<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Teknoloji-Bilim</title>
         <link>https://www.adananinsesi.com/teknoloji-bilim/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[2026’da siber suçların dünyaya maliyeti artacak]]></title>
			<description><![CDATA[2025 yılı, yapay zekanın siber suç dünyasında "kişiselleştirilmiş" saldırılar için kullanıldığı bir geçiş yılı oldu. 2026 yılının siber güvenlikte ezberlerin bozulduğu, savunmanın da saldırının da yapay zeka tarafından yönetildiği bir yıl olması öngörülüyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2025 yılı, yapay zekanın siber suç dünyasında "kişiselleştirilmiş" saldırılar için kullanıldığı bir geçiş yılı oldu. 2026 yılının siber güvenlikte ezberlerin bozulduğu, savunmanın da saldırının da yapay zeka tarafından yönetildiği bir yıl olması öngörülüyor. 

Deepfake, biyometrik verilerin çalınması, IoT cihazlarına yönelik fidye saldırıları ve hiçbir etkileşim gerektirmeyen casus yazılımlarla, 2026'da siber suçların küresel maliyetinin 15 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. 

Artan bu tehditlere karşı, sadece linklere tıklamamanın yetmeyeceği, gördüğümüze ve duyduğumuza da şüpheyle yaklaşmamız gereken bir döneme giriliyor.  

Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, 2026’da öne çıkacak 6 siber güvenlik tehdidini sıraladı: 

Gerçek zamanlı "deepfake" dolandırıcılığı 

Yapay zeka teknolojisi görüntü ve ses işleme konusunda korkutucu bir hıza ulaştı. 2025 yılında deepfake videolar vardı, ancak 2026 yılı, bu taklitlerin canlı görüşmelerde ayırt edilemez hale geldiği yıl olacak. 

Dolandırıcılar, Zoom veya Teams gibi platformlardaki canlı görüntülü görüşmelerde şirket yöneticilerinin veya aile üyelerinin yüzünü ve sesini anlık olarak taklit ederek para transferi talep edebilecek. Bu durum, finansal onay süreçlerinde sadece "görmenin" yetmediği, mutlaka önceden belirlenmiş güvenlik parolalarının kullanılması gereken yeni bir dönemi başlatacak.

Biyometrik veri hırsızlığı ve dijital kimlik avı 

Şifrelerin yerini almaya başlayan parmak izi, yüz tanıma ve retina taraması gibi biyometrik veriler, 2026'da siber saldırganların bir numaralı hedefi haline gelecek. Geleneksel şifrelerin aksine, biyometrik veriler çalındığında "değiştirilmesi" mümkün değil. Bu nedenle, saldırganların ele geçirdikleri yüksek çözünürlüklü biyometrik verilerle gerçekleştireceği kimlik hırsızlığı vakalarında ciddi bir artış öngörülüyor. Kullanıcıların biyometrik verilerini her uygulamayla paylaşmaktan kaçınması kritik önem taşıyor.

Akıllı cihazları ve elektrikli arabalar üzerinden "fidye" saldırıları

Elektrikli araç kullanımı kullanımı eskiye oranla çok ciddi oranda arttı. Arabalarının üzerinden kişisel bilgilerini paylaşan sürücülerin güvenlik politikalarını çok daha ciddiye almaları gerekiyor. 

Bununla birlikte Nesnelerin İnterneti (IoT) ağının genişlemesiyle evlerimizdeki akıllı termostatlardan robot süpürgelere kadar her cihaz internete bağlandı. 2026’da siber suçluların, bilgisayarlardaki verileri şifrelemek yerine, fiziksel dünyaya müdahale eden akıllı ev sistemlerini hedef alacağı öngörülüyor. 

Saldırganlar, akıllı kilitleri açmamak, termostatları aşırı sıcaklığa getirmek veya güvenlik kameralarını dondurmak gibi eylemlerle, cihazları tekrar kullanıma açmak karşılığında fidye talep edebilir. Bu durum, fidye yazılımlarının boyut değiştirmesine neden olacak.

Yapay zeka veri zehirlemesi 

Kurumların ve bireylerin karar alma süreçlerinde yapay zekaya olan güveni artıyor. Bunu fırsat bilen saldırganlar, yapay zeka modellerinin eğitildiği veri setlerini manipüle etmeye (veri zehirlemesi) çalışacak. 

Bir yapay zeka asistanına veya sohbet botuna yanlış bilgiler yükleyerek, kullanıcıların hatalı finansal kararlar alması, yanlış yönlendirilmesi veya zararlı sitelere çekilmesi hedeflenecek. 

2026’da "güvenilir" sanılan algoritmaların, aslında siber suçlular tarafından manipüle edilmiş olabileceği gerçeğiyle yüzleşme olasılığı yüksek. Yalnızca kurumsal kullanıcılar değil milyonlarca bireysel kullanıcı da yapay zekayı kullanıyor. Rakamlar bize gösteriyor ki yapay zeka kullanımı, birçok dünya devi uygulamanın kullanım oranlarının önüne geçti. Burada özellikle kullanıcıların paylaştığı verilerin kontrolsüz olması nedeniyle, gelecekte birçok kurumun ve kişinin verilerinin ihlal edilmesi sözkonusu olacak.

Karekod ve temassız ödeme tuzakları 

Fiziksel dünyadaki dolandırıcılığın dijitale açılan kapısı olan karekodlar (QR), 2026'da daha karmaşık tuzaklar barındıracak. Restoran menüleri, park ödeme noktaları veya elektrikli araç şarj istasyonları üzerindeki meşru karekodların üzerine yapıştırılan sahte etiketlerle kullanıcılar tuzağa düşürülecek. 

"Karekod kimlik avı" (Quishing) olarak adlandırılan bu yöntemle, kullanıcıların mobil cihazlarına casus yazılım yüklenmesi veya ödeme bilgilerinin çalınması 2026'da çok daha sık rastlanan bir tehdit türü olacak.

"Sıfır tıklama" saldırıları yaygınlaşacak 

Şimdiye kadar kullanıcılara "şüpheli linklere tıklamayın" uyarısı yapılıyordu, ancak 2026'da tehlike boyut değiştiriyor. "Sıfır Tıklama" saldırıları sayesinde siber suçlular, kullanıcının hiçbir etkileşimi olmasa bile cihazlara casus yazılım bulaştırabilecek. 

Özellikle mesajlaşma uygulamalarındaki (iMessage, WhatsApp vb.) arka plan açıklarını hedefleyen bu saldırı türü, eskiden sadece devlet destekli üst düzey operasyonlarda kullanılırken, 2026'da ticari casus yazılımların yaygınlaşmasıyla daha geniş kitleleri tehdit eder hale gelecek. Bu durum, mobil cihazlarda işletim sistemi güncellemelerinin ve ek güvenlik katmanlarının hayati önemini bir kez daha ortaya koyacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-siber-suclarin-dunyaya-maliyeti-artacak-9223.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-siber-suclarin-dunyaya-maliyeti-artacak-9223.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-siber-suclarin-dunyaya-maliyeti-artacak-9223-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-siber-suclarin-dunyaya-maliyeti-artacak-9223.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/2026-da-siber-suclarin-dunyaya-maliyeti-artacak/29199/</link>
			<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 09:48:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sarıçam Belediyesi'nden teknoloji zaferi]]></title>
			<description><![CDATA[Sarıçam Belediyesi, uluslararası teknoloji sahnesinde tarihi bir başarıya imza attı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sarıçam Belediyesi, uluslararası teknoloji sahnesinde tarihi bir başarıya imza attı. Fibonacci İnternational Robot Olympiad serüveninde Türkiye'yi gururla temsil eden Sarıçam Belediyesi Dijital Merkezi öğrencileri, Roma’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’ndan çok sayıda dereceyle dönerek Sarıçam’ın adını Dünyaya duyurdu.

Trendyol ve United Nations Development Programme( UNDP) işbirliği ile yürütülen “Yarının Köyleri” programı kapsamında yaklaşık bir yıldır Sarıçam Belediyesi Dijital Merkezi’nde robotik kodlama eğitimi alan gençler, önce bölgesel yarışmalarda, ardından Avrasya Şampiyonası ve son olarak İtalya’nın başkenti Roma'da gerçekleştirilen 2. Fibonacci Robot Olimpiyatları Dünya Şampiyonasına katılmayı hak kazandılar. Burada 28 ülkeden 840 yarışmacı arasında MBot Line Following Dünya İkinciliği, Girls Triathlon Dünya Üçüncülüğü, Autonomous Car Dünya Üçüncülüğü ve Yeşil Girişimcilik Jüri Özel Ödülünü alarak büyük bir başarıya imza attılar.

Şampiyona sonrası yurda dönen gençler, aldıkları ödüllerle birlikte, kendilerine desteklerinden dolayı Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ’ı makamında ziyaret ederek, teşekkür ziyaretinde bulundular.

BAŞKAN ULUDAĞ “GENÇLERİMİZ, SARIÇAM’IN TEKNOLOJİDE YÜKSELEN GÜCÜDÜR”

Gençlerin uluslararası alanda yakaladıkları başarıdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarıçam Belediye Başkanı Başkan Bilal Uludağ, gerek Türkiye’de ve gerekse de dünya çapında yakalanan başarılar ve gelinen süreç itibarı ile Sarıçam’ın bilim ve teknoloji alanında artık, Türkiye’ye örnek bir merkez hâline geldiğini vurguladı.

“SARIÇAM ARTIK BİLİMDE VE TEKNOLOJİDE DE SÖZ SAHİBİ VE ÖRNEK BİR İLÇEDİR”

Gençlerimin dünya çapında kazandığı bu başarısının arkasında inanç, azim ve bilimin olduğuna vurgu yapan Başkan Uludağ açıklamasında “Bu evlatlarımız, Sarıçam’ın yetiştirdiği yeni nesil teknolojinin öncüleridir. Onlarla ne kadar gurur duysak azdır. Dijital Merkezimizde aldıkları eğitimle önce Türiye’de başarı yakalayıp ardından dünya sahnesine çıkan çocuklarımız, hem ilçemizin hem de ülkemizin geleceğine ışık tutmuşlardır. Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla, Sarıçam artık sadece kültürde ve sporda değil, bilimde ve teknolojide de söz sahibi ve örnek bir ilçedir. Önümüzdeki hedef dünya şampiyonluğu dur. Bunu başaracak bilgiye, heyecana ve kararlılığa sahibiz.

Gençler, ziyaretleri sırasında yarışma sürecine ilişkin deneyimlerini Başkan Uludağ ile paylaştı. United Nations Development Programme( UNDP) Yarının Köyleri Projesinde Proje asistanı olarak görev yapan Zeynep Derinöz Ünsalan ise, Roma’da gerçekleştirdikleri kültürel gezilerden, dünya sahnesinde Türkiye’yi temsil etmenin gururundan ve Sarıçam Belediyesi’nin kendilerine sunduğu eğitim imkânlarından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/saricam-belediyesi-nden-teknoloji-zaferi-8740.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/saricam-belediyesi-nden-teknoloji-zaferi-8740.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/saricam-belediyesi-nden-teknoloji-zaferi-8740-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/12/saricam-belediyesi-nden-teknoloji-zaferi-8740.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/saricam-belediyesi-nden-teknoloji-zaferi/29160/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 10:01:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Akıllı tarayıcılarla havalimanlarında hızlı geçiş dönemi]]></title>
			<description><![CDATA[Havaalanı Kabin Bagajı Tarayıcı Pazarı, tasarım, görüntüleme teknolojileri ve akıllı izleme sistemlerinin gelişmesiyle hızla gelişiyor. Küresel Havaalanı Kabin Bagajı Tarayıcı Pazarı büyüklüğünün 2034’te  7,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Havaalanı Kabin Bagajı Tarayıcı Pazarı, tasarım, görüntüleme teknolojileri ve akıllı izleme sistemlerinin gelişmesiyle hızla gelişiyor. Türkiye Turizm Ansiklopedisi’nin CMI raporundan derlediği bilgilere göre, bu yılı 3,5 milyar  dolar seviyesinde kapatacağı tahmin edilen Küresel Havaalanı Kabin Bagajı Tarayıcı Pazarı büyüklüğünün 2034’te  7,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Havacılık sektörü dünya çapında TSA, ICAO ve AB’nin  düzenleyicileri güvenlik kuruluşları tarafından denetleniyor. Söz konusu kuruluşlar, terörizm ve güvenlik tehditleriyle mücadele etmek için bagaj taramaları konusunda sıkı kurallar  getiriyor. Bu kurallar, havalimanlarını tehditleri tespit etmek için 3 boyutlu bilgi teknolojileri (BT)  taramaları ve yapay zeka kullanan yeni tarayıcılar kullanmaya zorluyor.

CMI uzmanlarının tahminlerine göre, küresel havaalanı kabin bagajı tarayıcı pazarı 2025’te 3,5 milyar dolarlık, 2034 yılında ise 7,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacak. Söz konusu rakamlar, pazarın  yıllık ortalama yüzde 9,8’lik büyümeler kaydedeceğine işaret ediyor.

Teknolojiler hızlı gelişiyor

Dünya çapında havayolu yolcusu sayısı artmaya devam ettikçe, havalimanları artık güvenlik kontrol noktalarını iyileştirme ve bekleme sürelerini azaltma zorluğuyla karşı karşıya kalıyor. Bu yoğunluk, hızlı ve hassas tarama yapabilen yüksek verimli kabin bagaj tarayıcılarına olan ihtiyacı artırıyor. Son derece yenilikçi tarayıcılar, yolcuların daha sorunsuz hareket etmesini sağlıyor, yoğunluğu en aza indiriyor ve havalimanlarının genel performansında verimliliği artırıyor. Bu yenilikler daha doğru, yanlış alarmlara daha az eğilimli ve daha hızlı karar almayı kolaylaştırıp, veri paylaşımına da olanak tanıyor. Havacılık güvenliği zorlukları tüm dünyada değişmeye devam ettikçe, tarayıcılar gereksiz olmayacağından, günümüzde mevcut havacılık sisteminin  vazgeçilmezi haline geldi. 

Havaalanı kabin bagajı tarayıcı pazarı, tasarım, görüntüleme teknolojileri ve akıllı izleme sistemlerinin gelişmesiyle hızla gelişiyor. Gelişmiş üç boyutlu BT görüntüleri, yapay zeka tehdit tespiti, otomatik tanıma, yanlış alarmları azaltarak operasyonlarda doğruluk, güvenilirlik ve verimliliği artırıyor. Teknolojik alanda yaşanan tüm yenilikler, havalimanı yetkilileri ve yolcular arasında güven seviyelerinin artmasına katkıda bulunuyor.

Smiths Detection, Rapiscan Systems ve Leidos, yenilikçi tarama prensiplerine ve yapay zeka tabanlı güvenlik sistemlerine yaptıkları yoğun yatırımlarla pazarı   kontrol eden başlıca sektör oyunculardır. Bu oyuncular, çevre dostu ve enerji tasarruflu tarayıcılara, otomatik tehdit dedektörlerine ve çevre üzerindeki etkiyi azaltmak için geri dönüştürülebilir sistem bileşenlerine odaklanıyor.  Bagaj tarayıcılarının oldukça güvenilir ve hassas hale gelmesi gerekiyor. Dolayısıyla dünya çapındaki havalimanlarında bu teknolojiye ihtiyaç günden güne artıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-tarayicilarla-havalimanlarinda-hizli-gecis-donemi-1269.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-tarayicilarla-havalimanlarinda-hizli-gecis-donemi-1269.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-tarayicilarla-havalimanlarinda-hizli-gecis-donemi-1269-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-tarayicilarla-havalimanlarinda-hizli-gecis-donemi-1269.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/akilli-tarayicilarla-havalimanlarinda-hizli-gecis-donemi/28950/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 09:22:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Akıllı telefonlar iletişim tercihlerini değiştirdi]]></title>
			<description><![CDATA[Akıllı telefonların, iletişim alışkanlıklarını da değiştirdiğini belirten uzmanlar, farklı yaş gruplarının iletişim tarzlarının da farklılık gösterdiğini söylüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Akıllı telefonların, iletişim alışkanlıklarını da değiştirdiğini belirten uzmanlar, farklı yaş gruplarının iletişim tarzlarının da farklılık gösterdiğini söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi’nden Psikolog Sedef Koç Bal, farklı yaş gruplarının iletişim alışkanlıklarını, teknolojinin sosyallik ve iletişim üzerindeki etkilerini ve modern iletişim yöntemlerinin psikolojik yansımalarını değerlendirdi.

Akıllı telefonlara güncellemeler geldikçe toplumun bu araçları kullanım biçimlerinin de değiştiğini anlatan Bal, “18-34 yaş grubundaki bireylerin dörtte biri telefon aramalarına hiç cevap vermiyor, görmezden geliyor” dedi.

Bazılarının konuşmak yerine mesaj atmayı tercih ettiklerini ifade eden Bal, “Yaklaşık yüzde 70’lik bir kesim arama yerine mesajı, yüzde 37’lik bir kesim ise sesli not göndermeyi tercih ediyor. İnsanların çok büyük bir kısmı da beklenmedik bir aramanın ‘kötü haber’ anlamına geldiğini düşünüyor” diye konuştu.

“Fast food tüketimini çağrıştırıyor”

35-54 yaş grubunda ise sesli not göndermeyi tercih edenlerin az sayıda olduğunu, çoğunlukla geleneksel telefon görüşmesi yapmaktan yana olduklarını anlatan Sedef Koç Bal, şöyle devam etti:

“Genç yetişkinlerin iletişim tercihlerinin fast food tüketimini çağrıştırdığını söylemek mümkün. Hızlı, kısa, öz ve acele… Bu bir tercih olmakla birlikte değişen dünyanın hızlı temposuna uyum sağlamanın zorunlu bir göstergesi de olabilir. 18-34 yaş grubunun iletişim tercihlerine baktığımızda; arama yoluyla tek bir kişiyle iletişimde kalmak yerine, aynı anda kısa mesaj ve sesli not göndererek birden çok kişiyle haberleşmek daha cazip gelebilir.”

Kısıtlı vakitler içinde yaşamaya alışan bireyler için uzun uzadıya telefon görüşmelerinin artık lüks olduğunu ifade eden Bal, “Hal böyleyken hızlı iletişim yöntemleri ortaya çıkıyor. Burada akılların karıştığını görüyoruz, acaba teknolojinin evrimiyle mi bireyler güncellemelere uyum sağlamak zorunda kalıyor; yoksa yetişememe, vakitsizlik gibi durumlardan dolayı ihtiyaç doğrultusunda mı fast food iletişim yöntemleri gelişiyor” dedi.

Tek taraflı mesajlar

Geleneksel iletişimi tercih edenlere göre eş zamanlı, yani aynı anda karşılıklı bir alışveriş söz konusu olduğunu kaydeden Bal, “Buradaki beklenti, duygu ve düşüncelerin karşı tarafa tam o anda aktarılması ve paylaşılması. Tek taraflı iletilen mesajlar ve sesli notlar sıcak iletişim ilkesini karşılamayabilir. Özellikle 35-54 yaş grubunun geleneksel görüşmeleri tercih etmesi; yaş ve deneyimin artmasıyla birlikte kişilerarası ilişkilerde daha seçici olunması ve ilişkilerin hissedilebilir olmasına duyulan ihtiyaçla açıklanabilir” diye konuştu.

Tanıdık numaradan gelen beklenmeyen bir aramanın iletişimin normalde sık olmaması nedeniyle kötü bir haber algısı oluşturduğuna dikkat çeken Bal, “Telefonu açmayan kişiler bunun bir çözüm olmadığını bilirken, bu kaçınmanın altında ‘ulaşmak isterse tekrar arar’ düşüncesinin yaygınlığı da yatabilir. Bu yaklaşım nihayetinde bir çözüm sağlamayacağı gibi, bireyin duygusal stresörlerle baş etme yolu da olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Yanıtlanmayan aramaların tanınmayan numaralardan geldiğinde ise talep dışı gelen kampanya aramaları veya çeşitli dolandırıcılık yöntemlerine duyulan rahatsızlıktan kaynaklanabildiğini dile getiren Bal,“Sosyal bir varlık olan insan ‘öteki’ kavramına yani bir başkasına ihtiyaç duyarken, teknolojinin bu ihtiyacı karşılamaya sağladığı olanak aşikar. Hayatın her alanında olduğu gibi burada da dengeyi korumak uzun vadede sağlıklı ilişkiler inşa etmek için mühim mesele” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-telefonlar-iletisim-tercihlerini-degistirdi-2239.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-telefonlar-iletisim-tercihlerini-degistirdi-2239.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-telefonlar-iletisim-tercihlerini-degistirdi-2239-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/akilli-telefonlar-iletisim-tercihlerini-degistirdi-2239.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/akilli-telefonlar-iletisim-tercihlerini-degistirdi/28929/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 10:51:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet kullanan 10 kişiden 6’sı ürün ve marka araştırıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, uluslararası raporların Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 59,5’inin ürünler ya da markalar hakkında araştırma yaptıklarını ortaya koyduğunu kaydederek, “Bu durum itibar yönetimi uygulamalarında dijital mecralarda bulunmanın önemini göstermektedir.” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, itibar yönetimi ve linç kültürü konusunu değerlendirdi.

İtibar yalnızca eylemlerden değil; ardındaki değerlerden oluşur

İtibar kavramının, bir kuruluşun ya da kişinin aksiyon alma biçiminde referans aldığı değerler ve bu değerlerin aktarımıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “İtibar yalnızca tekil eylemlerden değil; ardındaki değerlerden oluşur. Bu temelden hareketle kuruluşun/markanın/kişinin etkileşimde bulunduğu kişi ya da grupların beklentileri örtüşmesi gerekir.” dedi.

İtibar yönetimi bir süreçtir

Edward Freeman’ın “paydaş” kavramına atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Bu gruplar; tedarikçiler, çalışanlar, müşteriler, toplum, meslek örgütleri gibi farklı dinamiklere sahip yapılardır ve itibar yönetimi sürecinde bu paydaşların beklentilerine yanıt veren bir iletişim stratejisi sürdürülmelidir. İtibar yönetimi bir süreçtir dolayısıyla kuruluş kimliği ve paydaş özellikleri ile süreklilik göstermektedir. Tüm bu açıklamalar bizi Charles Fombrun’un itibar tanımına götürmektedir. Buna göre itibar, paydaşların zihninde kuruluşun genel cazibesidir.” diye konuştu. 

İtibar, kriz dönemlerinde kurumun en güçlü dayanağı

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesinin bireylerin kuruluşlardan beklentilerini de değiştirdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Bireyler kuruluşların yalnızca ürünlerini değil; iş yapma biçimlerini, toplumsal ve sosyal katkılarını, çalışanlara sundukları değerleri de şeffaf bir biçimde paylaşmalarını istemektedir. İlgili paylaşımlar bireylerde kuruluşa/markaya yönelik olumlu imajın gelişmesine katkı sağlarken, tercihlerindeki temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. İtibar, kriz dönemlerinde ise kuruluşun/markanın paydaşlarının desteğini almasını kolaylaştırarak, süreci geride bırakma konusunda fayda sağlamaktadır.” ifadesinde bulundu.

İtibar yönetiminde dijital mecralar da çok önemli

Mecra çeşitliliği ve kullanıcı sayısındaki artışın itibar yönetimi çalışmalarının dijital ortamda da gerçekleştirilmesini gerekli kıldığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, “Uluslararası raporlar Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 59,5’inin ürünler ya da markalar hakkında araştırma yaptıklarını ortaya koymaktadır. Bu durum itibar yönetimi uygulamalarında dijital mecralarda bulunmanın önemini göstermektedir.” dedi.

Dijital itibar yönetiminde öne çıkan unsurlar neler?

Dijital ortamda itibar yönetiminde öne çıkan noktaların; kimlik unsurlarının dijital ortamlarda görünür olması, sosyal ağların yönetimi, kriz iletişimi gibi alanlar olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Güler, sözlerini şöyle tamamladı:

“İtibar yönetimi çalışmalarında paydaşların belirlenmesi ve taleplerin öğrenilmesi iletişim stratejisinin şekillendirilmesini de sağlamaktadır. İtibar yönetimi sürecinde doğrudan iletişim kurma ve kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin takibi, paydaş beklentilerinin ve taleplerin karşılanmasını adına önemlidir. Bir diğer unsur ise kurum imajına zarar verebilecek olan içeriklerle mücadele etmek, kuruma ve mesajlarına gelecek eleştirileri karşılamak ve yanıt vermek olarak ifade edilebilir.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/internet-kullanan-10-kisiden-6-si-urun-ve-marka-arastiriyor-6417.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/internet-kullanan-10-kisiden-6-si-urun-ve-marka-arastiriyor-6417.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/internet-kullanan-10-kisiden-6-si-urun-ve-marka-arastiriyor-6417-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/internet-kullanan-10-kisiden-6-si-urun-ve-marka-arastiriyor-6417.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/internet-kullanan-10-kisiden-6-si-urun-ve-marka-arastiriyor/28897/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 12:03:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Her 10 gençten 4’ü siber zorbalığa uğruyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Siber zorbalığın özellikle gençler arasında endişe verici boyutlara ulaştığını rakamlarla ortaya koyan Prof. Dr. Tarhan, her üç gençten birinin akran zorbalığı kurbanı, siber zorbalıkta isi bu oranın yüzde 40'lara kadar çıktığını söyledi. Tarhan, bunun küresel bir ruh sağlığı tehdidi olduğuna dikkat çekti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akran zorbalığı konusunu değerlendirdi.

Siber zorbalık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründü

Günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan siber zorbalığın, masum bir sosyal medya atışmasının çok ötesinde, kasıtlı ve organize bir "psikolojik savaş" aracına dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumun küresel bir tehdit olduğunu ve özellikle gençlerin ruh sağlığını hedef aldığını vurguladı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir eylemin "zorbalık" sayılabilmesi sistematik olması, kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması şeklinde kriterlerin olması gerektiğini ifade ederek, "Bu kriterler karşılandığında, ortada net bir suç vardır. Bu suçu işleyenlerin de mutlaka bir bedel ödemesi gerektir, aksi takdirde toplumda güçlü olanın zayıfı ezdiği bir siber anarşi hâkim olur.” dedi.

Siber zorbalığın artık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, "Bir grup, hedef aldığı kişiyi itibarsızlaştırmak için troll orduları gibi faaliyet gösteriyor. Bu, politik bir proje veya bir psikolojik savaş hamlesi olabilir. İngiltere'nin 2015 yılında, askeri bir terim olan 'tugay' ismini kullanarak bir sosyal medya birimi kurması, devletlerin bu alanı ne kadar ciddiye aldığının en net kanıtıdır. Amaç, dezenformasyon yaymak veya hedefleri itibarsızlaştırmaktır." ifadesinde bulundu.

Siber zorbalık gençler arasında çok yaygın

Siber zorbalığın özellikle gençler arasında endişe verici boyutlara ulaştığını rakamlarla ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Yapılan çalışmalar, akran zorbalığı kurbanı olan gençlerin oranının her üç gençten biri olduğunu gösteriyor. Ancak konu siber zorbalığa gelince bu oran yüzde 40'lara kadar çıkıyor. Bu, küresel bir ruh sağlığı tehdididir." diye konuştu.

Siber zorbalığın gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, "Bu durum, ergenlerde ciddi okul reddi, akademik başarıda düşüş, içe kapanma, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açıyor." dedi.

Prof. Dr. Tarhan, özellikle "akademik zekâsı yüksek ancak sosyal ve duygusal becerileri zayıf" çocukların zorbalığa karşı daha savunmasız olduğunu ve bu çocukların sosyal iletişim bozuklukları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Evde şiddet varsa çocuk zorbalığı öğreniyor

Zorbalığın temelinde genellikle çocuğun aile içinde öğrendiği yanlış sorun çözme yöntemlerinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, "Çocukluk agresyonlarında birinci sırada canlı örnekler, yani aile içi tutumlar gelir. Evde 'vurdum mu oturturum' kültürünü gören çocuk, hak arama yöntemi olarak zorbalığı öğrenir." dedi.

Ergenlik döneminin, gençlerin hayatı keşfettiği ve sosyal becerilerini geliştirdiği "normal şizofrenik bir dönem" olarak tanımlanabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte duyguların mantığın önüne geçtiğini ve gençlerin sonunu düşünmeden hareket edebileceğini ifade etti.

