün temininde sorun yaratacağı hesaplanıp yerli üretimi arttırıcı politikalar oluşturulmalıdır “ dedi.

 

"İCRA DAİRELERİ TARIM PAZARINA DÖNDÜ"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, borç yükünün sadece rakamlardan ibaret olmadığını, somut bir mülkiyet kaybına dönüştüğünü vurgulayarak 26 Şubat itibarıyla icra dairelerindeki "satılık tarım envanterini" paylaşarak, "Sadece bugün icradan satılık listesine baktığımızda karşımıza çıkan tablo  düşündürücüdür . 26 Şubat tarihinde; 60 traktör, 5 bin 249 tarla, 7 besi damı, 352 bağ ve 24 tarım makinesi icradan satışa çıktı. Çiftçinin eli, ayağı, toprağı elinden alınıyor. İcra daireleri adeta birer tarım pazarına dönüştü ama burada satış yapan çiftçi değil, alacaklı bankalar!" dedi.

 

"İFLAS EDEN İŞLETMENİN TOHUMU BİLE HACİZLİ"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki çöküşün boyutunun artık taşınmazları aşıp üretimin en temel girdilerine kadar ulaştığına dikkat çekti.

“Çiftçi ve üreticinin tarlası, traktörü icrada satıldığı gibi, iflas eden işletmelerden çok sayıda tohum ve zirai ilaç dahi icra yoluyla satışa çıkarıldı. İcra ne bulursa satıyor. Çiftçi, üretici ve besici, tarımın bu şartlarda nasıl sürdürüleceğini düşünüyor.

2026 yılında, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre verilmesi gereken doğrudan desteğin 772 milyar lira olması gerekirken, 168 milyar lira olarak verileceği açıklandı. Bu destek artırılmalıdır. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Tarım kesiminin borçları ötelenip faizler silinerek, bir an önce haciz işlemleri durdurulmalıdır.” diye konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-tarim-sektorunun-borcu-rekor-kirdi-4108.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-tarim-sektorunun-borcu-rekor-kirdi-4108.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-tarim-sektorunun-borcu-rekor-kirdi-4108-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/03/gurer-tarim-sektorunun-borcu-rekor-kirdi-4108.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-tarim-sektorunun-borcu-rekor-kirdi/29654/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 08:43:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ceyhan OSB Yönetim Kurulu toplantısı yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi.
Makam toplantı salonunda düzenlenen ve Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Ceyhan Ticaret Odası Başkanı Şeref Can ile ilgililerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Ceyhan OSB’nin mevcut durumu görüşülerek yapılması planlanan faaliyetlere yönelik kararlar alındı.
Toplantıda değerlendirmede bulunan Vali Mustafa Yavuz; Ceyhan OSB’nin Adana’nın ekonomik kalkınmasına yön verecek en önemli projelerden birisi olduğunu belirtti.
Ceyhan OSB’nin mevcut durumunun kapsamlı şekilde değerlendirildiği toplantıda; birinci etapta devam eden yatırımların yanı sıra ikinci etapta başlatılması planlanan projeler ele alındı. Hayata geçirilecek çalışmaların yol haritasının belirlendiği toplantı, yapılan değerlendirmelerle son buldu.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ceyhan-osb-yonetim-kurulu-toplantisi-yapildi-3848.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ceyhan-osb-yonetim-kurulu-toplantisi-yapildi-3848.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ceyhan-osb-yonetim-kurulu-toplantisi-yapildi-3848-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ceyhan-osb-yonetim-kurulu-toplantisi-yapildi-3848.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/ceyhan-osb-yonetim-kurulu-toplantisi-yapildi/29651/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 08:41:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karataş OTB müteşebbis heyeti toplandı]]></title>
			<description><![CDATA[Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) Müteşebbis Heyeti Toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) Müteşebbis Heyeti Toplantısı, Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi.

İlgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda; Sera OTB’de yürütülen çalışmalar tüm detaylarıyla ele alınarak bölgenin bir an evvel yatırıma hazır hâle getirilmesi için yapılması gereken çalışmalar belirlendi. 

Sona gelinen altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması kararının alındığı toplantıda değerlendirmede bulunan Vali Mustafa Yavuz; “Karataş Sera OTB, bölgemizin en stratejik tarımsal projelerinden birisi. Faaliyete geçtiğinde hem ilimizin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sunacak.” diyerek Çukurova’mızın bereketli topraklarından alınan verimi arttıracak, istihdam ile gıda üretimine önemli düzeyde katkı sağlayacak Sera OTB’nin tamamlanması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karatas-otb-mutesebbis-heyeti-toplandi-889.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karatas-otb-mutesebbis-heyeti-toplandi-889.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karatas-otb-mutesebbis-heyeti-toplandi-889-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karatas-otb-mutesebbis-heyeti-toplandi-889.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/karatas-otb-mutesebbis-heyeti-toplandi/29644/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 18:00:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Adana Sanayisine Güç Katacak Projeler]]></title>
			<description><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyerek yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı makamında ziyaret etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyerek yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı makamında ziyaret etti.

Ziyarete; Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Fatma Uğur Ersöz, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, M. Tansel Ün, N. Yiğit Dağsuyu, Hasan Kılıç, Denetim Kurulu Üyeleri Can Ulaştırıcı ve Ali Fuat Batmaz ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar katıldı.

Görüşmeye Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın ile Adana Milletvekilleri Faruk Aytek, Ahmet Zenbilci ve Abdullah Doğru da eşlik etti.

Toplantıda, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi özelinde önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yatırım projeleri, bölge teşvikleri, genişleme alanları ve bölge kapasitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Sanayicilerin rekabet gücünü artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar da toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı. Bu kapsamda; altyapı güçlendirme projeleri, enerji arz güvenliğini artırmaya yönelik yatırımlar, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm uygulamaları, lojistik imkânların geliştirilmesi, nitelikli istihdamı destekleyen mesleki eğitim iş birlikleri ve yatırımcı dostu hizmet süreçleri ele alındı. Ayrıca sanayicilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, ihracat kapasitesinin artırılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik destek mekanizmaları üzerinde değerlendirmeler yapıldı.

 

Bakanlık ile Organize Sanayi Bölgesi yönetimi arasındaki güçlü iş birliğinin en somut göstergesi olan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’ne ait altyapı projeleri ve yatırım teşvikleri üzerinde de kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Kimya Endüstri Bölgesi’nin bölgesel ve ulusal sanayi hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceği ifade edildi.

Toplantıda ayrıca, AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin güçlü üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve yeni yatırım alanlarına dair beklentileri paylaştı. Sütcü, AOSB’nin sanayicilere sunduğu kaliteli altyapı hizmetleri, kesintisiz üretim imkânı, sürdürülebilirlik odaklı projeleri ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik uygulamalarıyla Türkiye’nin örnek organize sanayi bölgelerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

 

Geniş kapsamlı istişare toplantısının, Adana ve bölge sanayisinin önümüzdeki dönemde planlanan projelerle daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olduğu belirtildi.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-sanayisine-guc-katacak-projeler-5037.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-sanayisine-guc-katacak-projeler-5037.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-sanayisine-guc-katacak-projeler-5037-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-sanayisine-guc-katacak-projeler-5037.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/adana-sanayisine-guc-katacak-projeler/29643/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:58:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Et sorunu ahır giderleri düşürülmeden çözülemez]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesini değerlendirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesini değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk etabında 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğini belirterek, projeden yararlanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini açıkladı. Erdoğan ayrıca, hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğinin devlet tarafından karşılanacağını, finansman için üreticilerin Ziraat Bankası aracılığıyla faizsiz kredi kullanabileceğini ifade etti. Kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz dönem ve 7 yıla kadar vade imkânı sunulacağı, küçükbaş hayvanların bir yıllık sigorta bedelinin de devlet tarafından karşılanacağı duyuruldu.

Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Gürer, hayvancılık sektöründe yapısal sorunların giderek derinleştiğini belirtti. Et fiyatlarındaki artışın temelinde yüksek ahır giderleri, artan yem maliyetleri ve ithalata dayalı politikaların bulunduğunu ifade eden Gürer, “Ahır giderleri düşürülmeden, yem sübvanse edilmeden ve ithalatçı anlayıştan vazgeçilmeden et sorunu çözülemez” dedi.

Her türlü destek ve projenin önemli olduğunu vurgulayan Gürer, ancak açıklanan programın sektördeki sorunlara ne ölçüde kalıcı çözüm getireceğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. 2018 yılında da benzer bir projenin açıklandığını hatırlatan Gürer, o dönemde 500 bin anaç koyun hedefi ortaya konulduğunu, bugün ise üç yılda yalnızca 150 bin koyun dağıtımının öngörüldüğünü belirtti. Gürer, “Hedeflerde yaklaşık yüzde 90’a varan bir daralma söz konusu. Bu tablo, hayvancılıkta yaşanan gerilemeyi açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı.

 

 

“500 BİN HEDEFTEN 150 BİN KOYUNA GERİLEDİK”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018 yılında kamuoyuna “300 Koyun Projesi” olarak yansıyan Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ni hatırlatarak, “O gün bu proje ‘ithalatı bitirecek’ denilerek açıklandı. 8 yılda 5 milyon damızlık üretileceği, kırmızı et ihtiyacının yüzde 25’inin küçükbaştan karşılanacağı söylendi. 2023’te ithalatın tamamen biteceği ifade edildi.  Sonuç  alınamadı” diye konuştu.

Dönemin Tarım Bakanı tarafından açıklanan projede üreticiye asgari ücret tutarında maaş, sigorta ve veterinerlik hizmeti gibi güvenceler vaat edildiğini anımsatan Gürer, “Gelinen noktada yeni dönemde hedeflerin ciddi biçimde küçüldüğü de görülüyor” dedi.

Gürer, “2018’de 500 bin anaç koyun dağıtımı hedefleniyordu. Şimdi 2026–2028 döneminde üç yılda toplam 150 bin koyun dağıtılması öngörülüyor. Bu yaklaşık yüzde 90’lık bir daralma demektir” ifadelerini kullandı.

 

“1 MİLYON 37 BİN İŞLETMEYE KARŞILIK 1.500 DESTEK”

Türkiye’de 1 milyon 37 bin küçükbaş işletmesi bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi  Gürer, “Yeni projeden sadece 1.500 işletme yararlanabilecek. Bu her 691 işletmeden sadece birinin destekleneceği anlamına geliyor. Son üç yılda 112 bin işletme kapanmışken, 1.500 işletmeye destek vermek sektördeki kan kaybına pansuman bile olamaz” diye konuştu.

 

“BAŞVURULARIN YÜZDE 90’I ELENDİ”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018’de projeye 121 bin 28 kişinin başvurduğunu, ancak Bakanlık ve TİGEM ön değerlendirmesini geçenlerin sadece 11 bin 169 kişi olduğunu hatırlattı. “Başvuruların yalnızca yüzde 9’u sisteme dahil edilebildi” diyen Gürer, dönemin Bakanı tarafından verdiği soru önergesine iletilen yanıta göre elenmenin temel nedeninin Ziraat Bankası’nın kredibilite değerlendirmesi olduğunu söyledi.

Gürer, “Sistem kredi notuna bağlandı. Hayvan yetiştirme tecrübesi olan, meraya dayalı üretim yapabilecek gerçek üreticiler kredi notu yetersizliği nedeniyle sistem dışına itildi. 500 bin baş hedeflenirken Ekim 2018 itibarıyla dağıtılan hayvan sayısı sadece 1.243 başta kaldı” dedi.

 

“KÜÇÜKBAŞ VARLIĞI AZALDI, ÜRETİM GERİLEDİ”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2023’ün “ithalatı bitirme yılı” olarak ilan edildiğini, verilerin bunun gerçekleşmediğini gösterdiğini ifade ederek, “2022’de 56 milyon 265 bin 750 olan küçükbaş hayvan sayısı 2023’te 52 milyon 363 bin 410’a geriledi. Yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş var” dedi.

Koyun eti üretiminin 2023’te 569 bin tondan 2024’te 509 bin tona düştüğünü, keçi eti üretiminin ise 128 bin tondan 99 bin tona gerilediğini belirten Gürer, “Üretim düşüyor, hedefler küçülüyor” diye konuştu.

2024’te 3 milyon 84 bin olan küçükbaş kurban kesiminin 2025’te 2,5 milyona düştüğünü ifade eden Gürer, “Bu yaklaşık yüzde 19’luk bir azalma demektir. Bu sadece üretimdeki daralmayı değil, yurttaşın alım gücündeki erimeyi de gösteriyor” dedi.

 

“İTHALAT BİTMEDİ, 28,7 MİLYON DOLAR HARCANDI”

Gürer, 2021–2025 döneminde küçükbaş ithalatı için 28,7 milyon dolar harcandığını ve toplam 174 bin 637 baş hayvanın yurtdışından getirildiğini belirterek, “İthalatın bitmesi gereken yılda dahi dış alım sürmüştür” ifadelerini kullandı.

 

“HİBE DEĞİL, BORÇLANDIRMA MODELİ”

Projede hayvanların hibe edilmediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi  Gürer, “Üretici ya öz kaynağıyla ya da Ziraat Bankası kredisiyle hayvan alıyor. Sıfır faizli kredi cazip gibi görünebilir ama gelir istikrarı olmayan üretici için geri ödeme riski yüksektir” dedi.

Hayvan başına aylık 150 TL bakım desteği öngörüldüğünü belirten Gürer, “Yem fiyatları dövize bağlı. Enflasyonist baskı sürerse bu 150 TL’nin alım gücü hızla erir. Günlük yem maliyeti dikkate alındığında bu destek sadece birkaç günlük ihtiyacı karşılıyor. Bu yapısal değil, sembolik bir destektir” diye konuştu.

 

“YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLMEDEN BAŞARI GELMEZ”

Yüksek yem maliyetleri, çoban bulma sorunu, sosyal güvence eksikliği ve mera alanlarının daralması gibi sorunlara dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısını artırmadan önce bu yapısal sorunları çözmeliyiz” dedi.

Pazarlama sorununa da değinen Gürer, “Bugün çok sayıda küçükbaş kesim için bekliyor ama üretici satışta zorlanıyor. Et ve Süt Kurumu piyasa fiyatlarının altında alım yaptığında üretici zarar ediyor. Güçlü bir alım garantisi ve fiyat istikrar mekanizması olmadan bu model sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.

 

TÜİK VERİLERİ SORUNLU

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2025 yılı verilerinin de sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.

Gürer, büyükbaş hayvan varlığının 2024 yılı için (Cumhurbaşkanlığı program hedefler kitabına göre) 16 milyon 824 bin baş olduğunu, 2025 yılında ise 739 bin baş ithal hayvan geldiğini belirtti. Büyükbaş hayvan varlığının, ithalat ve 2024 yılı toplamıyla birlikte 17 milyon 563 bin baş ettiğini ifade etti.

TÜİK’in ise 2025 yılında yüzde 4 artışla büyükbaş hayvan varlığını 17 milyon 709 bin baş olarak açıkladığını kaydetti.

2025 yılının hayvancılıkta en sorunlu yıllardan biri olduğunu vurgulayan Gürer, 81 ilde hayvan pazarlarının şap hastalığı nedeniyle kapatıldığını belirtti. Şap hastalığının et ve süt üretiminin yanı sıra buzağı ölümlerine de neden olduğunu ifade etti.

Bakanın, 830 bin büyükbaş ve 2,5 milyon küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 330 bin hayvanın kesildiğini açıkladığını aktaran Gürer, şap nedeniyle telef olan, kurban kesilen ve şartlı kesime rağmen “mucizevi bir artış” yaşandığını söyledi.

ABD Tarım Bakanlığının 2026 yılı Türkiye büyükbaş hayvan varlığı açıklamasının 14 milyon 300 bin baş olduğunu, Damızlık Birliğine göre ise büyükbaş hayvan varlığının 13 milyon 874 bin baş olarak ifade edildiğini belirtti.

Ayrıca Avrupa ülkelerinin hayvan varlığıyla karşılaştırma yapılmasının da yanlış olduğunu dile getiren Gürer, “Avrupa’da tüketilen farklı bir hayvan var. O nedenle elma ile armut toplamak gibi bir karşılaştırma yapılıyor. Ayrıca nüfus ve kişi başı et tüketimi üzerinden bakarsanız veriler farklılaşır.” diye konuştu.

 

ÜRETİM DÜŞÜYOR, GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR; TARIMDA SORUN YOK DEMEK GERÇEKLERLE ÖRTÜŞMÜYOR

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı’nın tarımda işlerin iyi gittiğine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, sahadaki verilerin ve üretici gerçeklerinin bunun tam tersini ortaya koyduğunu söyledi. Gürer, muhalefetin eleştirilerinin dikkate alınmak yerine olumsuz ifadelerle karşılık bulduğunu belirterek, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca ermesini istiyoruz. Aynı zamanda raftaki ürünün fiyatının da girdi maliyetleri düşürülerek uygun seviyelere inmesini savunuyoruz” dedi.

Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapmak anlamına geldiğini ifade eden Gürer, 2025 yılının Türk tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu kaydetti. 2002 yılının dahi gerisine düşen üretim kalemleri bulunduğunu vurgulayan Gürer, özellikle fasulye, mercimek ve nohut üretiminde ciddi gerileme yaşandığını belirtti.

Resmî veriler üzerinden değerlendirme yapan Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin 2025’te 19,6 milyon tona gerilediğini; tahıl ve diğer bitkisel üretimin 75,5 milyon tondan 68,1 milyon tona düştüğünü; sebze üretiminin ise 30,6 milyon tondan 30,3 milyon tona gerilediğini söyledi. Özellikle bakliyat ve hububatta ciddi kayıplar yaşandığını dile getiren Gürer, “2002 yılına göre nüfusumuz 30 milyonun üzerinde artmışken üretimin gerilemesi raftaki fiyatlara da yansımıştır. Bu tablo ortadayken ‘tarımda üretim sorunu yok’ demek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmelerini bir önceki yılın verileriyle yaptığını ya da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerindeki son değişimleri dikkate almadığını savunan Gürer, Aralık 2024 ile Aralık 2025 bitkisel üretim verileri arasındaki farkın açıkça görülmesi gerektiğini söyledi.