"Ergenden sıfır hata beklemek gerçekçi değil, tam tersine zararlıdır. Gençlerin hata yapma hakkı vardır, çünkü hayatı böyle öğrenirler." diyen Prof. Dr. Tarhan, “Aile, özellikle şiddet ve yalan gibi temel konularda net bir tavır alarak çocuğa duygusal ve sosyal sınırları öğretmelidir. Tıpkı bir binanın kapıları, pencereleri gibi, duyguların da sınırları vardır." diye konuştu.

İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık barınamaz

Zorbalığın sadece vurmakla, kırmakla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, fiziksel, sözel ve sosyal olmak üzere şiddetin üç farklı yüzü olduğunu, zorbalığı uygulayan kişilerin genellikle özgüven eksikliği yaşadığını ve başkalarını ezerek, değersizleştirerek kendi egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını söyledi.

Okullarda artan akran zorbalığına karşı geliştirilen mevcut programların "kötülükle mücadele" üzerine odaklanarak eksik kaldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Karanlıkla mücadelenin en güzel yöntemi bir mum yakmaktır. Zorbalığı önlemenin en etkili yolu da sınıflarda iyiliği, paylaşmayı ve yardımlaşmayı artırmaktır. Milli Eğitim, 'Rastgele İyilik Projeleri'ni acilen politika haline getirmelidir." dedi.

Prof. Dr. Tarhan, Kaliforniya'daki okullarda başarıyla uygulanan "Rastgele İyilik Projesi" ni örnek göstererek, "Öğrencilere, bir yaşlı bakımevinde veya bir engelli merkezinde çalışmaları karşılığında kredi veriliyor. Gençler hem mağduriyeti görüyor hem de iyilik yapmanın getirdiği manevi hazzı tadarak bu davranışları pekiştiriyor." ifadesinde bulundu.

Akran zorbalığının küresel bir sorun haline geldiğini ve Finlandiya gibi ülkelerin buna çözüm aradığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Bizim kültürümüzde sadece kötüyle mücadele etmek yoktur, aynı zamanda iyiyi güçlendirip artırmak vardır. İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık zaten barınamaz." diye konuştu.

Zorbalığa uğramanın temeli de evde atılıyor

Zorbalığın temelinde genellikle ergenin evde yaşadığı "insan yerine konulmama" hissinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, ailelere çocuklarıyla iletişim kurma biçimleri konusunda hayati uyarılarda bulunarak, "Sen adam olmazsın, akılsızsın" gibi çocuğun kişiliğini hedef alan eleştirilerin, özgüvenini yok edeceğini ve onu zorbalık kurbanı olmaya aday hale getireceğini, doğru eleştirinin "Sen iyi bir çocuksun ama şu davranışın şu gerekçeyle doğru değil" diyerek, sadece davranışı ve çabaları gerekçesiyle eleştirmek olduğunu anlattı.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, baskı ve korku kültürlerinde yetişen çocukların "sorma, düşünme, itaat et" mottosuyla büyüdüğünü, bunun da girişimci ve yenilikçi olamayan, sadece itaat eden nesillere neden olduğunu kaydederek, "Sessiz sakin bir toplum olur ama ufak bir problemde büyük patlamalar yaşanır." dedi. 

Aile içinde monolog yerine diyalog esas alınmalı

Zorbalık uygulayan kişilerin de aslında kendi zayıflıklarını kapatmaya çalışan, kendileriyle yüzleşemeyen bireyler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu döngünün kırılabilmesi için aile içinde monolog yerine diyaloğun esas alınması gerekir. Bizim kültürümüzde 'su büyüğün, sus küçüğün' gibi artık çağa uymayan kalıp düşünceler var. Bu şekilde yetiştirilen 'hanım hanımcık, efendi' çocuklar, saygılı olsalar da kendilerini ezdirdikleri için zorbalığa kurban olmaya adaydırlar." diyerek, bu gençlere "hayır deme becerileri" ve girişkenlik eğitimlerinin verilmesinin şart olduğunu söyledi.

Sosyal ve duygusal zekânın, en az akademik zekâ kadar hayati olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarhan, sadece ders çalışmaya odaklanılarak "proje çocuk" yetiştirmenin büyük bir hata olduğunu ifade etti.

"Bu çocuklar okulda birinci olur ama 'kurtlar sofrası' gibi olan iş hayatında başarısız olurlar, çünkü nerede nasıl davranacaklarını öğrenememişlerdir." diyen Prof. Dr. Tarhan, sosyal zekânın da doğuştan gelmediğini, öğrenilebilir bir beceri olduğunu vurguladı.

Medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailelerin ve okulların akran zorbalığı karşısındaki panik halinin yanlış olduğunu belirterek, "Akran zorbalığını bir tehdit olarak görmeyelim. Bu, çocuğun hayatın zorluklarını öğrenmesi, problem çözmesi ve kendi gemisinin kaptanı olması için bir gelişim fırsatıdır. Görevimiz, çocuklarımızı sera çiçeği gibi büyütmek değil, onları bu fırtınalı denizde yüzmeye hazırlamaktır." dedi.

Pandemi döneminin en büyük kurbanlarının, sanılanın aksine yaşlılar değil, dijital bağımlılığa sürüklenen çocuklar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, Ulaştırma Bakanlığı'na acil çağrıda bulunarak, Avrupa'da olduğu gibi medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi gerektiğini, aksi halde bir neslin kaybedileceğini vurguladı.

Problemleri çocuklar aralarında çözmeli

Zorbalık vakalarında ailelerin hemen karşı tarafın ailesini aramasının "ilkel" ve "kolaycı" bir yöntem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, "Problem iki çocuk arasında. Öncelik, aileleri hiç devreye sokmadan, bu iki çocuğun rehber öğretmen eşliğinde sorunu kendi aralarında çözmeyi öğrenmesidir. Asıl amaç olayı çözmekten çok, o olaydan çocuğa bir hayat dersi öğretmek, yani bir fırsat eğitimi yaratmaktır. Gelişmiş eğitim sistemleri buna 'sessiz eğitim' diyor; sorun, farkında olmadan, ilişkiler içinde çözülüyor." diye konuştu.

Ergenler dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebiliyor

Ergenlerin beyninin ön bölgesinin (frontal lob) henüz tam olgunlaşmadığı için dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Rehber öğretmenler, olayın arkasında kasıt mı, dürtüsellik mi, yoksa bilmeden yapılan bir hata mı olduğunu analiz etmeli. Çözüm, bu analize göre şekillenmelidir." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Tarhan, modern ve etkili bir ceza yöntemi olarak, zorbalık yapan öğrenciye "haftada üç gün bir yaşlı bakımevinde çalışma ve bunu raporlama" gibi topluma hizmet cezaları verilebileceğini, bu tür uygulamaların Türkiye'de de yapılabileceğini dile getirerek, "Buradaki amaç, o gence suçluluk ve pişmanlık duygusu yaşatarak empati kurmasını sağlamak ve onu topluma yeniden kazandırmaktır. Öbür türlü cezalar, gencin paranoid düşüncelerini pekiştirir ve onu 'devamlı savaştaymış' gibi hissettirerek daha büyük ruhsal sorunlara yol açar." dedi.

Evde yok sayılan çocuklar…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kötülük yapmaktan zevk alan zorba çocukların temelinde genellikle "sevgi yoksunu ama aşırı disiplinle büyütülme" yattığını belirterek, "Bu çocuklar kendilerini değersiz hisseder ve başkalarını ezerek ego tatmini yapmayı öğrenirler. Evde yok sayılan bir çocuk, dayak yediğinde bile 'varlığımın farkındalar' diye düşünür ve öfkeyle beslenerek insanları yönetmeye çalışır." ifadesinde bulundu.

Zorbalığın altında yatan derin psikolojik nedenlere dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir çocuğa verilebilecek en kötü cezanın onu "yok saymak" olduğunu sözlerine ekledi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/her-10-gencten-4-u-siber-zorbaliga-ugruyor-7748.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/her-10-gencten-4-u-siber-zorbaliga-ugruyor-7748.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/her-10-gencten-4-u-siber-zorbaliga-ugruyor-7748-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/10/her-10-gencten-4-u-siber-zorbaliga-ugruyor-7748.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/her-10-gencten-4-u-siber-zorbaliga-ugruyor/28793/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:06:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ATÜ’de 25. Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi Başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), ısı bilimi ve enerji teknolojileri alanında Türkiye’nin en prestijli bilimsel etkinliklerinden biri olan 25. Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi’ne (ULİBTK’25) ev sahipliği yapıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[10-12 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan kongrede, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji uygulamaları, iklimlendirme sistemleri, ısı transferi, akışkanlar mekaniği ve sürdürülebilir teknolojiler gibi alanlarda güncel araştırmalar paylaşılacak.

ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, kongrenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Üniversitemizde gerçekleştirilecek olan bu kongre, alanında uzman bilim insanlarını bir araya getirecek. Böylece ısı bilimi ve tekniği alanındaki yeni araştırmaların paylaşılması, bilimsel iş birliklerinin artırılması ve genç araştırmacıların teşvik edilmesi açısından büyük bir kazanım sağlayacaktır.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/09/atu-de-25-isi-bilimi-ve-teknigi-kongresi-basliyor-3144.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/09/atu-de-25-isi-bilimi-ve-teknigi-kongresi-basliyor-3144.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/09/atu-de-25-isi-bilimi-ve-teknigi-kongresi-basliyor-3144-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/09/atu-de-25-isi-bilimi-ve-teknigi-kongresi-basliyor-3144.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/atu-de-25-isi-bilimi-ve-teknigi-kongresi-basliyor/28683/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 09:17:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Otuz sosyal medya hesabına erişim engeli]]></title>
			<description><![CDATA[Reklam Kurulu'ndan bahis ve kumar reklamı yapan yüksek takipçili 30 sosyal medya hesabına tedbiri uygulanmasına karar verildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Reklam Kurulu'ndan bahis ve kumar reklamı yapan yüksek takipçili 30 sosyal medya hesabına tedbiri uygulanmasına karar verildi. 

Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Reklam Kurulu'nun 14 Ağustos'taki toplantısında yasa dış bahis ve kumar reklamları ele alındı. 

Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yasadışı bahis ve kumar reklamı yaptığı ve tüketicileri çeşitli yasadışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 30 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulanmasına karar verildi. 

Ayrıca, söz konusu sosyal medya hesapları ile yasadışı bahis ve kumar sitelerinin muhataplan hakkında adli tahkikat süreçlerinin işletilebilmesi için ilgili kurumlar nezdinde gerekli başvuruların yapılması kararlaştırıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/otuz-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-8177.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/otuz-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-8177.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/otuz-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-8177-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/otuz-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-8177.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/otuz-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli/28591/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:34:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[5 saatten fazla cep telefonu kullanıyorsanız dikkat!  ]]></title>
			<description><![CDATA[Cep telefonu bağımlılığının ciddi bir problem olduğunu belirten uzmanlar, sosyal hayatı, iş ve aile ilişkilerini olumsuz etkileyebildiğini söylüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, cep telefonu bağımlılığının belirtileri, etkileri, nedenleri ve tedavi yöntemleri ile bilinçli telefon kullanımının önemine dair bilgi verdi.

Cep telefonu, sorumlulukların yerine getirilmesini engelliyorsa bağımlılık ortaya çıkmış olabilir!

Cep telefonu bağımlılığının kişinin gündelik hayatını olumsuz etkileyecek düzeyde cep telefonu kullanması ile ortaya çıkan klinik bir tablo olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Kişi sosyal hayatında, iş hayatında, aile ilişkilerinde sorun yaşamaya başlar. Sorumluluklarını yerine getiremeyecek bir hale gelir.” dedi.

Türkiye’de ve Dünya’da yapılan farklı çalışmaların, cep telefonuna bağımlılık durumunun yüzde 5-10 arasında değiştiğini gösterdiğini aktaran Çetin, “Cep telefonunda gün içinde 5 saat ve üzeri kullanım bağımlılık riskini akla getirmeli. Bununla birlikte kişinin sabah uyandıktan ne kadar süre sonra cep telefonuna baktığı, gece uykuya dalmadan önce yine cep telefonu ile ne kadar vakit geçirdiği de risk açısından önemli.” şeklinde konuştu.

Telefon bağımlılığı, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkiliyor!

Cep telefonu bağımlılığının neden olduğu durumlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, şunları söyledi:

“Sürekli telefon kullanımı uykusuzluğa neden olabilir. Telefon bağımlılığı, dikkatin dağınık olmasına ve konsantrasyon sorunlarına yol açabilir. Gerçek dünya ilişkilerinden uzaklaşma ve sosyal izolasyon ortaya çıkabilir. Göz ağrısı, boyun ve sırt ağrıları gibi sorunlar görülebilir. Huzursuzluk, gerginlik, stres ve depresyon gibi duygusal değişiklikler baş gösterebilir.”

Beyindeki dopamin dengesi değiştiğinde bağımlılık ortaya çıkıyor!

Bir araştırmaya göre, aşırı telefon kullanımının beyindeki ödül devrelerini kimyasal olarak değiştirdiğinin kanıtlandığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Beyinde dopamin adı verilen ve haz duygusunu kontrol eden nörokimyasal maddenin işlevini bozuyor, beyinde bu hormonun etki ettiği bölgelerin duyarsızlaşmasına neden oluyor ya da aksine hassaslaştırıyor.” dedi.

Cep telefonu bağımlılığını gösteren birtakım testler olduğunu aktaran Çetin, “Prof. Dr. Cemal Onur Noyan’ın Türkçe’ye çevirdiği ‘Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği Kısa Form’ içinde bulunan sorular cep telefonu bağımlılığı açısından riski değerlendirmeyi sağlayan önemli sorulardır. ‘Akıllı telefon kullanmaktan dolayı planladığım işleri aksatırım’, ‘Akıllı telefonu kullanmaktan dolayı derslerime odaklanmakta, ödevlerimi yapmakta ve işlerimi tamamlamakta güçlük çekerim’, ‘Çevremdeki insanlar akıllı telefonumu çok fazla kullandığımı söylerler’ gibi sorulara kişilerin verdiği kesinlikle katılıyorum, katılıyorum ya da katılmıyorum gibi farklı ölçüdeki cevaplar kişinin bağımlılık durumu açısından yol gösterici oluyor.” açıklamasını yaptı.

Cep telefonu kullanımı günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa tedavi gerekir!

“Eğer cep telefonu kullanımı artık bir vazgeçilmez haline gelmişse, günün çoğu cep telefonu ile uğraşarak geçiriliyorsa, kişi cep telefonundan uzak olduğunda kaygılı hissediyorsa, aile, okul ya da iş hayatında sorumluluklarını yerine getiremiyorsa ‘tedavi’ gereği ortaya çıkar.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Tedavide kişinin cep telefonu kullanımının kısıtlanması, gereği halinde ilaç tedavileri, bireysel psikoterapi ya da grup terapileri gibi farklı tedavi yöntemleri kullanılabilir.” ifadelerini kullandı.

Telefon bilinçli ve amaçlı bir şekilde kullanılmalı!

Telefonda geçirilen uzun saatler yerine insanın kendini daha iyi hissetmesi için önerilerde de bulunan Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Telefonu bilinçli ve amaçlı bir şekilde kullanmaya çalışın. Dışarıda yürüyüş yapmak, spor yapmak gibi fiziksel aktiviteleri rutin hale getirin. Gerçek dünyadaki sosyal etkileşimlere daha fazla zaman ayırın. Yeni hobiler edinerek ilgi alanlarınızı genişletin.” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/5-saatten-fazla-cep-telefonu-kullaniyorsaniz-dikkat-3455.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/5-saatten-fazla-cep-telefonu-kullaniyorsaniz-dikkat-3455.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/5-saatten-fazla-cep-telefonu-kullaniyorsaniz-dikkat-3455-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/5-saatten-fazla-cep-telefonu-kullaniyorsaniz-dikkat-3455.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/5-saatten-fazla-cep-telefonu-kullaniyorsaniz-dikkat/28531/</link>
			<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 08:26:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seyhan'da emeklilere teknoloji eğitimi]]></title>
			<description><![CDATA[Seyhan Belediyesi, Türkiye Emekliler Derneği Seyhan şube yönetimini teknoloji eğitiminde bir araya getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seyhan Belediyesi, Türkiye Emekliler Derneği Seyhan şube yönetimini teknoloji eğitiminde bir araya getirdi.

 Seyhan Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Seyhan şube yönetim kurulu üyelerini, Teknoloji ve İnovasyon (SEYTİM) merkezinde gerçekleşen ‘Dijital Beceri Eğitimi’nde buluşturdu.

 Seyhan Belediyesinden yapılan açıklamada, ‘‘Sağlık İşleri Müdürlüğümüz tarafından düzenlenen ve ev sahipliğini SEYTİM’in yaptığı ‘Dijital Beceri Eğitimi’nde, Türkiye Emekliler Derneğinin Seyhan şubesi üyeleriyle bir araya geldik. Eğitimde büyüklerimizi, akıllı telefonlardan uygulamalara, dijital hizmetlerden iletişim araçlarına kadar birçok konuda bilgilendirdik’ ifadelerine yer verildi.

Teknoloji eğitiminden yararlanmak isteyenler 444 0 191 numaralı hattan iletişime geçebilirler.

 BAŞKAN OYA TEKİN’E TEŞEKKÜR ETTİLER

TÜED Seyhan Şube Başkanı Yaşar Tekin ve yönetim kurulu üyeleri ise verilen eğitimden dolayı Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile emeği geçenlere teşekkür etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/seyhan-da-emeklilere-teknoloji-egitimi-182.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/seyhan-da-emeklilere-teknoloji-egitimi-182.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/seyhan-da-emeklilere-teknoloji-egitimi-182-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/08/seyhan-da-emeklilere-teknoloji-egitimi-182.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/seyhan-da-emeklilere-teknoloji-egitimi/28495/</link>
			<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber saldırılarda artık psikolojik taktikler kullanılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik, genellikle tehditlere karşı teknik savunmalara odaklanıyor. Ancak siber suçluların aldatmaya yönelik çalışmaları, insan doğasını kendi çıkarları için nasıl kullandıklarını gösteriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber güvenlik, genellikle tehditlere karşı teknik savunmalara odaklanıyor. Ancak siber suçluların aldatmaya yönelik çalışmaları, insan doğasını kendi çıkarları için nasıl kullandıklarını gösteriyor. 

Oltalama, sosyal mühendislik ve dezenformasyon kampanyaları gibi dolandırıcılıklar, birçok siber saldırının merkezinde yer alıyor. Uzmanlar kötü aktörlerin, kurbanlarında tetiklemeyi amaçladıkları duyguların haritasını çıkararak bu mekanizmaların nasıl işlediğine dair fikir edinilebileceğini belirtiyor. 

WatchGuard bölgesel yöneticisi Yusuf Evmez, siber dolandırıcılık türlerini ve korunmanın yollarını anlattı.

Siber suçlular tarafından kullanılan 5 duygusal tetikleyici

-Korku ve aciliyet: “Ya şimdi harekete geç ya da fırsatı kaçır!” gibi içerikler, kişide panik yaratarak acele kararlar alınmasını tetikliyor.

-Otorite ve güven: Otorite figürlerine duyulan güveni istismar etmek için şirket yöneticileri, bankalar veya devlet kurumların taklit edilebiliyor.

-Sosyal kanıt: E-posta yazışmalarına sızan veya tanıdık birinden geliyormuş gibi görünen mesajları taklit eden saldırganlar, güvenilir kişilermiş gibi davranarak daha inandırıcı görünmeye çalışıyor.

-Merak: Kullanıcıları kötü niyetli bağlantılara tıklamaya ikna eden cazip mesajlar göndererek, insan merakı silah olarak kullanılıyor.

-Ödüller: Finansal verileri ele geçirmek isteyen saldırganlar sahte hediyeler, geri ödemeler veya çeşitli ödüller vadediyor.

Duygusal yönlendirme

Duygusal manipülatif stratejilere dayanarak kullanılan dört yöntem yöntem ise şöyle:

-Sosyal mühendislik: Sahte e-postalar, telefon aramaları veya taklit yoluyla gizli bilgi veya para elde etmek için güven, otorite veya aciliyet gibi duyguları istismar eden aldatıcı taktikler.

-Kimlik hırsızlığı: Kötü niyetle birinin kimliğine bürünmek için kişisel verilerin kullanılması.

-İş e-postalarının ele geçirilmesi (BEC): Bilgisayar korsanlarının yönetici veya satıcı kılığına girerek işletmeleri hileli transferler yapmaları veya hassas verileri ifşa etmeleri için kandırması.

-Fidye yazılımı: Kurbanın dosyalarını şifreleyen ve bunların serbest bırakılması için fidye talep eden kötü amaçlı yazılımların kullanılması.

Siber dolandırıcılıklardan korunmanın dört yolu

Uzmanlara göre, insanlarda herhangi bir durum karşısında verdiği tepkileri ele alan iki bilişsel işlem modu yer alıyor. Aciliyet, korku, merak veya açgözlülük gibi duygusal tetikleyicilere verilen hızlı, otomatik ve sezgisel tepkilerden sorumlu olan Sistem 1, daha yavaş ve analitik olan, muhakeme yapabilen ve içgüdüsel tepkilere karşı koyabilen işlem modu ise Sistem 2 olarak adlandırılıyor. 

Siber suçlular, Sistem 2'nin müdahale etme şansı olmadan önce dürtüsel kararları tetiklemek için Sistem 1'i kasıtlı olarak hedef alıyor. Bu hileyi göz önünde bulundurarak, bir kuruluşun sistemlerini ve verilerini aldatmacadan korumak için yapılması gerekenler şöyle:

-Farkındalık pratiği yapın: Çalışanları şimdi ve buraya odaklanmaya, acele etmemeye ve olayları sakin bir şekilde ele almaya teşvik etmek, Sistem 2 düşüncesi tarafından yönlendirilen ölçülü tepkileri teşvik etmeye yardımcı oluyor.

-SIFT yöntemini uygulayın: Ekipleri; durma, kaynağı araştırma, daha iyi kapsam bulma ve orijinal bağlamın izini sürme konusunda eğitmek, saldırıları ve dezenformasyonun yayılmasını önleyebiliyor.

-Duygusal tetikleyicileri tanıyın: Çalışanların kaygı veya tıklama tuzağına yatkınlık gibi zayıf noktalarını belirlemelerine yardımcı olmak manipülasyon riskini azaltıyor.

-Paylaşmadan önce doğrulayın: Paylaşmadan önce bilgilerin gerçek ve doğru olduğundan emin olmak için veri doğrulamayı teşvik etmek, tehditlerin yayılmasını önlemeye yardımcı oluyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-saldirilarda-artik-psikolojik-taktikler-kullaniliyor-1621.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-saldirilarda-artik-psikolojik-taktikler-kullaniliyor-1621.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-saldirilarda-artik-psikolojik-taktikler-kullaniliyor-1621-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-saldirilarda-artik-psikolojik-taktikler-kullaniliyor-1621.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/siber-saldirilarda-artik-psikolojik-taktikler-kullaniliyor/28233/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 08:52:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber suçlara yönelik operasyon: 423 gözaltı]]></title>
			<description><![CDATA[Siber suçlara yönelik son bir haftada düzenlenen operasyonda 423 kişi gözaltına alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber suçlara yönelik son bir haftada düzenlenen operasyonda 423 kişi gözaltına alındı. 

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Buna göre, Emniyet birimlerinin çalışmaları sonucunda 29 il merkezli soruşturmalar kapsamında 52 ilde “Nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği ve tacizi, bilişim sistemlerine girme” suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. 

Operasyonlarda 423 şüpheli yakalandı. Bunlardan 145'i tutuklandı, 128'i hakkında adli kontrol kararı verildi, diğerlerinin işlemleri sürüyor. 

Bu kişilerin sosyal medya ve oltalama sitelerinden "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları, yasa dışı bahis ve kumarda kullanılmak üzere banka hesapları topladıkları, yasa dışı bahis sitelerine alt yapı sağlama, kumar oynatma ve para nakline aracılık ettikleri, müstehcen çocuk görüntüleri bulundurdukları, kişilerin mobil bankacılık hesaplarına erişerek haksız kazanç sağladıkları tespit edildi.

Operasyonlarda ruhsatsız tabancalar ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Yaklaşık 5 milyar liralık mal varlığına el konuldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-suclara-yonelik-operasyon-423-gozalti-5356.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-suclara-yonelik-operasyon-423-gozalti-5356.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-suclara-yonelik-operasyon-423-gozalti-5356-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/06/siber-suclara-yonelik-operasyon-423-gozalti-5356.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/siber-suclara-yonelik-operasyon-423-gozalti/28201/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 12:56:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kişisel Bilgileri İnternetten Silmenin 7 Yolu]]></title>
			<description><![CDATA[Kullanıcıların siber saldırılardan korunmak ve hedef haline gelmemek için dijital güvenliğin önemli olduğunu belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kişisel bilgileri internetten silmenin 7 yolunu sıraladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her geçen gün daha fazla hizmetin çevrimiçi ortama taşınmasıyla birlikte, kullanıcıların bıraktığı dijital izler kontrol edilmesi zor bir hale geliyor. Sosyal medya platformlarında paylaşılan gönderiler, online alışveriş geçmişi, konum bilgileri, üyelik formlarına girilen kişisel bilgiler ve hatta eski blog yorumları gibi detaylar, yıllar içinde birikerek dijital bir profil oluşturuyor. Bu profili analiz eden kötü niyetli bir saldırgan, kişinin neyi sevdiğini, hangi saatlerde nerede olabileceğini, kimlerle iletişim kurduğunu ve daha birçok özel bilgiye kolaylıkla erişebiliyor. Elde edilen bilgiler, kimlik avı, oltalama, fidye yazılımı ve diğer çeşitli saldırıların kişiye özel olarak oluşturulmasına zemin hazırlıyor. Yıllar önce açılmış ve artık kullanılmayan bir hesabın yanlış ellerde ciddi güvenlik açıklarına yol açabileceğine dikkat çeken Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kişisel bilgileri internetten silmenin 7 yolunu sıralıyor.

 

1. Kullanılmayan hesapları ve yazılımları silin. Zaman içinde açılan eski sosyal medya profilleri, alışveriş hesapları ve e-posta servisleri, hala kişisel bilgileri saklayarak güvenlik açığı oluşturabilir. Bu nedenle tüm aktif ve pasif hesapların gözden geçirilmesi, kullanılmayan hesapların kapatılması, silinemeyen durumlarda en azından kişisel bilgilerin kaldırılması büyük önem taşıyor. Aynı şekilde, uzun süredir kullanılmayan uygulamalar da güvenlik riski oluşturabileceği için cihazdan kaldırılmalı.

 

2. Sosyal medya hesaplarınızdaki gizlilik ayarlarını inceleyin. Sosyal medya platformlarında paylaşılan her içerik, dijital kimliğinizin bir parçası haline gelir. Bu nedenle, hesaplarınızın gizlilik ayarlarını düzenlemek ve paylaşımlarınızı yalnızca güvendiğiniz kişilerle sınırlamak, kişisel bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesini önlemenin etkili yollarından biridir. Adres, telefon numarası veya konum gibi hassas bilgileri herkese açık şekilde paylaşmaktan kaçınmak ve fotoğraflarınızın içeriğine dikkat etmek, kişisel güvenliğinizi artırır.

 

3. Bilgilerinizi Google arama sonuçlarından kaldırın. Google’da adınızla yapılan aramalarda çıkan kişisel bilgiler, başkalarının size dair çok sayıda veriye ulaşmasına neden olabilir. Bu riski azaltmak için Google’ın sunduğu çevrimiçi formlarla, kişisel verilerinizin arama sonuçlarından kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Ayrıca, adınızı ve hassas bilgilerinizi düzenli aralıklarla aratarak yeni içeriklerin çıkıp çıkmadığını takip etmek, dijital görünürlüğünüzü kontrol altında tutmanızı sağlar.

 

4. Üçüncü taraf web sitelerinden ve veri aracılarından kaldırma talebinde bulunun. Birçok üçüncü taraf web sitesi ve veri aracısı, kişisel bilgileri toplayarak ticari amaçlarla paylaşabilir. Bu sitelere doğrudan başvurarak verilerinizin kaldırılmasını talep etmek veya bu işlemleri sizin yerinize otomatik olarak yürüten gizlilik hizmetlerinden faydalanmak, kişisel gizliliği sağlamanın etkili yollarındandır.

 

5. Tarayıcı gizlilik ayarlarını optimize edin ve izleme karşıtı araçları kullanın. Web tarayıcıları, çevrimiçi davranışlarınızı izleyerek kapsamlı bir dijital profil oluşturabilir. Bunu engellemek için üçüncü taraf çerezlerini devre dışı bırakmak, çerez ve geçmiş verilerini düzenli olarak silmek, kullanılmayan tarayıcı uzantılarını kaldırmak ve güvenilir izleyici engelleyicilerden faydalanmak gerekir. Ayrıca VPN hizmeti kullanarak IP adresinizi gizlemek, çevrimiçi gizliliğinizi bir üst seviyeye taşımanızı sağlar.

 

6. Kimliğinizi izleyin ve koruyun. Kimlik hırsızlığı, kişisel ve finansal açıdan uzun süreli etkilere sahip olabilecek ciddi sonuçlara yol açar. Bu riski azaltmak için kimlik izleme hizmetlerinden yararlanarak adınıza açılan yeni hesapları, kredi başvuruları ya da kamuya açık belgelerdeki değişiklikleri takip edebilirsiniz. Mahkeme kayıtları, mülkiyet belgeleri ve benzeri kamu verilerini daha gizli hale getirmek için ilgili kurumlarla iletişime geçmek de kişisel verilerinizin kontrolünü elinizde tutmanızı sağlar.

 

7. Çevrimiçi hesaplarınızı güvence altına alın. Aktif olarak kullanılan çevrimiçi hesaplar, dijital güvenlik açısından korunması gereken en önemli alanlardan biridir. Güçlü ve benzersiz parolalar kullanmak, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ile hesaplara ek güvenlik katmanı eklemek ve parolalarınızı güvenli bir parola yöneticisinde saklamak alınabilecek temel önlemlerdendir. Ayrıca dark web tarama araçlarıyla bilgilerinizin sızdırılıp sızdırılmadığını düzenli olarak kontrol etmek, olası tehditlere karşı hızlı önlem almanızı sağlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/05/kisisel-bilgileri-internetten-silmenin-7-yolu-1107.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/05/kisisel-bilgileri-internetten-silmenin-7-yolu-1107.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/05/kisisel-bilgileri-internetten-silmenin-7-yolu-1107-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/05/kisisel-bilgileri-internetten-silmenin-7-yolu-1107.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kisisel-bilgileri-internetten-silmenin-7-yolu/28116/</link>
			<pubDate>Thu, 15 May 2025 15:34:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-ticarete yönelik denetimler sürüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'nca e-ticarete yönelik denetimlerinde bu yılın ilk üç ayında 49 firmaya toplam 53,4 milyon lira idari para cezası uygulandı. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'nca e-ticarete yönelik denetimlerinde bu yılın ilk üç ayında 49 firmaya toplam 53,4 milyon lira idari para cezası uygulandı. 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, mesafeli sözleşmelerde ürünün tüketici tarafından inceleme gibi fırsatının olmamasının "tüketiciyi daha da korumaya muhtaç hale getirdiği" belirtildi. Bu kapsamda yapılan düzenlemelerde "tüketiciyi koruyabilmek için en temel hak olan cayma hakkının yanı sıra tüketicilerin sipariş öncesi bilgilendirilmeleri ve sözleşmenin ifası" konuların yasal düzenlemelerle güvence altına alındığı hatırlatıldı.

Ticaret Bakanlığı, cayma hakkı kullanımında bedel iadelerinin hiç yapılmaması ya da yasal süre içinde yapılmaması kapsamında Ekim 2024 döneminde başlatılan ve aynı yıl içinde tamamlanan inceleme ve denetimler sonucunda 18 kuruluşa toplam 40,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. 

2025 yılının ilk üç ayında (Ocak-Mart) tüketicilerin e-ticaret sektöründe taraf oldukları mesafeli sözleşmelere ilişkin olarak yapılan inceleme ve denetimler kapsamında ise 49 kuruluşa toplam 53,4 milyon TL idari para cezası uygulandı. Toplam 19 kuruluşa yönelik incelemeler ise sürüyor.  

Böylece son altı ay içindeki e-ticaret sektörüne yönelik denetimlerde 67 kuruluşa uygulanan idari para cezası toplama 93,7 milyon liraya ulaştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/e-ticarete-yonelik-denetimler-suruyor-7342.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/e-ticarete-yonelik-denetimler-suruyor-7342.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/e-ticarete-yonelik-denetimler-suruyor-7342-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/e-ticarete-yonelik-denetimler-suruyor-7342.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticarete-yonelik-denetimler-suruyor/27958/</link>
			<pubDate>Mon, 14 Apr 2025 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kimlik hırsızlarına geçit vermeyin  ]]></title>
			<description><![CDATA[Kimlik dolandırıcılığı hâlâ önemli  tehdit olmaya devam ediyor. Tehdit aktörleri kimlik dolandırıcılığına  kolay gelir elde edilebilen kârlı bir iş gözüyle bakıyorlar. Bu nedenle kişisel bilgilerimizi elde etmek için kullanabilecekleri yolları azaltarak kendi dijital yaşamlarımızı güvende ve emniyette tutabiliriz. Siber güvenlik şirketi ESET veri ihlalleri ve kimlik dolandırıcılığını inceleyerek uyarı ve önerilerde bulundu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Veri ihlalleri şirketler için giderek büyüyen bir tehdit olurken şirketlerin müşterileri için ise kâbus hâline gelmiş durumda.  Son rakamlara göre, 2024 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuya açık olarak bildirilen 3.158 olay yaşandı. Mağdurlara 1,3 milyardan fazla veri ihlali bildirim mektubu gönderilmesi gerekti.  Bunların bir milyardan fazlası her biri 100 milyondan fazla kayıt içeren beş mega ihlale yakalandı. Kişisel olarak tanımlanabilir bilgilerin (PII) yanlış ellere geçmesinin birçok yolu var.

 

Siber suçlular üçüncü taraf kuruluşlardan veri çalmanın dışında bireylere yönelik daha hedefli saldırılar için şu yöntemleri kullanıyorlar: 

Phising, smishing, vishing: Klasik sosyal mühendislik saldırıları, geleneksel e-posta oltalamasından mesajlara (smishing) hatta telefon aramalarına (vishing) kadar çeşitli kanallardan gelebilir. Tehdit aktörü, genellikle kötü niyetli bir bağlantıya tıklamanızı, kişisel bilgileri doldurmanızı veya kötü niyetli bir eki açmanızı teklif ederek sizi kandırmak için bağlı ve test edilmiş teknikler kullanacaktır. 

Dijital karalama: Tehdit aktörleri, kart bilgilerinizi ele geçirmek için popüler bir e-ticaret veya benzer bir sitenin web sayfalarına kötü niyetli skimming kodu ekleyebilir. 

Halka açık Wi-Fi: Güvenli olmayan halka açık Wi-Fi ağları, kişisel bilgilerinizin ele geçirildiği ortadaki adam saldırılarını kolaylaştırabilir. Bilgisayar korsanları ayrıca veri toplamak ve kurbanları kötü amaçlı sitelere yönlendirmek için sahte etkin noktalar kurabilir.

Kötü Amaçlı Yazılım (malware): Infostealer kötü amaçlı yazılım hem kurumsal kullanıcılar hem de tüketiciler için büyüyen bir sorundur. Kimlik avı mesajları, virüslü web sitelerinden yapılan drive-by indirmeler, crackli oyunlar, Google Reklamları ve hatta sahte toplantı yazılımları gibi meşru görünümlü uygulamalar dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla farkında olmadan kurulabilir. Çoğu bilgi hırsızı dosyaları, veri akışlarını, kart bilgilerini, kripto varlıklarını, parolaları ve tuş vuruşlarını toplar.

Malvertising: Kötü niyetli reklamlar, bazen kullanıcı etkileşimi bile talep etmeden bilgi çalmak için programlanabilir.

Kötü amaçlı web siteleri: Kimlik avı siteleri, sahte alan adına kadar gerçekmiş gibi görünecek şekilde taklit edilebilir. Drive-by indirmelerinde, kullanıcının tek yapması gereken kötü amaçlı bir sayfayı ziyaret etmektir. Ardından gizli bir kötü amaçlı yazılım yüklemesi başlayacaktır. Genellikle, kötü amaçlı web siteleri arama sıralamalarında üst sıralardadır. 

Kötü amaçlı uygulamalar: Bankacılık Truva atları ve bilgi hırsızları da dahil olmak üzere kötü amaçlı yazılımlar, yasal uygulamalar olarak gizlenebilir ve özellikle Google Play gibi resmi uygulama mağazaları dışında riskler yüksektir.

Cihazların kaybolması ya da çalınması: Cihazınız kaybolursa cihazınızı ve yeterli korumaya sahip değilse bilgisayar korsanları kişisel ve finansal veriler için yağmalayabilir.

Kimlik dolandırıcılığı nasıl önlenir?

Kimlik dolandırıcılığını önlemenin en belirgin yolu, kötü niyetli kişilerin kişisel ve finansal bilgilerinize ulaşmasını ilk etapta engellemektir. 

Güçlü, benzersiz parolalar: Her site, uygulama veya hesap için farklı bir parola seçin ve bunları sizin için sorunsuz bir şekilde hatırlayacak bir parola yöneticisinde saklayın. Çevrimiçi hesaplarınızda iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açarak ek katman sağlayın. Bu, bir tehdit aktörü parolanızı ele geçirse bile kullanamayacağı anlamına gelir. Bir kimlik doğrulayıcı uygulaması veya donanım güvenlik anahtarı 2FA için en iyi seçenektir.

Güvenlik yazılımı yükleyin: Tüm cihazlarınız ve bilgisayarlarınız için saygın bir tedarikçinin güvenlik yazılımını kullanın. Bu, diğer birçok şeyin yanı sıra kötü amaçlı uygulamaları ve indirmeleri, kimlik avı web sitelerini tespit edip engelleyecek ve şüpheli etkinlikleri işaretleyecektir.

Şüpheci olun: Kimlik avının uyarı işaretlerine karşı her zaman tetikte olun. 

Yalnızca yasal sitelerdeki uygulamaları kullanın: Kötü amaçlı uygulamalara maruz kalmanızı sınırlamak için mobil dünyada Apple App Store ve Google Play'e bağlı kalın.

Herkese açık Wi-Fi'ya karşı dikkatli olun: Herkese açık Wi-Fi'dan uzak durun veya bundan kaçınamıyorsanız oturum açıkken hassas hesapları açmamaya çalışın. Her iki durumda da daha güvende kalmak için bir VPN kullanın. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/kimlik-hirsizlarina-gecit-vermeyin-2956.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/kimlik-hirsizlarina-gecit-vermeyin-2956.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/kimlik-hirsizlarina-gecit-vermeyin-2956-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/04/kimlik-hirsizlarina-gecit-vermeyin-2956.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/kimlik-hirsizlarina-gecit-vermeyin/27947/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 09:48:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternette sahte haberleri nasıl fark edebilirsiniz?]]></title>
			<description><![CDATA[Almanya'daki 2025 seçimleri sırasında oy manipülasyonuna ilişkin yanlış iddiaların sosyal medyada yayılması, yanlış bilginin internetteki hızlı etkisi ve internet kullanıcılarının kendilerini nasıl daha iyi koruyabilecekleri konusundaki endişeleri artırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Almanya'daki 2025 seçimleri sırasında oy manipülasyonuna ilişkin yanlış iddiaların sosyal medyada yayılması, yanlış bilginin internetteki hızlı etkisi ve internet kullanıcılarının kendilerini nasıl daha iyi koruyabilecekleri konusundaki endişeleri artırdı.

Son dönemde yaşanan küresel ve jeopolitik olaylar hem Avrupa'da hem de ötesinde giderek daha büyük bir yanlış anlatı ve yalan haber çığ gibi büyümesine neden oldu.

ABD, Başkan Donald Trump ve Tesla CEO'su Elon Musk tarafından ortaya atılan şüpheli iddialarla karşı karşıya kalırken, Avrupa kıtası da sürekli bir dezenformasyon tehdidi altında.

Örneğin, Almanya'daki son federal seçimler sırasında ve sonrasında sosyal medya seçim hileleriyle ilgili yanıltıcı paylaşımlarla dolup taştı; aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) adayının isminin Leipzig oy pusulasında eksik olduğunu iddia eden bazı viral paylaşımlar yapıldı.

Ancak Leipzig yetkilileri bu iddiayı hızla çürüterek tüm oy pusulalarının aynı şekilde basıldığını ve bu tür değişikliklerin imkansız olduğunu söyledi.

Bu, Avrupalıların ve diğerlerinin günlük olarak uğraşmak zorunda kaldığı yanlış anlatıların ve dezenformasyon kampanyalarının sadece bir örneğidir.

Sahte haber selini nasıl tespit edeceğimizi ve kendimizi nasıl koruyacağımızı bilmemiz giderek daha önemli hale geliyor, peki bunu nasıl yapabiliriz?

EuroVerify, internetteki yanlış bilgileri tespit etmek ve bunlardan kaçınmak için uzmanların dikkat çektiği en önemli üç ipucunu paylaştı: 

1- Kırmızı Bayrak niteliğindeki ifadelere dikkat 

Katar'daki Northwestern Üniversitesi'nde medya analizi profesörü olan Marc Owen Jones'a göre, belirli klişe ifadeler, belirli iddiaların göründüğü gibi olmayabileceğinin güçlü bir göstergesidir.

“Retorik teknikler çok güçlü ipuçlarıdır ve [yanıltıcı paylaşımlarda] 'Batı medyası size söylemiyor' ya da 'ana akım medya size söylemiyor' gibi şeyler söylenebilir... Bunlar kırmızı bayraklardır” diyor Jones. 

Bu ifadeler genellikle seçimler gibi belirleyici olaylar sırasında ya da savaşla ilgili paylaşımlarda ortaya çıkıyor ve kullanıcıların görüş ve davranışlarını etkiliyor.

Katowice'deki Silezya Üniversitesi Gazetecilik ve Medya İletişimi Enstitüsü'nde profesör olan Robert Rajczyk'e göre sosyal medya ve onun yönlendirdiği algoritma araçları kullanıcıların görüşlerini sadece şekillendirmekle kalmıyor, aynı zamanda kutuplaştırıyor da. 

“Kullanıcı ne kadar tartışmalı içerik tüketirse, internet kullanıcılarına bu türden daha fazla içerik sunuluyor” dedi. “Yani çoğunlukla duymak istediklerimizi ya da kendi inandıklarımızı duyacağız.”

2- Yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgilere dikkat

Bir diğer önemli endişe de kullanıcıların gerçek ve sahte bilgileri ayırt etmesini daha da zorlaştıran yapay zeka tarafından oluşturulan içeriğin kullanılmasıdır. 

Jones, deepfake'lerin ve yapay zeka tarafından üretilen görüntülerin inanılmaz derecede gerçekçi görünebileceğini, ancak bunları tespit etmenin önemli yolları olduğunu söyledi. 

Jones, “Bazen kulakların simetrik olmadığı ya da küpe oluşturmada çok iyi olmadığı artefaktlar elde edersiniz. Yakından baktığınızda, gözlükleri yoksa kulağın yakınında gözlük sapları olabileceğini görebilirsiniz” diyor. 

Jones'a göre bunlar sahte içeriği tanımak için “kusursuz” yöntemler değil, ancak yapay zeka tarafından oluşturulan görselleri ve metinleri tanımlamak için ana uyarı işaretlerinin çok benzer olabileceğini söyledi. 

Jones'in değerlendirmesine göre, “Bu manipülasyonla ilgili, duyguları alevlendirmeye çalışmakla ilgili çünkü duygularımız alevlendiğinde bir şeyi paylaşma olasılığımız artıyor ve viral olma olasılığı yükseliyor. Yapay zekanın tehlikesi budur.” 

3-Kaynakları iki kez kontrol 

İnternette bu kadar çok farklı hikaye varken, doğruluk kontrolü kilit önem taşıyor. Vrije Universiteit Brussel'de medya ve gazetecilik çalışmaları profesörü olan Ike Picone, medya okuryazarlığının sadece yanlış bilgileri fark etmenin ötesinde bir öneme sahip olduğunu kaydetti. 

Picone, “Okuryazarlığın belirli biçimleri ve haber okuryazarlığı söz konusu olduğunda, kilit unsurlardan biri haberlerin nasıl işlediğini anlamaktır. Çünkü haberlerin nasıl işlediğini anladığınızda, örneğin bazı geleneksel haber medyasının neden belirli bir önyargıya yatkın olabileceğini de tespit edebilirsiniz” diyor. 

Önyargıyı fark etme teknikleri çeşitlilik gösterse de Picone'a göre bu, başkalarının görüşlerini kontrol etmek gibi çok daha basit bir yöntemden de kaynaklanabilir. Picone, “Ailenize, arkadaşlarınıza sorun, 'sizce bu gerçek mi? Buna inanıyor musunuz?” önerisinde bulunuyor. 

Rajczyk benzer bir ihtiyacın medya okuryazarlığı için de geçerli olduğunu ve birden fazla kaynaktan gelen haberleri karşılaştırmanın ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. 

Rajczyk, “Ana akım medyayı izleyin, diğer ana akım medyayı okuyarak, izleyerek ve dinleyerek bilgileri doğrulayın. Eğer düzgün bir eğitim almadıysak ve gerçek tarihsel bağlamı bilmiyorsak, bu tür içeriklere karşı çok daha az dirençli olacağız” diye konuştu.  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/03/internette-sahte-haberleri-nasil-fark-edebilirsiniz-250.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/03/internette-sahte-haberleri-nasil-fark-edebilirsiniz-250.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/03/internette-sahte-haberleri-nasil-fark-edebilirsiniz-250-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2025/03/internette-sahte-haberleri-nasil-fark-edebilirsiniz-250.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/internette-sahte-haberleri-nasil-fark-edebilirsiniz/27866/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sosyal medya paylaşımlarına ‘sıkı takip’]]></title>
			<description><![CDATA[Son iki haftada 5 binden fazla sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda “suç unsuru” tespit edildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son iki haftada 5 binden fazla sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda “suç unsuru” tespit edildi. 

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Siber devriyelerimiz, sanal dünyada da suçluların peşinde. 28 Eylül-12 Ekim 2024 tarihleri arasında siber devriyelerimiz 5 bin 18 sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda suç unsuru tespit etti” dedi. 

Yerlikaya’nın verdiği bilgiye göre, bu paylaşımların 2 bin 705’inin asayiş, 1.184’ünün terör, 383’ünün güvenlik, 84’ünün siber, 95’inin narkotik, 70’inin kaçakçılık ve 497’sinin diğer suç türleri olduğu belirlendi.

Siber devriyelerin suç faaliyetlerini takibi sürdüreceğini ifade eden Yerlikaya, “Siber suçlarda önleyicilik için suç ve suç odaklarına karşı milletçe topyekun bir mücadele vermek zorundayız. Bu süreçte medyamız, üniversitelerimiz, okullarımız, anne babalar, yani toplumun tüm kesimlerinin, devlet kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde birlikte hareket etmesi gerekir” dedi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/10/sosyal-medya-paylasimlarina-siki-takip-8051.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/10/sosyal-medya-paylasimlarina-siki-takip-8051.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/10/sosyal-medya-paylasimlarina-siki-takip-8051-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/10/sosyal-medya-paylasimlarina-siki-takip-8051.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/sosyal-medya-paylasimlarina-siki-takip/27176/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çocuklarınızı internette yalnız bırakmayın]]></title>
			<description><![CDATA[Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilinde çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü evlerde tablet, bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirecek. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dijital güvenlik şirketi ESET çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri listeledi ve bu risklerden korunmaya yönelik  yedi öneride  bulundu. 

Zararlı yazılımlar  

Virüs, truva atı, solucan gibi zararlı yazılımlar, en yaygın online risklerdir. Çocuklar, genellikle onlar için hazırlanmış sahte oyun sitelerinde bu yazılımlarla karşılaşır. Zararlı yazılımla enfekte olmuş oyun sürümleri genellikle üçüncü parti indirme sitelerinde, forumlarda, bazen de Google Play’in ücretsiz oyun sürümü pazarında bulunabilir. Ebeveynler, lisanslı ve güncel bir güvenlik yazılımıyla çocuklarının tehlikeli web sitelerine ve uygulamalarına erişimini engelleyebilirler.

Çocuklar sırtından para kazanmak 

Küçük bilgi parçaçıkları toplanarak oluşabilecek kimlik hırsızlığı ile ailenin mali kayba uğratılması mümkündür. Hassas bilgilerin paylaşılmaması konusunda ebeveynler çocuklara uyarıda bulunmalıdır. Ayrıca online bankacılık ve alışveriş işlemleri de büyükler tarafından yürütülmelidir. 

Kimlik avı saldırıları  

Siber saldırganlar, bir şeyin satışı için cazip teklifler sunabilir. Aslında satılacak birşey yoktur ama sizinle ilgili bilgi elde etmeye çalışırlar. Yine benzer şekilde sahte mesajlar atarak, sosyal ağ kullanıcılarının kimlik ve şifre bilgilerini talep edebilirler ki bu yaklaşım siber dolandırıcılığın sık görülen örneklerinden biridir.

Siber zorbalık

Çocuklar pek çok kez kendi akranları tarafından siber alanda tehdit edilir veya aşağılanır, bu da onlarda duygusal travmaya sebep olur. Çocuklar bu gibi durumların üstesinden misilleme yaparak değil, ebeveyn ve yetkililerin desteğini alarak gelebileceklerini bilmelidirler. 

İstenmeyen mesajlar

İstenmeyen maillerin (spam) e-posta kutunuza gelmesi yeni bir şey değildir; fakat bu yolla gelen şifre-fidye yazılımları hayli revaçta. İstenmeyen e-postalar, böyle bir durumla nasıl baş edeceğini bilemeyen çocuğunuzun cihazını da bulabilir.

 

Ebeveynler ne yapabilir, çocuklarını nasıl koruyabilir? 

1)     Dışında kalmayın, parçası olun! 

Çocuğunuzu dijital dünyada sahipsiz bırakmayın. Hangi sosyal medya sitelerini kullandığını bilmelisiniz. Ebeveyn olarak bu sitelerde çocuğunuzun arkadaşı ve takipçisi olarak kendinizi ekleyin. Bu sayede bu tür sitelerde çocuklarınızın kiminle arkadaş olduğunu, neler paylaştığını yakından takip edebiliyor olacaksınız. 

2)     Çocuklarınızı internette gizliliğin önemi hakkında bilgilendirin!

Pek çok çocuk, Facebook gibi sosyal medya mecralarını ebeveynlerinden daha iyi bilir. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini bilmiyor olabilirler. Bu nedenle çocuklarınızı; telefon numarası, ev adresi ya da parolalar gibi özel ve kişisel bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda uyarın. 

3)     İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlayın, hatırlatın! 

Bir fotoğrafı sildiğinizde hatta tüm hesabınızı kapattığınızda tüm verinizi otomatik olarak sildiğinizi zannetmeyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmelidirler. 

4)     İnternet tarayıcınızın tarama geçmişini ara sıra inceleyin! 

Geçmiş silinmiş ise çocuğunuzla bir konuşma yapma vakti gelmiş demektir. 

5)     Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın!

Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.

6)     Güncel güvenlik yazılımı kullanın! 

Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil. 

7)     Ebeveyn kontrolü yazılımları kullanın! 

Aile koruma ya da ebeveyn kontrolü yazılımları, yaşa göre belirlenebilen koruma filtreleri kullanabiliyor ve uygun olmayan web siteleri ile uygulamalara erişimi engelleyebiliyor. ESET Parental Control uygulaması, ebeveynlere bu konuda güçlü bir seçenek sunuyor. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/06/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin-2181.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/06/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin-2181.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/06/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin-2181-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2024/06/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin-2181.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/26726/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 08:51:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-Ticarette piyasa hareketlendi]]></title>
			<description><![CDATA[E-ticarette alışveriş festivaline dönüşen Kasım ayında ilk indirimler 11.11 Bekarlar Günü'nde gerçekleşti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[E-ticarette alışveriş festivaline dönüşen Kasım ayında ilk indirimler 11.11 Bekarlar Günü'nde gerçekleşti.

Dijital mağazaların birkaç güne yaydıkları 11.11 kampanyaları oldukça hareketliydi. Yoğun talebe rağmen, şirketlerin altyapılarını geliştirmesi, kargo ve kurye şirketlerinin personel takviyeleri sayesinde önceki yıllarda yaşanan olumsuzluklara rastlanmadı.

Şimdi ise gözler tüm dünyada merakla beklenen, yılın alışveriş günü olacak 24 Kasım'da.

Dünyada “Black Friday”, Türkiye’de ise “Efsane Cuma”, “Muhteşem Cuma”, “Şahane Cuma” gibi adlarla kampanyalar düzenlenen bu özel günde kim, ne alacak?

Kadınların ilk tercihi kıyafet

Ankete katılan kadınların yüzde 30'unun alışveriş listesinin en üstünde "kıyafet" yer aldı. Kadınların yüzde 20'si küçük ev aletleri, yüzde 15’i "ayakkabı ve çanta" yüzde 12'si “kozmetik ürünler”, yüzde 8’i ise “cep telefonu” almak için 24 Kasım’ı bekliyor.

Takı, giyilebilir teknoloji ürünleri, kulaklık, beyaz eşya, yeni TV, mobilya da kadınların listesinde yer alıyor.

Erkeklerin listesinde ne var?

Erkeklerin listesi kadınlardan daha da kabarık. Listenin çeşitliliğine bakınca sanki tüm erkekler yıllık alışverişlerini yapmak için 24 Kasım’ı bekliyor gibi görünüyor.

Her dört erkekten biri, yeni model cep telefonu almak için “Efsane Cuma”yı bekliyor.

Erkeklerin yüzde 20’si TV, yüzde 12’si bilgisayar almayı planlarken, giyilebilir teknoloji ürünleri, kulaklık, listenin üst sıralarında yer alıyor.

Bu da gösteriyor ki erkekler 24 Kasım’da ağırlıklı olarak zamanlarını ekran başında dijital mağazalarının elektronik reyonlarında geçirecek.

Ayakkabı, kıyafet, spor ürünleri, bahçe ürünleri, kozmetik de erkeklerin listelerinde yer alan diğer ürünler.

Beklenti 200 milyonu aşkın sipariş

E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren Avantajix'in kurucu ortağı Güçlü Kayral, Efsane Cuma’ya dijital alışveriş platformlarında faaliyet gösteren 548 bin işletmenin çok büyük kısmının katılacağını bildirdi.

Alışveriş sitelerinin yoğunluğu yaymak için Efsane Cuma kampanyalarını gelecek hafta başından itibaren uygulamaya başlayacaklarını ifade eden Kayral, şunları söyledi:

"Gelecek hafta boyunca 200 milyona yakın mal ve hizmet siparişinin verilmesi bekleniyor. Efsane Cuma haftasında alışveriş yapmayı planlayanlara önerimiz, bilinen dijital mağazaları tercih etmeleri ve öncelikle karşılaştırma sitelerinde fiyat araştırması yapmaları. Bu siteler aracılığıyla indirim oranlarının doğruluğu konusunda fikir edinmek mümkün." (ajansbizim)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/11/e-ticarette-piyasa-hareketlendi-951.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/11/e-ticarette-piyasa-hareketlendi-951.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/11/e-ticarette-piyasa-hareketlendi-951-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/11/e-ticarette-piyasa-hareketlendi-951.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticarette-piyasa-hareketlendi/25808/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 09:27:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Günde 3,6 milyar liralık e-ticaret yapılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de 2023 yılının ilk yarısında internet üzerinden ürün ve hizmet satışının günlük ortalaması 3,6 milyar liraya ulaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de 2023 yılının ilk yarısında internet üzerinden ürün ve hizmet satışının günlük ortalaması 3,6 milyar liraya ulaştı.

Ticaret Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, bu yılın ilk 6 ayında e-ticaret hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 109,7’lik artışla 652,7 milyar lira oldu.

6 aylık dönemde siparişler de geçen yılın Ocak-Haziran dönemine göre yüzde 20 artışla 2 milyar 556 milyon adede yükseldi.

İlk 6 ayda günlük satış 3 milyar 622 milyon lira, sipariş adedi de 14 milyon 200 bin olarak gerçekleşti.

İnternet üzerinden satın alınan ürün ve hizmetlerde sepet ortalaması ödeme şekillerine göre değişti.