Sahada üreticinin ciddi sıkıntı içinde olduğunu belirten Gürer, hayvan varlığındaki azalmaya ve düşük alım fiyatlarının çiftçi gelirlerini daraltmasına dikkat çekti. Köy ziyaretlerinde üreticilerin büyük kayıplar yaşadığını aktardığını ifade eden Gürer, “100 hayvanım vardı, 30’unu şap hastalığında kaybettim diyen üretici var. 2025 yılında şap hastalığında kaç hayvan kaybedildi? Bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapılmadı” dedi.

Öte yandan enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığa atıf yapıldığını hatırlatan Gürer, “Madem zirai don ve kuraklık enflasyonu etkiledi deniliyor, o zaman bu afetlerden zarar gören çiftçiye hangi destek verildi? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan üreticilere bir destek sağlandı mı? Kuraklıktan etkilenen çiftçiye özel bir destek verildi mi? Hayır” diye konuştu.

Artan girdi maliyetlerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurgulayan Gürer, yılbaşından bu yana akaryakıta gelen yüzde 10’u aşan zamların çiftçiyi daha tarlaya çıkmadan zarara uğrattığını söyledi. “100 dönümlük araziyi ekmeye çıkan çiftçinin mazotu daha yola çıktığı anda buharlaşıyor. Gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatları artıyor; alım fiyatları ise düşük tutuluyor. Bu şartlarda çiftçiye ‘üretmeye devam et’ demek gerçekçi değildir” dedi.

2016–2018 yıllarında açıklanan koyun projesinin büyük ölçüde daraltılarak yeniden müjde gibi sunulmasını da eleştiren Gürer, mevcut politikalarla Türkiye tarımının sorunlardan arınmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, gübre ve yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanması, mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması, genç ve kadın çiftçilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirtti. Ayrıca çiftçilerin tüm borçlarının faizsiz olarak en az üç yıl ertelenmesini, icraların durdurulmasını isteyen Gürer, “Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır” çağrısında bulundu.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/et-sorunu-ahir-giderleri-dusurulmeden-cozulemez-9134.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/et-sorunu-ahir-giderleri-dusurulmeden-cozulemez-9134.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/et-sorunu-ahir-giderleri-dusurulmeden-cozulemez-9134-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/et-sorunu-ahir-giderleri-dusurulmeden-cozulemez-9134.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/et-sorunu-ahir-giderleri-dusurulmeden-cozulemez/29640/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:50:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Küçükbaşa tarihi destek]]></title>
			<description><![CDATA[Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan “Kırsalda Bereket – Küçükbaşa Destek Projesi” ile ilgili çeşitli değerlendirmelerde bulunarak projenin sahada somut sonuçlar vereceğine dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan “Kırsalda Bereket – Küçükbaşa Destek Projesi” ile ilgili çeşitli değerlendirmelerde bulunarak projenin sahada somut sonuçlar vereceğine dikkat çekti.

TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “ Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesi kapsamında çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verilecek müjdesini sektör olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, projenin üreticilere umut verecek tarihi bir destek olduğuna işaret etti.

Projeden faydalanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini ve bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteği yanında projenin finansmanı için üreticilerin Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabileceğini anımsatanÇelik, faydalanan üreticilerin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl Devlet tarafından karşılanacağını ifade etti.

Çelik, öte yandan projede kadın ve genç üreticilere öncelik verileceğini oldukça değerli bulduklarını belirterek ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlere de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlanacak olmasının hem istihdama hem de sektöre büyük güç katacağını sözlerine ekledi.

TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Küçükbaş hayvancılık, bu milletin kadim geleneğinin, alın terinin ve kırsal kalkınmasının temel direklerinden biridir. Anadolu’nun bereketi, meralarımızın zenginliği ve üreticimizin emeği ile hayat bulmaktadır. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığı güçlendiren her adım, aslında ülkemizin gıda güvenliğine, kırsal istihdamına ve ekonomik bağımsızlığına yapılan stratejik bir yatırımdır.

Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket – Küçükbaşa Destek Projesi’, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir. Projenin sahada karşılık bulmaya başlaması, üreticimizin moral ve motivasyonunu da güçlendirmiştir.

Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, gençlerin ve kadınların üretime kazandırılması ve kırsalda sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulması açısından bu proje büyük önem taşımaktadır. Bu destekler sayesinde hem hayvan varlığımız artacak hem de yerli ve milli üretim anlayışı daha da güçlenecektir.”

Genel Başkan Çelik, açıklamasının devamında desteklerinden dolayı devletin en üst kademelerine teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Üreticimizin her daim yanında duran, tarım ve hayvancılığı stratejik bir alan olarak gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, küçükbaş yetiştiricilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum.

Kırsalda üretimin güçlenmesi; şehirlerin yükünün hafiflemesi, istihdamın artması ve ülkemizin geleceğe daha güvenle bakması demektir. Atılan bu adımların artarak devam edeceğine olan inancımız tamdır.”

Genel Başkan Çelik, açıklamasının sonunda; TÜRKYED olarak sektörün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunacaklarını belirterek “ Bizler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri TÜRKYED olarak, üreticimizin sesi olmaya, sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye ve sektörümüzün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Kırsalda bereketin artması, üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün daha da yükselmesi en büyük temennimizdir” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kucukbasa-tarihi-destek-7560.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kucukbasa-tarihi-destek-7560.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kucukbasa-tarihi-destek-7560-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kucukbasa-tarihi-destek-7560.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kucukbasa-tarihi-destek/29621/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 10:30:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ 2026'nın ilk 50 gününde 1,5 milyon kişi icralık oldu]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın bankalara olan toplam borcunun 6 trilyon 315 milyar lirayı aştığını, sadece bir buçuk ayda borçların 242 milyar lira arttığını açıkladı. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın bankalara olan toplam borcunun 6 trilyon 315 milyar lirayı aştığını, sadece bir buçuk ayda borçların 242 milyar lira arttığını açıkladı. 

Gürer, 2025’te vatandaşın ödediği faizin 1,2 trilyon liraya ulaştığını, 4,2 milyon kişinin takibe düştüğünü ve icra dosyalarının 24,3 milyona çıktığını belirterek “Vatandaş borçla ayakta duruyor, bankalar kâr rekoru kırıyor” dedi.

“VATANDAŞIN BORCU BİR BUÇUK AYDA 242 MİLYAR 818 MİLYON TL ARTTI”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de milyonlarca insan emeğiyle değil, borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Rakamlar ortada ve tablo her geçen gün daha ağırlaşıyor. 2026 yılının 13 Şubat haftası itibarıyla vatandaşın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu 5 trilyon 948 milyar 456 milyon TL’ye ulaştı. Buna 265 milyar 852 milyon TL takipteki kredi ve kredi kartı borcu ile 101 milyar TL varlık yönetim şirketlerine devredilmiş borç eklendiğinde, toplam borç 6 trilyon 315 milyar 308 milyon TL’ye çıkmış durumda. Oysa daha 2 Ocak 2026 haftasında toplam borç 6 trilyon 72 milyar 490 milyon TL idi. Yani sadece yaklaşık bir buçuk ayda vatandaşın borcu 242 milyar 818 milyon TL arttı. Bu artış, yüzde 4’e yaklaşan bir yükseliş demektir. Yılın daha ilk haftalarında ortaya çıkan bu tablo, borç sarmalının hız kesmediğini açıkça göstermektedir,” dedi.

“VATANDAŞ FAİZE ÇALIŞIYOR”

2025 yılı sonunda vatandaşın bireysel krediler için ödediği faizin 719 milyar 879 milyon TL, kredi kartları için ödediği faizin ise 502 milyar 343 milyon TL olduğunu, toplam faiz ödemesinin 1 trilyon 222 milyar 222 milyon TL’ye ulaştığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir yıl önce, 2024 sonunda bu tutar 856 milyar 614 milyon TL idi. Yani vatandaşın bankalara ödediği faiz sadece bir yılda yüzde 42 oranında arttı. Bakın, 1 trilyon 222 milyar liralık faiz; birçok bakanlığın toplam bütçesini aşan bir tutardır. Vatandaşın cebinden çıkan para bu,” diye konuştu

Gürer, “Aynı dönemde bankaların 2025 yılı sonundaki kârı 940 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşti. Vatandaş borç batağında, faiz yükü altında ezilirken; bankalar neredeyse 1 trilyon liraya yaklaşan kâr açıklıyor,” dedi.

“43,6 MİLYON KİŞİ KREDİ KULLANIYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon artarak 43,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye’nin yetişkin nüfusunun çok büyük bir bölümü kredi kullanır hâle gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi ise 136 bin TL,” şeklinde konuştu.

Gürer, “Bu ne demek? Her kredi kullanan vatandaşın sırtında ortalama 136 bin liralık borç var demektir. Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaş için bu rakam, yıllık gelirinin önemli bir kısmına denk gelmektedir. 2025 yılında 2 milyon 114 bin 107 kişi bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındı. 2024 yılı sonunda bu sayı 1 milyon 859 bin 843 kişiydi. Yani bir yılda takibe düşen kişi sayısında yaklaşık 254 bin kişilik artış yaşandı,” dedi.

Gürer ayrıca, güncel olarak takipte olan vatandaş sayısı 4 milyon 207 bin 174 kişiye çıktığını ve  bu rakamın birçok ilin nüfusundan daha fazla insanın borcunu ödeyemediği anlamına geldiğini ifade etti.

“İCRA DOSYALARI BÜYÜYOR”

21 Şubat 2026 tarihi itibarıyla, yılın daha ikinci ayı dolmadan icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 1 milyon 539 bin 602 olduğunu ve derdest, yani hâlen işlemde olan toplam dosya sayısının ise 24 milyon 295 bin 54’e yükseldiğini belirten Gürer,  “Geçen yıl aynı tarihte, 21 Şubat 2025’te derdest dosya sayısı 22 milyon 557 bin 957 idi. Yani bir yılda yaklaşık 1 milyon 737 bin dosya artışı yaşandı. Bu artış, yaklaşık yüzde 7,7’lik bir yükselişe işaret ediyor. Bu dosyaların her biri bir aile demektir, bir esnaf demektir, bir işçi demektir,” diye konuştu.

Gürer, “21 Şubat 2026 itibarıyla icra daireleri tarafından 982 araç satışa çıkarıldı. Aynı tarihte sulh hukuk ve icra daireleri tarafından 1094 daire satışa çıkarıldı. Bu sadece bir günün ya da bir haftanın değil, ekonomik tablonun somut yansımasıdır. İnsanlar arabasını, evini kaybetme noktasına gelmiş durumda” diyerek yaşan sürece tepki gösterdi.

Gürer ayrıca her dakika 21 icra dosyası geldiğini de belirterek durumun artık bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir ekonomik krize dönüştüğünü, milyonlarca ailenin icra tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.

“BU TABLO YÖNETENLERİ DÜŞÜNDÜRMELİDİR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de ekonomik sorunlar sadece enflasyon rakamlarından ibaret değildir. Bu sorunlar, vatandaşın bankalara olan 6,3 trilyon liralık borcunda, 1,2 trilyon liralık faiz ödemesinde, 4,2 milyon kişinin takibe düşmesinde ve 24 milyonu aşan icra dosyasında somutlaşmıştır. Vatandaş borçla yaşamaya mahkûm edilmemelidir. Gelir artmadan, üretim güçlenmeden, adil bir bölüşüm sağlanmadan bu tablo değişmez. Bankaların kâr rekorları kırdığı; vatandaşın ise faiz ve icra kıskacında ezildiği bu düzeni değiştireceğiz. İnsanca, hakça bir düzen kuracağız,” dedi.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/2026-nin-ilk-50-gununde-1-5-milyon-kisi-icralik-oldu-3664.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/2026-nin-ilk-50-gununde-1-5-milyon-kisi-icralik-oldu-3664.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/2026-nin-ilk-50-gununde-1-5-milyon-kisi-icralik-oldu-3664-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/2026-nin-ilk-50-gununde-1-5-milyon-kisi-icralik-oldu-3664.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/2026-nin-ilk-50-gununde-1-5-milyon-kisi-icralik-oldu/29618/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ocak ayında 11 bin 232 yeni şirket kuruldu]]></title>
			<description><![CDATA[Ocak 2026 döneminde toplam 11 bin 232 şirket ve kooperatif kuruldu,  bu şirketlerin 400’ü Suriye ortaklı olmak üzere toplan 818’i yabancı ortak sermayeli .]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ocak 2026 döneminde toplam 11 bin 232 şirket ve kooperatif kuruldu,  bu şirketlerin 400’ü Suriye ortaklı olmak üzere toplan 818’i yabancı ortak sermayeli .

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) açıkladığı istatistiklere göre Ocak 2026’da kurulan şirketlerin sayısında bir önceki aya göre yüzde 13,1 azaldı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 arttı. 

Ocak 2026 döneminde tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleştirildi. Bu dönemde toplam 11 bin 232 şirket ve kooperatifin yüzde 90,2’si limited şirket, yüzde 8,8’i anonim şirket, yüzde 1’i ise kooperatif. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 36’sı İstanbul, yüzde 11,2’si Ankara, yüzde 5,7’si İzmir’de kuruldu. 

Kurulan şirketlerin yapısı

Ocak 2026’da kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı bir önceki aya göre yüzde 39,9 oranında azaldı. 

Ocak 2026’da şirket ve kooperatiflerin 3 bin 861’i ticaret, bin 644’ü inşaat ve bin 466’sı imalat sektöründe kuruldu. 768 gerçek kişi ticari işletmesi ise inşaat sektöründe faaliyete başladı. 

Bu dönemde kurulan 117 kooperatifin 77’si konut yapı kooperatifi 18’i işletme kooperatifi, 12’si motorlu taşıyıcılar kooperatifi olarak kuruldu. 

Yabancı ortaklı şirketler

Ocak 2026’da 818 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. Bu şirketlerin 400’ü Suriye, 122’si Türkiye, 42’si Almanya ortaklı yapılar. 

Kurulan 818 yabancı ortak sermayeli şirketin 60’ı anonim, 758’i limited şirket. Ocak 2026’te kurulan şirketlerin 144’ü uzmanlaşmamış toptan ticaret, 79’u inşaat, 33’ü İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri sektöründe 

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 83,7’si yabancı ortağa ait. 

Kapanan şirketler 

Ocak 2026 döneminde toplan bin 664 şirket ve kooperatif kapandı. Kapanan şirket ve kooperatiflerin; 562’si toptan ve perakende ticaret, 237’si imalat, 141’i inşaat sektöründe faaliyet gösteriyordu. 

Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 78 kapanan kooperatif sayısında yüzde 84,3 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 24,4 oranında azalış olmuştur.

Ocak 2026’da kapanan şirket sayısı 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 18, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 10,8, kapanan kooperatif sayısı yüzde 26,8 oranında azaldı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ocak-ayinda-11-bin-232-yeni-sirket-kuruldu-7733.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ocak-ayinda-11-bin-232-yeni-sirket-kuruldu-7733.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ocak-ayinda-11-bin-232-yeni-sirket-kuruldu-7733-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/ocak-ayinda-11-bin-232-yeni-sirket-kuruldu-7733.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/ocak-ayinda-11-bin-232-yeni-sirket-kuruldu/29613/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Firma ve ürün denetimlerinde 506 milyon lira ceza]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı birimlerince yılbaşında bu yana yapılan firma ve ürün denetimlerinde toplam 506 milyon lira para cezası kesildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı birimlerince yılbaşında bu yana yapılan firma ve ürün denetimlerinde toplam 506 milyon lira para cezası kesildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, iç denetim birimlerince yılın ilk 45 gününde 48 bin 122 firma, 5 milyon 683 bin 898 ürün denetlendi. Tespit edilen aykırılıklara yönelik yaklaşık 506 milyon idari idari para cezası uygulandı. 

Sadece İstanbul’da 2026 yılının ilk 45 gününde 29 bin 626 firma denetlenmiştir. Yapılan kontrollerde 20 bin 79 ihlal tespit edildi ve bunlar hakkında 80 milyon liralık idari para cezası işlemi yapıldı. 

Ürün denetimleri

İstanbul’da yapılan ürün denetimlerinde aykırılık tespit edilen 10 bin 847 ürün için yaklaşık 43 milyon lira ceza kesildi. İstanbul'da 885 bin 734 adet ürün için denetim yapıldı. 

Denetimlerin Ankara ayağında 1 milyon 357 bin 149adet, Antalya ayağında 995 bin 882 ürün denetimden geçirildi. 

Haksız rekabet denetimleri 

Haksız rekabet uygulamaları kapsamında ise 7 bi 999 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, aykırı eylemi tespit edilen 330 kişiye toplamda 237,7 milyon lira idari para cezası uygulandı. 

Bu kapsamda ön ödemeli konut satışları, abonelik ve mesafeli satış sözleşmeleri gibi alanlardaki aykırılıklardan dolay 201 milyon lira, reklam ve haksız ticari uygulama denetimleri çerçevesinde 34,4 milyon lira, ürün güvenliği denetimlerinde ise 2,4 milyon lira ceza işlemi gerçekleştirildi.

Otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri kapsamında yapılan denetimler neticesinde 10 bin 497 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Yapılan incelemeler sonucunda aykırı fillerde bulunduğu tespit edilen bin 160 gerçek ve tüzel kişiye toplamda 188,3 milyon lira idari para cezası kesildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/firma-ve-urun-denetimlerinde-506-milyon-lira-ceza-4812.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/firma-ve-urun-denetimlerinde-506-milyon-lira-ceza-4812.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/firma-ve-urun-denetimlerinde-506-milyon-lira-ceza-4812-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/firma-ve-urun-denetimlerinde-506-milyon-lira-ceza-4812.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/firma-ve-urun-denetimlerinde-506-milyon-lira-ceza/29601/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İmamoğlu Karsantılı Hasan Huzurevi hizmete açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[İmamoğlu Karsantılı Hasan Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi açıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Açılış programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek ile il protokolü ve çok sayıda davetli katıldı.

“Büyüklerimizin Konforu İçin Çalışıyoruz”

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş konuşmasında, yaşlı vatandaşların hayatlarını daha konforlu, huzurlu ve mutlu hale getirmek için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Hizmete açılan merkezin hem Adana’ya hem de büyüklerimize hayırlı olmasını dileyen Göktaş, sosyal hizmet yatırımlarının artarak devam edeceğini ifade etti.