İnternetten kredi ya da banka kartı ile satın alımlarda sepet ortalaması 412 lira olurken, kapıda ödemede 363 lira, havale, EFT ve diğer seçeneklerde ise sepet ortalaması 142 liraya kadar düştü.

En yüksek konaklama en düşük yemek

Sepet ortalaması en yüksek olan sektör konaklama oldu. İnternet üzerinden yapılan konaklama harcamalarının sepet ortalaması 14.262 lira olarak gerçekleşti. Ev, bahçe, mobilya ve dekorasyon harcamalarında sepet ortalaması 6.287 lira olurken, havayolları şirketlerinden bilet alımında ise ortalama 3.391 lira harcandı.

Beyaz eşya ve küçük ev aletleri için 830, giyim, ayakkabı, aksesuar sektöründe yapılan dijital alışverişlerde ise ortalama 712 lirayı buldu.

Elektronikte sepet ortalaması 420 lira, çiçekçilikte 282 lira, gıda ve süpermarkette 146 lira oldu.

Online yemek siparişlerinin ortalaması ise 166 lira olarak duyuruldu.

Sepet ortalaması en fazla artan sektörler

Alışveriş platformu Avantajix.com kurucu ortağı Güçlü Kayral, geçen yılla kıyaslandığında sepet ortalamasını en fazla artıran sektörün yüzde 166 ile konaklama olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Bu sektörü sırasıyla yemek (Yüzde 100), giyim, ayakkabı ve aksesuarlar (Yüzde 91), beyaz eşya ve küçük ev aletleri (Yüzde 84), gıda ve süpermarketler (Yüzde 70), çiçekçilik (Yüzde 68), ev, bahçe mobilya ve dekorasyon (Yüzde 65), elektronik (yüzde 63), havayolları (yüzde 28) izledi; bu değişim Avantajix rakamlarına da net olarak yansıdı. Alışverişini Avantajix.com üzerinden yaparak her alışverişte nakit para kazanan üye sayısında, yapılan işlem adedi ve miktarında sektörlerdeki büyüme rakamlarına paralel artışlar yaşadık.” (ajansbizim)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/gunde-3-6-milyar-liralik-e-ticaret-yapiliyor-7441.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/gunde-3-6-milyar-liralik-e-ticaret-yapiliyor-7441.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/gunde-3-6-milyar-liralik-e-ticaret-yapiliyor-7441-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/gunde-3-6-milyar-liralik-e-ticaret-yapiliyor-7441.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gunde-3-6-milyar-liralik-e-ticaret-yapiliyor/25678/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 09:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-ticarette son çeyrek beklentisi: 650 milyar TL]]></title>
			<description><![CDATA[Cenk Çiğdemli: “E-ticaret sektörünün toplam son çeyrek ciro rakamının en az 650 milyar TL olmasını bekliyoruz".]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yıl boyunca e-ticarette en yüksek ciroya ulaşılan çeyrek dilime girildi. Ekim ayından başlayıp yıl sonuna kadar devam eden 3 aylık süreç, e-ticaret sektörünün kampanya ve indirim çılgınlığı dönemi olarak da biliniyor. 

Okul dönemi kampanyaları, 11 Kasım Bekarlar Günü, “Efsane Cuma”, “Şahane Cuma” olarak isimlendirilen Black Friday, hemen ardından gelen Siber Pazartesi kampanyaları ve yılbaşı indirimleri ile beraber adeta bir alışveriş sezonuna dönüşen son çeyrekte bu yıl sektörün beklentisi yüksek.

Geçtiğimiz yıl toplamı 800 milyar TL’ye ulaşan yıllık e-ticaret hacminin 270 milyara TL’ye yakın kısmının son çeyrekte gerçekleştiğine işaret eden TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Bu yıl e-ticaret sektörünün toplam son çeyrek ciro rakamının en az 650 milyar TL olmasını bekliyoruz. Sipariş adedinin de geçen yıldan yola çıkarak bir kıyas yaptığımızda en az 1,5 milyar adet olacağını söyleyebiliriz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, e-ticaret sektörü 2023 yılında 2 milyon yeni müşteri daha kazandı. Bu durumda işlem adetlerinin 1,5 milyardan da fazla olabileceğini tahmin ediyorum” dedi.

“görülmemiş indirim kampanyaları ”

Çiğdemli, şunları kaydetti:  

“İstanbul Ticaret Odası'nın yayınladığı e-ticaret raporuna göre Türkiye dünyada e-ticaret büyüme hızında 3. sırada yer alıyor. Zorlaşan ekonomik koşullar büyüme hızını daraltıyor olsa da haftada en az bir kez e-ticaret alışverişi yapan internet kullanıcılarının oranına göre Türkiye, yüzde 64,6 ile dünyada Tayland (yüzde 66,8) ve Güney Kore'den (yüzde 65,6) sonra üçüncü sırada geliyor. Öte yandan bu yıl yaşadığımız deprem felaketinin ardından uzun bir süre alışveriş durgunluk yaşadı, birçok e-ticaret sitesi ve satıcısının stokları elinde kaldı. Son çeyrekte bu stokları eritmek için benzeri görülmemiş indirim kampanyaları yapılacak. Bu da ciro ve adetsel bazda e-ticaret sektörü son çeyrek rakamlarını yukarı yönlü olarak etkileyecektir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticarette-son-ceyrek-beklentisi-650-milyar-tl-7823.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticarette-son-ceyrek-beklentisi-650-milyar-tl-7823.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticarette-son-ceyrek-beklentisi-650-milyar-tl-7823-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticarette-son-ceyrek-beklentisi-650-milyar-tl-7823.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticarette-son-ceyrek-beklentisi-650-milyar-tl/25657/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Üretici 10 kilo limon satarsa ancak bir bardak çay içebiliyor]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis kürsüsüne pamuk ve limonla çıkıp Adana'nın, tarımın, özellikle pamuk ve limon üreticilerinin sorunlarına dikkat çekerek çözüm istedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis kürsüsüne pamuk ve limonla çıkıp Adana'nın, tarımın, özellikle pamuk ve limon üreticilerinin sorunlarına dikkat çekerek çözüm istedi. Tarımda maliyetlerin 4 kat arttığını ancak ürün fiyatlarının açıklanamaz biçimde gerilediğini anlatan Barut, "Köy kahvesinde çay 5 lira, bahçede limonun kilosu 50 kuruş. Üretici 10 kilo limon satarsa ancak bir bardak çay içebiliyor. Bu AKP'nin eseridir. Eserinizle övünün" dedi.

 

"AKP ADANA'YI GERİ BIRAKTI"

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda CHP Grubu adına gündem dışı söz alan Ayhan Barut, Adana'nın sorunları ile tarımın, özellikle narenciye, limon ve pamuk üreticilerinin taleplerine ilişkin çağrı yaptı. Meclis kürsüsüne pamuk ve limon çıkaran Ayhan Barut, "Size geçmişini mumla arayan bir kent olan Adana'dan, AKP iktidarında perişan edilen bir kentten bahsetmek istiyorum. Bir zamanlar herkes bu kentte yaşamak için can atardı çünkü bolluğun ve bereketin simgesiydi Adana. Geçmişte tarımın, sanayinin, edebiyatın, sanatın ve ekonominin hem öncüsüydü hem de başkentiydi ancak ne yazık ki Adana kamu yatırımlarından yeterli payı alamadığı için, özellikle de yirmi bir yıldır ülkemizi yönetenlerin yanlış politikaları nedeniyle ülkemizi olduğu gibi Adana'mızı da geri bıraktı" diye konuştu.

 

"SORUNLAR SAY SAY BİTMEZ"

 

AKP'nin yanlış politikaları sonucu Adana'nın işsizliğin ve yoksulluğun başkenti hâline geldiğini bildiren Ayhan Barut, sözlerine şöyle devam etti;

"Kentimizde Çukobirlik'ten TEKEL'e, Sümerbank'tan Aksantaş'a kadar 55'in üzerinde fabrika kapandı, ne var ne yok satıldı. Şimdi de yılda 6 milyonun üzerinde yolcunun ve bizim güvenle seyahat yaptığımız, dünyanın en güvenli havalimanlarından biri olan Adana Şakirpaşa Havalimanı kapatılmak isteniyor. Yakında 6 Şubat depremini yaşadık, 6 Şubat depreminde Adana Havalimanı ana üs olarak kullanıldı ve ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Devlet Demiryolları atölye şefliği, TRT gibi kurumlar komşu illere kaydırıldı. Defalarca söz verilmesine rağmen metronun 2'nci etabı yapılmadı, biten metromuzun borçları da söz verilmesine rağmen Ulaştırma Bakanlığına devredilmedi. 2007'de Bakanlar Kurulu kararıyla Ceyhan ilçemizde kurulması planlanan enerji ihtisas endüstri bölgesi yıllar geçti hâlen kurulmuyor. 2013 yılında yıkılan Yüreğir Karşıyaka Devlet Hastanesi hâlen bitirilmedi. Adana-Karataş yolu, Mansurlu yolu, Yahyalı yolu ve tünelleri hâlâ bitmedi. Neden diye soruyoruz, kimse cevap vermiyor, cevap veren yok, bilen de yok. Say say bitmez sorunlar ama çare bulunması şart."

 

"LİMONDA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR"

 

Tarımın ve üreticilerin sorunlarına değinerek yaşanan sıkıntıları detaylarıyla paylaşan Ayhan Barut, "Çiftçilerimiz son yıllarda âdeta kan ağlıyor. Türkiye'de 6 milyon ton civarında narenciye üretimi yapılıyor; bunun 2 milyon tonu limon üretimi olarak gerçekleşiyor. Narenciyenin tüm ürünleri sıkıntılı. Aslında tüm tarım ürünleri buğdaydan mısıra, pamuktan ayçiçeğine, narenciyeye kadar sıkıntılı ama bu dönem Adana'nın simgesi olan turuncu, beyaz olan narenciye ve pamuk çok sıkıntılı, limon üreticisi perişan oldu. Limonun dalındaki, bahçedeki maliyeti kiloda 3 lira ile 4 lira arasında ama şu anda bu limon dalında kalma tehlikesiyle karşı karşıya çünkü şu anda bahçeden limonu alan yok" şeklinde konuştu.

 

"ALLAH'TAN REVA MI?"

 

Bahçede limonun kilosunun 50 kuruşa kadar düştüğünü ancak marketlerde 20 liraya satıldığını ifade eden Ayhan Barut, pamuktaki problemlere de işaret ederek şunları kaydetti;

"Bir limon üreticisinin köyünde, köy kahvesinde elimdeki şu çayın fiyatı 5 lira, şu limonun dalında kilo fiyatı 50 kuruş. Bu çayı içmesi için 10 kilogram limon satması gerekiyor. Bu Allah'tan reva mı? Çiftçiye verdiğiniz değer bu mu değerli arkadaşlar? Dalında 50 kuruşa satılmayan limon markette ise 20 liraya kadar alıcı buluyor. Soru şu, Aradaki fark nereye gidiyor, kimlerin cebine gidiyor? Hâl böyle olunca üreten kazanmıyor, tüketen de çok pahalıya tüketmiş oluyor. Çözüm ise tıpkı yağlı tohumlarda olduğu gibi limonda da bir teşvik primi verilmesi. Üreticiye direkt kiloda 3 lira teşvik primi verilmesi gerekiyor. Dünyadaki en ucuz pamuk Türkiye'de ve şu anda pamuktan elde edilen kumaşın metresi 50 liradan 500 liraya çıktı ama pamuğun fiyatı bu sene yerinde sayıyor hatta daha geriye gitti. Maliyeti 22-23 lira olan pamuğun 30 liraya satılması gerekirken maalesef piyasada 16-17 liraya satılıyor. Ürün girdileri 4 kat arttı, mazot 7 liradan 40 liraya çıktı, pamuk fiyatı maalesef yerinde sayıyor. Bir an önce çiftçilerimizin feryadını duyun, çiftçilerimizin sorunlarını çözün."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/uretici-10-kilo-limon-satarsa-ancak-bir-bardak-cay-icebiliyor-3406.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/uretici-10-kilo-limon-satarsa-ancak-bir-bardak-cay-icebiliyor-3406.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/uretici-10-kilo-limon-satarsa-ancak-bir-bardak-cay-icebiliyor-3406-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/uretici-10-kilo-limon-satarsa-ancak-bir-bardak-cay-icebiliyor-3406.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/uretici-10-kilo-limon-satarsa-ancak-bir-bardak-cay-icebiliyor/25645/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 12:34:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-ticaretin gözü son çeyrekte]]></title>
			<description><![CDATA[E-ticaret sektörü, yerel ve global alışveriş kampanyalarının yoğunlaşacağı 2023'ün son çeyreğinde yeni rekorlar hedefliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[E-ticaret sektörü, yerel ve global alışveriş kampanyalarının yoğunlaşacağı 2023'ün son çeyreğinde yeni rekorlar hedefliyor.

Alışveriş platformu Avantajix'in kurucularından Güçlü Kayral, Ticaret Bakanlığı ve Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre son 4 yıldır internette en fazla alışverişin Kasım ayında yapıldığını; Kasım ayını Aralık ve Ekim ayının takip ettiğini anımsattı.

Kayral, 2021 yılında 381 milyar liralık toplam e-ticaretin 127 milyar liralık kısmının, geçen yıl da 800 milyar liralık toplam e-ticaretin 266 milyar liralık kısmının Ekim-Aralık döneminde yapıldığını, bu dönemlerde günlük sipariş adedinin 13 milyonu aştığını belirtti. 

Güçlü Kayral, şunları söyledi:

"Kasım ayı başta olmak üzere son çeyrekte, e-ticarette yerel ve global kampanyalar yoğunlaşıyor. Özellikle bu yıl 24 Kasım’a denk gelecek dünyada Black Friday, Türkiye'de Efsane Cuma olarak düzenlenen kampanya ile e-ticaret zirve yapacak. Siber Pazartesi, 11.11 Bekarlar Günü, yılbaşı alışverişleri de son çeyrekte e-ticaretin en fazla yoğunlaştığı dönemler olacak. Bu yılın ilk 8 ayının verilerini açıklayan BKM’ye göre internetten kartla yapılan işlem adedinde yüzde 25, işlem miktarında ise yüzde 130’luk artış yaşandı. Bu büyümenin son çeyrekte de sürmesini bekliyoruz. Ekim-Aralık döneminde günlük sipariş adedi 15 milyona yaklaşacaktır.”

35 milyon müşteri, 600 milyar lira ciro

Türk firmalarının kampanyalarını global şirketler gibi bir günle sınırlı tutmayıp 2-3 güne hatta bir haftaya yaydıklarının anlatan Kayral, "Son çeyrekteki kampanyalara 35 milyonun üzerinde kişinin katılması, cironun 600 milyar lirayı aşması hedefleniyor" dedi. 

Kayral, ürünlerinde yüzde 70-80 indirim uygulayan siteler bile bulunduğunu, ayrıca ek avantajlar yakalamanın da mümkün olduğunu söyledi.   (ajansbizim)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticaretin-gozu-son-ceyrekte-1279.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticaretin-gozu-son-ceyrekte-1279.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticaretin-gozu-son-ceyrekte-1279-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/10/e-ticaretin-gozu-son-ceyrekte-1279.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticaretin-gozu-son-ceyrekte/25617/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Oct 2023 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[En yaygın dört e-posta dolandırıcılığı]]></title>
			<description><![CDATA[Kaspersky, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki kişileri hedef alan en yaygın dört e-posta dolandırıcılığı tekniğini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kimlik avı, sosyal mühendislik saldırılarının en yaygın türü olmaya devam ediyor. 2022 Spam ve Kimlik Avı raporuna göre, Kaspersky'nin kimlik avı önleme sistemi 2022'de dünya genelinde 500 milyondan fazla sahte Web sitesine erişimi engelledi. META bölgesinde de bu tür tehditler zaman içinde büyümeye devam ediyor: 2023'ün ikinci çeyreğinde, ilk çeyreğe kıyasla %111 artışla iki kat daha fazla kimlik avı tespit edildi. Türkiye’de bu oran %60 oldu.

Raporda yer alan dört e-posta dolandırıcılığı, kendilerini güvenilir kaynaklardan gelmiş gibi göstererek alıcılarını e-postaları açmaları, kötü niyetli bağlantılara tıklamaları veya zararlı ekleri indirmeleri için ikna etmeyi amaçlıyor.

Teslim edilemeyen kargolar: Pek çok kişi, insanın merakını istismar etmek için tasarlanmış ve posta ve kurye hizmetleri üzerinden paket teslimi için ödeme onayı veya abonelikten çıkmak için bağlantılar içeren e-posta ve kısa mesajlar almıştır. Bu bağlantılara tıklamak, kişileri hassas bilgileri çalan sahte bir sayfaya yönlendiriyor.

Müşterinizi tanıyın: Siber suçlular, önde gelen bankaları taklit ederek bireylerden finansal kurallara uymak veya işlemlerin askıya alınmasını önlemek için kimliklerini doğrulamalarını talep ediyor. Buradaki amaç, kurbanları manipüle etmek ve bir an önce harekete geçirmek için e-postadaki "acil" gibi kelimeleri vurgulayarak panik yaratmak. E-postanın biçimi, tasarımı ve veri paylaşma bağlantısı, görsel olarak da oldukça gerçekçi görünüyor.

Olağandışı e-posta hesabı oturum açma etkinliği: Bu türden sahte uyarılar, kişinin e-posta hesabında yanlış bir oturum açma etkinliği olduğunu söylüyor ve konu hakkında kullanıcıyı bildirmek için bir bağlantı sunuyor. Mesaj e-posta, ülke, IP adresi, tarih ve kullanılan tarayıcı gibi oturum açma ayrıntılarını içeriyor ve bu da uyarının meşru görünmesini sağlayarak endişe yaratıyor. Seyahat dönemiyle birleştiğinde, bu dolandırıcılık teması siber suçluların başarı oranını artırabiliyor.

Bedavadan para: Bu türden dolandırıcılık e-postaları insanların açgözlülük ve merak unsurlarını istismar ediyor. Siber suçlular, insanları para alma işlemleriyle ilgili kötü niyetli bir e-posta ekini açmaya ikna etmeye çalışıyor. Gerçekte bu ek, kurbanı e-posta kimlik bilgilerini çalmak için sahte bir Microsoft Outlook sayfasına yönlendiren bir HTML sayfasından ibaret.

Yukarıdaki taktikler sosyal mühendislik teknikleri olarak biliniyor. Sosyal mühendislik, insanların nasıl düşündüğü ve hareket ettiği üzerine inşa edilmiş bir manipülasyon tekniği. Bunlar güvenilir bir kaynaktan geliyormuş gibi görünen e-posta veya kısa mesajlar içeriyor. Siber saldırgan karşısındaki bireyin eylemlerini neyin motive ettiğini keşfettiğinde, karşısındakinin bilgi eksikliğinden yararlanmaya ve nihai hedefe ulaşmak için davranışlarını değiştirmeye çalışıyor.

Kaspersky Güvenlik Araştırmaları Lideri Maher Yamout, "Hayatımızda siber suçluların istismar edemeyeceği hiçbir konu yok. İnsan davranışları ve duyguları da bir istisna değil. Bu tür dolandırıcılıklar korku, merak ve açgözlülüğe dayalı manipülasyonun bir sonucudur. Buradan çıkarılması gereken temel ders, güvenilir kaynaklardan gelse bile yanıt vermeden önce e-postalardaki temel ayrıntılara dikkat etmektir. Çünkü yanlış bir tıklama can yakıcı sonuçlara yol açabilir'' dedi.

Kaspersky uzmanları, bu tür dolandırıcılıklara karşı kendinizi korumak için aşağıdakileri öneriyor:


	E-postaları yanıtlamadan önce gönderenin adını ve e-posta adresini yakından inceleyin.
	E-posta gövdesinde ve konu satırında yazım hatalarına dikkat edin.
	İyi bir spam filtresi kullanın.
	E-posta kutunuzu izlemeye ve kimlik avı girişimlerini engellemeye yardımcı olması için güvenilir bir antivirüs yazılımı ile cihazınızı güvence altına alın.
	E-postayı yanıtlama konusunda baskı altında kalmadan önce düşünmek için kendinize zaman tanıyın.
	Şüpheniz devam ederse, talebi teyit etmek için ilgili makamla farklı yoldan iletişime geçin.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/08/en-yaygin-dort-e-posta-dolandiriciligi-3901.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/08/en-yaygin-dort-e-posta-dolandiriciligi-3901.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/08/en-yaygin-dort-e-posta-dolandiriciligi-3901-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/08/en-yaygin-dort-e-posta-dolandiriciligi-3901.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/en-yaygin-dort-e-posta-dolandiriciligi/25398/</link>
			<pubDate>Wed, 23 Aug 2023 10:26:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[e-ticaret sektörünün büyüklüğü 800 milyar lirayı aştı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de e-ticaret sektörünün büyüklüğü 2022 yılında 801 milyar liralık bir ekonomik büyüklüğe ulaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'de e-ticaret sektörünün büyüklüğü 2022 yılında 801 milyar liralık bir ekonomik büyüklüğe ulaştı.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği'nin (ETİD) de aralarında bulunduğu bir grup kuruluş tarafından hatırlanan "Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu" açıklandı. 

Rapora göre Türkiye'deki e-ticaret hacmi ve işlem sayıları her yıl büyümeye devam ediyor. Halihazırda dünyadaki 18'inci büyük e-ticaret pazarına ev sahipliği yapan Türkiye, yerel ölçekte olduğu kadar uluslararası arenada da etkileyici bir yükseliş trendi içerisinde bulunuyor.

Rapor, Covid-19 salgını döneminde artan e-ticaretteki büyüme ivmesinin kısmen yavaşlamış olsa da hem Türkiye'de hem de dünyada gücünü korumayı sürdürdüğünü gösteriyor. 

Özellikle salgın döneminin tüketicilerde alışveriş alışkanlıklarında kalıcı bir değişiklik yarattığı belirtilen rapora göre, e-ticaret 2022 yılında dünya ölçeğinde 5,7 trilyon ABD doları değerinde pazar payı elde etti. Bu toplam 100,2 trilyon ABD doları değerindeki küresel gayri safi hasılanın yüzde 5,7'sini temsil ediyor E-ticaretin global perakende satışlar içindeki payı ise yüzde 22 oldu.

Türkiye'deki durum 

Türkiye'de rakamlara bakıldığında; e-ticaret sektörünün büyüklüğü, 2022'de GSYİH'nın yaklaşık yüzde 6'sına karşılık gelen 801 milyar liralık ekonomik hacme ulaştı. 

Son 5 yılın verilerine bakıldığında ise e-ticaretin GSYİH'den aldığı pay düzenli bir artış göstererek yüzde 2,8'e yükseldi. Bu yükselişin yüzde 1,6'sı 2019 yılından bu yana salgının etkisiyle kaydedilen büyümeye yönelik olarak kayıtlara geçti. 

Raporda, Türkiye'deki e-ticaret faaliyetlerinin, toplam perakendeden aldığı yüzde 16,5'lik pay ile piyasa dinamikleri açısından benzer ülkelere göre daha büyük bir ağırlığa sahip olsa da sektörde önemli bir büyüme potansiyeli olduğu belirtildi. 

E-ticarette alışveriş verileri 

Türkiye'de e-ticarette ortalama sepet tutarlarında 2020'den 2021'e 13 lira, 2021'den 2022'ye 79 liralık bir yükseliş gözlendi. Aydan aya yıllık en büyük hacim artışı Temmuz ve Ağustos aylarında yüzde 200 seviyelerinde gerçekleşti.

En çok alışveriş Black Friday'de. Okula dönüş ile başlayan sonbahar dönemi ve Black Friday, Cyber Monday gibi özel kampanya dönemleri, alışverişlerin sonbahar ve yılbaşı arasındaki zaman diliminde en yüksek seviyesine ulaşmasını sağlıyor.  Günlük işlem sayılarının ortalamaya göre değeri açısından ilk sırada ortalamanın 1,3 katı işlemin gerçekleştiği 'Okula Dönüş’ dönemi, hemen ardından ise ‘Black Friday haftası’ geliyor.

Rapor, e-ticaret platformlarını kullanan kullanıcı sayısının bir önceki yıla göre yüzde 2,2 arttığını da gösteriyor. Ayrıca 2022 itibarıyla kadın ve erkek kullanıcıların oranı sırasıyla yüzde 58 ve yüzde 42 olarak kayıtlara geçerken, kadınların payının 2021'e göre yüzde 10 artış kaydettiği görüldü.

En yüksek pazar payına sahip ürünler

E-ticarette satış hacmi ve işlem sayısı bazında en yüksek Pazar payına sahip ürün kategorileri 2022 yılında sırasıyla moda ve aksesuar, elektronik ve teknoloji, kozmetik ve kişisel bakım, hizmet, turizm ve seyahat olarak gerçekleşti. Bu beş sektör, satış hacmi bakımından e-ticaret sektörün yüzde 63’ünü ve işlemlerin yüzde 66’sını oluşturdu. 

En dikkat çeken büyüme kozmetik ve kişisel bakım kategorisinde yaşandı. Küresel e-ticarette 2022 yılı yapılan işlemlerin üçte ikisi alternatif ödeme yöntemleri ile gerçekleşti. Türkiye’de ise geleneksel yöntemler küresel ortalamanın iki kat üzerinde tercih edildi. Kredi kartı en çok tercih edilen ödeme yöntemi olurken, banka kartı mikro işletmeler dışındaki tüm işletmelerde en çok tercih edilen ikinci ödeme yöntemi oldu. 

Öte yandan, satıcıların en yoğun bulunduğu üç coğrafi bölge Marmara, İç Anadolu ve Ege olurken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde en çok satıcıyı barındıran illerin bölgesel hacimden en yüksek payı almadığı kaydedildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/e-ticaret-sektorunun-buyuklugu-800-milyar-lirayi-asti-1527.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/e-ticaret-sektorunun-buyuklugu-800-milyar-lirayi-asti-1527.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/e-ticaret-sektorunun-buyuklugu-800-milyar-lirayi-asti-1527-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/e-ticaret-sektorunun-buyuklugu-800-milyar-lirayi-asti-1527.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticaret-sektorunun-buyuklugu-800-milyar-lirayi-asti/25233/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Jul 2023 09:02:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Deepfake tehlikesi büyüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Suçlular kişilerin yayımladıkları normal fotoğraflardan çıplak resimlerini oluşturup şantaj yapıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) deepfake yoluyla gasp kampanyalarındaki artış konusunda uyarılarda bulundu. Suçlular, insanların masum fotoğraflarını hazır yapay zeka (AI) araçlarından yararlanarak çıplak fotoğraflara dönüştürüyor ve şantaj yapıyor. Büro, yaptığı son duyuruda, “fotoğraf veya videoları müstehcen içeriğe dönüştürülen” kurbanların sayısında ciddi bir artış olduğundan bahsetti. Hem yetişkinlerin hem de reşit olmayanların yer aldığı videolar sosyal medyada ya da porno sitelerinde dolaşıma sokuluyor. 

 Deepfake kullanıcıları artıyor 

Deepfake kullanıcıları, bir kişinin görünümünü veya sesini aslına benzer şekilde taklit etmelerini sağlayan sinir ağlarını kullanır. Görsel içeriklerde, video girdisini almak, bir kodlayıcı ile sıkıştırmak ve ardından bir kod çözücü ile yeniden oluşturmak konusunda eğitimlidirler. Bir hedefin yüzünü başka birinin vücuduna anlaşılmayacak şekilde yerleştirip benzer yüz hareketlerini taklit edebilirler. Teknolojiye erişmek herkes için her zamankinden daha kolay ve acemi kullanıcılar bile bu teknolojiyi inandırıcı bir şeklide kullanabilecek noktaya geldi. Bu durum herkesi endişelendiriyor. 

Deepfake ile nasıl başa çıkılır

Bu tür sahte içerikler yayımlandıktan sonra, kurbanlar “değiştirilmiş içeriğin sürekli olarak paylaşılmasını veya internetten kaldırılmasını engelleyen zorluklarla” karşılaşabilir. Bu durum ebeveynler ya da çocukları için üzücü bir deneyimdir.

Sürekli çevrimiçi olmak ve bir şeyler paylaşmak zorunluluğu hissedilen dijital dünyada, birçoğumuz yayımla düğmesine basıyor ve internette birçok kişisel video ve fotoğraf paylaşıyoruz. Bunlar zararsız görünse de, ne yazık ki bu fotoğrafların ve videoların birçoğu herkes tarafından kolayca görüntülenebilir. Kötü amaçlı kişiler her zaman bu görselleri ve mevcut teknolojiyi kötü amaçlar için kullanmanın bir yolunu buluyor. Günümüzde neredeyse herkes bu tür sahte ama ikna edici içerikler yaratabildiğinden, birçok deepfake bu noktada devreye giriyor.

Size ve ailenize gelebilecek potansiyel zararı azaltmak için bu akım ile ilgili önlemleri şimdiden almalısınız. Öncelikle deepfake kurbanı olma riskini azaltmak ve en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda zararı en aza indirmek için aşağıdaki adımları göz önünde bulundurun:

Kişisel olarak:

Fotoğraf, video ve diğer kişisel içerikleri paylaşırken her zaman iki kez düşünün. Teorik olarak, en masum içerik bile kötü amaçlı kişiler tarafından izniniz olmadan deepfake bir içeriğe dönüştürülebilir.

Sosyal medya hesaplarınızdaki gizlilik ayarlarını öğrenin. Profilleri ve arkadaş listelerini gizli yapmak mantıklıdır, böylece fotoğraflar ve videolar yalnızca tanıdığınız kişilerle paylaşılır.

Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul ederken her zaman dikkatli olun.

Tanımadığınız kişilere asla içerik göndermeyin. Özellikle belirli içerikleri görmek için baskı yapan kişilere karşı dikkatli olun.

Çevrimiçi ortamda sıra dışı davranmaya başlayan “arkadaşlara” karşı dikkatli olun. Hesapları ele geçirilmiş olabilir. İçerik ve farklı bilgiler elde etmek için kullanılabilir.

Sosyal medya hesaplarınızın güvenliğini sağlamak için her zaman karmaşık, benzersiz parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanın.

Herkese açık olan kişisel bilgilerinizi veya video/görüntülerinizi bulmak için kendinizi çevrimiçi ortamda düzenli olarak arayın.

Bilginiz dışında internette yayımlanmış fotoğraf veya videoları bulmak için tersine görsel arama yapmayı düşünün.

Tanımadığınız kişilere asla para veya canlı içerik göndermeyin. Gönderdiğiniz sürece daha fazlasını isteyeceklerdir.

Herhangi bir cinsel zorlama faaliyetini polise ve ilgili sosyal medya platformuna bildirin.

Deepfake içeriği, yayımlandığı platforma bildirin.

Ebeveyn olarak:

Çevrimiçi ortamda ne kadar kişisel bilgi ve içeriğin herkese açık olarak paylaşıldığını belirlemek için çocuklarınızla ilgili düzenli çevrimiçi aramalar yapın.

Çocuklarınızın çevrimiçi faaliyetlerini makul ölçüler içinde izleyin ve onlarla kişisel içerik paylaşmanın risklerini konuşun.

Çocuklarınızın yüzlerinin göründüğü içerikleri paylaşırken iki kez düşünün.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/deepfake-tehlikesi-buyuyor-4768.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/deepfake-tehlikesi-buyuyor-4768.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/deepfake-tehlikesi-buyuyor-4768-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/deepfake-tehlikesi-buyuyor-4768.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/deepfake-tehlikesi-buyuyor/25171/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Jul 2023 09:50:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’de yazılım pazarı 600 milyon dolara ulaşacak]]></title>
			<description><![CDATA[Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar yazılım pazarındaki gelir 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Türkiye’de ise pazarın geliri 600 milyon dolar seviyelerinde.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Statista verilerine göre 2023 sonuna kadar yazılım pazarındaki gelir 700 milyar dolara yaklaşacak. Yazılım sektöründeki en büyük payı ise 271,8 milyar dolar ile kurumsal yazılımlar alıyor. Kodlama ve yazılım konusunda ustalaşmak isteyenlere eğitimler veren bir Laba markası geleceğin okulu  

 Türkiye’de yazılım pazarı geliri 600 milyon dolar ile Dünyada yüzde 0,08 paya sahip

Araştırmaya göre Türkiye’deki yazılım sektörü geliri ise 600 milyon dolar seviyesinde. IMF’ye göre Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının %0,85 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yazılım sektöründeki %0,08’lik payın oldukça düşük olduğunu vurgulayan robot_dreams Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu, yazılım liginde üst sıralara çıkmak ve teknolojiyi tüketen değil üreten bir ülke olmak için bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğinin altını çiziyor.

1 milyon yazılımcı hedefinden vazgeçilmemeli

Bir Laba markası robot dreams'in Türkiye Ülke Müdürü Elif Tuzlakoğlu,  sektörün pazar payının 2030 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayarak Türkiye’nin yazılımcı yetiştirmeye ve yazılım sektörüne yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ederek geleceğin dünyasını şekillendirecek yazılım pazarında daha da büyümesi gerektiğini söyledi.

Tuzlakoğlu, Türkiye’nin yapay zeka ve sanal gerçeklikle şekillenecek geleceğin dünyasına giden treni kaçırmaması için 1 milyon yazılımcı hedefinin olması gerektiğini ifade ederek, ''Şu an Türkiye’de 150 bin yazılımcı istihdam edildiğini belirten Elif Tuzlakoğlu, “Üniversitelerdeki ilgili bölümlerin artırılmasına paralel olarak hem bu alandaki girişimlerin teşvik edilmesi hem de yazılımcı eğitimi seferberliğinin başlatılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.  

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/turkiye-de-yazilim-pazari-600-milyon-dolara-ulasacak-4199.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/turkiye-de-yazilim-pazari-600-milyon-dolara-ulasacak-4199.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/turkiye-de-yazilim-pazari-600-milyon-dolara-ulasacak-4199-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/turkiye-de-yazilim-pazari-600-milyon-dolara-ulasacak-4199.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/turkiye-de-yazilim-pazari-600-milyon-dolara-ulasacak/25165/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Jul 2023 12:36:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Twitter'dan kullanıcılara tweet kısıtlaması]]></title>
			<description><![CDATA[Kısıtlamadaki amacın yapay zeka şirketlerinin veri almasını engellemenin yanı sıra Twitter Blue'ya yönlendirmek olduğu belirtiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Twitter'ın sahibi Elon Musk, kullanıcıların bir gün içinde okuyabilecekleri tweet sayısına geçici bir sınırlama getirdiğini duyurdu. 

Musk kendi tweet'inde, doğrulanmamış hesapların artık günde 1.000 gönderi okumakla sınırlı olduğu bilgisini paylaştı. Yeni doğrulanmamış hesaplar için bu sayı 500. Bu arada, "doğrulanmış" statüsüne sahip hesaplar şu anda günde 10.000 gönderi ile sınırlı.

Teknoloji milyarderi başlangıçta daha katı sınırlar belirledi, ancak bu hamleyi duyurduktan birkaç saat sonra bunları değiştirdi.

Musk, geçici sınırların "aşırı düzeyde veri kazıma ve sistem manipülasyonunu" ele almak için olduğunu söyledi. Ancak, sistem manipülasyonu ile neyin kastedildiğini açıklamadı.

Kullanıcıların Twitter içeriğini görüntülemek için giriş yapmalarını isteyen ekranlarla karşılaşmalarının ardından Cuma günü açıklama yapan Musk, "Veriler o kadar çok yağmalanıyordu ki, normal kullanıcılar için hizmeti düşürüyordu" dedi.

Bu düzenleme "geçici bir acil durum önlemi" olarak tanımlandı.

Veri kazıma

Musk'ın veri kazıma (data scraping) ile neyi kastettiği tam olarak açık değil, ancak Open AI'nin ChatGPT'si ve Google'ın Bard'ı gibi sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerini eğitmek için yapay zekâ (AI) şirketleri tarafından kullanılan büyük miktarda verinin kazınmasını kastettiği anlaşılıyor.

Basit bir ifadeyle veri kazıma, internetten bilgi çekilmesi. Büyük dil modellerinin gerçek insan konuşmalarından oluşan yığınlardan öğrenmesi gerekir. Ancak bir sohbet robotunun başarısı için kalite hayati önem taşır. Reddit ve Twitter'ın milyarlarca gönderiden oluşan devasa hazinesinin son derece önemli eğitim verileri olduğu düşünülüyor ve yapay zekâ şirketleri tarafından kullanılıyor.

Ancak Twitter ve Reddit gibi platformlar bu veriler için ödeme almak istiyor.

Nisan ayında Reddit'in CEO'su Steve Huffman New York Times'a yaptığı açıklamada, yapay zekâ şirketlerinin yaptıklarından memnun olmadığını söyledi. Huffman, "Reddit veri külliyatı gerçekten çok değerli. Ancak bu değerin tamamını dünyanın en büyük şirketlerinden bazılarına ücretsiz olarak vermemize gerek yok" dedi. 

Twitter, genellikle üçüncü parti uygulamalar ve araştırmacılar tarafından kullanılan uygulama programlama arayüzüne (API) erişim için kullanıcılardan ücret almaya başladı bile. Bunlara yapay zekâ şirketleri de dahil olabilir.

Twitter Blue'ya yönlendirme 

Bu hamlenin başka potansiyel nedenleri de var.

Musk insanları ücretli abonelik hizmeti olan Twitter Blue'ya yönlendiriyor. Kullanıcıların tam bir Twitter hizmeti almak ve sınırsız gönderiye erişmek için ödeme yapmak zorunda kalacakları bir model arıyor olabilir.

Mavi bir tik ile işaretlenen "doğrulanmış" statüsü, Musk patron olmadan önce Twitter tarafından yüksek profilli hesaplara ücretsiz olarak veriliyordu. Şimdi ise çoğu kullanıcı doğrulanmak için aylık 8 dolardan başlayan bir abonelik ücreti ödemek zorunda ve profillerinden bağımsız olarak bu statüyü kazanabiliyorlar.

Çevrimiçi kesintileri takip eden Downdetector adlı web sitesine göre, Cumartesi günü TSİ 16:15'ten itibarıyla İngiltere'de en fazla 5.126 kişi platforma erişimde sorun yaşadığını bildirdi. ABD'de ise aynı saatlerde yaklaşık 7.461 kişi aksaklık bildirdi.

Musk, başlangıçta, doğrulanmış hesaplar için günde 6.000, doğrulanmamış hesaplar için 600 ve yeni doğrulanmamış hesaplar için 300 gönderi okuma sınırı olduğunu duyurdu.

Bir başka güncellemede Musk, "birkaç yüz kuruluşun (belki daha fazla) Twitter verilerini son derece agresif bir şekilde kazımakta olduğunu" söyledi.

Daha sonra web sitesinde bir yük olduğunu belirterek, "çok sayıda sunucuyu acil olarak çevrimiçi hale getirmek zorunda kalmanın oldukça can sıkıcı" olduğunu söyledi.

Sunucu, dosyaları yöneten ve depolayan, kullanıcılar için web sayfaları gibi hizmetler sağlayan güçlü bir bilgisayardır.

İngiltere'nin BT meslek kuruluşu BCS'den Adam Leon Smith, kullanıcıların kaydırma süresini sınırlamanın şirketin reklam gelirlerini etkileyeceği için bu hamlenin "çok garip" olduğunu söyledi.

Musk şirketi geçen yıl uzun süren görüşmelerin ardından 44 milyar dolara satın almıştı. Twitter'ın önceki yönetimini eleştirdi ve platformun bir yankı odası haline gelmesini istemediğini söyledi.

Görevi devraldıktan kısa bir süre sonra, 8,000'in biraz altında olan işgücünü yaklaşık 1,500'e indirdi. Mühendisler de işten çıkarılanlar arasındaydı ve işten ayrılmaları platformun istikrarı konusunda endişelere yol açtı. Ancak Musk bazı aksaklıkları kabul etse de, Nisan ayında, kesintilerin çok uzun sürmediğini ve sitenin iyi çalıştığını söyledi. (ajansbizim)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/twitter-dan-kullanicilara-tweet-kisitlamasi-8475.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/twitter-dan-kullanicilara-tweet-kisitlamasi-8475.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/twitter-dan-kullanicilara-tweet-kisitlamasi-8475-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/07/twitter-dan-kullanicilara-tweet-kisitlamasi-8475.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/twitter-dan-kullanicilara-tweet-kisitlamasi/25148/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Jul 2023 09:32:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-ticarette, kural dışı sipariş iptallerine dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, e-ticarette hukuki gerekçesiz sipariş iptallerinde altı kuruluşa 9,2 milyon lira ceza uyguladı, altı kuruluş hakkında da inceleme başlattı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, e-ticarette hukuki gerekçesiz sipariş iptallerinde altı kuruluşa 9,2 milyon lira ceza uyguladı, altı kuruluş hakkında da inceleme başlattı. 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, teknolojik gelişmeye paralel olarak e-ticaretin payının da artığı belirtilerek, satıcı veya sağlayıcıların tüketicileri bilgilendirme yükümlülüğü ve cayma hakkına ilişkin düzenlemeler hatırlatıldı. 

Tüketiciler açısından önem taşıyan bu hakların Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ile güvence altına alındığı ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Bu kapsamda siparişlerin satıcılar tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın veya sipariş edilen malın stokta bulunmadığı/temin edilemediği gerekçesiyle iptal edildiğine ilişkin Bakanlığa ulaşan başvurular yakından takip edilmekte olup, 2022 yılında 75 firma nezdinde inceleme ve denetim gerçekleştirilmiş olup 46 firmaya toplam 41.280.656 TL idari para cezası, 2023 yılının ilk beş ayında ise 6 firmaya toplam 9.252.704 TL idari para cezası uygulanmış, ayrıca 6 firma için de inceleme ve denetim başlatılmıştır."

Açıklamada, son günlerde, yaşanan kur ve fiyat artışları sebebiyle elektronik ticaret ortamında verilen siparişlerin gerekçesiz olarak iptal edildiğine yönelik şikayetlerde artış yaşandığı belirtilerek bu kapsamda gerekli inceleme ve denetimlerin başlatıldığı, uyarıların yapıldığı bildirildi.  (ajansbizim)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/06/e-ticarette-kural-disi-siparis-iptallerine-dikkat-4729.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/06/e-ticarette-kural-disi-siparis-iptallerine-dikkat-4729.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/06/e-ticarette-kural-disi-siparis-iptallerine-dikkat-4729-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/06/e-ticarette-kural-disi-siparis-iptallerine-dikkat-4729.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/e-ticarette-kural-disi-siparis-iptallerine-dikkat/25097/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jun 2023 00:42:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gençler teknolojiye inanıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Gençlerin yüzde 59’u önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zeka ile  daha fazla şey öğrenmek istiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Teknoloji insanların hayatlarının her yönünde etkili. Teknolojinin gündelik yaşamın akışında kolaylık sağladığı konuşulurken, eğitim hayatına etkisi de gündemden düşmüyor. GoStudent’ın Z ve Alfa kuşağı üzerinde yaptığı son araştırmaya göre de teknolojinin, gelecekte eğitim ve öğrenme üzerindeki etkisini ciddi bir şekilde ortaya koyuyor.

 

Dünyanın önde gelen eğitim platformlarından biri olan GoStudent, genç nesillerin geleceğe daha iyi hazırlanması, gençlerin ve ebeveynlerin eğitimden ne beklediğini ve eğitim sürecinin nasıl geliştirilebileceğini anlamak amacıyla Avrupa’da “GoStudent Eğitimin Geleceği Raporu” araştırmasını hayata geçirdi. Araştırma, Z ve Alfa kuşaklarının, hem bilgi hem de pratik beceriler kazanabilmek için bütünsel bir öğrenme deneyimi talep ettiğini ortaya koyuyor. Gençlerin %91’i sevdikleri bir işe sahip olmanın onlar için öncelikli olduğunu belirtiyor. Her dört gençten üçü, (%75) eğitimlerinde teknolojinin daha fazla kullanıldığını görmek istiyor. Gençlerin %73’ü ise teknolojinin öğrenmeyi kolaylaştırabileceğine ve %69’u da yaratıcılıklarını besleyebileceğine inanıyor.  

 

Gençlerin %59’u önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zeka ile daha fazla şey öğrenmek istiyor

Yapay zeka,  özellikle son dönemde insan yazısını taklit etme becerisiyle heyecan ve tartışma yaratan ChatGPT'nin çıkmasıyla birlikte gündemde yerini aldı. Gençler de  okulda teknolojiyle ilgili daha fazla konu öğrenmek için güçlü bir istek duyuyor ve her iki kişiden biri video oyun programlama (%51) veya yapay zeka (%50) hakkında bilgi edinmek istiyor. Yapay zekanın, devasa iş alanlarını değiştirme potansiyeliyle hayatımızda giderek artan bir varlık haline gelmesi bekleniyor.

Sınıflarda teknolojinin kullanımı sorulduğunda ise gençlerin %75’i, okullarının kendilerini gelecekteki işlerine hazırlamak için müfredata daha fazla teknoloji dahil etmesini ve %76'sı teknolojiyi kullanmak üzere eğitilmiş olmayı istiyor. Gençlerin sadece yarısı (%52) öğretmenlerinin teknoloji konusunda iyi olduğuna ve onu kullanmaya teşvik ettiğine inanıyor. Her üç öğrenciden ikisi ise de teknolojiyi kullanmak için iyi eğitildiklerini düşünüyor.

Metaverse, önümüzdeki yıllarda daha etkili bir şekilde öğrenmek için kilit bir rol oynayacak

Metaverse, öğrenmeyi etkileşimli hale getirme, çocukları tarihsel dönemleri sanal olarak ziyaret etme, yabancı meyve pazarlarındaki satıcılarla sohbet etme ve birinci sınıf laboratuvarlarda deneyler yapma gibi öğrenme fırsatları açısından oldukça zengin görünüyor. Avrupa'daki çocukların %80'i Metaverse'ü eğitim amaçlı kullanmayı faydalı olarak görürken, bu oranın ebeveynlerde de hiç de azımsanmayacak oranlarda olması dikkat çekiyor. Avrupa'daki ebeveynlerin %68'i Metaverse'ü eğitim amaçlı kullanmanın yararlı olduğunu düşünüyor.

Gençlerin %64'ü Metaverse'ün eğitimi daha eğlenceli hale getireceğini düşünürken, %63'ü, Metaverse'ün gerçek hayatta gelecekteki işlerini seçmeden önce sanal bir dünyada işleri test etmelerine izin vereceğini düşünüyor. Ayrıca gençlerin %60'ı, Metaverse'ün okuldaki öğretmenleri dışında ilham veren insanlardan öğrenmelerine olanak sağlayacağını ve %43'ü Metaverse'ün fiziksel sınıfın yerini alacağını düşünüyor.

Araştırma ile ilgili görüşlerini belirten GoStudent Kurucu Ortağı ve CEO’su Felix Oshwald; “Gen Z ve Alpha, büyük hayalleri olan motive ve hırslı bir nesil. Eğitimin Geleceği Raporu araştırması ile Avrupa'daki binlerce çocuğun eğitimlerinden ne talep ettiklerini, nasıl gelişmesini istediklerini ve beklentilerini dinledik. Araştırma sonucunda gördük ki; gençler, yeni teknolojilerden ilham alıyorlar ve öğrenmelerinin sınıfın dört duvarını aşmasını, onları yetişkinliğe hazırlayacak yaşam becerileri ve ilgi alanları geliştirmesini istiyorlar. Daha bütüncül bir öğrenme deneyimini arzuluyorlar. Biz de GoStudent olarak gençlerin ve ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak, her çocuğun potansiyelini ortaya çıkarabilir ve gelecekte daha iyi bir eğitim modeli sağlayabiliriz.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/gencler-teknolojiye-inaniyor-7012.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/gencler-teknolojiye-inaniyor-7012.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/gencler-teknolojiye-inaniyor-7012-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/gencler-teknolojiye-inaniyor-7012.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gencler-teknolojiye-inaniyor/24769/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 09:16:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dolandırıcılık kurbanı olduğunuzun beş işareti]]></title>
			<description><![CDATA[Dolandırıcıların yaratıcılığı, kullanıcıların iyi niyeti ve zayıf kurumsal güvenlik bir araya geldiğinde ortaya milyarlarca dolarlık bir risk çıkıyor. Federal Ticaret Komisyonu (FTC) verilerine göre 2021 yılında ABD’li tüketiciler, dolandırıcılık nedeniyle bir önceki yıla kıyasla yüzde 70 artışla yaklaşık 6 milyar ABD doları kaybetti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeraltı siber suç dünyasına çalıntı veri akışı büyük bir hızla devam ediyor. Yalnızca ABD’de 2022 yılında bildirilen 1.800’den fazla ihlal var ve bu, yıllık yüzde 40 artışla 422 milyon tüketiciyi etkiledi. 

Siber güvenlik şirketi ESET dolandırıcılık kurbanı olduğunuzun işaretlerini beş  maddede özetledi.

Sıra dışı işlemler ve/veya yeni kredi kartı limitleri: Dolandırıcılar verilerinize veya mali bilgilerinize sahipse, bunları ödeme dolandırıcılığında kullanabilir. Bu durumda çalınan kart bilgileri veya çalınan hesaplarda kayıtlı kartlar sizin bilginiz dışında kullanılır. Alternatif olarak, yeni kredi kartlarına başvurmak için kimlik bilgilerinizi kullanabilirler. 

Satın alınan ürün ulaşmadı: E-ticaret dolandırıcılığı bir diğer büyüyen sorun. Dolandırıcılar, alıcıları kandırmak için genellikle pahalı donanımları çevrimiçi olarak ve oldukça düşük fiyatlarla satmaya çalışır. Ancak bu ürünler stokta yoktur ve alıcı koruması sunmayan  anında nakit ödeme gerektiren uygulamalar aracılığıyla ödeme talep ederler.

Flört ettiğiniz kişi aniden ortadan kayboldu: FBI’a göre, romantik ilişki dolandırıcılığı 2021’de dolandırıcılara 956 milyon dolardan fazla para kazandırdı. Kurbanlar dolandırıldıklarını kabul edemeyecek kadar utandıkları için pek çok olay bildirilmedi. Bu rakam buz dağının görünen kısmı olabilir. Bir romantik ilişki dolandırıcısı sahte talepler için para istemeden önce genellikle kurbanıyla çevrimiçi bir ilişki kurar. Kurbanlarının verecek başka bir şeyi kalmadığını hissettiklerinde, bir daha asla haber alınamayacak şekilde ortadan kaybolurlar.

Hesap kilitlendi: Bir dolandırıcı oturum açma bilgilerinizi ele geçirirse, genellikle hesabınıza erişir ve şifrenizi değiştirir. Bu, sosyal medyanızdan veya Netflix hesabınızın bilgilerine kadar her şey olabilir. Bunlar, kayıtlı kredi kartı detayları da dahil olmak üzere kişisel bilgiler için toplanabilir. Ama aynı zamanda kendi başına değerli bir üründür. Bir rapora göre, sosyal güvenlik numarası için 2 ABD doları ödenirken, Instagram hesaplarının her biri 45 ABD doları değerindedir. Bunun nedeni, bu tür hesapların profilinizi izleyen diğer kullanıcılara istenmeyen e-postalar göndermek için kullanılabilmesidir.

Kripto yatırımından para çekilemiyor: Yatırım dolandırıcılığı başka bir yüksek kazanç yoludur. 2021’de yaklaşık 1,5 milyar dolar kazandıran bu dolandırıcılık türü, iş e-postası gizliliği dışında diğer tüm siber suç kategorilerinden daha sık görülür. Yatırımcılar genellikle para yatırmaya teşvik edilir, hatta belki de yatırımlarından sahte getiriler elde ettiği gösterilir. Ancak, bu paranın bir bölümünü gerçekten çekmek istediğinizde, muhtemelen karşınızda kimseyi bulamazsınız.

 Bir saldırıdan kurtulmak ve gelecekteki siber saldırılara dayanıklılık oluşturmak için ESET uzmanlarının önerileri ise şu şekilde :


	Kusursuz şekilde saklanan ve bir parola yöneticisi tarafından geri çağrılan güçlü, benzersiz parolalar kullanın.
	Kimlik avı ve hesap ele geçirme riskini azaltmak için parolaların üzerine ikinci bir güvenlik katmanı ekleyen iki faktörlü kimlik doğrulama kullanın (2FA).
	Cihazları ve yazılımları yamaları ve son sürümleri ile güncel tutun.
	Kişisel ve finansal bilgilerinizi çevrimiçi bir hesaba kaydetmeyin. Ayrıntıları her seferinde girmek daha zor olsa da, misafir olarak çıkış yapmanız daha güvenlidir.
	Tüm cihazların ve bilgisayarların, bilinen bir satıcının sunduğu kötü amaçlı yazılımdan koruma ile güvenliğinden emin olun.
	Tüm cihazlarınızda tanınmış bir güvenlik çözümü kullanın.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/dolandiricilik-kurbani-oldugunuzun-bes-isareti-8568.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/dolandiricilik-kurbani-oldugunuzun-bes-isareti-8568.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/dolandiricilik-kurbani-oldugunuzun-bes-isareti-8568-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/dolandiricilik-kurbani-oldugunuzun-bes-isareti-8568.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/dolandiricilik-kurbani-oldugunuzun-bes-isareti/24761/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 10:33:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı? ]]></title>
			<description><![CDATA[Zorbalığa herkesin maruz kalabileceğinin altını çizen Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada karşılaşılan zorbalığın uygulanma biçimleri ile zorbalık uygulayan kişilerin özelliklerine değindi, sosyal medya zorbalığına karşı konulmasını sağlayacak tavsiyelerini paylaştı.

 

Sosyal medyada farklı biçimlerde uygulanıyor

 

Genel olarak kendini rahatlıkla savunamayacak olan bireye yönelik bir kişi ya da grup tarafından kasıtlı olarak gerçekleştirilen saldırgan bir eylem, davranış ya da söylem olarak tanımlanan zorbalığın sosyal medya araçlarında farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalık bireyler üzerinde büyük ölçekli etkiler yaratıyor. Sosyal medya mecralarının kendine has yapısı, sosyal baskılar sebebiyle dile getirilemeyen düşüncelerin iç kısıtlamalardan geçmeden etkileşime girmesi ya da teşhir, linç ve iptal kültürünün iç içe geçmesi bazı sosyal normların ve değerlerin değişimine neden oluyor. Günümüzde elektronik ortamlarda en çok alay, aşağılama, hakaret, tehdit, dışlama, yıpratma, cinsiyetçilik, linç, başkası adına hesap açma, insan karalama, dolaylı, ilişkisel ya da sosyal zorbalık türleri ile karşılaşılıyor.” dedi.

 

Otorite karşısında düşüncelerini söyleyemiyorlar

 

Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada yer alan ve siber zorbalık olarak isimlendirilen bu zorbalığın en önemli faktörlerinin başında mecranın kimlik belirsizliği, disinhibisyon (baskılananın dışavurumu) ve erişim kolaylığı özelliklerine sahip olmasının yer aldığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: 

 

“Bireyler bir grubun içinde yer aldıklarında kendi içi kısıtlamalarını kontrol edip, ifadelerini özenle seçerken sahte hesaplar kullandıklarında öz farkındalıklarını ve sorumluluklarını azaltıyorlar, normalde yapmayacakları eylemleri ve söylemleri gerçekleştiriyorlar, daha rahat davranıyorlar ve kendilerine sınır koymuyorlar. Öte yandan bireyler gündelik hayattan farklı olarak sosyal medya mecralarında karşısındaki kişiyi etkilemek ve ikna etmek için performans sergiliyor, profillerini vitrine dönüştürerek sanal kimliklerini oluşturuyorlar. Gündelik hayatta bir otoritenin varlığında gerçek düşüncelerini söylemekten kaçınan bireyler, otoritenin en aza indiği sosyal medya mecralarında karşısındaki kişinin statüsünü düşünmeden istediğini ifade ederek kendi sanal kimliklerini bu akran iletişimi formu ile oluşturuyorlar. Yapılan çalışmalar, sosyal medyada yer alan kimlik belirsizliğinin, disinhibisyonun ve erişim kolaylığının kaba, rencide edici küfür, daha az pozitif yorum, dışlama, fanatik nefret söylemi içeriklerini teşvik ettiğini gösteriyor. Diğer faktörler ise eş zamansızlık ve siber mağduriyettir.”