‘’Hayırseverlere Teşekkür’’

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, böylesi anlamlı bir eserin şehre kazandırılmasına vesile olan hayırseverler Asiye Hülya ve İbrahim Tosmur başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, merkezin kıymetli büyüklere hayırlı olmasını temenni etti.

“Büyüklerimize Vefa Hizmet Siyasetimizin Temelidir”

Açılışta konuşan İl Başkanı Tamer Dağlı, merkezin Adana’ya kazandırılmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, yaşlı vatandaşların huzur ve güven içinde hayatlarını sürdürebilecekleri modern bir sosyal hizmet tesisinin şehre kazandırıldığını ifade etti.

“Medeniyetimizin Temelinde Büyüklerimize Hürmet Var”

Milletvekili Faruk Aytek ise konuşmasında, AK Parti’nin büyüklerine hürmeti medeniyet şuurunun ve hizmet siyasetinin merkezine yerleştirdiğini vurgulayarak, merkezin Adana’nın sosyal hizmet altyapısına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/imamoglu-karsantili-hasan-huzurevi-hizmete-acildi-422.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/imamoglu-karsantili-hasan-huzurevi-hizmete-acildi-422.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/imamoglu-karsantili-hasan-huzurevi-hizmete-acildi-422-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/imamoglu-karsantili-hasan-huzurevi-hizmete-acildi-422.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/imamoglu-karsantili-hasan-huzurevi-hizmete-acildi/29600/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:37:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'li Bulut, Bu ekonomi politikası iflas etmiştir]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ankara’da dört kişilik bir ailenin yalnızca barınma ve zorunlu temel giderler için ödemesi gereken aylık tutarın 28 bin 680 TL’ye ulaştığını söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ankara’da dört kişilik bir ailenin yalnızca barınma ve zorunlu temel giderler için ödemesi gereken aylık tutarın 28 bin 680 TL’ye ulaştığını söyledi. Bulut, “Bu hesapta mutfak harcaması yok, çocukların eğitim giderleri yok, sağlık masrafı yok, kıyafet yok, sosyal yaşam yok. Yani bir ailenin hiçbir şey yapmamasının, hiçbir şey yememesinin, sadece evinde oturmasının ve işe gidip gelmesinin maliyeti” dedi.

CHP’li Bulut, “Merkez Bankası verilerine göre Ankara’da ortalama kira bedelinin 21 bin TL’ye ulaştığını belirterek şu kalemleri sıraladı: 2 bin TL doğalgaz, 750 TL elektrik, 350 TL su, iki kişi için 1.000 TL cep telefonu, internet 500 TL ve yine iki kişi için 3.080 TL ulaşım gideri. Toplam 28 bin 680 TL. Bu rakam, ekonomik krizin vatandaşın sofrasına, cebine ve evine nasıl yansıdığının en net göstergesidir” ifadelerini kullandı.

“Asgari üret daha başlamadan eriyor”

Asgari ücretin 28 bin 075 TL, en düşük emekli maaşının ise 20 bin TL olduğunu hatırlatan Bulut, “Bugün asgari ücret, daha mutfak alışverişi yapılmadan bitmektedir. En düşük emekli maaşı ise yalnızca kiraya bile yetmemektedir. Bu tablo, milyonlarca insanı daha ayın başında eksiye düşüren Ak Parti’nin kara düzenidir. İktidar yıllardır ‘enflasyon düşüyor’ masalı anlatıyor. Ancak vatandaşın gerçeği; pazarda, faturada, kirada yazıyor” dedi.

“Ya borçlanacaksınız ya da yaşamaktan vazgeçeceksiniz”

CHP’li Bulut, mevcut ekonomik koşullarda tek maaşlı bir ailenin yaşamını sürdürmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini vurgulayarak, şunları söyledi: 

“Çift gelirli hanelerde dahi kira ve faturalar ödendikten sonra geriye kalan para, temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya zor yetiyor. Çocukların eğitimi, bir hastalık, bir acil durum… Bunların hiçbiri bu hesapta yok. Vatandaşa iki seçenek bırakılmıştır: Ya borçlanacaksınız ya da yaşamaktan vazgeçeceksiniz.” 

Ulaşım ve iletişimin artık lüks değil, zorunluluk olduğunu belirten Bulut, “İşe gitmek için ulaşım şart. Çocukların eğitimi için internet şart. Ama bu zorunlu kalemler bile artık vatandaşın sırtında ağır bir yüke dönüşmüş durumda. Sosyal hayat ise neredeyse tamamen silinmiş durumda. Bir sinema, bir dışarıda yemek, bir hafta sonu etkinliği artık orta gelirli aile için bile erişilemez hale gelmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Bu ekonomi politikası iflas etmiştir

Konut kiralarındaki artışın yapısal bir barınma krizine dönüştüğünü ifade eden Bulut, sosyal konut üretiminin yetersizliğine ve kira piyasasındaki denetimsizliğe dikkat çekti. Bulut, “Kira artışları kontrol altına alınamıyor. Gelir artışları enflasyon karşısında eriyor. Bu denklem milyonlarca vatandaşı borç-icra sarmalına itiyor. Kredi kartı ve ihtiyaç kredileri, geçim aracı haline gelmiş durumda. Türkiye, yurttaşlarının ‘hiçbir şey yapmadan’ bile bu kadar ağır bir bedel ödediği bir ülke olmamalıdır. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam anayasal bir haktır. İktidarın görevi; vatandaşını yoksullukla terbiye etmek değil, refahını güvence altına almaktır. Bugün Ankara’da bir aile sadece kapısını kapatıp otursa bile 28 bin 680 TL ödüyorsa, ortada açık bir yönetim sorunu vardır. Bu ekonomi politikası iflas etmiştir” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/chp-li-bulut-bu-ekonomi-politikasi-iflas-etmistir-9334.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/chp-li-bulut-bu-ekonomi-politikasi-iflas-etmistir-9334.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/chp-li-bulut-bu-ekonomi-politikasi-iflas-etmistir-9334-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/chp-li-bulut-bu-ekonomi-politikasi-iflas-etmistir-9334.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/chp-li-bulut-bu-ekonomi-politikasi-iflas-etmistir/29594/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:41:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yılın ilk ayında 144 bin yeni taşıt]]></title>
			<description><![CDATA[Ocak ayında 144 bin 620 aracın kaydı yapıldı, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,7 daha düşük. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ocak ayında 144 bin 620 aracın kaydı yapıldı, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,7 daha düşük. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2026 dönemi motorlu kara taşıtı istatistikleri yayımlandı. 

Buna göre Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı.

Bunların yüzde 56,1'ini otomobil, yüzde 18,7'sini motosiklet, yüzde 18,4'ünü kamyonet, yüzde 3,3'ünü kamyon, yüzde 1,3'ünü minibüs, yüzde 1,3'ünü traktör, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. 

Aylık yüzde 41,7 azaldı

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 düştü. 

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı.

Yıllık yüzde 12,7 azaldı

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 düştü. 

Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 186,3, otobüste yüzde 38,2, kamyonda yüzde 24,5, kamyonette yüzde 9,5, minibüste yüzde 9,1 artarken traktörde yüzde 41,0, otomobilde yüzde 22,3 ve motosiklette yüzde 2,0 azaldı.

Toplam taşıt sayısı 33,7 milyon

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu.

Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7'sini otomobil, yüzde 21,2'sini motosiklet, yüzde 14,6'sını kamyonet, yüzde 6,9'unu traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

El değiştiren taşıtlar

Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı.

Bunların yüzde 70,3'ünü otomobil, yüzde 15,7'sini kamyonet, yüzde 6,8'ini motosiklet, yüzde 2,9'unu traktör, yüzde 1,9'unu kamyon, yüzde 1,7'sini minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

81 bin yeni otomobil trafikte

Ocak ayında 81 bin 108 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı.

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,9'u Renault, yüzde 8,6'sı Toyota, yüzde 7,8'i Peugeot, yüzde 7,0'ı Fiat, yüzde 6,4'ü Volkswagen, yüzde 6,2'si Citroen, yüzde 6,0'ı Opel, yüzde 5,8'i Hyundai, yüzde 5,6'sı TOGG, yüzde 4,6'sı BYD, yüzde 3,1'i Chery, yüzde 2,7'si Ford, yüzde 2,7'si Nissan, yüzde 2,6'sı Skoda, yüzde 1,8'i Mercedes-Benz, yüzde 1,7'si BMW, yüzde 1,6'sı Volvo, yüzde 1,4'ü Audi, yüzde 1,1'i Kia, yüzde 0,9'u Jaecoo ve yüzde 6,6'sı diğer markalardan oluştu. 

Yüzde 42,8 benzinli, yüzde 18,9’u elektrikli

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 42,8'i benzinli. 

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 42,8'i benzin, yüzde 28,6'sı hibrit, yüzde 18,9'u elektrikli, yüzde 9,4'ü dizel ve yüzde 0,3'ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise yüzde 32,5'i dizel, yüzde 31,0'ı benzin, yüzde 30,0'ı LPG, yüzde 4,1'i hibrit ve yüzde 2,2'si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise yüzde 0,2'dir.

En fazla 1300 motor 

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 34,1'i 1300 ve altı, yüzde 14,2'si 1401-1500, yüzde 13,3'ü 1501-1600, yüzde 10,8'i 1301-1400, yüzde 8,1'i 1601-2000, yüzde 0,7'si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip.

En fazla gri renk var

Ocak ayında kaydı yapılan otomobillerin 33 bin 511'i gri renkli.

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 41,3'ü gri, yüzde 27,5'i beyaz, yüzde 10,2'si mavi, yüzde 10,1'i siyah, yüzde 5,7'si yeşil, yüzde 2,9'u kırmızı, yüzde 1,4'ü kahverengi, yüzde 0,4'ü turuncu ve yüzde 0,2'si sarı renkli
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/yilin-ilk-ayinda-144-bin-yeni-tasit-1641.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/yilin-ilk-ayinda-144-bin-yeni-tasit-1641.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/yilin-ilk-ayinda-144-bin-yeni-tasit-1641-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/yilin-ilk-ayinda-144-bin-yeni-tasit-1641.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/yilin-ilk-ayinda-144-bin-yeni-tasit/29590/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[17 yılda alım gücü eriyen banknotun hazin öyküsü]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 200 TL’lik banknotun 17 yıl içindeki alım gücü kaybını rakamlarla ortaya koydu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 200 TL’lik banknotun 17 yıl içindeki alım gücü kaybını rakamlarla ortaya koydu. Veriler, Türkiye’de en büyük banknotun yıllar içinde nasıl “pul” haline geldiğini çarpıcı örneklerle gözler önüne seriyor.

CHP’li Bulut’un açıklamaları şöyle:

“Tedavüle girdiği 2009 yılında 131 dolara karşılık gelen 200 TL, bugün yalnızca 4,57 dolar satın alabiliyor. Bu dramatik düşüş, Türk lirasının döviz karşısındaki değer kaybını ve yüksek enflasyonun etkisini açık biçimde ortaya koyuyor.

200 TL ile 17 yıl önce 3 adet çeyrek altın alınabilirken bugün yalnızca 0.016 çeyrek altın alınabiliyor. Kuyumcuya giden bir vatandaşın 12.350 TL’den satılan bir çeyrek altını alabilmesi için tam 62 adet 200 TL banknotu cebine koyması gerekiyor. Bir zamanlar birkaç banknotla yapılan alışveriş, bugün tomarla para taşımayı zorunlu kılıyor.

2009’da 63.5 litre benzin alınabilen 200 TL ile artık arabanın deposunu doldurmak imkânsız. En büyük banknot ile bugün akaryakıt istasyonundan yalnızca 3.44 litre benzin alınabiliyor. Bu tablo, akaryakıt fiyatlarındaki artışın vatandaşın günlük yaşamına nasıl yansıdığını gösteriyor.

200 TL’deki erime mutfakta da hissediliyor 

Alım gücündeki gerileme yalnızca döviz ve akaryakıtla sınırlı değil; mutfak masrafında da net biçimde hissediliyor. 2009’da 15 kilogram dana eti ya da 11.7 kilogram kıyma alınabilen 200 TL ile artık kasaplardan gramla alışveriş yapılabiliyor.

200 TL ile markete gidildiğinde 2009’da 18.3 kilogram alınan beyaz peynirden bugün yalnızca 270 gram sepete atılabiliyor. 200 liranın satın alma gücü 17 yılda 500 ekmekten 13.3 ekmeğe kadar gerilemiş durumda. Temel gıda ürünlerindeki bu fark, dar gelirli vatandaş için geçim mücadelesini daha da ağırlaştırıyor.

200 lira ile 2009 yılında 5 litresi 12,45 lira olan sıvı yağdan 16 teneke alınabilirken, bugün yalnızca 1.7 litre alınabiliyor. Kilosu 9 TL olan kaşardan 22,2 kilo alınabilirken, artık sadece 320 gram alınabiliyor.

Rakamlar, 200 TL’nin 17 yıl içinde hem döviz karşısında hem de temel ihtiyaç ürünlerinde ciddi bir değer kaybına uğradığını gösteriyor. En büyük banknotun dahi günlük harcamalarda yetersiz kalması, ekonomik koşulların vatandaşın cebine ve sofrasına nasıl yansıdığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/17-yilda-alim-gucu-eriyen-banknotun-hazin-oykusu-2354.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/17-yilda-alim-gucu-eriyen-banknotun-hazin-oykusu-2354.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/17-yilda-alim-gucu-eriyen-banknotun-hazin-oykusu-2354-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/17-yilda-alim-gucu-eriyen-banknotun-hazin-oykusu-2354.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/17-yilda-alim-gucu-eriyen-banknotun-hazin-oykusu/29586/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 11:01:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnşaat üretimi Aralık ayında arttı]]></title>
			<description><![CDATA[İnşaat üretim endeksi Aralık 2025 döneminde yıllık yüzde 7,5, aylık yüzde 1,9 artış gösterdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İnşaat üretim endeksi Aralık 2025 döneminde yıllık yüzde 7,5, aylık yüzde 1,9 artış gösterdi. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Aralık 2025 döneminde inşaat üretimi yıllık bazda yüzde 7,5 arttı.

İnşaatın alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,4, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 5,8 ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 5,5 artış kaydetti. 

Aylık bazda artış

İnşaat üretimi Aralık 2025 döneminde aylık bazda yüzde 1,0 arttı.

İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,3 ve bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 0,9 arttı. Buna karşın özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 0,4 azaldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/insaat-uretimi-aralik-ayinda-artti-7372.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/insaat-uretimi-aralik-ayinda-artti-7372.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/insaat-uretimi-aralik-ayinda-artti-7372-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/insaat-uretimi-aralik-ayinda-artti-7372.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/insaat-uretimi-aralik-ayinda-artti/29585/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:46:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer: 2025 yılında 739 bin baş hayvan ithal edildi]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin son 10 yıllık canlı sığır ithalat verilerini değerlendirdi. 2025 yılının ithalat faturasına dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısı azalırken döviz faturası katlandı. İthalat artık bir çözüm değil, ekonominin sırtında ağır bir yük haline geldi” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık politikalarında yaşanan çıkmazı verilerle ortaya koydu. 2025 yılında gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatının maliyet bazında en yüksek seviyelerine ulaştığını vurgulayan Gürer, buna rağmen et fiyatlarında düşüşün sağlanamadığını ifade etti.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın ülkemizi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “İthalat et fiyatlarını düşürmedi, döviz kaybını büyüttü .2010 yılında 11 Milyon 500 bin Büyükbaş varlığımız artan nüfus dikkate alındığında 10 yılda yapılan 10 milyon baş aşan hayvan ithalatına rağmen   çözümcü bir sonuca eremedi” dedi.

 2025: 2018’DEN SONRA EN YÜKSEK İTHALAT FATURASININ KESİLDİĞİ YIL

Türkiye’nin 2016–2025 dönemindeki canlı sığır ithalat verilerini  değerlendiren  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının 1 milyar 191 milyon dolarlık fatura ile Türkiye tarihinin tutar bazında en büyük ikinci ithalat yılı olduğunu söyledi.

TBMM Tarım Orman ve Köyişleri  komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “2018 yılındaki 1 milyar 692 milyon dolarlık rekorun ardından, en yüksek döviz çıkışını 1 milyar 191 milyon dolar ile 2025 yılında yaşandı. 2023’teki 1 milyar 163 milyon dolarlık ve 2017’deki 1 milyar 159 milyon dolarlık rakamları geride bırakıldı. Bu tablo, ithalatın geçici bir pansuman değil, ne yazık ki kalıcı ve maliyetli bir bağımlılık haline geldiğini  gösteriyor ,” diye konuştu.

HAYVAN SAYISI AZALDI, ÖDENEN PARA ARTTI

İthal edilen hayvan sayıları ile ödenen bedeller arasındaki farka  dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Daha az hayvan almamıza rağmen çok daha fazla döviz ödedik” diyerek birim maliyetlerdeki artışa işaret etti. Gürer, “2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu sayı 739 bin 706 baş olarak gerçekleşti. 2025’te ithal edilen hayvan sayısı 2018 yılının altında kalmasına rağmen, fatura arttı. Bu durum, hayvan başına maliyetin arttığını gösteriyor” dedi.

HAYVAN BAŞINA İTHALAT MALİYETİ YÜZDE 65’TEN FAZLA ARTTI

Birim maliyet artışının rakamlarla  anlatan Ömer Fethi Gürer, “2019 yılında bir hayvanın ithalat maliyeti yaklaşık 976 dolar iken, bu rakam 2024’te 1.888 dolara kadar çıktı, 2025’te ise 1.610 dolar seviyelerinde gerçekleşti. Sadece altı yıl içinde hayvan başına maliyet yüzde 65’in üzerinde arttı. İthalat, iddia edildiği gibi et fiyatlarını düşürmedi; aksine ülkeyi daha pahalı bir hayvancılık modeline mahkûm etti,” dedi.