 

Siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında ilişki bulunuyor

 

Bireylerin gündelik hayatta iletişim kurarken yüz yüze anlık tepkiler verdiklerini, sosyal medya mecralarında karşılaştıkları bir iletiye ise dakikalar ya da saatler sonra geri bildirimde bulunabildiklerini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Mesajlarda, iletilerde ve söylemlerde senkronize bir zaman diliminin kullanılmaması, zorbalığı yapan kişinin empati kurması, pişmanlık duyması ve geribildirimlere anlık cevap oluşturma şansını azaltıyor. Siber zorbalık ile siber mağduriyet arasında organik bir ilişki bulunuyor. Bireyler kendisinin gördüğü zararı elektronik ortamlarda başkasına da verme eğilimi gösterebilir. Özellikle düşmanca duyguları aktarma ve intikam alma duygusunun ağır bastığı bireyler sanal ortamda agresif ve yönlendirici davranışlar sergileyerek üstünlük ihtiyaçlarını gidermeye çalışabilir. Bu mecrada zorbalığın görünmez olması ya da zorbalığı yapan kişinin davranışlarının sonuçlarının farkına varamaması disinhibisyon etkisini de artırıyor.” dedi.

 

Homojen yapıya sahip değiller

 

Sosyal medya kullanıcılarının homojen bir yapıya sahip olmadıklarının altını çizen Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Sosyal medya kullanıcıları mecranın olumlu ya da olumsuz olmak üzere iki farklı özelliğinin belirginlik kazanmasını sağlıyor. Olumlu özellik olarak paylaşımlar katılımcı kültürün yaygınlaşması, hızlı mesaj iletimi ile insanlara kolaylıkla ulaşıp örgütlenme alanı ve demokratik bir ortamın oluşmasına katkıda bulunuyor. Özellikle kriz ve afet anlarında yerel bilgiler, koordinasyon verileri, uyarılar, önemli bilgiler ve tavsiyelerin aktarımında oldukça etkili oluyor. Olumsuz özellik olarak ise paylaşılan bilginin doğru ve güvenilirliğine dair kafa karışıklıkları, gözlemsel seçilim uygulamalarının yaygınlık kazanması, insan karalama tekniklerine sıklıkla başvurulması, teyit ya da doğrulama araçlarının aktif kullanılmaması ve iletilerin sorgulanmaması enformasyon/mesaj enflasyonuna neden oluyor. Bireylerin sosyal medyadaki davranış örüntüleri ile beş faktörlü kişilik modeli (dışadönüklük, nevrotiklik, deneyime açıklık, uyumluluk, özdenetim) arasında ilişki olmasına rağmen tüm paylaşımları bu model ile açıklamak doğru ve yeterli olamıyor.” diye konuştu.

 

Zorbalık türleri öğrenilerek korunma sağlanabilir

 

Öncelikle elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanabileceğini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalığın sınırları çizilirse korunma yolları da belirlenebilir. ‘Benim çevremde gerçekleşmez ya da benim başıma gelmez’ düşüncesinden sıyrılmakta fayda var. Zorbalığa herkes maruz bırakılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır. Paylaşımların trafiği arttıkça izleyici kitlesi de artış gösterecek ve zorbalık eylemi normalleşerek meşruluk kazanacaktır. Elektronik ortamlarda uygulanan zorbalıkların sadece fail ve mağdur arasında gelişen bir durum olmadığı, geniş bir izleyici kitlesine sahip olduğu ve bu sebeple de depresyon, kaygı, boyun eğici tutum, öfke, benlik saygısı yitimi gibi psikolojik olarak olumsuz yönde etkisinin olduğu unutulmamalı.” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-7659.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-7659.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-7659-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali-7659.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/sosyal-medya-zorbaligini-onlemek-icin-neler-yapilmali/24708/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 09:23:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Popüler tuzak anket dolandırıcılığı]]></title>
			<description><![CDATA[İnternette her gün yeni bir anket ile karşılaşıyoruz. Çevrimiçi anketler ve testlerin kurulumu hızlı ve ucuz. Alıcılar için doldurması, araştırmacılar için yorumlaması, pazarlama birimlerinin hedef kitleye ulaşmaları ve araştırmalar için popüler bir yöntem. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dolandırıcılar parolalarınızı, kredi kartı bilgilerinizi veya kişisel bilgilerinizi çalmak, bilgisayarınıza veya başka bir cihaza kötü amaçlı yazılım yüklemek ya da sizi daha fazla spam posta listelerine eklemek için sahte anketleri de  kullanırlar. Siber suçlular  için yasal anketleri kendi amaçları için taklit etmek ve zararsız görünen birkaç soruya yanıt karşılığında “ödüller” sunmak çok hızlı ve kolay olduğundan, meşru bir anketi sahte bir anketten nasıl ayırt edebilirsiniz?  

Siber güvenlik şirketi ESET anket dolandırıcılığı ile ilgili dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. Yakın zamanda yapılan bir çalışma, tek bir suç şebekesinin, insanları kandırmak için 120 tanınmış markanın anketlerini ve eşantiyonlarını kullanarak küresel kurbanlardan ayda 80 milyon ABD doları kazandığını ortaya koydu.  

Dolandırıcılık genellikle istenmeyen bir e-posta veya muhtemelen sayısız başka kurbana gönderilen SMS ya da mesaj ile  başlar. Temel amacı, alıcıyı tıklayarak katılmaya ikna etmek olan bir kimlik avı mesajıdır. Gerçek olduğu izlenimi vermek ve kurbanı katılmaya teşvik etmek için genellikle tanınmış bir markayı öne çıkarır. Ankete katılmaları halinde alıcılara para, hediye kartı, bir cihaz , çekiliş hakkı, bir sonraki satın almada para veya var olmayan herhangi bir ödül vaadinde bulunulur.  Dolandırıcılar katılımcıdan, var olmayan ödülü alabilmesi için bir “işlem ücreti”, “vergi” veya “nakliye/taşıma” ücreti ödemesi talep edebilir. Mesaja tıklamak, kullanıcıyı gerçek bir markanın web sitesine değil, sahte bir web sitesine yönlendirir. Kurbanlardan genellikle anket/ödül teklifini sosyal medya veya diğer kişilerle paylaşmaları istenir, bu da dolandırıcılık yayıldıkça inandırıcılığını alıcıların gözünde artırır.

 Anket dolandırıcılığı ve taşıdığı tehlikeler nelerdir? 

Bu dolandırıcılıklardan birine yakalandıysanız, birkaç olası sonuç var. Sizi bir spam listesine eklemek için kişisel bilgileriniz istenebilir.  Kimlik dolandırıcılığında veya sonrasında kimlik avı girişimlerinde kullanılacak kişisel ve mali bilgileriniz istenebilir. 

Dolandırıcılık sitesini ziyaret ederek farkında olmadan cihazınıza kötü amaçlı yazılım yüklenebilir. Kötü amaçlı yazılım, bankacılık veya kripto hesaplar için oturum açma bilgilerinizi çalabilir, fidye ödemezseniz dosyalarınızı şifreleyebilir (fidye yazılımı), cihazınızı bir botnet’e dahil edebilir. Ücretli anketlerin ayrıntılarını sizinle paylaşacak bir grup üyeliği gibi, olmayan bir şey için bir miktar para ödemeniz istenebilir. Gerçek dışı bir ödül karşılığında küçük bir ücret ödemeniz istendiğinde, gelişmiş bir ücret dolandırıcılığına giriş yapmış olabilirsiniz. 

 Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz 

Bir anket dolandırıcılığının işaretlerini fark etmek, güvende olmak için ne yapılması gerektiğini bilmek ve zarar görürseniz ne olabileceğini hesaplamak önemlidir. Şüpheli anketleri tespit etmek için aşağıdaki ipuçlarını dikkate alın: 


	Gerçek olamayacak kadar iyi görünen tüm tekliflere dikkat edin.
	Yazım hatalarına veya zayıf dil bilgisine dikkat edin. Bu, vaat edilenin doğru olmadığının bir işareti olabilir.
	Kısaltılmış URL‘ler  sahtekarlığı gösterebilir. 
	Zaman sınırlı teklifler, dolandırıcıların kurbanları üzerindeki baskıyı artırmalarının başka bir yoludur. 
	Bazı gönderilerde, basabileceğiniz “bize ulaşın” bağlantısı bulunmaz ve anketi kimin yaptığı belirsiz olabilir. 
	Gönderen ücretsiz bir web posta hesabı kullanıyorsa, anket büyük olasılıkla bir aldatmacadır. 
	Bir arkadaşınızdan veya aile bireyinden gelmiş olsa bile, anket tekliflerine sorgulamadan güvenmeyin. 
	Dolandırıcılık olarak rapor edilip edilmediğini veya gerçek olup olmadığını görmek için ödülü araştırın. 
	Tüm cihazlara ve bilgisayarlara tanınmış bir şirketin güvenlik çözümünü yükleyin. 
	İşletim sisteminizi ve uygulamalarınızı tüm bilgisayarlarda ve cihazlarda güncel tutun. 
	Yalnızca Google Play ve App Store gibi resmi uygulama mağazalarına güvenin.
	Tüm önemli hesaplar için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile birlikte güçlü ve benzersiz parolalar kullanın. Dolandırıcılar parolalarınızı çalsalar bile, 2FA’nın etkin olduğu bu hesaplara erişim olasılıkları daha düşüktür. 
	İstenmeyen mesajlar için arayan kimliğine/gönderen numarasına güvenmeyin. 
	“Para” almak için asla ödeme yapmayın – bunlar her zaman dolandırıcılıktır.


 En kötüsü olursa, güvenliği ihlal edilmiş kartların iptal işlemi için hemen bankanızı bilgilendirin veya önce bankacılık uygulamanız aracılığıyla kartları dondurun. Ve güvenliği ihlal edilme ihtimali olan tüm parolaları değiştirin.  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/populer-tuzak-anket-dolandiriciligi-6394.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/populer-tuzak-anket-dolandiriciligi-6394.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/populer-tuzak-anket-dolandiriciligi-6394-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/03/populer-tuzak-anket-dolandiriciligi-6394.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/populer-tuzak-anket-dolandiriciligi/24690/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Mar 2023 10:18:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dolandırıcıların hedefi Türk kullanıcılar]]></title>
			<description><![CDATA[Dijital güvenlik şirketi ESET, Türkiye’nin de dahil olduğu birkaç ülkede Meta'nın (Facebook) Messenger sohbet uygulaması aracılığı ile kullanıcıların kişilerine yayılan bir dolandırıcılık yönetiminin arttığı uyarısında bulundu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dolandırıcılık arkadaşınızdan gelen bir TikTok video izleme daveti gibi görünüyor. Bağlantıya tıkladıktan sonra, kullanıcıdan uygulamayı indirmesi veya ücretli bir hizmete kaydolması isteniyor. Mesaj aynı zamanda kullanıcının Messenger hesabı aracılığı ile yayılmaya devam ediyor. 

Bağlantı tıklandığında ne olur?

Sahte bağlantıya tıklayan kullanıcılar sohbet uygulamasını kullandıkları işletim sistemine (Android, iOS, macOS, Windows) veya içeriğe eriştikleri ülkeye bağlı olarak başka bir web içeriğine yönlendiriliyorlar. Kullanıcılar eğer bir mobil cihazdan bağlanılıyorsa büyük olasılıkla Express VPN veya VPN Super Speed uygulamalarının sahte sürümlerine yönlendirilir. Kullanıcı, YouTube oynatıcısına benzer bir sayfayı açmak için bağlantıyı tıklayabilir, ancak kullanıcıdan videoyu görüntülemek için uygulamayı yüklemesi istenir. Alternatif olarak, kullanıcı zorunlu kayıt ile yanıltıcı oyun veya kumar portallarına yönlendirilebilir. Kullanıcı bu hizmete ile ilgilenirse, bir SMS aracılığı ile sabit bir haftalık ücret ödemek zorunda kalır. Eğer sohbet uygulamasının masaüstü sürümü kullanılıyorsa kullanıcılar video portalları, ücretli sohbetler ve tanışma siteleri gibi yetişkinlere uygun içeriğe yönlendirilir. Her durumda, saldırganlar kullanıcıların ödeme yapmasını sağlamaya çalışır.

Kullanıcılar kendilerini nasıl savunabilirler?

ESET Türkiye Teknik Müdürü Gürcan Şen yayılan bu dolandırıcılık yönetiminden etkilenilmemesi için  şu önerilerde bulundu:

“Kesinlikle bağlantıya tıklamayın. Mesaj hesabınızdan yayılmaya başlarsa, arkadaşlarınızı bağlantının aslında sizden gelmediği konusunda uyarın. Bağlantıya tıklarsanız, herhangi bir uygulama indirmeyin veya bağlantının altında gizlenmiş herhangi bir hizmete abone olmayın. Mesaj arkadaşınızdan geliyormuş gibi görünmesine rağmen Türkçe gramer hataları mesajın sahte olduğunu fark etmenizi sağlayacaktır. İletişim tarzını şüpheli bulursanız veya normalde o sosyal ağ sitesinde yazışmadığınız bir arkadaşınızdan bir mesaj alırsanız, arkadaşınızı telefonla arayarak sorun. Dolandırıcılık ve kötü amaçlı yazılımlar için kullanılabilecek potansiyel olarak istenmeyen uygulamalar (PUA'lar) ve kimlik avı web siteleri hakkında erken uyarı sağlayan iyi bir güvenlik yazılımı kullanmayı unutmayın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/01/dolandiricilarin-hedefi-turk-kullanicilar-2058.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/01/dolandiricilarin-hedefi-turk-kullanicilar-2058.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/01/dolandiricilarin-hedefi-turk-kullanicilar-2058-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2023/01/dolandiricilarin-hedefi-turk-kullanicilar-2058.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/dolandiricilarin-hedefi-turk-kullanicilar/24518/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:15:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Saniyede 921 parola saldırısı gerçekleşiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Microsoft, Dijital Savunma Raporu 2022’yi yayınlayarak dijital tehdit ortamının nasıl geliştiğine ve bu sorunların nasıl çözüleceğine ilişkin öngörüleri paylaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Microsoft’un raporu; siber suç durumu, ulus devlet tehditleri, cihazlar ve altyapı, siber etki operasyonları ile siber dayanıklılık olmak üzere beş bölümden oluşuyor. Raporun öne çıkan bulgularından biri geçen senenin sonuçlarına kıyasla parola saldırılarının yüzde 74 oranında artış göstererek saniyede yaklaşık 921 saldırıya ulaşması oldu. Microsoft aynı zamanda siber suçluların kullandığı 10 bin etki alanını, ulus devlet aktörlerinin kullandığı 600 etki alanını da kaldırdı. Ayrıca şirketin fidye yazılımı olay yanıt görevlerinin yüzde 93’ü, ayrıcalıklı erişim ve yanal harekete ilişkin yeterli kontrollerin olmadığını gösteriyor.

 

ESET Türkiye Teknik Müdürü Gürcan Şen konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: 

''Tehdit aktörleri için parolalar kolay lokma olmaya devam ediyor ve bu durum parolalarını saldırganlara altın bir tepside sunan kullanıcılar yüzünden oluyor. Saldırganlar kimlik avı saldırılarını gerçekleştirmeden önce gerçekçi görünmek için işletme ağlarına sızıyorlar. Kurbanlar, bir internet sitesinde dikkatli olduklarını düşündükleri anlarda bile gerçek biriyle görüşüyorlarmış gibi kandırılabiliyorlar çünkü saldırı düzgün ve ayrıntılı planlanmış oluyor. Saniyede yaklaşık 1000 saldırı oldukça yüksek bir rakam fakat bunu azaltmak için kişilerin ve işletmelerin yapabileceği hala birçok şey var. Güvenlik katmanları genelde bilinmediği veya dahası bunlara güvenilmediği için parolalar, kişilerin yaşamlarında bir güçlük olmaya devam ediyor. Cihazlarda parola yöneticileri kullanmak, tüm hesaplar için benzersiz ve güçlü parolalar oluşturulabilmesini sağlar. Daha da önemlisi her hesap için iki faktörlü kimlik doğrulamayı tanımlamak kimlik avı saldırılarının etkisini büyük ölçüde azaltır.''

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/saniyede-921-parola-saldirisi-gerceklesiyor-8538.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/saniyede-921-parola-saldirisi-gerceklesiyor-8538.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/saniyede-921-parola-saldirisi-gerceklesiyor-8538-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/saniyede-921-parola-saldirisi-gerceklesiyor-8538.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/saniyede-921-parola-saldirisi-gerceklesiyor/24184/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Nov 2022 10:58:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Söz sırası internet haber sitelerinde]]></title>
			<description><![CDATA[Basın İlan Kurumu, yürütülen mevzuat çalışmaları kapsamında 1 Nisan 2023’ten itibaren resmi ilan yayınlamaya başlayacak internet haber sitelerinin temsilcileri ile toplantılarına başladı. Genel Müdür Erkılınç, tarafların görüşlerinin alınmasına dair açık kapı politikasını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Basın İlan Kurumu (BİK), Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği başta olmak üzere, mevzuatın Kanuna uygun hale getirilmesine ilişkin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Geçtiğimiz eylül ayında Bursa, İzmir, Konya, Ankara, Samsun, Trabzon, Malatya, Van, Diyarbakır, Adana ve İstanbul’da bölge toplantıları düzenleyerek gazete sahipleri ve temsilcileri ile bir araya gelen BİK, sahada paylaştığı ve topladığı bilgilerle yasa çalışmalarına önemli katkı sundu.

800’ü aşkın gazete temsilcisinden yazılı ve sözlü görüş alarak mevzuat hazırlama sürecinde değerlendiren ve kanun değişikliği teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından Afyonkarahisar’da müdürlerini toplayan BİK, Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin bazı maddelerinde değişiklik öngören taslak çalışmayı yazılı hale getirdi.

İnternet haber sitelerinin süreli yayın sayılmaları ve gelecek nisan ayında ilk kez resmi ilan yayınlamaya başlayacak olmaları, Kurumun sorumluluk alanını genişletirken internet haber sitelerine de maddi kaynak sağlanmasının önünü açtı. İnternet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkını kazanmaları ise tıpkı gazete ve dergilerde olduğu gibi belirli kurallara tabi.

Bu nedenle BİK, Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliğine son şeklini vermek üzere paydaş halkasına yeni eklenen internet haber siteleri ile bugünden başlamak üzere hafta boyunca art arda toplantılar gerçekleştirecek.

Dinlenmeyen gazete ve haber sitesi kalmayacak

BİK üst yönetimi, ilk olarak bugün yüksek tirajlı gazetelerin internet sitesi temsilcileri ile Genel Müdürlük binasında bir araya geldi. Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın selamlama konuşması ile başlayan ve Genel Müdür Yardımcısı Mesut Onat’ın başkanlığında devam eden toplantıda, internet haber sitesi 

temsilcilerinin sürece dair görüşleri dinlendi, mevzuatta yapılacak düzenlemelere ilişkin önerileri not edildi.

Aynı heyet daha sonra Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Rize, Artvin, Ardahan, Erzurum, İstanbul ve Kocaeli illerinde yayınlanan gazetelerin internet sitesi temsilcilerinin katılımıyla iki ayrı oturumda uzaktan erişim toplantıları gerçekleştirdi. Yarın ise gazetesi bulunmayan yüksek ziyaretçi trafiğine sahip internet haber sitelerinin temsilcileri ile buluşulacak. Ardından Van, Bitlis, Hakkari, Kars, Ağrı, Iğdır, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da yayınlanan gazetelerin internet sitesi temsilcileri ile iki ayrı toplantı yapılacak.

BİK, çarşamba gününden başlayarak cuma akşamına kadar Bursa, Diyarbakır, Adana, Malatya, Konya, İzmir, Ankara ve Samsun Müdürlüklerinin koordinasyonunda düzenlenecek toplantılarda, geriye kalan 63 ildeki gazetelere ait internet haber sitelerinin görüşlerini almayı tamamlayacak.

Toplantıların ardından Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği, tüm paydaşların görüşleri alınmış olarak ilgili taraflara sunulacak. Alınan geri bildirimlerle nihai şekli verilen Yönetmelik, Yönetim Kurulu teklifi olarak Şubat 2023’te BİK Genel Kurulu’na arz edilecek.

Yönetmelik, Genel Kurul’da kabul edilmesi ve Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek.

Erkılınç: Açık kapı politikamızı sürdürüyoruz

Düzenlenen toplantıları değerlendiren Genel Müdür Cavit Erkılınç, “Bölge toplantılarında gazetelerimize, onlarla istişare etmeden hiçbir karar almayacağımızın sözünü vermiştik. Yasanın çıkmasının ardından mevzuat çalışmalarımıza hız verirken gazetelerimizin internet haber sitelerine ilişkin görüşlerini almayı ihmal etmiyoruz. Hafta boyunca Türkiye genelindeki tüm gazetelerimize ulaşmaya çalışacağız. Elbette gazetelerimizin kazanılmış haklarının muhafazası bizim önceliğimiz. Diğer taraftan gazetesi bulunmayan fakat önemli sayıda takipçisi olan internet haber sitelerini önemsiyor ve dikkate değer buluyoruz. Yine onlardan gelen talepleri de dinleyeceğiz. Çünkü belirli bir süre sonra onların içinden süreli yayın kapsamına alınanlar olacak. Kısacası; açık kapı politikamızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/soz-sirasi-internet-haber-sitelerinde-931.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/soz-sirasi-internet-haber-sitelerinde-931.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/soz-sirasi-internet-haber-sitelerinde-931-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/soz-sirasi-internet-haber-sitelerinde-931.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/soz-sirasi-internet-haber-sitelerinde/24176/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Nov 2022 00:57:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet haber siteleri ince elenip sık dokunacak]]></title>
			<description><![CDATA[Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Cavit Erkılınç, internet haber sitelerinin tabi olacakları kural ve şartları, başarıyla yerine getirmeleri halinde resmi ilan ve reklam alabileceğini belirterek, “Yeni dönemde oyunun kurallarını baştan koyuyoruz. Merdiven altı siteleri engellemenin yolu ince eleyip sık dokumaktan geçiyor” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Cavit Erkılınç, internet haber sitelerinin tabi olacakları kural ve şartları, başarıyla yerine getirmeleri halinde resmi ilan ve reklam alabileceğini belirterek, “Yeni dönemde oyunun kurallarını baştan koyuyoruz. Merdiven altı siteleri engellemenin yolu ince eleyip sık dokumaktan geçiyor” dedi.

BİK tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Erasmus + programı KA 1 Gençlik Katılım Faaliyetleri kapsamında finanse edilen Dijital Çağda Sosyal Ağlar Hukuku Çalıştayı İzmir’de yapıldı.

 

Çalıştaya katılan BİK Genel Müdürü Cavit Erkılınç, basın ve internet haberciliği ile dezenformasyonla mücadeleyi içine alan düzenlemenin yürürlüğe girmesinin Türk basın tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

 

İnternet haber sitelerinin süreli yayın kapsamına alınmasının dijital çağın gerçekleri ile örtüşmesi ve rekabetçi piyasa koşulları açısından taşıdığı öneme işaret eden Erkılınç, “Mesele sadece bununla da sınırlı kalmıyordu. İnsani ve vicdani değerler bakımından ciddi bir sorunla karşı karşıyaydık. İnternet haber sitelerinde haber müdürü, editör, muhabir, foto muhabiri, grafiker gibi çalışan arkadaşlarımızın birçoğunun özlük hakları neredeyse hiç yoktu, verilmiyordu. Yine mesleki kimlik anlamında basın kartı alabilmeleri mümkün değildi. Şimdi tüm bu sorunları ortadan kaldıracak yeni bir döneme geçiş yapmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

 

İftira ve itibar suikastları önlenecek

 

İnternet medyasına yönelik yasal düzenlemenin bir diğer önemli boyutunun ise haberin kaynağı, öznesi ile hedef kitlesine yönelik olduğunun altını çizen Erkılınç, kimliksiz ve sahipsiz internet siteleri üzerinden yapılan operasyon haberlerinin de son bulacağını kaydetti.

 

Dijital Çağda Sosyal Ağlar Hukuku Çalıştaylarını bu anlamda çok kıymetli bulduğuna değinen Erkılınç, şöyle devam etti:

 

“Geride bıraktığımız 20 yılda yüzlerce bürokrat, siyasetçi, yerel idareci veya sıradan vatandaşımız yalanın, iftiranın hedefi oldu, itibar suikastına uğradı. Tekzip göndereceksin muhatap tüzel kişilik yok. Dava tebligatı yapacaksın adres yok. Ziyaret edip açıklama yapayım istiyorsun haberi yazan veya yaptıran yok. Adeta mayın tarlasına dönen, hangisinin kime zarar vereceği öngörülemeyen dijital mecrada, yasayla birlikte ciddi bir temizlik yaşanacağına inanıyorum. Niyeti gazetecilik olmayanların sektörde tutunması artık imkansız hale gelmiş oluyor. Diğer taraftan gerçekten gazetecilik yapan, emek veren, üretim yapan haber sitelerimizin hak ettikleri değere kavuşmaları sağlanıyor, kötü örnekler nedeniyle olumsuz genellemelerin muhataplığından çıkarılmış oluyorlar.”

 

50 milyon Türk Lirası Yatırım Yapılacak

 

İnternet haber sitelerinin süreli yayın sayılmasıyla birlikte önlerinde 5 aydan daha az bir hazırlık süreci bulunduğunu anlatan Erkılınç, 1 Nisan 2023’ten itibaren gazetelere ait dijital mecralardan başlayacak şekilde, internet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam alabilmeleri için hem mevzuat hem de teknik altyapı hazırlıklarının tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.

 

Resmi ilan ve reklamların gazetelere dağıtımını çift şeritli yolda trafik akışına benzeten ve yeni süreci dörder şeritli otoban olarak tanımlayan Erkılınç, “İlgili tüm birimlerimiz mesai kavramı gözetmeksizin işin mutfak tarafında çalışıyor. Resmi ilan dağıtımına ilişkin senaryoyu neredeyse bitirdik sayılır. İlanların internet sitelerinde ne şekilde yayınlanacağı, sitelerin nasıl takip edileceğine dair yazılım süreçleri de eş zamanlı ilerliyor. İnsan kaynağı yatırımları ile birlikte sağlıklı yürüyecek bir sistemi inşa etme gayretindeyiz. Bu dönüşümün maliyetinin 50 milyon TL’yi bulmasını öngörüyoruz” diye konuştu.

 

Merdiven altı sitelerle mücadele

 

Sürecin başlamasıyla birlikte bütün internet sitelerinin resmi ilan alacağı gibi örgütlü dezenformasyon yayıldığının altını çizen Erkılınç, gazete sahipleri ve temsilcilerinin katılımıyla 11 ilde düzenlenen bölge toplantılarında verilen her sözün arkasında olduklarını vurguladı.

 

Genel Müdür Erkılınç, “Yasa geçti diye dün söylediklerimizi bugün unutacak değiliz. Halihazırda resmi ilan yayınlama hakkı bulunan gazetelerimizin kazanılmış hakları korunacak. Bu gazetelerimizin internet siteleri, diğerlerine göre ayrıcalıklı tutulacak. Her internet sitesi resmi ilan almak için müracaat edemeyecek; haber sitesi olması gerekecek. Mevzuatla belirleyeceğimiz asgari sayıda kadrosu olacak. Kullanıcı ve görüntüleme sayısı, gezinme süresi, içerik türü şeklinde ölçülebilir kıstasları taşıyacak. İşyeri ikametgahı, yerel idare izinleri, vergi levhası gibi yükümlülükleri olacak. Cumhuriyet Savcılığına beyannamesini verecek. Tüm bunları yerine getirecek, bu da yetmeyecek; sayılan görevleri süreklilik arz edecek şekilde devam ettirecek ve denetimlerde bu tespit edilecek. Tüm ölçütler sağlandığında, kural ve şartlar başarıyla yerine getirildiğinde o internet haber sitesini resmi ilan verilebilir kabul edeceğiz. Kısacası yeni dönemde işi sıkı tutuyor ve oyunun kurallarını baştan koyuyoruz. Merdiven altı siteleri engellemenin yolu ince eleyip sık dokumaktan geçiyor. Başka türlü de işin üstesinden gelinmesi mümkün gözükmüyor” dedi.

 

Kanuni düzenlemeyle birlikte kamu idarelerince internet haber sitelerinde yayınlatılacak reklamların, tıpkı gazetelerde olduğu gibi BİK aracılığıyla yayınlatılması gerektiğinin altını çizen Erkılınç, süreli yayın sayılmanın öneminin resmi reklamlar hesaba katıldığında çok daha iyi anlaşılacağını sözlerine ekledi.

 

Erkılınç’ın konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/internet-haber-siteleri-ince-elenip-sik-dokunacak-310.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/internet-haber-siteleri-ince-elenip-sik-dokunacak-310.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/internet-haber-siteleri-ince-elenip-sik-dokunacak-310-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/2022/11/internet-haber-siteleri-ince-elenip-sik-dokunacak-310.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/internet-haber-siteleri-ince-elenip-sik-dokunacak/24138/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Nov 2022 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hızlı internet evlerimize girdi]]></title>
			<description><![CDATA[2021 yılında AB hanelerinin yüzde 70’i yüksek hızlı internetten yararlanırken, bu oranın 2013 yılında sadece yüzde 16 olduğu gözlendi. 2021 yılı için AB ülkeleri arasında en yüksek hızlı internet kapsamının yüzde 100 ile Malta’da olduğu kaydedildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ajans Press’in, Eurostat Medya takip kurumu Ajans Press’in dijital arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl başından itibaren hem yazılı hem online mecrada internet ile alakalı 200 binin üzerinde haber çıktığı tespit edildi. Haber başlıkları incelediğinde internet ücretlerine gelen zam ön planda oldu. Sadece internet hızı ile ilgili çıkan haber sayısı ise 3 bin 514 olarak saptandı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23858.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23858.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23858.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23858.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/hizli-internet-evlerimize-girdi/23858/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 11:19:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber saldırılar yarım milyonu aştı!]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de 2022’nin ilk yarısında gerçekleşen kötü amaçlı yazılım saldırıları, geçen yılın ilk yarısına göre ikiye katlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de 2022’nin ilk yarısında gerçekleşen kötü amaçlı yazılım saldırıları, geçen yılın ilk yarısına göre ikiye katlandı. 
 
Siber saldırıların sayısı ve kapsamı her yıl artışını sürdürüyor. Dünyanın internete entegrasyonu, siber saldırılar için daha elverişli ortam yaratırken saldırıların hedef alanını genişletiyor. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı’nda toplanan verilere göre, Türkiye’de gerçekleşen kötü amaçlı yazılım saldırısı sayısı 2022 Haziran ayı sonu itibarıyla 649.349 ile yarım milyonu aştı. 2021 yılının ilk 6 ayında ise yine WatchGuard Tehdit Laboratuvarı tarafından kötü amaçlı yazılımların sayısı Türkiye özelinde 288.445 olarak açıklanmıştı. Türkiye geneli için 2022 saldırı verisinin, kaydedilen en yüksek siber saldırı sayısı olduğunu belirten WatchGuard Türkiye Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, dijital bilginin birikmesiyle saldırı tehlikesinin artışına dikkat çekti.
 
Her Dakika 3 Siber Saldırı Gerçekleşiyor
 
WatchGuard Tehdit Merkezi’ne UTM cihazı Firebox’lardan gelen veriler ışığında hazırlanan rapora göre, Ocak ve Haziran ayları arasında Türkiye geneli her gün 3.628, her saat 151, her dakika ise 3 kötü amaçlı yazılım saldırısı gerçekleşti. Saldırı türlerinden en çok tercih edilenlerin Gen:Variant ve Exploit olduğunu aktaran Yusuf Evmez siber güvenlik alt yapılarını hedef alan kötü amaçlı yazılım türlerinin her sene çeşitlenerek güçlendiğini ifade etti.
 
2022 Haziran ayı sonu itibarıyla 649.349 sayısına ulaşan kötü amaçlı yazılım saldırılarının %5’ini sıfırıncı gün (zero-day) saldırıları oluşturuyor. Oranın az olmasından dolayı göz ardı edilmemesi gerektiğini özellikle vurgulayan WatchGuard Türkiye Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, henüz şirketler fark etmeden saldırı işlemini gerçekleştirerek arkalarında iz bırakmadıkları için kötü amaçlı yazılım saldırılarının en tehlikelisi olduğunu belirtirken bu saldırılardan korunmak için gelenekselleşmiş yöntemler yerine daha karmaşık ve sağlam güvenlik önlemlerinin tercih edilmesi gerektiğini aktardı.
 
Ağ Güvenlik Saldırıları Hackerlerin Gündeminden Düşmüyor
 
Teknolojik entegrasyon süreci sonrası şirketler verilerini ağlarda tutmayı tercih ederken hackerler ağlarda bulunan verileri elde etmek için fırsat kollamaya devam ediyor. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı verilerine göre Türkiye’de bu yılın ilk 6 ayında 4.551 adet ağ güvenlik saldırısı gerçekleşti. WatchGuard Türkiye Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, geçen sene bu sayının 31.613 olmasına dikkat çekerken, sonuçlarda iyileşme olduğunu ancak güvenlik tehlikesinin sürdüğünü belirtiyor. Ağ güvenlik saldırı türleri arasında en çok “FILE Invalid XML version-2” olduğunu ekleyen Evmez, siber suçluların ağ güvenlik şifrelerini çözmeyi hedefleyerek veriler için tehdit oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.
 
Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama Çözümleri Güvenlik için Elzem 
 
Türkiye’de 2022 verileriyle her gün 25, her saat 1 ağ güvenlik saldırısı gerçekleşiyor. WatchGuard Türkiye Yunanistan Satış Mühendisi Alper Onarangil, ağ güvenlik saldırılarında Dark Web üzerinden şifre veri tabanlarına kolay ulaşılmasının nedenini zayıf şifre oluşturulması olarak belirtiyor. Karmaşık ve güvenli olması için üzerinde düşünülmüş şifrelerin tercih edilmesi, şirketler ve bireysel kullanıcılar için güvenliğin ilk adımı sayılıyor. Çok faktörlü kimlik doğrulama çözümleri sayesinde oluşabilecek riskleri düşük seviyeye çekmenin önemini belirten Onarangil, AuthPoint kimlik doğrulama çözümlerinin, saldırıya uğrayan verilerin Dark Web üzerinden satışa sunulması halinde hızlı uyarı sisteminin devreye girdiğini ve hesapların güvende tutulması için faydalı olduğunu hatırlattı.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23745.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23745.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23745.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23745.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/siber-saldirilar-yarim-milyonu-asti/23745/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Jul 2022 21:25:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Geleceğin Teknoloji Yıldızları yetişecek]]></title>
			<description><![CDATA[Geleceğin Teknoloji Yıldızları’nı yetiştirmek amacıyla uygulamaya konulan ve 55 ilde uygulanan Deneyap Teknoloji Atölyeleri Projesi kapsamında Adana’da da atölye açılacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geleceğin Teknoloji Yıldızları’nı yetiştirmek amacıyla uygulamaya konulan ve 55 ilde uygulanan Deneyap Teknoloji Atölyeleri Projesi kapsamında Adana’da da atölye açılacak.
Ülkemizin teknoloji alanında gelişimini ivmelendirmek amacıyla, 81 İlde 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurulmasına yönelik olarak, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı arasında önemli bir işbirliği tesis edildi Türkiye’de gençlerin, özellikle teknoloji alanında gelişimlerine katkı sağlayan bu dört önemli kurumun katkıları ile Deneyap Türkiye projesi hayata geçirildi. Projede şimdiye kadar 55 ilde 66 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurularak eğitimler başlatıldı. Proje kapsamında Adana’nın da aralarında bulunduğu, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Çankırı, Düzce, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Gümüşhane, Hakkarği, Iğdır İzmir, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kırklareli, Kırşehir, Konya, Manisa, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Siirt, Sinop, Şanlıurfa, Tunceli, Trabzon, Uşak, Yalova, Zonguldak’ta yen atölyeler açılacak. Böylece, 81 ilde 100 Deneyap atölyesi hedefine ulaşılması planlanmakta.
Deneyap Teknoloji Atölyelerinde öğrencilere 3 yıl boyunca ücretsiz olarak Robotik Kodlama, Elektronik Programlama, Yapay Zekâ, Siber Güvenlik, Nanoteknoloji gibi teknoloji alanlarında eğitim verilecek. Ayrıca, öğrencilerin. girişimcilik, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, karmaşık problemleri çözme, etkili iletişim ve takım çalışması gibi becerilerinin geliştirilmesi de hedeflendi. Programa katılan öğrenciler 3 yıllık bir süreçte hem temel teknoloji yetkinlikleri kazanma, hem de özel ilgi alanlarında derinleşme imkânı elde edecek. Atölye programları ortaokul düzeyinde hâlihazırda 4. ve 5. sınıfta eğitim gören öğrencilere, lise düzeyinde ise 8,9 ve lise hazırlık sınıflarında eğitim gören öğrencilere hitap edecek.
Öğrenciler sınavla alınacak
Deneyap Teknoloji Atölyelerine öğrenci kabulü, iki aşamalı seçme süreci sonunda yapılacak. Sürecin ilk aşaması olan yazılı seçme sınavı, e-sınav yöntemiyle 1 Haziran – 26 Haziran tarihleri arasında seanslar şeklinde gerçekleştirilecek. Yazılı sınavın son başvuru tarihi ise 31 Mayıs 2022 olarak belirlendi. Ayrıntılı bilgiye www.deneyapturkiye.org internet adresinden ulaşılabilecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23573.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23573.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23573.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23573.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/gelecegin-teknoloji-yildizlari-yetisecek/23573/</link>
			<pubDate>Sat, 07 May 2022 18:16:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet abone sayısı Türkiye'nin nüfusunu geçti]]></title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, internet altyapı yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini belirterek, 2021 yılında fiber altyapının 471 bin kilometreye ulaştığını, sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımının yüzde 27,5 artarak 204,4 GByte çıktığını vurguladı. Ulaştırma Bakanlığı, 70 milyonu mobil olmak üzere toplam genişbant internet abone sayısının 88,2 milyona yükseldiğine de dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, internet altyapı yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini belirterek, 2021 yılında fiber altyapının 471 bin kilometreye ulaştığını, sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımının yüzde 27,5 artarak 204,4 GByte çıktığını vurguladı. Ulaştırma Bakanlığı, 70 milyonu mobil olmak üzere toplam genişbant internet abone sayısının 88,2 milyona yükseldiğine de dikkat çekti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, haberleşme sektörü ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Gelişen teknoloji ile birlikte internet altyapısının da önem kazandığına işaret edilen açıklamada, fiber altyapının hem genişbant internet hem de mobil teknolojilerin gelişiminde önem arz ettiği kaydedildi. Fiber altyapının 2021 yılında yüzde 11 civarında artarak 471 bin kilometreye ulaştığına dikkat çekilen açıklamada, fiber internet abone sayısının da yaklaşık yüzde 21 artışla 4,8 milyonu geçtiği vurgulandı. 
ORTALAMA AYLIK VERİ KULLANIMI 204,5 GBYTE ÇIKTI
Genişbant internet abone sayısı artarken aynı zamanda abonelerin kullanımlarında da büyük ölçüde artış görüldüğünün altı çizilen açıklamada, “2021 yılında sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımı yüzde 27,5 artarak 204,4 GByte çıktı. 2020 yılının son çeyreğinde sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımı 177,6 GByte iken 2021 yılının son çeyreğinde bu rakam yüzde 15’in üzerinde artarak 204,4 GByte’a yükseldi. Mobil aboneler için ise 2020 yılı dördüncü çeyreğinde 9,9 GByte olan veri kullanımı yüzde 10,3 artışla 11 GByte’a çıktı” denildi. 
İNTERNET ABONE SAYISI 88.2 MİLYONA ÇIKTI
Her geçen gün daha ulaşılabilir hale gelindiği ifade edilen açıklamada, 70 milyonu mobil olmak üzere toplam genişbant internet abone sayısının 88,2 milyona çıktığına dikkat çekildi. Abone sayısının 5.8 milyonun üzerinde arttığı kaydedilen açıklamada, “Eve Kadar Fiber” hizmeti abone sayısında 2021 yılında yüzde 29,4 artış yaşandığına vurgu yapıldı. 
Yatırımların telefon trafiğine de yansıdığı belirtilen açıklamada, 2021’de toplam telefon trafiğinin bir önceki yıla göre yüzde 5 artarak 318 milyar dakikaya ulaştığı kaydedildi. Bu trafiğin yaklaşık yüzde 98’inin mobil şebekelerden yapıldığına işaret edilen açıklamada, sabit şebekelerde başlatılan trafiğin 5,2 milyar dakika olduğu ifade edildi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23510.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23510.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23510.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23510.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/internet-abone-sayisi-turkiye-nin-nufusunu-gecti/23510/</link>
			<pubDate>Sun, 17 Apr 2022 12:48:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SEYHAN BELEDİYESİ KENDİ BİLGİSAYARINI ÜRETTİ]]></title>
			<description><![CDATA[Seyhan Belediyesi’ni her alanda üreten bir belediyeye dönüştüren Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın yenilikçi fikirlerin hayata geçirebilmesi amacıyla hizmete açtığı Seyhan Belediyesi Teknoloji ve İnovasyon Merkezi, (SEYTİM) Bilge 01 adıyla piyasadaki emsallerinin çok daha düşük maliyetle bilgisayar üretmeye başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seyhan Belediyesi’ni her alanda üreten bir belediyeye dönüştüren Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın yenilikçi fikirlerin hayata geçirebilmesi amacıyla hizmete açtığı Seyhan Belediyesi Teknoloji ve İnovasyon Merkezi, (SEYTİM) Bilge 01 adıyla piyasadaki emsallerinin çok daha düşük maliyetle bilgisayar üretmeye başladı.
Cep telefonundan biraz daha büyük boyutu ile her yere taşınabilen, standart bir kişisel bilgisayarla yapılabilen tüm işlemlerin yapılabildiği Bilge 01, ilk olarak Bilgi Evlerinde kullanılmaya başlandı.
SEYHAN GELECEĞE HAZIRLANIYOR
Seyhan’ı geleceğe hazırlayan projeleri art arda hayata geçiren Başkan Akay’ın öncülüğünde SEYTİM bünyesinde emsallerinin fiyatının yarı maliyetine bilgisayar üretmeye başladı.
STANDART PC’LERİN YAPABİLDİĞİ TÜM İŞLEMLERİ YAPABİLİYOR
Yazılım ve donanım olarak farklı öğelerin hassas bir ayarla bir araya getirilmesi esasına dayalı olarak üretilen ve “Bilge 01” adı verilen bilgisayar Windows 10 işletim sistemi çalıştırılabiliyor.
Temel tarayıcı tabanlı çizim programlarından ofis programlarına, standart bir kişisel bilgisayarla yapılabilen tüm işlerin yapılabildiği Bilge 01’de kablolu, kablosuz internet bağlantısı, bluetooth bağlantısı da bulunuyor.
DÜŞÜK MALİYET, EMSALLERİNDEN 10 KAT KÜÇÜK BOYUT
Bilge 01’i emsallerinden farklı kılan en önemli özellikleri ise düşük maliyeti ve bir cep telefonundan biraz daha büyük boyutları. İşlem gücü itibariyle eşdeğeri bilgisayarlardan çok daha düşük maliyetlerle üretilen “Bilge 01” standart orta-alt segment bir bilgisayardan yaklaşık 10 kat küçük kasası olmasına rağmen aynı işlem gücünü sunuyor.
Küçük bir çantaya sığabilen ve cep telefonu şarj aletiyle enerjisi sağlanabilen Bilge 01 paketinde 18,5 inç genişliğinde ekran, kablosuz klavye ve fare seti de bulunuyor.
İLK OLARAK BİLGİ EVLERİNDE KULLANILMAYA BAŞLANDI
 İlk olarak Bilgi Evlerinde kullanılmaya başlanan Bilge 01 ‘in benzer maliyetlerle çok daha yüksek performanslı bir sürümü üzerinde Ar-Ge çalışmalarının sürdürüldüğünü dile getiren Başkan Akif Kemal Akay, bilgi çağının en önemli ve katma değeri yüksek ürünün teknoloji olduğunu vurguladı.
YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜN ÜRETİMİ ZORUNLULUK HALİNE GELDİ
Pandemi döneminde teknolojik cihazların kullanımının ve bu cihazlara ihtiyacın arttığına işaret eden Başkan Akay, “Teknoloji konusunda dışa bağımlı ülkeler daha da bağımlı hale geldiler. Özellikle eğitim konusunda zafiyetler ortaya çıktı, teknolojik olanaklardan yoksun bireylerin aldığı eğitimin kalitesi de düştü. Böyle bir dönemde hem dışa bağımlılığımızı azaltmak hem de ekonomik zorlukları aşabilmek için yüksek teknolojili ürün üretmek zorunluluk haline geldi. Seyhan Belediyesi olarak Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’mizde (SEYTİM) Ar-Ge ekibimizle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sonucunda Bilge 01’i üretmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.
TALEP GELMEYE BAŞLADI
Bilge 01’in ilk olarak Bilgi Evlerinde kullanılmaya başlandığını kaydeden Başkan Akay, “İlk etapta sınırlı sayıda ürettiğimiz Bilge 01’i, belediyemiz bünyesinde kullanmak üzere daha fazla üretmeyi hedefliyoruz. Genel anlamda KOBİ’ler, ders çalışma amaçlı kullanmak üzere öğrenciler ve benzeri çevreler tarafından beğenilen Bilge 01’e yönelik taleplerin gelmesi da ayrıca sevindirici” ifadelerini kullandı.
 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23394.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23394.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23394.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23394.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/seyhan-belediyesi-kendi-bilgisayarini-uretti/23394/</link>
			<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 08:35:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu?"]]></title>
			<description><![CDATA[Günlük yaşamın her evresinde içinde olduğunuz internet konusunda her geçen gün yeni bilgiler edinmek için çaba harcanıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Günlük yaşamın her evresinde içinde olduğunuz internet konusunda her geçen gün yeni bilgiler edinmek için çaba harcanıyor. Yaşamımızı kolaylaştırdığı kadar, neler yitirdiğimiz de araştırılıyor. Günboyu gerek bilgisayar, gerekse cep telefonları ile girilen internet bize neler yapıyor, beynimizi tembelleştiriyor mu?              
Digibranding kurucu ortağı Bahar Üner Anahmias "İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu" sorusuna yanıt verdi. Kendisi ile yapılan bir söyleşide “Öğrenme ve adapte olma dönemi olan 21. yy'da neden daha az konsantre olabiliyoruz, acaba İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu” sorusuna karşılık veren Dijital Marka Stratejisti Bahar Üner Anahmias şu sözlere yer verdi: 
"Bilgisayarda bir sayfa açılmıyor, hemen o sayfayı terk ediyoruz. Bir şarkıyı dinlerken ilk iki nakarat bölümünden sonra diğer şarkıya atlıyoruz. Dizilerin arasındaki reklama tahammülümüz yok, internetten seyretmeyi tercih ediyoruz. Youtube'da videoları hızlandırarak seyrediyoruz. Cep telefonlarımızda, tabletlerimizde hep bir hız halindeyiz. Parmağımızın bir hareketiyle ekrandaki bilgileri hızla yukarı taşıyoruz, aşağıdakileri kaçırmamak için. Sabırsızız. Her şeye, hemen şimdi şu an sahip olmak istiyoruz. Konsantrasyonumuz az.
Aradığımız bir konuyu okurken bir de bakıyoruz ki o sayfadan bu sayfaya, sonra da diğerine atlamışız ve hiç ummadığımız bir sayfadayız.
Bilgiye ulaşmış mıyız? Belki evet, belki hayır.
Bilgiyi edinmiş miyiz? Muhtemelen hayır.
Ne ara değiştik? Bunun sorumlusu kim? Teknoloji mi?
Bir de işin kitap okuma boyutu var. Küçüklüğümden beri kitap oburuyum. Son yıllarda okumak ve anlamak için kendimi bayağı bir vermem gerektiğini fark ediyorum. Alıyorum kitabı. Kitap çok sürükleyici değilse bir de bakıyorum ki bırakmışım. Elime telefonumu almışım.
Bundan sekiz sene önce elime geçen bir kitapla problemin sadece bende olmadığını keşfettim. Kitabın adı, ‘The Shallows! What the Internet is Doing to Our Brains? / Yüzeysellik! İnternet Beynimize Ne Yapıyor?’ yazarı ise Nicholas Carr.
Nicholas Carr konsantrasyon ve bilgiyi öğrenebilme konusunda çok ciddi problem yaşadığını söyleyerek başlıyor kitabına. Tam da benim gibi. Belki de sizin gibi.
Bunun nedenini araştırmak için kendini inzivaya çekiyor. Bir nevi teknoloji detoksu yapıyor. Bilgisayar yok. Wi-fi yok. Cep telefonu akıllı değil. Tam bir detoks. Sadece kitaplarla dolu bir eve kapanıyor yazar. 
Nicholas Carr teknoloji detoksu ve eski moda okuma yöntemi ile konsantrasyonunu kazandığını, sürekli kendini geliştirebilen beyninin hemen hemen eski haline döndüğünü belirtiyor kitabında. Dediğine göre internette araştırma yapıp, okurken beynimizin hep kısa süreli hafıza kısmını kullanıyormuşuz.
Yazarın iddiası ise şu: “Eğer yeniden uzun süreli okuma işlemine dönersek, beynimiz de buna alışır. Konsantrasyonu daha uzun süre koruyabiliriz. Beyin de bu şekilde geliştirir kendini.”
Tamam, kabul, yeniden eski tip okumaya dönelim. Ama çok alıştığımız Google ne olacak? Hiç araştırma yapmayacak mıyız? İnternet kötü mü? Teknolojiden uzak mı kalmalıyız?
Teknoloji beynimizi değiştiriyorsa, onu terk mi etmeliyiz?
Merak etmeyin. Bu sorunun yanıtı kocaman bir “Hayır”.
Yazının bulunuşu, matbaanın icadı, televizyon... Hepsi de icat edildikleri dönemde insanlığı korkutmuş. Beynimiz tembelleşir diye. Tembelleşti mi?
Yazı ile insanlar hikâyelerini sonraki nesillere, bozulmadan, değişmeden ulaştırabildi. Matbaa ile kitaplar basıldı ve bilgi daha çok insana ulaştı. İnternet ile bilgi zaman ve mekân kısıtlaması olmadan tüm dünyaya yayıldı. İnsanlık gelişimini yaptığı icatlara borçlu.
Size iyi bir haberim var.
Amerikalı psikolog Gary Small’un beyin üzerine yaptığı araştırmalara göre İnternet kullanımı beyinde bazı bölgelerin daha fazla gelişmesini sağlıyormuş.
Araştırmayı anlatabilmek için sizlere iki terimden bahsetmem lazım: Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler.
Dijital Yerliler – Dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları dünyasında doğan gençler; bizim çocuklarımız, sizin torunlarınız.
Dijital Göçmenler – Zamanında mektup yazmış, kalemle not tutan, tüm bu teknolojiler ortaya çıkmadan doğan, bu teknolojiyi yaşının ileri bir safhasında öğrenmek zorunda kalan kişiler: Bu da bizler ve anne-babalarımız oluyor.
Gary Small’un yaptığı araştırmaya göre Dijital Yerliler her gün ortalama 8,5 saat teknolojiye maruz kalıyor. 8,5 saat teknoloji ise ile beynin Multitasking – çoklu görev bölgesinin, karmaşık mantık yürütme ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlıyor.
University of California’da yaptığı bu araştırmada özellikle 55-76 yaş aralığındaki Dijital Göçmenlerin internet kullanırken beyinlerinin hangi bölümlerini kullandıklarını merak etmiş Small. Acaba internet gerçekten de beyni tembelleştiriyor mu diye bakmış. Araştırmaya katılanlardan bilgisayar ekranından bir metin okumaları ve internette araştırma yapmaları istenmiş. Araştırmaya katılanların hepsinde, okuma sırasında beynin şakak, arka ve yan bölgelerinde bulunan dil, okuma, hafıza ve görme merkezlerinin faaliyetinde belirgin bir artış gözlenmiş. İnternette araştırma yapan grup ve internette sadece okuyan grup arasında ise fark varmış. İnternette araştırma yapanların beyninin ön ve şakak bölgelerinin yanı sıra karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen bölgenin işlevinde de artış belirlenmiş. 
Araştırmayı yürütenlerin başındaki psikolog Dr. Gary Small, internette araştırma yapan kişilerde sinirler arasındaki iletişimin diğerlerine göre daha fazla olduğu sonucuna vardıklarını belirtmiş.
İnternette araştırma yapmak beynin karmaşık işlevlerini harekete geçiriyormuş. Bunun yaşlanmada ortaya çıkan beyin hücrelerinin azalmasında etken olabileceğini belirtiyor.
Gary Small’a göre, “Web’de arama yapmak gibi basit bir görev bile beynimizde etki yapabiliyor. Beynimiz öğrenmeye devam ediyor.” İddiasına göre araştırma yapmak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek belki de bunamayı, demansı önlüyor.
Tüm bu araştırmalar ve kaynaklar her zaman bize yol gösterici aslında. 
Bizim bilmemiz gereken:

İnternet hayatımızın bir gerçeği. Beynimiz bu yeni nesil iletişim şekliyle değişiyor. Bunu bilelim.
İnterneti yapıcı ve yaratıcı olmak için kullanalım. Öğrenelim, öğrendiğimiz bilgiyi özümsemeye çalışalım, paylaşalım, takımlaşalım, üretelim, yine paylaşalım. Bizim öğrendiklerimizi başkaları da öğrensin.
İnternet, sosyal medya, telefon, tablet bağımlılığından kendimizi koruyalım. Kontrollü ve dengeli olalım.
Yüz yüze sosyal ilişkilerimizi unutmayalım. Onları besleyelim.
Okuma alışkanlığımızı kaybetmeyelim. Sadece internette okumamıza güvenmeyelim. Okumanın beynimizin başka bölümlerini de çalıştırdığını unutmayalım.
İnternet ezberleme alışkanlığımızı, hafızamızı zayıflatıyor, gereksiz hale getiriyorsa, biz de beynimizin bu alışkanlıklarını kaybetmemek için çabalayalım. Bazı şeyleri aklımızda tutmaya çalışalım, bilgiyi edindikten sonra çevremizle paylaşalım, anlatalım.
İngilizceye mutlaka hakim olalım. Çocuklarımızın bu dili mümkün olan en iyi şekilde öğrenmelerine çabalayalım. Biz ne kadar Türkçe kaynak yaratsak bile, internetteki İngilizce kaynaklar bir o kadar daha fazla ve her an artıyor.
İlgilendiğimiz konuları, dünyanın gittiği yöndeki konuları takip edelim. Bilgi ve öğrenme artık bir tık uzağınızda. Her konuda kendimizi geliştirmemiz şart.
Hem çocuklarımız hem de biz dijital zekâmızı geliştirelim. Güvenli internet araştırması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmek, internette gezinirken kendini kontrol edebilmek, dağılmamak, sosyal medya zamanını kısıtlı kullanmak, vb. konularda dijital zekâmızı geliştirelim.
En önemlisi yapay zekânın pek çok işe sahip olacağı bu dönemde İnsani özelliklerimizi kaybetmeyelim."

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23186.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23186.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23186.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/23186.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/internet-beynimizi-tembellestiriyor-mu/23186/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 11:47:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Elektronik haberleşme sektöründe yatırımlar arttı ]]></title>
			<description><![CDATA[Elektronik haberleşme sektöründe yatırımlar hız kesmedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yılın ikinci çeyreğinde elektronik haberleşme sektörünün net satış gelirlerinin yüzde 18 arttığını, yatırımların ise yüzde 34 artış gösterdiğini söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[lektronik haberleşme sektöründe yatırımlar hız kesmedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yılın ikinci çeyreğinde elektronik haberleşme sektörünün net satış gelirlerinin yüzde 18 arttığını, yatırımların ise yüzde 34 artış gösterdiğini söyledi. 
 
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan “Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu’nu değerlendirdi.
Elektronik haberleşme sektörünün, diğer sektörlerin iş yapış biçimlerini etkilemesi ve verimlilik artışını sağlaması bakımından önemli olduğuna dikkati çeken Karaismailoğlu, sektörün geçmişten itibaren verilerine bakıldığında olumlu tablonun her dönem devam etmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.
 
“Yakın gelecekte kullanıma sunulacak teknolojilerin, sektörün ivmesini artırmasını bekliyoruz” diyen Karaismailoğlu, 5G ve yaygınlaşan yüksek hızlı fiber altyapıların ekonominin genelindeki toparlanma ve iyileşmeye de pozitif katkı yapacağını kaydetti. 
 