İTHALAT DAMIZLIK DEĞİL, KESİMLİK AĞIRLIKLI

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerinin ithalatın niteliğindeki sorunu da belirtti. Toplam ithalatın yaklaşık yüzde 88’inin damızlık dışı (besilik ve kesimlik) hayvanlardan oluştuğunu kaydeden  Ömer Fethi Gürer, “2025’te ithal edilen 739 bin hayvanın sadece 68 bin 707’si damızlık. Geriye kalan 670 bin 999 baş hayvan doğrudan kesime ya da besiye giden hayvanlar. Bu tablo, sürüyü büyütmeye değil günü kurtarmaya yönelik bir anlayışın sonucudur. Üretimi artırmayan, sadece tüketimi ithalatla ikame etmeye çalışan bu zihniyet sorunu derinleştiriyor.” Dedi.

DAHA AZ ET, DAHA FAZLA DÖVİZ

Kilo bazlı verilerin pazarlık gücünün zayıfladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018 yılında 440 bin ton canlı hayvan ithal edilirken, 2025 yılında bu miktar 239 bin tona geriledi. Canlı ağırlık bazında yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş söz konusu. Ancak ödenen döviz neredeyse aynı seviyede kaldı. Yani Türkiye daha az et alıyor ama neredeyse aynı dövizi ödüyor. Bu tablo, hayvancılıkta dışa bağımlılığın arttığını ve ülkenin pazarlık gücünün ciddi biçimde eridiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“İTHALAT HAYVANCILIĞI KURTARMADI, ÇÖKERTTİ”

Gelinen noktada ithalat merkezli politikaların değişmesi gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, çözümün yerli üretimde olduğunu söyledi. “Hayvan ithalatı arttıkça et ucuzlamadı. Üretici maliyetler altında ezilip üretimden çekilirken, tüketici pahalı et yemeye devam etti. Çözüm bellidir: Yerli üreticiyi desteklemek, yem maliyetlerini, buzağı ölümleri ve hayvan hastalıkları önlemek kesimlik kadar besilik hayvancılığı desteklemektir. Bu tablo değişmezse hem üretici hem tüketici sorun yaşamaya devam eder. Et ve Süt Kurumu ithalatçı bir anlayışla bu süreçte olması yerine yerli hayvancılığı destekler uygulamalara yöneltilmelidir.2026 yılı için 500 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı öngörülmektedir. Ayrıca 200 baş hayvan üzeri işletmeciler istediği yerde kesim yapabilecekken 200 den az hayvan olan   Et ve Süt Kurumu üzerinden kesime zorlanması da besiciler tepki göstermektedir” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/gurer-2025-yilinda-739-bin-bas-hayvan-ithal-edildi-1090.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/gurer-2025-yilinda-739-bin-bas-hayvan-ithal-edildi-1090.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/gurer-2025-yilinda-739-bin-bas-hayvan-ithal-edildi-1090-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/gurer-2025-yilinda-739-bin-bas-hayvan-ithal-edildi-1090.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-2025-yilinda-739-bin-bas-hayvan-ithal-edildi/29579/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[OYAK Çimento “Renkli Yakalar” projesi ]]></title>
			<description><![CDATA[OYAK Çimento çalışanlarının gönüllülük hareketi “Renkli Yakalar”, Ünye İnönü İlkokulu’nun bahçesini modern bir spor alanına dönüştürdü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye çimento sektörünün lideri OYAK Çimento, hayata geçirdiği “Renkli Yakalar” projesiyle toplumsal fayda sağlamaya devam ediyor.  OYAK Çimento tarafından uygulanan proje kapsamında; şirket katkısının yanı sıra OYAK Çimento çalışanlarından oluşan gönüllü ekiplerle, Ünye İnönü İlkokulu’nun bahçesini yeni spor ekipmanları ve zemin düzenlemeleriyle baştan aşağı yenilenerek öğrencilere modern bir spor alanı armağan edildi. Renkli Yakalar projesi; OYAK Çimento’nun faaliyette bulunduğu lokasyonlarda eğitimden çevreye, spordan sosyal dayanışmaya kadar pek çok farklı alanda toplumsal gelişimi destekleyen faaliyetlerini kapsıyor. 

“Liderliği sadece rakamlarla ölçmüyoruz ”

Okuldaki açılış töreninde konuşan OYAK Çimento Ünye Fabrika Direktörü Özhan İnceoğlu, liderliği sadece üretim rakamlarıyla değil, topluma sağladıkları katkıyla ölçtüklerini ifade ederek şunları dile getirdi: “TCC Group Holdings çatısı altında küresel bir ailenin parçasıyız ancak kalbimiz her zaman fabrikalarımızın bulunduğu bölgelerdeki komşularımızla birlikte atıyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim vizyonundan ilham alarak, evlatlarımıza sporun disiplinini ve takım ruhunu kazandıracak bir alan hediye etmek istedik. Gönüllü ‘Renkli Yakalar’ ekibimize bu içten dokunuşları için teşekkür ediyorum.”

Projeye dair bir mesaj paylaşan OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, sosyal sorumluluğun şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: “OYAK Çimento olarak ‘Globalde Lokal Oyuncu’ olma vizyonumuz, sadece ticari bir strateji değil; içinde yaşadığımız topluma ve çevreye karşı sorumluluklarımızı da kapsayan bir duruştur. Çalışanlarımızın kendi istekleriyle bir araya gelerek oluşturduğu ‘Renkli Yakalar’ gönüllülük hareketi, bu vizyonun en değerli meyvesidir. Çocuklarımızın geleceğine katkı sunmaya, bölgemize değer katmaya devam edeceğiz.”

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/oyak-cimento-renkli-yakalar-projesi-7614.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/oyak-cimento-renkli-yakalar-projesi-7614.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/oyak-cimento-renkli-yakalar-projesi-7614-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/oyak-cimento-renkli-yakalar-projesi-7614.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/oyak-cimento-renkli-yakalar-projesi/29571/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 13:47:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sütcü’den sanayicilere teşekkür!]]></title>
			<description><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü,  AOSB 20. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ardından sanayicilere teşekkürn mesajı yayımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü,  AOSB 20. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ardından sanayicilere teşekkürn mesajı yayımladı.

Sütcü, mesajında, genel kurulun %93,5 gibi rekor bir katılım oranıyla gerçekleştiğini hatırlatarak bunun AOSB’nin birlik ruhunu ortaya koyduğunu söyledi.

Sütcü, “Bu muazzam katılım seviyesi, AOSB’nin sadece bir sanayi bölgesi değil; ortak akıl ve dayanışma ile yönetilen dev bir aile olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır” dedi.

Güveniniz bizim için bir emanettir

Önümüzdeki dört yıllık dönem için görev yapacak Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve OSBÜK delegelerinin seçildiğini anımsatan Sütcü, sanayicilere teşekkür ederek şunları kaydetti:

“Şahsıma ve arkadaşlarımıza gösterdiğiniz sarsılmaz güven için her birinize en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu seçim sonucu bizim için sadece bir görev yetkisi değil; omuzlarımızda taşıdığımız, sorumluluğu yüksek ve bir o kadar da onurlu bir emanettir.”

AOSB’nin gücü ortak emeğin ürünüdür

AOSB’nin bugün Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri olmasının kolektif bir başarı olduğuna dikkat çeken sütcü, şöyle devam etti:

“Bugün AOSB güçlü ise bu, her bir sanayicimizin emeği, alın teri ve kararlı duruşu sayesindedir. Seçim süreci geride kalmıştır; şimdi tek hedefimiz birlikte üretmek ve ortak geleceğimizi inşa etmektir.”

Sütcü, “Bizim lügatimizde ‘öteki’ yoktur; sadece ‘biz’ ve ‘AOSB’ vardır” diyerek sandığa yansıyan her fikrin yeni dönemin yol haritasının temel taşı olacağını vurguladı.

Daha hızlı, daha katılımcı yönetim

Yeni dönemdeki yönetim anlayışına değinen sütcü, ihtiyaçlara hızlı, bürokrasiden uzak ve sonuç odaklı çözümler sunmaya devam edeceklerini belirtti.

Sütcü, seçim sürecinde paylaşılan tüm projelerin hayata geçirileceğini ifade ederek şunları söyledi:

“Seçim süresince sizlerle paylaştığımız projeleri birer birer hayata geçireceğiz. Evimizden daha çok vakit geçirdiğimiz OSB’mizin kurumsal yapısını güçlendirmek ve marka değeri yüksek bir sanayi ekosistemi oluşturmak temel önceliğimiz olacaktır.”

Genel kurula teşekkür

Genel kurulun huzur içinde gerçekleşmesine katkı sunanlara ayrıca teşekkür eden Sütcü, şunları kaydetti:

“Divan Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Ali Bilici’ye, Divan Üyelerimiz Sayın Cafer Durhasan’a ve Sayın Beytullah Yıldız’a, Bakanlık Temsilcilerimize, emeği geçenlere ve bilhassa genel kurula bizzat katılarak bu demokrasi şölenine iştirak eden sanayicilerimize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.”

Sütcü mesajını şu ifadelerle tamamladı:

“Yeni dönemin bölgemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/sutcu-den-sanayicilere-tesekkur-5345.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/sutcu-den-sanayicilere-tesekkur-5345.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/sutcu-den-sanayicilere-tesekkur-5345-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/sutcu-den-sanayicilere-tesekkur-5345.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/sutcu-den-sanayicilere-tesekkur/29567/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:32:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AOSB Başkanı Sütcü, güven tazeledi]]></title>
			<description><![CDATA[ Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin geleceği açısından büyük önem taşıyan 20. Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, demokratik bir olgunluk ve sanayicilerin yoğun katılımla tamamlandı. Mevcut Başkan Bekir Sütcü, “Bu seçimin kaybedeni yok. Kazanan sanayicilerimiz ve Adana’mız olmuştur” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin geleceği açısından büyük önem taşıyan 20. Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, demokratik bir olgunluk ve sanayicilerin yoğun katılımla tamamlandı. Mevcut Başkan Bekir Sütcü, ekibiyle birlikte sanayicilerden bir kez daha güvenoyu aldığı seçim sonucunu değerlendirirken, “Bu seçimin kaybedeni yok. Kazanan sanayicilerimiz ve Adana’mız olmuştur” dedi.

AOSB Başkanlığı Seyhan Salonu'nda, rekabetin yüksek, ilginin yoğun olduğu seçim süreci, sanayicilerin birbiriyle olan güçlü iş birliği ve dostluk anlayışı çerçevesinde örnek bir atmosferde gerçekleşti. 503 sanayicinin oy kullandığı seçimde, mevcut Başkan Bekir Sütcü 268 oy, İsrafil Uçurum ise 235 oy aldı.

Türk Sanayisinin Güneydeki Üssü konumuyla kent, bölge ve ülke ekonomisine değer katan AOSB’nin genel kuruluna, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcileri, kamu kurum yöneticileri, oda başkanları, çok sayıda sanayici ve davetliler katıldı.

Genel kurulun Divan Başkanlığını üstlenen sanayici Mehmet Ali Bilici, bu genel kurulun sıradan bir seçim olmadığını, AOSB’nin geleceğini şekillendirecek kadronun belirleneceğini söyledi.

Yönetim ve denetim raporlarının okunup oy birliğiyle onaylanmasının ardından AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve başkan adayı Bekir Sütcü katılımcılara hitap etti. Sütcü konuşmasına, seçim bittikten sonra herkesin el ele, sarılarak bu salondan ayrılacağına inandığını söyleyerek başladı.

“AOSB Türkiye’nin gözbebeği”

Sütcü, Türkiye’nin İlk 500, İkinci 500 ile TİM 1000 listesinde yer alan tüm sanayicilere şükranlarını sunduğunu söyledi. AOSB’nin bugün geldiği noktayı rakamlarla anlatan Sütcü, “AOSB’miz Türkiye’nin gözbebeği sanayi bölgelerinden biri haline geldi” dedi.

Sütcü, AOSB’nin 22 milyon metrekarelik alana, 498 faal firmaya ve 41 bin 865 kişilik istihdama sahip olduğunu, Adana ihracatının yaklaşık yüzde 50’sinin, yani 2 milyar dolarının AOSB’de faaliyet gösteren sanayiciler tarafından gerçekleştiğini vurguladı.

“Türkiye’nin en büyük dördüncü OSB’siyiz”

Sütcü, “Adana Hacı Sabancı OSB bugün fiziki büyüklük, altyapı kapasitesi ve sanayi yoğunluğu bakımından 318 OSB içinde Türkiye’nin en büyük dördüncü organize sanayi bölgesidir” dedi. Sütcü, bunun yalnızca bir sıralama değil, yatırım gücünün ve kurumsal yönetimin göstergesi olduğunu söyledi.

Sanayicilerine elektriği, suyu ve diğer temel girdileri Türkiye’nin en uygun koşullarında sunmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Bekir Sütcü, genişleme alanları hakkında da bilgi verdi.

Sütcü, Sarıçam’daki 5’inci ilave alan çalışmalarının sürdüğünü,  3.348 hektarlık alan için 16 kurum görüşünden 15’inin alındığını, sürecin kısa sürede tamamlanacağını belirterek, “Bu çalışmalarla 22 milyon metrekareden 52 milyon metrekarelik alana çıkacağız” dedi.

Sütcü, kullanma suyu kapasitesinin 222 bin metreküpe çıkarıldığını ve bunun AOSB’nin 20–25 yıllık ihtiyacını karşılayacağını ifade etti.

Yeni projeler yolda

Sütcü yeni atıksu arıtma tesisinin 2026’da ihaleye çıkacağını, bölgeye tır parkı kazandırılacağını, 8 MW’lık GES projesinin hayata geçirileceğini, yap-işlet-devret modeliyle bir otel projesinin ve çamur kurutma tesisi yatırımlarının devam ettiğini söyledi.  Sütcü, 50 MW’lık enerji depolama projesinin ise Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkati çekti.

Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana için stratejik bir hamle olduğunu söyleyen Sütcü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. Sütcü, sahip oldukları bilgi ve deneyimle bu süreci en iyi şekilde yöneteceklerini vurguladı.

Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı ve AOSB Başkan adayı İsrafil Uçurum ise katılımcılara teşekkür ettikten sonra yalnızca bir başkan adayı değil, üretimin yükünü birlikte taşıyan bir sanayici olduğunu söyledi.

“Şeffaf, katılımcı ve ‘ben değil biz’ diyen bir yönetim anlayışını hakim kılacağız” diyen Uçurum, yönetimde iki dönem sınırı getireceklerini, bunun bir seçim vaadi değil yönetim felsefesi olduğunu vurguladı.

Uçurum, elektrik dağıtım bedeline karşı verdiği hukuki mücadele sonucu faturaların düştüğünü ve bunun tüm OSB’lere emsal olduğunu söyledi. Doğalgaz altyapısının kendi dönemlerinde çekildiğini belirten Uçurum, geçmiş yönetimlere teşekkür ederek vefat eden sanayicilere rahmet diledi.

Yeni yönetim kurulu seçildi

Yapılan oylama sonucunda AOSB Bekir Sütcü başkanlığındaki yeni yönetim kurulu Ömer Kaya, M. Nedim Büyüknacar, Mehmet Tosmur, Fatma Uluğ Ersöz, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, Tansel Ün, Noyan Yiğit Dağsuyu ve Hasan  Kılıç’tan oluştu. Denetim kuruluna ise  Can Ulaştırıcı ile Ali Fuat Batmaz seçildi.

Kazananı Kaybedeni Yok; Hep Birlikteyiz”

Sonuçların açıklanmasının ardından teşekkür konuşması yapan Başkan Bekir Sütçü, bu seçimlerde, güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı verildiğini belirterek, tüm sanayicilere teşekkür etti.

Sütçü, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“503 sanayicimizin iradesi sandığa yansımıştır. Kazananı ve kaybedeni olmayan bir seçim yaşadık. Burada tek kazanan AOSB’dir, Adana’dır ve sanayicimizdir. Hepimiz aynı gemideyiz; aynı hedefe birlikte yürüyoruz. Sanayicimizin her türlü görüşüne saygı duyuyoruz. Onları başımızın üstünde taşıyoruz.”

“Geçmişten gelen dayanışma sürecek”

Daha önce de benzer seçim süreçlerinden geçtiklerini hatırlatan Sütçü, kurumsal dayanışma geleneğinin devam edeceğini belirterek şöyle konuştu:

“Daha önce de farklı listelerde yer aldığımız arkadaşlarımızla hiçbir kırgınlık yaşamadan birlikte çalıştık. Bugün de aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Seçim bitti; şimdi işimize, üretimimize ve projelerimize odaklanma zamanı.”

Teşekkür mesajı

Konuşmasının sonunda tüm katılımcılara teşekkür eden Bekir Sütcü, “Bize güvenen, sandığa gelen, oy kullanan tüm sanayicilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu güveni boşa çıkarmamak için daha çok çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/aosb-baskani-sutcu-guven-tazeledi-3992.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/aosb-baskani-sutcu-guven-tazeledi-3992.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/aosb-baskani-sutcu-guven-tazeledi-3992-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/aosb-baskani-sutcu-guven-tazeledi-3992.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/aosb-baskani-sutcu-guven-tazeledi/29555/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 13:36:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kanatlı eti ihracatı geçici olarak durduruldu]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, “kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirlerin bugün itibarıyla hayata geçirildiğini” açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, “kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirlerin bugün itibarıyla hayata geçirildiğini” açıkladı. 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “son dönemde bölgesel gelişmelerin gıda piyasaları üzerindeki etkileriyle, iç talepte gözlemlenen artış ve dönemsel tüketim eğilimlerindeki değişimlerin” bazı ürün gruplarında fiyat hareketlerinin hızlanmasına neden olabildiği belirtildi. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu kapsamda, kanatlı eti piyasasında oluşan fiyat gelişmeleri yakından izlenmiş; fiyat oluşumlarının olağan piyasa şartları çerçevesinde seyredip seyretmediği titizlikle değerlendirilmiştir.

Bu çerçevede, piyasadaki arz-talep dengesini destekleyici bir adım olarak, kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün itibarıyla hayata geçirilmiştir.

Tüketicilerimizi mağdur edebilecek ve fahiş fiyat istismarı yoluyla piyasa işleyişini bozabilecek nitelikteki her türlü uygulama ve spekülatif fiyatlama davranışı, Ticaret Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmekte; gerekli denetim ve yaptırım süreçleri kararlılıkla yürütülmektedir.”

Açıklamada, gıda arz güvenliği kapsamındaki gelişmelerin yakından izlendiği ve denetimlerin yoğun bir şekilde sürdürüldüğü ifade edildi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kanatli-eti-ihracati-gecici-olarak-durduruldu-7966.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kanatli-eti-ihracati-gecici-olarak-durduruldu-7966.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kanatli-eti-ihracati-gecici-olarak-durduruldu-7966-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/kanatli-eti-ihracati-gecici-olarak-durduruldu-7966.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kanatli-eti-ihracati-gecici-olarak-durduruldu/29546/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 05:06:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Adana'daki KOBİ’lere 250 bin TL geri ödemesiz destek]]></title>
			<description><![CDATA[Adana ve Hatay’da faaliyet gösteren mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik danışmanlık, iş geliştirme ve hibe desteklerini içeren yeni bir program başlatıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adana ve Hatay’da faaliyet gösteren mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik danışmanlık, iş geliştirme ve hibe desteklerini içeren yeni bir program başlatıldı. Avrupa Birliği ve Alman Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) tarafından Türkiye Belediyeler Birliği ve Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle yürütülen program, depremden etkilenen bölgelerdeki işletmelerin ekonomik olarak güçlendirilmesini hedefliyor.

Program kapsamında, Adana ve Hatay’daki toplam 150 işletmeye danışmanlık ve iş geliştirme desteği sunulacak. Bu süreci tamamlayan ve belirlenen kriterleri karşılayan 120 işletme, 250 bin TL’ye kadar geri ödemesiz hibe desteğine hak kazanacak.

Kapsayıcı kalkınma yaklaşımının benimsendiği programda, kadınlar, gençler ve engelliler tarafından kurulan ya da bu grupları istihdam eden işletmelere öncelik tanınacak.

Programa başvuracak işletmelerin Adana veya Hatay’da yasal olarak kayıtlı olması, 2023 Şubat depremlerinden etkilenmiş olması, vergi mükellefi olması, ilgili meslek odalarına kayıtlı olunması ve herhangi bir icra takibinin bulunmaması gerekiyor. Bağımsız bir Komisyon aracılığıyla seçilen işletmeler eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden faydalanacak v bu sürecin sonunda  başarılı bir İş Geliştirme Planı hazırlayan işletmeler hibe almaya hak kazanacak.

Başvurular üç farklı dönemde Açık Çağrı yapılarak alınacak ve her dönem bağımsız olarak değerlendirilecek. İlk dönemde başvuru yapamayan ya da seçilemeyen işletmeler, sonraki dönemlerde tekrar başvuruda bulunabilecek.

Proje yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, iş geliştirme ve hibe desteği kapsamında sürecin hiçbir aşamasında herhangi bir ücret veya komisyon talep edilmediğini vurgulandı. Başvuru sürecinin her işletme sahibinin kolaylıkla tamamlayabileceği şekilde tasarlandığı belirtilirken, komisyon, aracılık ücreti ya da benzeri bir ödeme talep eden kişi veya kurumlara itibar edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.  Programla ilgili detaylı bilgiye ve başvuru formuna derneğin web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor:
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-daki-kobi-lere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek-1976.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-daki-kobi-lere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek-1976.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-daki-kobi-lere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek-1976-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/adana-daki-kobi-lere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek-1976.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/adana-daki-kobi-lere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek/29541/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 12:48:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karnabahar da tarlada kaldı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar üreticileriyle bir araya gelerek tarlada kalan ürünleri yerinde inceledi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazardaki fiyat ile üreticinin eline geçen bedel arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, “Pazarda 20 liraya satılan karnabahar, burada sökme bedelini bile karşılamadığı için üretici tarafından tarlada bırakıldı. Görüldüğü gibi karnabahar hâlâ tarlada” ifadelerini kullandı.

Yapılan masrafların karşılanamadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Buraya yapılan harcama çıkmadığı gibi, çiftçi alınan fidenin parasını bile ödeyemedi” dedi.

“BORÇ KORKUSUYLA KONUŞMAK İSTEMİYORLAR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, birçok üreticinin yaşadığı borç baskısı nedeniyle kamuoyuna konuşmaktan çekindiğini belirterek, “Birden çok çiftçi arkadaşımıza ‘gel konuş’ diyoruz. Diyorlar ki, ‘Bankaya borcumuz var. Yarın tahsilata gelirlerse ne yapacağız?’ O yüzden görünmek bile istemiyorlar” diye konuştu.

ÜRETİCİ “FİDECİYE DE BANKAYA DA BORCUMUZU ÖDEYEMEDİK”

Üretici karnabaharın tarlada kalmasının nedenlerini şu sözlerle anlattı:

“Görüldüğü gibi işte. Dümdüz karnabahar tarlada kaldı. Pazarda 20 liraya satılmadı. Şimdi fiyat 50 lira ama bu sefer de don vurdu. Borcumuz var. Fideciye bile borcumuzu ödeyemedik. Bankalara borcumuzu ödeyemedik” dedi.

“KARA LAHANA DA KARNABAHAR DA TARLADA KALDI”

Ömer Fethi Gürer, Bor’daki tablonun münferit olmadığını vurgulayarak, “Kara lahana da tarlada kaldı, karnabahar da tarlada kaldı” dedi ve Türkiye genelindeki israf boyutuna dikkat çekti.

“Türkiye yılda yaklaşık 23 milyon ton gıdayı israf ediyor. Bu israf nerede başlıyor? Daha tarladayken ürün değer bulmadı mı çöp oluyor. Pazara geliyor, satılmadı mı çöp oluyor. Depolama şartları uygun değilse çöp oluyor. Sofraya gidiyor, tüketici alışkanlığı nedeniyle bir kısmı tüketiliyor, bir kısmı kalıyor, o da çöp oluyor” ifadelerini kullandı.

“TARIMDA İSRAF SEFERBERLİĞİ ŞART”

Tarım politikalarının yetersizliğini sert sözlerle eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’nin kesinlikle bir israf seferberliği başlatması lazım. Zaten tarım politikaları yetersiz. Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçi mağdur, hayvancılık yapan zor durumda. Üstüne üstlük bir de israf ekleniyor” dedi.

Bor’daki pazar esnafıyla yaptığı görüşmelere de değinen CHP  Niğde Milletvekili  Ömer Fethi Gürer, “ Bor Salı pazarını gezdiğimizde herkes dert yanıyor. ‘Pırasadan para kazanamıyorum’, ‘Ispanaktan para kazanamıyorum’ diyorlar. Bunlar kışlık ve mevsim ürünleri ama dönemin ürünü bile değer bulmuyor” şeklinde konuştu.

“YAZIN KARPUZ, KIŞIN KARNABAHAR TARLADA KALIYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki krizin mevsimlik değil, yapısal olduğuna dikkat çekerek, “İnsanın içi üzülüyor. Binlerce dönüm arazide kara lahana tarlada kalmış. Yazın gidiyorsun karpuz tarlada, kavun tarlada, patates toplanmadan tarlada kalıyor. Şimdi geldik, karnabahar da tarlada,” diye konuştu.

“TÜKETİCİ ALAMIYOR, ÜRETİCİ SATAMIYOR”

Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin, asgari ücretlinin cebindeki para bu ürünleri almaya yetmiyor. Ama üretici de tarladaki ürünü pazara götürecek takati bulamıyor. Çünkü verilen fiyat maliyeti kurtarmıyor” dedi.

Ürünün depolanamaması nedeniyle üreticinin zamana karşı yarıştığını belirten Gürer, “Bunu sattın sattın, satmadın mı donduğu zaman ölüyor” ifadelerini kullandı.

“İŞLEME TESİSİ OLSA ÜRÜN ÇÖP OLMAYACAK”

Bölgede işlenmiş ve dondurulmuş gıda tesislerinin bulunmamasını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ürünler turşu yapılsa, konserve yapılsa, işlenmiş gıdaya dönüşse çöp olmayacak. Ama böyle bir tesis yok” dedi.

Bölgenin tarımsal gücüne rağmen sanayi altyapısının olmadığını vurgulayan Gürer, “Elmada üçüncüyüz, lahanada ikinciyiz, patateste, çavdarda, fasulyede birinciyiz. Ama tarım kentinde tarım ürünlerini işleyecek doğru dürüst bir entegre tesis yok” diye konuştu.

“ÜRETİMDEN SOFRAYA HER AŞAMADA İSRAF VAR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaşananların ülkenin milli kaynaklarının heba edilmesi anlamına geldiğini belirterek, “Üretim öncesi israf, üretim sürecinde israf, rafta israf, sofrada israf yaşanıyor. Bu ülkenin milli değerleri tüketiliyor ama en büyük zararı üretici görüyor” dedi.

“SOĞANI BİLE İTHAL EDEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİK”

Siyasi iktidarın planlama ve öngörü eksikliğini eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Planlamadan uzak, öngörüsü yetersiz, sorunları çözmeyen bir anlayış var. Tarladaki üründen haberi olmayan yöneticiler, ülkenin içine düşürüldüğü durumun farkında değil. Bu ülke soğanı bile ithal eder hale getirildi. Bunlar, yarın daha acı günler yaşayacağımızın da kanıtıdır. Önlemler artırılmalı, destekler yeterli olmalı, planlı ve alım garantili üretim desteklenmelidir” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karnabahar-da-tarlada-kaldi-195.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karnabahar-da-tarlada-kaldi-195.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karnabahar-da-tarlada-kaldi-195-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/karnabahar-da-tarlada-kaldi-195.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/karnabahar-da-tarlada-kaldi/29533/</link>
			<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 10:37:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Organize tarım bölgesi sayısı 45’e ulaştı]]></title>
			<description><![CDATA[Yozgat ve Batman'da kurulan iki organize tarım bölgesi (OTB) ile Türkiye'deki OTB'lerin sayısı 45'e ulaştı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yozgat ve Batman'da kurulan iki organize tarım bölgesi (OTB) ile Türkiye'deki OTB'lerin sayısı 45'e ulaştı. 

Tarım ve Orman Bakanlığı istatistiklerine göre, 2025 yılında bitkisel üretim alanında iki adet OTB tüzel kişilik kazandı. Bunlar Yozgat Yerköy Jeotermal Sera OTB ve Batman Sera OTB.

Böylece tüzel kişilik kazandırılmış OTB  sayısı 45’e ulaştı. 97 bin 286 dekar alana kurulu organize tarım bölgelerinin 24'ü bitkisel üretim, 20'si hayvansal üretim ve biri su ürünleri yetiştiriciliği alanında faaliyet gösteriyor. 

Tüzel kişilik kazanan 24 bitkisel üretim konulu organize tarım bölgesi 20 ilde bulunuyor. Bu iller Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Aydın, Balıkesir (3) Çanakkale, Denizli, İzmir (3), Kayseri, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Samsun, Yalova, Uşak, Zonguldak, Şırnak, Yozgat, Batman.

Dünyada bir ilk olan Adana Su Ürünleri OTB'de 60.000 ton üretim, 3 bin kişiye istihdam sağlanacak. OTB'de yılda 350 milyon dolar ciro, 250 milyon dolar ihracat hedefleniyor.

Tüzel kişilik kazanan bitkisel üretim konulu organize tarım bölgelerinden 15'i jeotermal kaynaklı sera konulu. Bunlar Aydın, Balıkesir (3), Çanakkale, Afyon, Ağrı, Aksaray, Denizli, İzmir, Kayseri, Kütahya, Nevşehir ve Uşak, Yozgat'ta bulunuyor. 

Faaliyete geçen organize tarım bölgelerinde 2025 yılında 60 bin ton bitkisel üretim yapıldı ve 160 bin büyükbaş besi hayvan varlığı mevcut.

Yatırım programında yer alan OTB'lere yönelik 2025 yılında 2,01 milyar TL kredi sağlandı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/organize-tarim-bolgesi-sayisi-45-e-ulasti-4761.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/organize-tarim-bolgesi-sayisi-45-e-ulasti-4761.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/organize-tarim-bolgesi-sayisi-45-e-ulasti-4761-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/organize-tarim-bolgesi-sayisi-45-e-ulasti-4761.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/organize-tarim-bolgesi-sayisi-45-e-ulasti/29529/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 08:43:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çimsa’dan ihracata 1,5 milyar dolarlık katkı]]></title>
			<description><![CDATA[1975 yılında Mersin Fabrikası ile Türkiye’de üretim yolculuğuna başlayan Çimsa, aradan geçen 50 yılda dünyanın sayılı yapı malzemeleri şirketlerinden birine dönüştü. Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi.

“BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ”

Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT 

Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.

CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK

Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.”

MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ

Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüz, havalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/cimsa-dan-ihracata-1-5-milyar-dolarlik-katki-9714.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/cimsa-dan-ihracata-1-5-milyar-dolarlik-katki-9714.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/cimsa-dan-ihracata-1-5-milyar-dolarlik-katki-9714-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/02/cimsa-dan-ihracata-1-5-milyar-dolarlik-katki-9714.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/cimsa-dan-ihracata-1-5-milyar-dolarlik-katki/29504/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 16:55:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ocak ayının fiyat farkı rekoru havuçta]]></title>
			<description><![CDATA[Ocak ayında üretici ve market fiyatları arasındaki farkı yüzde 278,1 ile havuçta yaşandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ocak ayında üretici ve market fiyatları arasındaki farkı yüzde 278,1 ile havuçta yaşandı. 

Markette 41 üründen 33'ünün, üreticide 33 üründen 19'unun fiyatı arttı. 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Ocak ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklar ile girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi.

Buna göre, Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 278,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını yüzde 275,8 ile maydanoz, yüzde 229,8 ile pırasa, yüzde 225,7 ile marul izledi. 

Üreticide 10 lira 50 kuruş olan havuç markette 39 lira 70 kuruşa, 5 lira 57 kuruş olan maydanoz 20 lira 92 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 44 lira 64 kuruşa, 10 lira 87 kuruş olan marul 35 lira 39 kuruşa satıldı.

Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette kabak olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette kuru fasulye, üreticide ise pırasa oldu.

Markette 41 üründen 33'ünün fiyatı arttı

Ocak ayında markette 41 ürünün 33’ünde fiyat artışı, 7’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Bir üründe ise fiyat değişimi görülmedi. 

Ocak ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 67,2 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 54,1 ile sivribiber, yüzde 48,5 ile patlıcan, yüzde 41,7 ile salatalık takip etti. 

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,6 ile kuru fasulye oldu. Kuru fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 9,4 ile pırasa, yüzde 5,7 ile portakal, yüzde 5 ile patates izledi.

Üreticide 33 üründen 19'unun fiyatı arttı 

Ocak ayında üreticide 33 ürünün 19’unda fiyat artışı olurken 6’sında fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 11 ile pırasada görüldü. Pırasadaki fiyat düşüşünü yüzde 7 ile yumurta, yüzde 4,4 ile karnabahar, yüzde 2,3 ile zeytinyağı izledi.

Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 179,2 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışınının ardında yüzde 119,7 ile sivribiber, yüzde 118,8 ile salatalık, yüzde 100,5 ile patlıcan geldi. 

Üretici fiyat değişiminin nedenleri

Bayraktar üreticideki fiyat artış nedenlerine ilişkin şunları söyledi:

"Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı.  Bu geçiş döneminde yeni dikilen ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden kabak, sivri biber, salatalık, patlıcan ve domateste arz azaldı ve fiyatlar yükseldi.  Bu ürün grubunda arzı azaltan bir diğer husus da havaların soğuk olması nedeniyle birim alandan alınan verimin düşmesidir.

Ocak ayının son haftasında Antalya başta olmak üzere Mersin ve Muğla gibi kıyı şeridindeki illerimizde meydana gelen aşırı yağışlar, fırtına, hortum ve dolu afetleri de bu ürün grubundaki fiyatların yükselmesine neden olan bir başka etken oldu.

Talebin azalması karnabahar ve pırasa fiyatlarının gerilemesine neden oldu.

Yumurta fiyatları, iç piyasadaki arz fazlası ve sofralık yumurta ihracatında devam eden kısıtlamalar nedeniyle geriledi.”

Girdi fiyatlarındaki değişim

Bayraktar'ın verdiği bilgiye göre, Ocak'ta, gübre fiyatları aylık bazda yüzde 0,8-yüzde 6,2 arasında değişen oranlarda arttı. Sadece DAP gübresi yüzde 0,5 oranında düştü.

Geçen yılın Ocak ayına göre gübre fiyatları yüzde 26,8-yüzde 39 arasında değişen oranlarda arttı. 

Yem fiyatlarındaki artış ise 4,2- yüzde 33,1 arasında değişiyor. 

Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8, tarım ilacı fiyatları yüzde 35,9 oranında arttı. Ocak ayında mazot fiyatı aylık yüzde 7,7, yıllık yüzde 21,8 oranında artış gösteridi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/ocak-ayinin-fiyat-farki-rekoru-havucta-2859.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/ocak-ayinin-fiyat-farki-rekoru-havucta-2859.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/ocak-ayinin-fiyat-farki-rekoru-havucta-2859-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/ocak-ayinin-fiyat-farki-rekoru-havucta-2859.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/ocak-ayinin-fiyat-farki-rekoru-havucta/29487/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 12:21:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Göktaş'tan Doğal Gaz Tüketim Desteği açıklaması]]></title>
			<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteğinde 2026 ocak döneminde 485 bin 552 hak sahibine toplam 288 milyon 547 bin lira ödeme yaptıklarını bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteğinde 2026 ocak döneminde 485 bin 552 hak sahibine toplam 288 milyon 547 bin lira ödeme yaptıklarını bildirdi.

Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdikleri Doğal Gaz Tüketim Desteğini, 2023’te düzenli sosyal yardımlar kapsamına alarak vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti.

Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteğinden hanelerin faydalanabilmesi için başvuru sahibinin Türk vatandaşı olması, e-Devlet üzerinden destek programına başvuruda bulunması ve doğal gaz arzı sağlanan ilçe/beldede ikamet etmesi gerektiğini anımsatan Göktaş, ikamet adresinde mesken türü doğal gaz aboneliğinin bulunması, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca hak sahipliği kararı verilmesi kriterlerinin de sağlanması gerektiğini vurguladı.

Göktaş, vatandaşların yardım programından her ödeme döneminde ayrıca başvuru yapmaksızın ikamet ettikleri haneye ait faturalarını ödeme birimlerine ibraz etmek suretiyle ikamet ettikleri il için belirlenen tahsisat tutarından düzenli olarak yararlanabildiğini aktardı.

Destek programı kapsamında ödeme tutarlarının, sıcaklık farkları gözetilerek ilden ile değişkenlik gösterdiğinin bilgisini veren Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

“2025 yılında geçerli olan destek tutarı aylık en düşük 188 lira, en yüksek 438 lira olacak şekilde ve yıl içinde ekim-mayıs aylarını kapsayan 8 ay için iki ayda bir ödeme yapılacak şekilde uygulanıyor. Düzenli Doğal Gaz Tüketim Destek Programı kapsamında 2025 yılında toplam 721 bin 007 hak sahibi için 1 milyar 320 milyon lira destek verdik. 2026 yılı ocak dönemi ödemesinde ise 485 bin 552 hak sahibine 288 milyon 547 bin lira ödeme gerçekleştirdik. Böylece ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdiğimiz Düzenli Doğal gaz Tüketim Desteğinde toplamda 1,6 milyar lira ödeme yapmış olduk.’’
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/bakan-goktas-tan-dogal-gaz-tuketim-destegi-aciklamasi-1202.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/bakan-goktas-tan-dogal-gaz-tuketim-destegi-aciklamasi-1202.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/bakan-goktas-tan-dogal-gaz-tuketim-destegi-aciklamasi-1202-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/bakan-goktas-tan-dogal-gaz-tuketim-destegi-aciklamasi-1202.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/bakan-goktas-tan-dogal-gaz-tuketim-destegi-aciklamasi/29468/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 13:29:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çukobirlik yeniden ayağa kaldırılmalı]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, bir zamanlar sadece Adana ve Çukurova Bölgesi'nin değil Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından birisi olan Çukobirlik'in devlet desteğiyle yeniden ayağa kaldırılması için bir kez daha iktidara çağrı yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, bir zamanlar sadece Adana ve Çukurova Bölgesi'nin değil Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından birisi olan Çukobirlik'in devlet desteğiyle yeniden ayağa kaldırılması için bir kez daha iktidara çağrı yaptı. Çok önemli mimari yapı konumundaki Çukobirlik Genel Müdürlük binasının devrinden yerine lojman yapma girişimlerine kadar her şeyin kent, bölge ve ülke adına olumsuz gelişmeler olduğunu bildiren Barut, "İktidar harekete geçsin, Çukobirlik yeniden ayağa kaldırılsın" dedi.

"YENİDEN AYAĞA KALDIRILSIN"

Büyük bir ekonomik ve siyasi krizle boğuşan Türkiye'de tarım ve çiftçilerin adeta can çekiştiğini aktaran Ayhan Barut, "Üreticilerimiz artan maliyetler, yükselen faizlerin yanı sıra ürünlerinin para etmemesi nedeniyle de büyük bir mağduriyet yaşıyor. Bir zamanlar Ortadoğu ve Balkanların en büyük entegre tesisi olan, ülkemiz tarımına büyük katkı koyup yön veren, üreticilerimizin temel dayanağı olan Çukobirlik'in devlet desteğiyle tam olarak yeniden ayağa kaldırılması gerekiyor.Bizler üreticilerimizin de talepleri doğrultusunda Çukobirlik'in tarıma daha çok destek vermesi, üretim ve akılcı yönetim anlayışıyla yeniden hayat bulması için çalışıyoruz. Çünkü ülkemizin, çiftçilerimizin üretmesini, ürettiğinden kazanmasını, dışa bağımlılıktan kurtulunmasını istiyoruz" diye konuştu.

"YÜREK DAĞLIYOR"

Çukobirlik'in geçmişini anımsatıp öneminden söz eden Ayhan Barut, konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Çukobirlik, 15 Ekim 1940 tarihinde 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Yasası'na göre Adana, Ceyhan ve Tarsus Tarım Satış Kooperatifleri'nin bir araya gelerek 275 ortakla oluşturdukları bir Kooperatifler Birliği'dir. Kuruluşundan sonra büyümesini sürdüren Çukobirlik, 30 Nisan 1985 tarihinde yürürlüğe giren 3186 sayılı yasaya göre yeniden yapılandı ve merkezi Mersin'de bulunan Yerfıstığı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ile birleştirildi. Çukobirlik Mardin ve Diyarbakır'dan Mersin'e, Adıyaman ve Kahramanmaraş'tan Hatay ve Osmaniye'ye çok sayıda il ve onlarca ilçede tesisleri ve 34 Kooperatifi ile yaklaşık 65 bin üretici ortağına hizmet verirken son dönemde hizmet verdiği üretici sayısı hızla azalmıştır. Sayısız gayrimenkulü, arsası, fabrikaları, işletmeleri ve demirbaşları, yıllar itibarıyla borçların kapatılması için ya borç karşılığı devredilmiş, ya satılmış, ya satılmakta ya da kiralanıp çark çevrilmeye çalışılmaktadır. Ekimden satıma kadar her aşamada üretici ortaklarına hizmet veren bu kurumun içinde bulunduğu durum yürek dağlamaktadır."

"ADIM ATILMALI"

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hepsinde tarımsal üretim ve çiftçilerin desteklendiğini anımsatan Barut, "Ancak ülkemizde adeta tersi yapılıyor. Çiftçilerimiz, yetersiz desteklemelere,yüksek üretim maliyetine hatta yanlış tarım politikalarına rağmen üretim yapmaya çalışmaktadırlar. Ülkemizde tarımın bitme noktasına geldiği dönemde Çukobirlik, kooperatifçilik yapmayı daha iyi koşullarda sürdürmelidir ancak Çukobirlik'in yaşadığı ekonomik kriz ve çıkmazlar, maalesef arsa, gayrimenkul, tesis, makine ve teçhizat satarak giderilmeye çalışılmaktadır. Çukobirlik'in işlevini tam anlamıyla yerine getirmesi ve tarıma daha çok destek verebilmesi için devlet eliyle adım atılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.

"ARTIK YENİDEN AYAĞA KALKSIN"

Çukobirlik'in yaşatılması için iktidarından muhalefetine herkesin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Barut, sözlerini şöyle tamamladı:
"Özerk bir kurum olan Çukobirlik'in ve diğer üretici birliklerinin yasal değişiklikler yapılıp eskiden olduğu gibi desteklenmesi şarttır. Çukobirlik gibi kurumlara devlet desteği nakdi olarak değil faiz oranı düşük kredi desteği sağlanarak yapılabilir. Böylelikle üreticilerin ürünlerini daha rahat alabilmesi ve ödemelerini de kolaylıkla yapabilmesi sağlanabilir. Çukobirlik'in yaşadığı sorunun çözümü için öncelikle devletin ve hükümetin harekete geçmesinin ardından, kent bileşenlerinin de ortak bir akıl etrafında buluşması gerekmektedir. Çukobirlik'in tarıma daha çok destek vermesi, üretim ve akılcı yönetim anlayışıyla yeniden hayat bulabilmesi şarttır. Çukobirlik'in ekonomik krizden çıkması, satışlar ve devirlerin durdurulması ve tüm sorun ve sıkıntılarına ilişkin gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Ülke ve kent tarımına, üreticilerimize ve ulusal ekonomimize çok ciddi katkıları bulunan Çukobirlik'in daha iyi noktalara taşınması şart. Yerine lojman yapacağı belirtilen, çok önemli bir mimari eser konumundaki Çukobirlik Genel Müdürlük binasının önceden devri de şimdi yerine yapılmak istenen şeyler de aslında bu sorunun göstergesidir. Artık tüm yaşananları ve olup bitenleri gözeterek iktidar harekete geçsin, Çukobirlik yeniden ayağa kalksın."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/cukobirlik-yeniden-ayaga-kaldirilmali-4279.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/cukobirlik-yeniden-ayaga-kaldirilmali-4279.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/cukobirlik-yeniden-ayaga-kaldirilmali-4279-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/cukobirlik-yeniden-ayaga-kaldirilmali-4279.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/cukobirlik-yeniden-ayaga-kaldirilmali/29467/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 13:19:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer, üretende tüketen de kaybediyor]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara Haymana ilçesinde Haymana CHP İlçe Başkanı Kasım Koç ile köylerde çiftçilerle gerçekleştirdiği buluşmada Türkiye tarımının karşı karşıya olduğu yapısal sorunları çarpıcı verilerle ortaya koydu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara Haymana ilçesinde Haymana CHP İlçe Başkanı Kasım Koç ile köylerde çiftçilerle gerçekleştirdiği buluşmada Türkiye tarımının karşı karşıya olduğu yapısal sorunları çarpıcı verilerle ortaya koydu. Çiftçilerle görüşmesi sonrası açıklamalarda bulunan Ömer Fethi Gürer üretici ürettiğinden kazanamıyor. Girdi maliyetleri üretici ve çiftçiyi zorluyor.

Tarım arazilerinin hızla yok olduğunu gibi üretici sayısının azalıyor.

2025 yılında ciddi ürün kayıpları yaşandı” dedi. Gürer, mevcut tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirterek üretici ne ekersek zarar eder duruma düştük diyorlar. Soğandan zarar eden çiftçi biz soğan yetiştiriyoruz satamıyoruz. İktidar ithalat yapıyor” diye tepkisi ifade etti “dedi. Köy muhtarı İsmet Gökdemir’de köyümüz tarım ile geçim sağlıyor ancak gelir gider dengesi bozulunca sıkıntılarımız arttı” dedi.

 

“5 MİLYON HEKTAR TARIM ARAZİMİZ YOK OLDU”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülke genelinde çiftçimizi üreticimizi köyünde dinliyoruz. Tarımda sorun var.

2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin tarımda alarm veren bir tablo oluştu.1980 yılına göre neredeyse 5 milyon hektardan fazla tarım arazimiz ortadan kalktı. Çiftçi sayımız her geçen yıl azalıyor.  ÇKS’ye kayıtlı yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçimiz var” dedi. Üretimdeki daralmanın yalnızca rakamsal bir gerileme olmadığını ifade etti TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri komisyon üyesi   Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında tahıl, bitkisel üretim ve bahçe ürünleri başta olmak üzere toplamda bir önceki yıllara kıyasla yaklaşık 18 milyon tonluk ürün kaybı yaşandığını dile getirdi.

Tarımda yaşanan sorunların ithalatı artırdığını ve Türkiye’yi giderek daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini söyleyen Gürer, “Tarım sorunlu yürüdükçe ithalat artıyor, dışa bağımlılık derinleşiyor. Yerli üretici üretimden vazgeçiyor. Sıkıntılar katlanıyor ve bu durum doğrudan raftaki ürüne yansıyor” diye konuştu.

“ÜRETEN KAZANAMIYOR, TÜKETEN ALAMIYOR”

Üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ayakta kalamadığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili  Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin bu nedenle tarımdan çekildiğini belirtti. Gürer, “Üreten, girdi maliyetlerinden para kazanamıyorum diye dert yanıyor ve bu işi bırakıyor. Raftaki ürünün fiyatı artınca da vatandaşın cebindeki para o ürünü almaya yetmiyor” ifadelerini kullandı.

Bu süreçte asıl kazananın üretici ya da tüketici olmadığını söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin aracılar ve ithalatçılar lehine işlediğine dikkat çekti. “Üretenle tüketen mağdurken, aracılar ve ithalatçılar büyük paralar kazanıyor. Ette, sütte üreten de kazanamıyor; tüketen de pahalı ürün alıyor. Ama aracılık yapanın cebi doluyor” diyen Gürer, bu tablonun tarımda köklü bir sistem değişikliğini zorunlu kıldığını vurguladı.

“SİSTEM DEĞİŞMELİ, KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİ”

CHP’li Ömer Fethi Gürer, çözümün kamucu bir anlayışla, kooperatifçiliğin güçlendirildiği yeni bir tarım modelinden geçtiğini ifade ederek, “Üreticinin girdi maliyetlerini makul bir kârla karşılayabileceği, yaşamını sürdürebileceği ve çiftçi refahının sağlanacağı bir sistem oluşturulmalıdır” dedi.

Ziraat Bankası’nın çiftçilere yönelik kredi politikalarını da eleştiren Gürer, bankanın çiftçilerin bankası olması gerekirken BAĞ-KUR prim borcu gerekçesiyle kredi vermediğini söyledi. Gürer, “Ziraat Bankası, çiftçide BAĞ-KUR prim borcum var diye kredi vermiyor. Oysa bu banka çiftçilerin bankası konumuna getirilmelidir” şeklinde konuştu.

“İCRALAR DURDURULMALI, BORÇLAR ÖTELENMELİ”

Çiftçilerin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve icralarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Gürer, acil önlemler alınması gerektiğini belirtti. Gürer, “Çiftçiler borçlarını ödeyemiyor, kapıda icra var. Bunun için çiftçi borçları ötelenmeli, yeni kredi desteği sağlanmalı ve icralar durdurulmalıdır” dedi.

Bu konular özelinde TBMM Başkanlığına ayrı ayrı Kanun Teklifleri de verdiğini belirten Gürer, “Kanun tekliflerimiz TBMM’de bir an önce görüşülerek yasalaşmalı ve çiftçi bir nebze olsun nefes almalıdır” dedi.

Tarım sigortalarına da değinen Gürer, TARSİM’in mevcut yapısının üreticiyi yeterince korumadığını ifade ederek, “TARSİM sigortası yeniden yapılandırılmalı, çiftçinin ve üreticinin olumsuz koşullarda uğradığı zararları gerçekten sahiplenecek bir sigorta anlayışı geliştirilmelidir” çağrısında bulundu.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasının sonunda tarımın stratejik bir sektör olduğunun altını çizerek, üretimin sürdürülebilirliği için üreticiyi merkeze alan, kamucu ve planlı bir tarım politikasının hayata geçirilmesinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-uretende-tuketen-de-kaybediyor-6493.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-uretende-tuketen-de-kaybediyor-6493.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-uretende-tuketen-de-kaybediyor-6493-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-uretende-tuketen-de-kaybediyor-6493.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-uretende-tuketen-de-kaybediyor/29458/</link>
			<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 08:38:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'li Gürer: 'SGK borcu olan çiftçi kredi alamıyor']]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR ve SGK borcu gerekçesiyle çiftçinin sistem dışına itilmesinin üretimi felç ettiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR ve SGK borcu gerekçesiyle çiftçinin sistem dışına itilmesinin üretimi felç ettiğini söyledi.

Gürer, yaptığı açıklamada, “Şu anda bankalara borcu olan çiftçilerimiz ya da kredi kartı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlara borcu bulunanlar bankalara gittiklerinde kredi alamıyorlar. Özellikle esnaf ve çiftçilerin SGK’ya borcu varsa bankalardan kredi kullanmaları mümkün olmuyor” dedi. 

Kredi alamayan çiftçinin ilaç, gübre, tohum, mazot gibi temel girdilerde ciddi sıkıntı yaşadığını belirten Gürer, "esnafın ve çiftçinin SGK prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye erişiminin mutlaka sağlanmasını" istedi

2025 yılının çiftçi ve besici için zor bir yıl olduğunu anlatan Gürer,  “Bu gerçekler ortadayken ‘borçlu çiftçiye kredi yok’ demek, hem çiftçiyi hem de ülkenin gıda üretim sürecini darbelemek anlamına gelir. Bundan bir an önce vazgeçilmesi ve çiftçiye destek verilmesi gerekmektedir” diye konuştu. 

Mazot fiyatı 60 lira sınırına dayandı

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tarım üzerinde "yıkıcı etki yarattığını" ifade eden Gürer, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilen 2018 yılında mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu, bugün ise 57–58 lira bandına ulaştığını kaydetti. Gürer, “Bu fiyatın yaklaşık 24 lirası ÖTV ve KDV’den oluşmaktadır” dedi.

Yılbaşından bu yana mazota 3,5 lira zam geldiğini belirten Gürer, bu artışın mazot desteğini fiilen ortadan kaldırdığını söyledi. “Çiftçiye mazot desteği verilmeden, gelen zamlarla verilen destek de geri alınmıştır. Bu nedenle kırmızı mazota geçilerek tarım kesiminde mazottaki ÖTV ve KDV’nin bir an önce kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu.

Gürer, ithalata dayalı politikaların terk edilmesi gerektiğini de söyledi.   
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/chp-li-gurer-sgk-borcu-olan-ciftci-kredi-alamiyor-238.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/chp-li-gurer-sgk-borcu-olan-ciftci-kredi-alamiyor-238.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/chp-li-gurer-sgk-borcu-olan-ciftci-kredi-alamiyor-238-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/chp-li-gurer-sgk-borcu-olan-ciftci-kredi-alamiyor-238.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/chp-li-gurer-sgk-borcu-olan-ciftci-kredi-alamiyor/29447/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 14:05:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer: Gübre ve yem fiyat artışı durdurulmalı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun   girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi  olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini  söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun   girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi  olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini  söyledi.

Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem fiyatı artıyor, gübre fiyatı artıyor, tohum fiyatı artıyor, mazot artıyor, işçilik artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri artıyor. Elektrik ve su parası katlıyor.Ürün daha toprağa ekilirken fiyatlar tırmanıyor ” dedi.

 

“MALİYET ARTIŞI ÜRÜNE, ÜRÜN ARTIŞI RAFA KATLANARAK YANSIYOR”

Artan girdi maliyetlerinin doğrudan ürün maliyetine yansıdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını vurguladı.

Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diye konuştu.

Bu tablonun siyasi iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Bununla ilgili düzenleme yapması siyasi iktidarın görevidir” dedi.

 

“YEM VE GÜBRE MUTLAKA SÜBVANSE EDİLMELİ, TABAN FİYATA DÖNÜLMELİ”

Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, yem ve gübrede sübvansiyon uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, çiftçiler için yeniden taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı.

 

“GÜBRE FİYATLARI BİR YILDA UÇTU”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu  17.400 Tl  fiyattan satılırken bugün ton fiyatı  26.000 ton ulaştığını söyledi.

 

Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 Tl iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 Tl çıktı.DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat” dedi.

 

“TOHUM, İLAÇ, MAZOT… HEPSİ ARTTI”

Sadece gübrede değil, tohumda ve ilaçta da ciddi fiyat artışları yaşandığını vurgulayan  Ömer Fethi Gürer, mazotun litresinin 50 lirayı aştığını  belirterek, “Mazot 50 liraya üzerinden  satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor” diye konuştu.

 

“HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?”

Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat  çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi.

Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu.

 

“ÇÖZÜM İŞİN BAŞINDA: GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ”

 

Sorunun çözümünün üretimin başında olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur” dedi.

Gürer, yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon uygulanması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin ürettiği ürünün israf olmadan alım garantisiyle satın alınmasının sağlanması çağrısında bulundu.

 

“MAZOTTA ÖTV VE KDV ÇİFTÇİ İÇİN KALDIRILMALI”

Mazot fiyatlarının çiftçi için artık karşılanamaz hale geldiğini söyleyen TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor” dedi.

 

“İCRALAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRIYOR”

Geçtiğimiz yılın çiftçiler için “kara bir yıl” olduğunu ifade eden CHP Milletvekili  Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yeterli kazanç elde edemediğini ve desteklerin de yetersiz kaldığını belirtti. Gürer, “Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına  icra geliyor” dedi.

 

Bu icraların durdurulması gerektiğini vurgulayan Gürer, konuyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli” çağrısında bulundu.

 

“HAYVANCILIK ALARM VERİYOR”

Hayvancılıktaki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunarak, “Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi.

 

“GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK”

Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır.” Dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer rafta gıda fiyatları artarken emekli ve asgari ücretlinin düşük ücretleri ile her istediği gıda ürünü alamadığını, yoksulluğun gıdaya raf fiyatları artış nedeni sağlıklı beslenemediğini de belirtti. Gıda fiyat artışının engellenmesi girdi maliyetleri düşürmekle başlar” dedi.

Vatandaş et ve süt ile mamul ürünleri alamadığı gibi sebze ve meyvede de önemli kısıntıya gittiğine de dikkat çekti.

“Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” dedi.


	
		
			
			Ürün Grubu
			
			
			Ürün Adı
			
			
			Başlangıç Fiyatı (TL)
			
			
			Bitiş Fiyatı (TL)
			
			
			Net Artış (TL)
			
			
			Yüzdesel Artış (%)
			
		
		
			
			Domatesler
			
			
			Domates
			
			
			24
			
			
			48
			
			
			24
			
			
			100
			
		
		
			
			Domatesler
			
			
			Yuvarlak Domates
			
			
			30
			
			
			60
			
			
			30
			
			
			100
			
		
		
			
			Domatesler
			
			
			Oval Domates
			
			
			33
			
			
			60
			
			
			27
			
			
			82
			
		
		
			
			Salatalıklar
			
			
			Salatalık
			
			
			14
			
			
			50
			
			
			36
			
			
			257
			
		
		
			
			Salatalıklar
			
			
			Silor
			
			
			16
			
			
			75
			
			
			59
			
			
			369
			
		
		
			
			Salatalıklar
			
			
			Dikenli Salatalık
			
			
			12
			
			
			50
			
			
			38
			
			
			317
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Çarli Biber
			
			
			15
			
			
			50
			
			
			35
			
			
			233
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Sivri Biber
			
			
			13
			
			
			35
			
			
			22
			
			
			169
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Kıl Sivri Biber
			
			
			35
			
			
			80
			
			
			45
			
			
			129
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Kılçık Sivri Biber
			
			
			45
			
			
			110
			
			
			65
			
			
			144
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Üçburun (Köy) Biberi
			
			
			24
			
			
			62
			
			
			38
			
			
			158
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Dolma Biber
			
			
			22
			
			
			62
			
			
			40
			
			
			182
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Kapya Biber
			
			
			50
			
			
			60
			
			
			10
			
			
			20
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Şili (Kırmızı) Biber
			
			
			45
			
			
			70
			
			
			25
			
			
			56
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Şili (Yeşil) Biber
			
			
			50
			
			
			75
			
			
			25
			
			
			50
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Jalapeno Biber
			
			
			35
			
			
			85
			
			
			50
			
			
			143
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Yeşil Kapya Biber
			
			
			40
			
			
			70
			
			
			30
			
			
			75
			
		
		
			
			Biberler
			
			
			Çin Biberi
			
			
			80
			
			
			110
			
			
			30
			
			
			38
			
		
		
			
			Patlıcanlar
			
			
			Patlıcan
			
			
			15
			
			
			55
			
			
			40
			
			
			267
			
		
		
			
			Patlıcanlar
			
			
			Oval Patlıcan
			
			
			35
			
			
			80
			
			
			45
			
			
			129
			
		
		
			
			Kabaklar
			
			
			Kabak
			
			
			17
			
			
			65
			
			
			48
			
			
			282
			
		
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-gubre-ve-yem-fiyat-artisi-durdurulmali-4072.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-gubre-ve-yem-fiyat-artisi-durdurulmali-4072.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-gubre-ve-yem-fiyat-artisi-durdurulmali-4072-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-gubre-ve-yem-fiyat-artisi-durdurulmali-4072.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-gubre-ve-yem-fiyat-artisi-durdurulmali/29432/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ Küçükbaş hayvancılık için çözüm odaklı çağrı]]></title>
			<description><![CDATA[Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, yağlı kuyruklu küçükbaş hayvan piyasasında son dönemde yaşanan daralmaya ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, yağlı kuyruklu küçükbaş hayvan piyasasında son dönemde yaşanan daralmaya ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, özellikle yağlı kuyruklu küçükbaş hayvanlara yönelik iç piyasa talebinin ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, fiyatların her geçen gün geriye gittiğine dikkat çekti. Önceki yıllarda bu aylarda kesimci ve esnafların yoğun talep gösterdiğini hatırlatan Çelik, bugün gelinen noktada yetiştiricilerin alıcı bulmakta zorlandığını ifade etti.

Önümüzdeki süreçte süt kuzularının da piyasaya çıkacak olmasının mevcut tabloyu daha da hassas bir noktaya taşıyacağını vurgulayan Çelik, hayvanların her geçen gün ağırlaştığını ve yağlandığını dile getirerek iç piyasada bu hayvanların karşılık bulamamasının üreticiyi zorladığını söyledi. Çelik, öte yandan yem, yonca ve saman fiyatlarındaki artışın üretici üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirtti.

Çelik açıklamasında, küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından bazı adımların önemine dikkat çekerek “Üreticimizin temel beklentisi; ihracat kanallarının kontrollü ve planlı şekilde açılması ya da Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır. Bu adımların, hem üreticiyi rahatlatacağına hem de piyasanın dengelenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.

Sadece kuyruk ihracatına yönelik sınırlı düzenlemelerin tek başına yeterli olmayabileceğini ifade eden Çelik, daha bütüncül ve sektörü rahatlatacak bir yaklaşımın önemine vurgu yaparak üreticinin emeğinin karşılığını almasının, üretimde devamlılık açısından hayati olduğunu belirtti.

TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumların bugüne kadar sektöre sunduğu katkıların farkında olduklarını da ifade ederek, mevcut şartlar çerçevesinde ilave düzenlemelerin sektör için faydalı olacağını dile getirdi.

Üretimin sürekliliği için üreticilerden gelen sorunlara karşın çözüm önerileri geliştirdiklerini belirten Çelik  “Üreticimizin beklentisi; sürecin tüm paydaşlarla istişare edilerek, zaman kaybetmeden ele alınmasıdır. Amacımız kimseyi zor durumda bırakmak değil, üretimi ayakta tutacak ortak bir çözüm yolunun bulunmasına katkı sunmaktır,” dedi.

Çelik, açıklamasının sonunda küçükbaş hayvancılığın ülkemiz için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek, üreticinin üretimde kalmasının hem gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kucukbas-hayvancilik-icin-cozum-odakli-cagri-9960.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kucukbas-hayvancilik-icin-cozum-odakli-cagri-9960.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kucukbas-hayvancilik-icin-cozum-odakli-cagri-9960-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kucukbas-hayvancilik-icin-cozum-odakli-cagri-9960.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kucukbas-hayvancilik-icin-cozum-odakli-cagri/29422/</link>
			<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:19:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yıl sonu enflasyon beklentisinde düşüş eğilimi]]></title>
			<description><![CDATA[Yıl sonu enflasyonunda düşüş beklenirken,  döviz kuru ve büyüme rakamlarında artış öngörülüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yıl sonu enflasyonunda düşüş beklenirken,  döviz kuru ve büyüme rakamlarında artış öngörülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ocak ayı piyasa katılımcıları anketine ilişkin rakamlar açıklandı. 

Anket, her ay itibarıyla 55’i finansal sektör, 17’si reel sektörden oluşan 72 katılımcıya gönderiliyor. 

Yıllık Enflasyon Beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bu anket döneminde yüzde 23,23 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,35 iken, bu anket döneminde yüzde 22,20 düzeyinde gerçekleşti. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 17,45 iken, bu anket döneminde yüzde 16,94 oldu. 

Faiz beklentisi 

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 38,13 iken, bu anket döneminde yüzde 36,43 düzeyine geriledi.  

Ocak ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 36,50 olarak gerçekleşti.

PPK'nın yılın ilk toplantısı 22 Ocak'ta yapılacak. 

Döviz kuru beklentisi

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 51,17 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 51,08 TL iken, bu anket döneminde 51,89TL olarak gerçekleşti.  

GSYH büyüme beklentisi

Katılımcıların GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 3,9 oldu. GSYH 2027 yılı büyüme beklentisi bu anket döneminde yüzde 4,3 düzeyinde yansıdı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yil-sonu-enflasyon-beklentisinde-dusus-egilimi-8630.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yil-sonu-enflasyon-beklentisinde-dusus-egilimi-8630.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yil-sonu-enflasyon-beklentisinde-dusus-egilimi-8630-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yil-sonu-enflasyon-beklentisinde-dusus-egilimi-8630.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/yil-sonu-enflasyon-beklentisinde-dusus-egilimi/29418/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 09:01:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gürer,  Dana eti 600 TL barajını aştı!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece son 20 günde kombina ve kesimhanelerdeki et fiyatlarına gelen zamlara dikkat çekerek, "İktidar, yerli besiciyi bitirip ithalat lobilerini zengin etme yolunu seçmiştir. Bu yolun sonu da et fiyatlarının her hafta artmasına neden olmuştur.," dedi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece son 20 günde kombina ve kesimhanelerdeki et fiyatlarına gelen zamlara dikkat çekerek, "İktidar, yerli besiciyi bitirip ithalat lobilerini zengin etme yolunu seçmiştir. Bu yolun sonu da et fiyatlarının her hafta artmasına neden olmuştur.," dedi.

Gürer, "Kombinadaki bu artışlar birkaç güne kalmaz reyonlara yansıyacak. Vatandaş kasaba   gitmekte zorlanacak” dedi.

"20 GÜNDE ET %6 ZAMLANDI"

Kombina ve kesimhanelerden gelen son rakamları paylaşan Ömer Fethi Gürer, fiyatlar artış başka bir  noktaya ulaştığını belirterek, "Daha 25 Aralık 2025’te kilogramı 569 TL olan dana bıçak fiyatı, 8 Ocak’ta 587 TL’ye, bugün yani 15 Ocak 2026 itibarıyla ise 601 TL’ye  çıktı. Kuzu etinde de durum aynı; 536 TL’den 566 TL’ye çıktı. Sadece 20 günde ete gelen zam %6’yı buldu! Geçen yılın aynı dönemine baktığımızda dana etindeki artış %61,3. Vatandaşın mutfağındaki yangın sönmüyor, çünkü iktidar yangına körükle gidiyor," diye konuştu.


	
		
			
			Ürün Tipi (Yağsız KG)
			
			
			25 Aralık 2025
			
			
			8 Ocak 2026
			
			
			15 Ocak 2026
			
			
			20 Günlük Değişim
			
		
	
	
		
			
			Dana Bıçak
			
			
			569,16 TL
			
			
			587,19 TL
			
			
			601,24 TL
			
			
			+ %5,6
			
		
		
			
			Kuzu Bıçak
			
			
			536,26 TL
			
			
			552,57 TL
			
			
			566,79 TL
			
			
			+ %5,7
			
		
	


 

"KOMBİNADAKİ YANGIN MUTFAĞI KÜL EDECEK"

Ömer Fethi Gürer, kesim fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasının  sorun olacağını belirterek, "Kesimhanede kilosu 601 TL olan dana etinin; kemiği, firesi, dükkan kirası ve nakliyesi eklendiğinde reyon fiyatı halkın alım gücünün tamamen üzerine çıkacaktır,” dedi.

 

"654 BİN SIĞIR İTHAL ETTİNİZ, FİYAT NEDEN DÜŞMÜYOR?"

İktidarın "ithalat yaparsak fiyat düşer" yanılgısını rakamlarla ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi  Gürer,  "2025 yılının ilk 11 ayında bu ülke tam 654 bin 430 baş sığır ithal etti. 1 milyar 52 milyon 719 bin 806 doları yabancı çiftçinin cebine koydunuz. Hani fiyatlar düşecekti? Hani vatandaş ucuz et yiyecekti? Tam tersi oldu; hayvan ithal ettikçe fiyat arttı, fiyat arttıkça iktidar yine ithalata sarıldı. İthalatla fiyatın düşmeyeceğini AKP iktidarı ne zaman anlayacak?"

"KENDİ TOPRAĞINDA ARPADA KENDİ KENDİNE YETEMEYEN ÜLKE, ETİ PAHALIYA YER"

Besicinin en büyük sorunu olan yem maliyetlerine değinen CHP'li Gürer, üretimden uzaklaşan politikaları şu sözlerle eleştirdi:

"Besici yemle baş edemiyor. 2024’te 51 bin ton olan arpa ithalatını, 2025’in ilk 11 ayında 334 bin tona çıkardınız. Kendi topraklarımızda arpa üretimi gerilerken, elin arpasını 6 kat fazla ithal etmek hangi aklın ürünüdür? Üstelik geçen yıl 198 dolar olan arpanın tonuna şimdi 243 dolar ödüyoruz. Mısır ithalatı 4,3 milyon tonu aştı, kepeğin tonu bile bir yılda 175 dolardan 207 dolara çıktı. Bu maliyetlerle besici hayvanına nasıl baksın? Besici ahırını boşaltıyor, iktidar ise sadece seyrediyor."

"İKTİDAR İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAYINCA YİNE İTHALATA SARILACAK"

Hayvancılık politikalarının geçici sorunlarla değil  gerçekçi çözümler ile aşılacağı belirten Ömer Fethi Gürer, "AKP iktidarının hayvancılık politikaları her yönüyle  tükeniyor . Yerli üreticiyi yem maliyetleri altında ezen, ahırları boşaltan bu zihniyet, halkın protein erişimini engellemektedir. Şimdi işin içinden çıkamayınca yine yakındır hayvan ithalatına sarılacaklar. Ama bilinmelidir ki; ithalat çözüm değil, sorunun kendisidir. Kendi yemini üretmeyen, kendi besicisini desteklemeyen bir sistemde et fiyatlarındaki artış önlenemez," şeklinde konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-dana-eti-600-tl-barajini-asti-5578.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-dana-eti-600-tl-barajini-asti-5578.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-dana-eti-600-tl-barajini-asti-5578-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/gurer-dana-eti-600-tl-barajini-asti-5578.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gurer-dana-eti-600-tl-barajini-asti/29417/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kartlı yaşamda toplam harcama 24 trilyon lira]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,8 artarak 460 milyon adede, toplam harcama ise yüzde 51,9 artarak 24 trilyon liraya ulaştı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,8 artarak 460 milyon adede, toplam harcama ise yüzde 51,9 artarak 24 trilyon liraya ulaştı. 

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerini temel alarak hazırladığı “Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025” çalışmasının sonuçları açıklandı.

Türkiye’de banka ve kredi kartı sahipliğinin gelişimini, kartlı harcamalardaki eğilimleri, e-ticaretin büyümesini ve temassız ödeme alışkanlıklarının yaygınlığını ortaya koyan araştırma, kartlı ödeme kullanımının hacim ve alışkanlıklar açısından güçlenerek devam ettiğini gösteriyor.

Toplam harcama 24 trilyon lira

Hesaplamalara göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,8 artarak 460 milyon adede ulaştı. Bu kartların 142 milyonunu kredi kartları, 318 milyonunu ise banka kartları oluşturdu. 

Banka ve kredi kartlarıyla yapılan toplam alışveriş hacmi yüzde 51,9’luk artışla 24 trilyon 62 milyar TL seviyesine yükseldi. Toplam harcamaların 20 trilyon 425 milyar TL’si kredi kartlarıyla, 3 trilyon 638 milyar TL’si ise banka kartlarıyla gerçekleştirildi.

Peşin ödeme eğilimi 

2025 yılında kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda peşin ödeme tercihinin ağırlığı devam etti. Kredi kartı ile yapılan alışverişlerin yüzde 80,5’i peşin, yüzde 19,5’i ise taksitli olarak gerçekleşti. 

Kredi kartlarıyla yapılan toplam 20 trilyon 425 milyar TL’lik harcamanın 16 trilyon 433 milyar TL’si peşin, 3 trilyon 991 milyar TL’si taksitli işlemlerden oluştu. Bu tablo, kullanıcılar nezdinde peşin ödemenin güçlü bir tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor.

E-ticarette taksit payı arttı

E-ticaret tarafında ise taksitli işlemlerin payı arttı. 2025 yılı boyunca kredi kartlarıyla toplam 6 trilyon 706 milyar TL’lik e-ticaret harcaması yapılırken, bu harcamaların yüzde 65,6’sı peşin, yüzde 34,4’ü taksitli işlemler olarak kaydedildi. 

Taksitli e-ticaret harcamalarının toplam e-ticaret içindeki payı yüzde 57,8’e yükselirken, bu oran 2024 yılında yüzde 55,5 olarak hesaplanmıştı.

E-ticaretin kartlı harcamalardaki payı  yükseldi

2025 yılında e-ticaret hacmi 6 trilyon 706 milyar TL’ye ulaşırken, toplam kartlı alışverişler içindeki payı yüzde 32,8 oldu. 

Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, e-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payının istikrarlı bir şekilde arttığı görülüyor. 

Sektör bazında bakıldığında, e-ticaret harcamalarının toplam sektör harcamaları içindeki payının en yüksek olduğu alanlar seyahat (yüzde 57), elektrik-elektronik eşya ve bilgisayar (yüzde 51) ve yapı malzemeleri (yüzde 46) olarak öne çıktı.

E-ticaret harcamalarında öne çıkanlar 

E-ticaret harcamalarında sağlık, market ve yapı malzemeleri sektörleri öne çıktı

Araştırmaya göre, e-ticaret harcamalarında bir önceki yıla kıyasla en yüksek artış yüzde 86 ile sağlık/sağlık ürünleri/kozmetik, yüzde 85 ile market ve yüzde 69 ile yapı malzemeleri sektörlerinde gerçekleşti. 

Buna karşılık, seyahat (yüzde 50), giyim (yüzde 43) ve telekomünikasyon (yüzde 34) sektörlerinde e-ticaret harcamalarındaki artış daha sınırlı kaldı.

Temassız ödemeler gözde yöntem

Araştırma, temassız ödeme alışkanlığının 2025 yılında da güçlenerek sürdüğünü gösteriyor. Yıl sonu itibarıyla temassız işlem adedi 7 milyar 960 milyon seviyesine ulaşırken, temassız işlemlerin toplam kartlı işlemler içindeki payı yüzde 68 oldu.

Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, temassız işlemlerin hem kullanım hacmi hem de toplam içindeki payı istikrarlı bir artış gösterdi. 2021 yılında toplam kartlı işlemler içindeki payı yüzde 47 seviyesinde olan temassız ödemeler, 2022’de yüzde 57, 2023’te yüzde 63, 2024’te yüzde 67 ve 2025’te yüzde 68 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde temassız işlem adedi 2 milyar 494 milyondan 7 milyar 960 milyona çıkarak yaklaşık üç katına ulaştı.

Bu sonuçlar, temassız ödemelerin hız ve pratiklik avantajlarıyla tüketiciler nezdinde kalıcı bir alışkanlık haline geldiğini gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kartli-yasamda-toplam-harcama-24-trilyon-lira-3341.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kartli-yasamda-toplam-harcama-24-trilyon-lira-3341.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kartli-yasamda-toplam-harcama-24-trilyon-lira-3341-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/kartli-yasamda-toplam-harcama-24-trilyon-lira-3341.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kartli-yasamda-toplam-harcama-24-trilyon-lira/29412/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de taşıt başına düşen kişi sayısı 2,6]]></title>
			<description><![CDATA[2025'te kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin yüzde 46,4'ü benzinli, yüzde 27,3'ü hibrit, yüzde 16,7'si elektrikli, yüzde 8,5'i dizel ve yüzde 1,1'i LPG'li.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33,6 milyon adete ulaştı. 

Türkiye'nin nüfusu 2025 sonu tahminlerine göre 87 milyon 800 bin aştı. Buna göre Türkiye'deki motorlu taşıt başına düşen kişi sayısı 2,6 düzeyinde. 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Türkiye'de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet oldu. Trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti.

Aralık ayında 248 bin yeni kayıt

Türkiye genelinde, Aralık 2025 döneminde 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

Bu taşıtların yüzde 59,3'ünü otomobil, yüzde 23,6'sını motosiklet, yüzde 12,9'unu kamyonet, yüzde 1,9'unu traktör, yüzde 1,2'sini kamyon, yüzde 0,6'sını minibüs, yüzde 0,3'ünü otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Bir ayda yüzde 35,5 arttı

Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 35,5 arttı. Bu artışta yeni yılda kayıt işlemlerinde yeniden değerleme oranında yapılacak artışın da etkili olduğu belirtiliyor. 

Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8, minibüste yüzde 19,2, özel amaçlı taşıtta yüzde 10,3, motosiklette yüzde 6,8, otobüste yüzde 3,3 ve kamyonda yüzde 2,9 arttı.

Geçen yıla göre yüzde 3,9 arttı

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 arttı

Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 84,1, kamyonette yüzde 49,6, otomobilde yüzde 35,3 arttı. Buna karşın motosiklette yüzde 38,1, traktörde yüzde 33,2, minibüste yüzde 29,0, kamyonda yüzde 26,0 ve otobüste yüzde 2,3 azalma kaydedildi. 

Toplam taşıt sayısı 33,6 milyona ulaştı

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 2025 yılı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650'ye ulaştı.  

Yıl sonu tahminlerine göre Türkiye'nin nüfusu ise 87 milyon 801 bin 55 kişi olarak hesaplanıyor. TÜİK'in nüfus tahminleri Şubat ayında açıklanacak. 

Tahminler dikkate alınarak motorlu taşıt sayısının toplam nüfusa oranı hesaplandığında taşıt başına düşen kişi sayısı 2,6 düzeyinde. 

Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7'sini otomobil, yüzde 21,2'sini motosiklet, yüzde 14,6'sını kamyonet, yüzde 6,9'unu traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturuyor. 

Aralık ayında 1,1 milyon taşıt el değiştirdi

Aralık 2025 döneminde Türkiye genelinde toplam 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı. Bu rakam noter aracılığıyla bir veya birden fazla el değiştiren taşıtları gösteriyor. 

Aralık ayında devri yapılan taşıtların yüzde 68,9'unu otomobil, yüzde 15,2'sini kamyonet, yüzde 7,7'sini motosiklet, yüzde 3,7'sini traktör, yüzde 2,1'ini kamyon, yüzde 1,7'sini minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. 

Aralık'ta 147 bin otomobil trafiğe çıktı

Türkiye genelinde Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı,

Bu otomobillerin yüzde 13,1'i Renault, yüzde 10,6'sı Volkswagen, yüzde 6,2'si Toyota, yüzde 5,6'sı Hyundai, yüzde 4,8'i Peugeot, yüzde 4,4'ü Citroen, yüzde 4,3'ü BMW, yüzde 4,2'si Skoda, yüzde 4,1'i Fiat, yüzde 4,0'ı Opel, yüzde 3,8'i Mercedes-Benz, yüzde 3,6'sı BYD, yüzde 3,2'si Dacia, yüzde 3,2'si TOGG, yüzde 3,1'i Nissan, yüzde 2,6'sı Audi, yüzde 2,4'ü Ford, yüzde 2,4'ü Chery, yüzde 2,0'ı Kia, yüzde 1,7'si Cupra ve yüzde 10,7'si diğer markalardan oluşuyor. 

Otomobillerin yüde 46,4'ü benzinli

2025 yılı içinde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 46,4'ü benzin yakıtlı.

Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin yüzde 46,4'ü benzinli, yüzde 27,3'ü hibrit, yüzde 16,7'si elektrikli, yüzde 8,5'i dizel ve yüzde 1,1'i LPG'li. 

Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise yüzde 32,6'sı dizel, yüzde 30,9'u benzinli, yüzde 30,1'i LPG'li, yüzde 4,0'ı hibrit ve yüzde 2,1'i elektrikli. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin payı ise yüzde 0,2.

Az yakan otomobil tercih ediliyor

Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı.

Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin yüzde 29,9'u 1300 ve altı, yüzde 23,2'si 1401-1500, yüzde 11,0'ı 1501-1600, yüzde 10,7'si 1301-1400, yüzde 7,9'u 1601-2000, yüzde 0,5'i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip.

Tercihlerde gri renk ağır basıyor

Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923'ü gri renkli.

Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin yüzde 40,6'sı gri, yüzde 24,7'si beyaz, yüzde 13,2'si siyah, yüzde 11,5'i mavi, yüzde 4,6'sı yeşil, yüzde 3,5'i kırmızı, yüzde 0,7'si kahverengi, yüzde 0,5'i sarı, yüzde 0,4'ü turuncu ve yüzde 0,2'si diğer renkli.

Trafikteki taşıtlar ortalama 14,2 yıllık  

Türkiye'de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9'dur.

Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 

Türkiye'de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkiye-de-tasit-basina-dusen-kisi-sayisi-2-6-9486.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkiye-de-tasit-basina-dusen-kisi-sayisi-2-6-9486.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkiye-de-tasit-basina-dusen-kisi-sayisi-2-6-9486-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkiye-de-tasit-basina-dusen-kisi-sayisi-2-6-9486.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/turkiye-de-tasit-basina-dusen-kisi-sayisi-2-6/29411/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 15:20:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnşaat üretiminde azalma sinyalleri]]></title>
			<description><![CDATA[İnşaat üretimi Kasım 2025 döneminde aylık bazda azaldı, yıllık bazda arttı. Aylık bazdaki azalış yüzde 1,8 ile özel inşaat faaliyetlerinde kaydedildi ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İnşaat üretimi Kasım 2025 döneminde aylık bazda azaldı, yıllık bazda arttı. Aylık bazdaki azalış yüzde 1,8 ile özel inşaat faaliyetlerinde kaydedildi 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, inşaat üretimi Kasım 2025 döneminde yıllık yüzde 22,3 artış kaydetti. 

İnşaatın alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,4, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 16,7 ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 22,5 arttı.

Aylık bazda azalma eğilimi

İnşaat üretimi Kasım 2025 döneminde aylık bazda yüzde 0,1 azaldı. 

İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2025 yılı Kasım ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,3, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 0,4 arttı. 

Buna karşın ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 1,8 azaldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/insaat-uretiminde-azalma-sinyalleri-3518.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/insaat-uretiminde-azalma-sinyalleri-3518.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/insaat-uretiminde-azalma-sinyalleri-3518-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/insaat-uretiminde-azalma-sinyalleri-3518.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/insaat-uretiminde-azalma-sinyalleri/29407/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:18:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tarımsal kredilerde ‘Borcu yoktur’ dayatmasına tepki ]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, iktidarın Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden sübvansiyonlu tarımsal kredi kullanacak çiftçilere ‘Bağ-Kur ve SGK prim borcu ile vergi borcu bulunmaması’ dayatmasına sert tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, iktidarın Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden sübvansiyonlu tarımsal kredi kullanacak çiftçilere ‘Bağ-Kur ve SGK prim borcu ile vergi borcu bulunmaması’ dayatmasına sert tepki gösterdi.

Ürünleri para etmeyen ve maliyet yükü altında ezilen çiftçilerin zaten borç batağına saplandığını aktaran Barut, “Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır” dedi.

“ÇİFTÇİ BORCU 1 TRİLYON 200 MİLYAR LİRAYI AŞTI”

Emektar çiftçinin AKP eliyle borç batağına gömülüp ocağının söndüğünü bildiren Ayhan Barut, “Ektiğinden, diktiğinden, ürettiğinden hiç kazanamayan çiftçimiz, mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca katlanan maliyetlerin altında ezilmiştir. Sonuçta çiftçimiz AKP iktidarı sayesinde 1 trilyon 200 milyar liradan fazla borca batmıştır. Çiftçimizi 2025 yılında zirai don vurmuş, aşırı sıcak vurmuş, kuraklık vurmuş, öldürücü darbeler katlanan maliyetlerle büyümüş ama çare bulan yok. Ürünü para etmeyen, AKP iktidarının destek vermeyerek ölüme terk ettiği çiftçinin anlaşılan daha çok çekeceği var bunların elinden” diye konuştu.

“DAYATMAYA SON VERİN”

İktidarın sahipsiz ve yalnız bıraktığı çiftçinin zora düştüğünü ifade eden Barut, şunları kaydetti:

“Emektar çiftçimiz, yek ekmeğe muhtaç halde ama bunların üretime ve üreticiye kötülüğü bitmiyor. Borçla harçla üretmeye çalışan çiftçimize, şimdi de sübvansiyonlu tarımsal kredi darbesi vuruldu. Ekip diktiğinden ürettiğinden kazanamayan çiftçi, bir umutla üretmek için finansa erişmeye çalışırken, İktidarın talimatıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifinden kullanılan tarımsal krediler için 'Bağ-Kur ve SGK prim borcu' ile vergi borcu ödemesi dayatılıyor. İktidar, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine talimat vererek buraları adeta tahsilatçı gibi kullanıyor. Ya Allah'tan korkun, kuldan utanın. Çiftçinin can vermeye bile hali kalmamışken, borçla, krediyle üretmeye çalışırken bu vergi ve prim borcu ödenmeden tarımsal kredi verilmemesi kararı tüm yaşananların üstüne tüy dikmektir. Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/tarimsal-kredilerde-borcu-yoktur-dayatmasina-tepki-2970.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/tarimsal-kredilerde-borcu-yoktur-dayatmasina-tepki-2970.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/tarimsal-kredilerde-borcu-yoktur-dayatmasina-tepki-2970-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/tarimsal-kredilerde-borcu-yoktur-dayatmasina-tepki-2970.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/tarimsal-kredilerde-borcu-yoktur-dayatmasina-tepki/29405/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 15:25:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yumurta üretimi azaldı, tavuk eti üretimi arttı]]></title>
			<description><![CDATA[Tavuk eti ve yumurta üretimi, Kasım 2025 döneminde aylık bazda azaldı. Onbir aylık dönemde ise yumurta üretimi azaldı, tavuk eti üretimi arttı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tavuk eti ve yumurta üretimi, Kasım 2025 döneminde aylık bazda azaldı. Onbir aylık dönemde ise yumurta üretimi azaldı, tavuk eti üretimi arttı. 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Kasım 2025 dönemi kümes hayvancılığı üretimine ilişkin veriler açıklandı.  

Buna göre, Kasım ayında tavuk eti üretimi 233 bin 887 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,77 milyar adet olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 3,4, kesilen tavuk sayısı yüzde 8,6, tavuk eti üretimi yüzde 7,9 arttı. 

Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, tavuk yumurtası üretimi yüzde 7,3 azaldı. Buna karşın kesilen tavuk sayısı yüzde 9,9, tavuk eti üretimi yüzde 11,9 arttı.

Aylık bazda durum

Bir önceki ay 247 bin 392 ton olan tavuk eti üretimi Kasım ayında yüzde 5,5 oranında azalarak 233 bin 887 ton oldu.

Bir önceki ay 1 milyar 808 milyon 918 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Kasım ayında yüzde 2,0 oranında azalarak 1 milyar 771 milyon 906 bin adet düzeyinde gerçekleşti. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yumurta-uretimi-azaldi-tavuk-eti-uretimi-artti-7753.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yumurta-uretimi-azaldi-tavuk-eti-uretimi-artti-7753.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yumurta-uretimi-azaldi-tavuk-eti-uretimi-artti-7753-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/yumurta-uretimi-azaldi-tavuk-eti-uretimi-artti-7753.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/yumurta-uretimi-azaldi-tavuk-eti-uretimi-artti/29400/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 08:52:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TÜRKYED’den 2026 hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, 2026 yılıyla birlikte tarımda seferberlik döneminin başlayacağını belirterek, üreticiyi merkeze alan, gençleri tarımda tutmayı hedefleyen güçlü bir vizyonu kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, 2026 yılıyla birlikte tarımda seferberlik döneminin başlayacağını belirterek, üreticiyi merkeze alan, gençleri tarımda tutmayı hedefleyen güçlü bir vizyonu kamuoyuyla paylaştı.

Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED), 2026 yılı itibarıyla Türkiye tarımında yeni bir dönemin kapılarını aralarken TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik yaptığı açıklamada, “Tarımda Seferberlik, Üretimde Bereket" anlayışıyla; üreticimizi merkeze alan, gençlerimizi ve çiftçi ailelerimizi geleceğe hazırlayan güçlü bir vizyonla yürüteceğiz.” dedi.

Genel Başkan Çelik, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, aynı zamanda sosyal adaletin sağlanması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve millî güvenliğin korunması açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Çelik, üreticinin alın terinin hak ettiği değeri bulması için sahada ve karar mekanizmalarında aktif mücadele verdiklerini söyledi.

Çiftçi ailelerinin çocuklarının tarımdan kopmaması için eğitimde pozitif ayrımcılığın zorunlu olduğunu belirten Çelik, “Çiftçi çocuklarına eğitiminde pozitif ayrımcılık yapılarak tarımdan kopmamalarını sağlayan fırsat tanımlanmalı. TÜRKYED olarak en temel hedeflerimizden biri; üreticilerimizin yetiştirdiği evlatların eğitim hayatında fırsat eşitliğine kavuşmasını sağlamaktır. Bu kapsamda; Millî Eğitim Bakanlığı nezdinde, çiftçi çocuklarımızın üniversite eğitimlerinde eğitimleri boyunca burs imkânı sağlanması, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılacak görüşmeler neticesinde üniversitelerin Veterinerlik Fakülteleri ve Ziraat Fakültelerinde üretici çocuklarına özel kontenjanlar açılması yönünde gerekli girişimleri başlatmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, TÜRKYED’in bir diğer hedefinin, tarımsal üretimde dağınık yapıyı ortadan kaldırmak olduğuna işaret ederek “Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri İl Başkanlarımız ile Damızlık Sığır ve Damızlık Küçükbaş Yetiştiricileri Birlik Başkanlarımızın, bulundukları illerde ilin çiftçi birliği Başkanı yaparak en güçlü üretici temsilcisi hâline gelmesini sağlayacağız. Hedefimiz; devletimizin de onay ve desteğiyle tarımsal üretimin sorunlarını tek merkezden yöneten, çözen ve yön veren güçlü bir yapının oluşmasıdır.”  İfadelerini kullandı.

Öte yandan TÜRKYED’in sahada üreticinin yanında olan bir teşkilat anlayışıyla hareket ettiğini dile getiren Çelik, çiftçinin sorunlarını yerinde tespit eden ve bu sorunları Ankara’ya taşıyan bir yapı kurduklarını ifade etti.

Tarım Bakanlığı’nın doğru bilgilendirilmesi, gençlerin yeniden tarıma kazandırılması ve üretimin berekete dönüştürülmesi için kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Çelik,

“Alın terine sahip çıkan, üretimi güçlendiren ve ülkemizin tarımsal geleceğini inşa eden güçlü bir tarım teşkilatı olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkyed-den-2026-hedefi-4014.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkyed-den-2026-hedefi-4014.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkyed-den-2026-hedefi-4014-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2026/01/turkyed-den-2026-hedefi-4014.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/turkyed-den-2026-hedefi/29395/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:31:26 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>