SEKTÖRE 3,8 MİLYAR TL’LİK YATIRIM
 
Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, 2021 yılı ikinci çeyreğinde sektörde net satış gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18’den fazla artarak 22,1 milyar lirayı aştığına dikkati çekti.  Türk Telekom ve mobil operatörlerin bu gelirdeki payının 16,1 milyar lira olduğunu belirten Karaismailoğlu, “Yatırımlarda, pandeminin başlangıcından beri görülen yüksek büyüme bu çeyrekte de devam etti. Yatırımlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 34 arttı ve 3,8 milyar lirayı aştı” dedi.
 
152,4 MİLYON CEP TELEFONU NUMARASI TAŞINDI
 
Mobil abone sayısının 84,6 milyon olduğunu kaydeden Karaismailoğlu, şöyle devam etti:
“Abone yaygınlığı yüzde 101,2’dir. Bu abonelerin 78,5 milyonu 4,5G abonesidir. Makineler arası iletişim abone sayısı 7 milyona ulaştı. Taşınan mobil numara sayısı toplamda 152,4 milyon olurken, bu çeyrekte ise 2,3 milyon numara taşındı. Toplam genişbant internet abone sayımız; 68,3 milyonu mobil olmak üzere 85,7 milyona çıktı ve bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,3 artış kaydetti. Abone sayısında en yüksek yüzdesel artış yüzde 32,3 ile ‘Eve Kadar Fiber’ abone sayısında, müteakiben yüzde 13,6’lık bir oranla da ‘Kablo İnternet’ abone sayısında gerçekleşti.  Sabit genişbant abonelerinin aylık ortalama data kullanımı 211 GByte olurken, mobil abonelerin aylık ortalama kullanımı ise 10,5 GByte’a ulaştı. Ülkemizdeki toplam fiber altyapı uzunluğu yüzde 10,2 oranında artarak 445 bin kilometreyi geçti.” 
 
Karaismailoğlu, yılın ikinci yarısında da elektronik haberleşme sektöründe finansal veriler, abone sayıları ve kullanım miktarlarında artışların ve buna bağlı olarak operatör yatırımlarının sürmesini beklediklerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22733.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22733.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22733.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22733.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/elektronik-haberlesme-sektorunde-yatirimlar-artti/22733/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Sep 2021 09:02:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İklim değişikliği yaşam için en büyük etken…]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İklim Değişikliği ve Döngüsel Ekonomi konularında da düşünsel önderlik yapan kuruluşlar arasında yer alan ÇEVKO Vakfı’nın “30. Yıl Söyleşileri”, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) işbirliğinde gerçekleşiyor. EGD Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla düzenlenen çevrim içi söyleşilerin ağustos ayındaki konuğu, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. M. Levent Kurnaz oldu. Söyleşide, iklim değişikliği ile mücadelede dünyada ve ülkemizdeki durum ile sürdürülebilirlik çözümleri ele alındı.
Çevrim içi toplantının açılışını yapan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, iklim krizinin her geçen gün kendini tüm dünyada ve ülkemizde daha fazla hissettirdiğini; bu krize karşı bireylerin, sivil toplumun, sanayinin, ulusun temsilcilerinin ve özellikle kamu otoritelerinin planlı eylemlerinin artık hızlanması gerektiğini belirtti.  ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’nun, Paris Anlaşması’nın BM’de imzalanmasının ardından 2016 yılında kurulduğunu, görevinin toplumda bu konuda farkındalık yaratmak ve eyleme geçmeyi hızlandırmak olduğunu kaydetti. EGD Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle hazırlanan iklim krizi ve sürdürülebilirlik söyleşilerinin 2021 yılı boyunca süreceğini sözlerine ekledi.
Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak da, EGD Küresel Isınma Kurultayı Komitesi’nin bu konuda uzun yıllardır çalışmakta olduğu kaydetti.  İklim değişikliği hakkında toplumda farkındalığın yaratılması için ÇEVKO Vakfı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla işbirliği yaptıklarını belirtti. 
Prof. Dr. M. Levent Kurnaz, konuşmasında tarih boyunca dünya üzerinde yaşanan sıcaklık değişimleri ve insan nüfusu arasındaki ilişkiye vurgu yaparak, dünyadaki insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından içinde bulunduğumuz ekosistemin dirençliliğinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. M. Levent Kurnaz, 1900 yılından bu yana artış gösteren küresel ortalama sıcaklık değerlerinin, 2020 yılında en yüksek düzeye ulaştığını söyledi.
Sera gazı salımları ve bunların toplamda üçte birini oluşturan karbon dioksitin küresel ısınma üzerinde doğrudan etkisini bilimsel verilerle gösteren Levent Kurnaz, bu durumun son zamanlarda yaşanan doğal afetlerle ilişkisi üzerine de bilgiler vererek, iklim değişikliği ve bundan kaynaklanan olumsuzlukların, küresel toplumun tehditler gündeminde ilk sırada yer aldığını da ifade etti. 2020 yılında Dünya Ekonomik Forumu’nun öncelikli 5 gündem maddesinin, “hava durumundaki aşırılıklar”, “iklim değişikliği ile mücadele eylem yetersizliği”, “doğal afetler”, “biyolojik çeşitlilikte kayıplar”, “insan kaynaklı çevre felaketleri” olarak tamamen çevre konularından oluştuğunu belirtti. 
İklim değişikliği tehdidinin büyüklüğüne ve yakınlığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Levent Kurnaz, bu tehdidi önlemede bireylere de önemli görev ve sorumluluk düştüğünü ifade ederek; giyim, kuşam, tüketim alışkanlıklarından seyahat tercihlerine, gıda maddesi tüketim ve saklama tercihlerine birçok alanda yapılabilecekleri ve yapılması gerekenleri anlattı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22577.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22577.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22577.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22577.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/iklim-degisikligi-yasam-icin-en-buyuk-etken/22577/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 10:20:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sesli kimlik avı dolandırıcılarına dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik kuruluşu ESET, e-posta oltalama saldırıları ile birlikte  sesli kimlik avcılığının da arttığı konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kimlik avı hırsızlığı, siber suçluların sosyal mühendislik yoluyla gerçekleştirdiği ve tüm dünyada uyguladığı bir dolandırıcılık yöntemi. Dolandırıcılar hedefledikleri kişileri psikolojik ve sosyal yöntemlerle ikna ederek amaçlarına ulaşmayı hedefliyor. Banka görevlisi, teknoloji sağlayıcısı, kamu personeli, polis, adliye ya da  BT yardım masası çalışanı gibi güvenilir bir otoritenin kimliğine girerek, kurbanın dikkatini veya ilgisini çekebilecek acil bir durum olduğuna dair bir his uyandırıyorlar. Kurbanlarının verilerini ele geçirebilmek için korku, heyecan, panik, stres yaratıyorlar. 
 
Pandemi sürecinde uzaktan çalışmanın ve online hizmet alımının artması ile birlikte siber saldırganlar sesli kimlik avcılığını da yoğun olarak kullanmaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde 2020 yılında sadece FBI’ya bildirilen vaka sayısı 241 binin üzerinde ve 54 milyon dolardan fazla  tutar SMS kimlik avı, pharming ve sesli kimlik avı aracılığıyla dolandırıcıların eline geçmiş  durumda. 
 
ESET uzmanları   siber suçluların sesli kimlik avcılığında yoğun olarak kullandıkları yöntemleri şu şekilde sıraladı:
 
Teknoloji destekli dolandırıcılıklar 
Teknoloji destekli sahtekarlıklarda, internet servis sağlayıcısı veya bilinen bir yazılım veya donanım satıcısı kimliğine bürünen bir dolandırıcı kurbanı arar. Hedeflenen kişinin bilgisayarında bir sorun olduğunu iddia ederek bu sorunu çözmek için genellikle ödeme yapılmasını veya kart bilgilerini vermesini ister. Bu süreçte kötü amaçlı bir yazılım indirilmesini sağlayabilir. Ayrıca, kullanıcıyı bir acil durum numarasını aramaya yönlendiren açılır bir pencereyle de bir dolandırıcılık başlayabilir.
 
Otomatik arama 
Bu uygulama, birçok kurbana otomatik sesli mesaj göndermeyi içerir; genellikle vergi borçları veya ödenmemiş cezaları olduğu gibi iddialarla kurbanları geri aramaları için korkutmayı amaçlar. 
 
Telefonla pazarlama
Başka bir popüler taktik ise, alıcının büyük bir ödül kazandığı iddiasıyla aranmasıdır. Ancak bu ödülü alabilmek için kurbanın bir ön ödeme yapması gerekir.  
 
Kimlik avı hırsızlığı/SMS mesajı hırsızlığı
Dolandırıcılık, kullanıcıyı bir numarayı aramaya ikna etmek üzere sahte bir e-posta veya SMS ile başlayabilir. Bunlardan biri, bir önceki siparişte bir şeylerin ters gittiğini iddia eden bir ‘Amazon’ e-postasıdır. E-postadaki numarayı arayan kişi, sesli kimlik avı hırsızıyla iletişime geçer.
                         Sesli kimlik avı nasıl engellenir
Bu dolandırıcılıklardan bazılarının oldukça karmaşık bir hal almasına rağmen, ESET uzmanları kurban durumuna düşmemek için yapabilecekleri şu şekilde sıraladı;
 


Telefon rehberinde numaranızın paylaşılmasına izin vermeyin, bu sayede numaranız herkesin erişimine açık olmaz.



Telefon numaranızı online formlara (örneğin online alışveriş yaparken) girmeyin.
Bankanızdan gelen ve kişisel veya hassas bilgilerinizi telefonda paylaşmanızı isteyen talepler konusunda dikkatli olun.
Dikkatli davranın. Özellikle hassas bilgilerinizi onaylamanızı isteyen ve güvenilir olmayan kişilerle iletişim kurmayın.
Sesli mesaj yoluyla size ulaşan bir numarayı asla geri aramayın. Daima kuruluşla doğrudan iletişime geçin.
Tüm çevrimiçi hesaplarınızda çok faktörlü kimlik doğrulamasını (MFA) kullanın.
E-posta/internet güvenliğinizin güncel olduğundan ve kimlik avına karşı koruma sağladığından emin olun.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22360.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22360.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22360.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22360.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/sesli-kimlik-avi-dolandiricilarina-dikkat/22360/</link>
			<pubDate>Tue, 15 Jun 2021 06:58:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Herkes kolayca ‘ÖDÜYO’]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de sanal pos hizmeti veren 20 bankanın, ‘sanal pos entegrasyonu’ tek ekranda birleşiyor; herkes kolayca ‘Ödüyo’. Bir ‘e-tahsilat sistemi’ olarak öne çıkan; ‘Ödüyo’, şirketlere çoklu banka platformunun güvenli yönetim ve tedarik zinciri finansmanına ulaşım hizmeti de verecek. Ticaret yapan firmalar arasında yanlış anlama ve sahtekarlığa olanak tanımayan altyapısıyla ‘Ödüyo’, kredi sağlayan bankalara da şeffaflık sunuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de sanal pos hizmeti veren 20 bankanın, ‘sanal pos entegrasyonu’ tek ekranda birleşiyor; herkes kolayca ‘Ödüyo’. Bir ‘e-tahsilat sistemi’ olarak öne çıkan; ‘Ödüyo’, şirketlere çoklu banka platformunun güvenli yönetim ve tedarik zinciri finansmanına ulaşım hizmeti de verecek. Ticaret yapan firmalar arasında yanlış anlama ve sahtekarlığa olanak tanımayan altyapısıyla ‘Ödüyo’, kredi sağlayan bankalara da şeffaflık sunuyor.
BİR ‘E-TAHSİLAT’ SİSTEMİ
‘Ödüyo’nun; internet üzerinden tahsilat yapılmasına olanak sağlayan bir ‘e-tahsilat sistemi’ olduğuna dikkat çeken Er Yazılım Satış Sorumlusu Fatih Çoban, “Ödüyo ile Türkiye’de sanal pos hizmeti veren 20 bankanın sanal pos entegrasyonu tek ekrandan kullanılabilecek. Ödüyo ile bayilerden, tüketicilerden, abonelerden, müşterilerinden web üzerinden hem taksitli hem tek çekim kredi kartı tahsilatı yapılabilecek” dedi.
 
SAHTEKARLIĞA AMAN YOK!
Türkiye’de şirketlere çoklu banka platformunda güvenli yönetim ve tedarik zinciri finansmanına ulaşım hizmeti veren ‘Ödüyo’nun, çözümleriyle KOBİ’ler, büyük işletmeler ve bayi ağına sahip firmaların işlerini kolaylaştırdığını anlatan Çoban, ‘Ödüyo’nun satıcı için nakit akış sürecini kısaltırken, alıcı için de bu süreci uzattığını ifade etti. Çoban, “Ödüyo Platformu, ticaret yapan firmalar arasında yanlış anlamalara ve sahtekarlığa olanak tanımayan altyapısıyla kredi sağlayan bankalar için de şeffaflık sağlıyor” diye konuştu.
 
ÇOKLU BİR BANKA PLATFORMU
‘Ödüyo’ üyelerinin, çok sayıda banka ve tahsilat aracına güvenli ve kolay erişebilmenin farkını yaşadığını dile getiren Çoban, “Hizmet paketlerimiz Eco, Startup, Pro, Enterprise olarak müşterilerimize sunmakta ve yıllık gelir sağlamaktayız. Müşterilerimizin sorunlarını dinleyip, onlara en uygun pakete yönlendirerek; yıllık olarak tüm ihtiyaçlarını karşılayan ‘çoklu bir banka platformu’yuz” yorumunu yaptı.
 
DÖVİZ İLE ÖDEME AVANTAJI
Er Yazılım Satış Sorumlusu Fatih Çoban, yapılan satış sonrasında bayi ve müşterilere SMS veya e-mail ile gönderilen linkin tıklanıp, sonrasında kart bilgileri girilerek, Türk Lirası başta olmak üzere ABD doları, Euro, İngiliz sterlini, Suudi Arabistan riyali ve diğer döviz cinsleriyle de ödeme avantajı sunduğunu, istenmesi halinde sistemin çok dilli de çalışabileceğini söyledi.
 
HEM TAHSİLAT, HEM ÖDEME
Fatih Çoban, açıklamasının devamında da; “Ödüyo, tedarik zincirindeki tüm tarafları destekleyen özellikleri sayesinde yurtiçi ve yurtdışı tahsilat işlemlerinizi de rahatlıkla yönetmenize fırsat sunar. Hem tahsilat, hem de ödemelerinizi tek bir noktadan yapmanın rahatlığını yaşarken; raporlama, doküman saklama, geriye dönük işlem kontrol ve dökümü işlemlerini de kolaylıkla yapabilirsiniz” bilgisini paylaştı.
 
İŞTE ‘ÖDÜYO’NUN AVANTAJLARI
Çoban, sistemin avantajları da şu şekilde sıraladı; “Ödemelerinizi garanti altına alır; hızlı ve kolay bir şekilde tahsilat sunar. Zamandan tasarruf edersiniz. Dilediğiniz kredi kartıyla ister tek, ister taksitle ödemeyebilirsiniz. Çek ve senet gibi geleneksel yöntemlerde yaşanan tahsilat sorunlarını çözer. Havale ve EFT yöntemlerinde her işlem için masraf öder ve zaman kaybı yaşarsınız. 7 gün, 24 saat boyunca dilediğiniz yerden ödeme ve farklı tahsilat yöntemleri sunar. Nakit akışının kontrol altına alınmasını sağlar.”
 
HATALAR MİNİMUMA İNİYOR
‘Ödüyo’ ile ileri tarihli veya vadesi geçmiş alacakların da takip edilebileceğini belirten Çoban, ödeme günü yaklaşınca sistemin, müşterilere SMS ve e-mail yoluyla hatırlatma yapıp, online tahsilat ile ‘Ödüyo’nun hataları minimum seviyeye indirdiğini ifade etti. ‘ERP Entegrasyon’ ile tüm işlem hareketlerinin otomatik olarak muhasebe kayıtlarına işlediğini belirten Çoban, gerçekleşen her ödemenin yönetim paneli üzerinden anlık olarak takip edildiğini vurguladı.
 
ÖDEME AKIŞI TAKİP ALTINDA
Çoban, ‘Ödüyo Online Tahsilat Sistemi’nin sunmuş olduğu gelişmiş veri analiz yöntemiyle kart ve pos bazında ödemelerle günlük, cari ve aylara göre çekim işlemlerinin, grafiklerle ödeme akışlarının da takip edilip, bütçe planlama kolaylığı sağlandığını dile getirdi. Çoban, “Müşterilerin borç durumuna göre; sipariş, fatura, irsaliye, servis formu, serbest ve sabit tutarlı ödemelerle vadesi gelen ödeme ve toplam bakiye ödemesi gönderimi yapılabilir” dedi.
 
ÖDÜYO KİMLER İÇİN VAR?
‘Ödüyo’nün hedef pazarının; mobilya, beyaz eşya, eğitim, hırdavat, metal, sağlık ve tekstil sektörleriyle oteller zinciri olduğunu ifade eden Fatih Çoban, ‘Ödüyo kimler için var?’ sorusuna da şu yanıtı verdi; “Nakit akışında dengesizlik yaşayan; farklı bankalarla çalışılması nedeniyle raporlama ve iptal/iade süreçlerinde zorluk yaşayan; müşterilerinden tahsilat yapma zorunluluğu olan; uzun vadeli çek ve senetlerle sıkıntı yaşayan; karşılıksız çek ve senetlerle başı dertte olan; KVKK’ya aykırı mail order yönetiminin önüne geçmek isteyen şirketler.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22066.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22066.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22066.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/22066.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/herkes-kolayca-oduyo/22066/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 10:59:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Salgında internet medyasına büyük ilgi]]></title>
			<description><![CDATA[“Evdekal” çağrısından sonra okur sayısı ikiye katlandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İnternet Yayıncıları Derneği (İYAD) GMYK üyesi ve Adana Temsilcisi Gazeteci Murat Berhun, COVİD-19 salgını nedeniyle okur trafiği yaklaşık ikiye katlanan İnternet Medyasının, yazılı, görsel ve işitsel medyanın tamamlayıcısı olduğunu söyledi.
“İNTERNET MEDYASI, VAR OLAN MEDYAYA ALTERNATİF DEĞİL TAMAMLAYICISIDIR”
Medyanın teknolojinin desteğiyle evrildiğini ve gelişmesini sürdürdüğünü ifade eden Berhun, “İnternet medyası, yazılı, görsel ve işitsel medyanın deneyimlerinden güç alarak gelişiyor ve güçleniyor. İnternet Medyası, var olan medyaya alternatif değil tamamlayıcısıdır. Nasıl ki, işitsel medya, yazılı ve görsel medyadan farklı ise, internet medyası da farklı bir kulvarda halkın haber alma hakkına hizmet ediyor.”dedi.
SALGIN DÖNEMİNDE İNTERNET MEDYASININ TRAFİĞİ İKİYE KATLANDI
Yaklaşık 20 yıldır teknolojinin gelişimine paralel olarak internet medyasının da kendini yenilediğini kaydeden İnternet Yayıncıları Derneği (İYAD) GMYK üyesi ve Adana Temsilcisi Gazeteci Murat Berhun, Coronavirüs salgını döneminde evde kal çağrıları sonucu İnternet Medyasının ziyaretçi trafiğinin ikiye katlandığını kaydetti. Yazılı, görsel ve işitsel medyada olduğu gibi, gazetecilik mesleğini onuruyla yapan ve doğru, ilkeli ve hızlı haber sunan editörlerin hazırladığı haber portallarının halk tarafından büyük ilgi gördüğünü aktaran Berhun şöyle konuştu;
“İNTERNET MEDYASI OKURA KOLAYCA ULAŞTI”
“İnternet Medyası son yıllarda büyük gelişme sağladı. Salgın döneminde de evde kalmak durumunda olan halkımızın haber alma ihtiyacı ciddi oranda İnternet Medyası tarafından sağlanıyor. Bu konuda görsel, işitsel ve yazılı medya da ciddi özverilerde bulundu. İnternet Medyasında yer alan haberler ise bilgisayar, tablet ve cep telefonlarından kolayca okura ulaştı. Böylece İnternet Medyası, daha önce olduğu gibi salgın döneminde de klasik medyanın tamamlayıcısı olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.”
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ” İÇİN İNTERNET MEDYASI DA DESTEKLENMELİ
İnternet Yayıncıları Derneği (İYAD) GMYK üyesi ve Adana Temsilcisi Gazeteci Murat Berhun yazılı, görsel ve işitsel medyanın “Basın özgürlüğü” ve “Haber Alma Hakkı” na hizmet için desteklenmesi ve yaşatılması gerektiğini belirtti. Berhun, “Varlığı ve gücü dikkate alınarak evrensel meslek ilkelerine uygun ve mesleğini onuruyla yapan editörlerin yönettiği Haber Portallarının da desteklenmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/20996.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/20996.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/20996.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/20996.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/salginda-internet-medyasina-buyuk-ilgi/20996/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2020 13:24:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siber suçlular şimdi de popüler TV dizilerini kullanıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Kaspersky Lab araştırmacıları, siber suçluların zararlı yazılımları yaymak için popüler TV dizilerinin yeni bölümlerini kullandığını keşfetti. Saldırganların en çok ilgi gösterdiği dizilerin başında Taht Oyunları, The Walking Dead ve Arrow geliyor. ‘Tehdit Oyunları: Siber suçlular zararlı yazılımları yaymak için popüler TV dizilerini nasıl kullanıyor?’ başlıklı yeni rapor, konuyla ilgili tüm bulguları ortaya koyuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TV dizileri hemen herkesin ilgisini çeken, en popüler eğlence unsurlarından biri. Torrent, çevrim içi yayın ve diğer dijital dağıtım kanallarının yükselişiyle telif hakkı ihlalleri de sıkça yaşanır hale geldi. Birçok bölgede bu programlar torrent siteleri ve yasa dışı yayın platformları gibi kanallardan izlenebiliyor. Yasal kaynaklardakilerin aksine, torrent sitelerinde ve başka bilgisayarlarda bulunan dosyalar, TV dizisi gibi görünmelerine rağmen aslında birer zararlı yazılım olabilir.
 
Yasal olmayan kaynaklardan indirilen TV dizilerinin zararlı yazılımlarla değiştirilmesinin ne kadar kolay olduğunu gören Kaspersky Lab araştırmacıları, 2018 ve 2017’yi kapsayan çalışmalarında bu tür dosyaları daha yakından inceledi. Her iki yılda da listenin başında Taht Oyunları yer aldı. 2018’de zararlı yazılım içeren içeriklerin %17’si (20.934 saldırı) bu dizinin adını taşırken, The Walking Dead ile 18.794 ve Arrow ile 12.163 saldırı düzenlendi.
 
Taht Oyunları, 2018’de yeni bölüm yayınlanmamasına rağmen bu alanda birinci oldu. Listedeki diğer diziler için ise büyük reklam kampanyaları düzenlenmişti.
 
İncelenen tüm vakalarda, saldırganlar her sezonun ilk ve son bölümünü kullanmayı tercih etti. Örneğin Taht Oyunları’nın 1. sezonun ilk bölümü olan ‘Kış geliyor’ yoğun bir şekilde kullanıldı.
 
Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Anton V. Ivanov, “Saldırganların, korsan içerik sitelerindeki popüler TV dizilerinden yararlandığını açıkça görebiliyoruz. Bunlar genellikle, geniş tanıtım kampanyaları düzenlenen dram ve aksiyon dizileri oluyor. İzleyicilerin en çok ilgi gösterdiği ilk ve son bölümlerde zararlı yazılım bulunma olasılığı daha yüksek oluyor. Dolandırıcılar, insanların dizilere olan bağlılığı ve sabırsızlığından faydalanarak siber tehditlerin indirilmesini sağlıyor. Taht Oyunları’nın son sezonunun bu ay başlayacak olması nedeniyle, dizinin yeni bölümleri gibi görünen zararlı yazılımların sayısında da büyük ihtimalle artış yaşanacak. Kullanıcıları bu konuda dikkatli olmaya çağırıyoruz.” dedi.
 
Kaspersky Lab, TV programı gibi görünen zararlı yazılımların kurbanı olmamak için şunlara dikkat edilmesini öneriyor:

TV içerikleri üretip dağıtmasıyla bilinen yasal servisleri kullanın.
İndirilen dosyaların uzantılarına dikkat edin. TV dizilerini güvenilir ve yasal olduğunu düşündüğünüz kaynaklardan indirseniz bile dosyanın uzantısının .avi, .mkv, .mp4 veya benzeri olduğuna, kesinlikle .exe olmamasına dikkat edin.
Web sitelerinin gerçek olup olmadığına daha fazla dikkat edin. TV dizilerini izlemeye izin veren fakat yasal olduğuna emin olmadığınız ve ‘https’ ile başlamayan web sitelerini ziyaret etmeyin. Dosya indirmeye başlamadan önce web sitesinin gerçek olup olmadığını, URL’nin biçimine veya şirket adının yazılışına bakarak kontrol edin.
Yeni bölümü erken izleme şansı vereceğini söyleyen şüpheli bağlantılara tıklamayın. Dizilerin takvimini kontrol edin.
Birçok farklı tehdide karşı kapsamlı koruma sağlayan, Kaspersky Security Cloudgibi güvenilir güvenlik çözümleri kullanın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19640.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19640.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19640.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19640.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/siber-suclular-simdi-de-populer-tv-dizilerini-kullaniyor/19640/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Apr 2019 08:47:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye Her Zamankinden Daha Sosyal!]]></title>
			<description><![CDATA[Son bir yılda internet kullanan kişi sayısı 5 milyon, aktif sosyal medya kullanıcısı da 1 milyon arttı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Global sosyal medya ajansları We Are Social ve HootSuite tarafından yayınlanan “Dijital Türkiye 2019” raporuna göre,82,4 milyon nüfusa sahip Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 98’i cep telefonu kullanıyor. Akıllı telefon kullanan yetişkinlerin oranı ise yüzde 77.
Her iki kişiden biri masa üstü bilgisayar ya da laptop, her dört kişiden biri de tablet bilgisayar kullanıyor. Türkiye’de hemen her evde en az bir televizyon bulunurken (yüzde 99), akıllı saat, bileklik, sanal gerçeklik gözlükleri gibi giyilebilir teknoloji ürünü kullananların oranı ise yüzde 9 olarak tespit edildi.
Nüfusun yüzde 72’sine karşılık gelen 59,4 milyon kişi internet kullanırken, bunların 56,3 milyonu internete telefonlarından bağlanıyor.
Raporda Türkler’in günde ortalama 7 saat 15 dakikalarını internette geçirdiklerinin altı çizilirken, bu sürenin 2 saat 46 dakikası da sosyal medyada harcanıyor.
Rapor, Türkler’in günde ortalama 3 saat 9 dakikalarını televizyon izleyerek, 1 saat 15 dakikalarını da müzik dinleyerek geçirdiklerini de ortaya koyuyor.
Dijital Türkiye 2019 Raporu’na göre, Türkiye’de toplam 52 milyon sosyal medya kullancısı bulunuyor ve bunların 44 milyonu sosyal medyaya mobil cihazlarla bağlanıyor.
Türkiye’de 43 milyon Facebook, 38 milyon Instagram, 9 milyon Twitter, 7.3 milyon Linkedin, 6.35 milyon da Snapchat kullanıcısı bulunuyor.
 
39,3 MİLYON E-TİCARET MÜŞTERİSİ
 
Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, raporda Türkiye’nin E-Ticaret potansiyelinin de ortaya konulduğunu belirterek,“Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) pazar büyüklüğü araştırmasından sonra en kapsamlı rapor olan Dijital Türkiye 2019’a göre, nüfusun yüzde 48’i, yani 39.3 milyon kişi e-ticaret müşterisi. Türkiye’de kişi başı ortalama 152 dolar tüketim malları için internetten alışveriş yapılıyor” dedi.
Güçlü Kayral, 59,4 milyon kişi, günün 7 saat 15 dakikasını internette geçirirken bunun sadece 39.3 milyonunun e-ticaret müşterisi olmasının yeterli olmayacağını savunarak, “Bu yüzden de e-ticaretin genel perakende içindeki payı yüzde 4-5’i geçmiyor. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 9-15 aralığında. Dijital vitrinlere bakmakla yetinen 20 milyon internet kullanıcısını, özellikle sosyal medya kullanılarak dükkanlara çekmeyi başarırsak, halen 50 milyar Lira düzeyinde olan e-ticaret sektörünün büyüklüğü 100 milyar lirayı aşar. Böylelikle gelişmiş ülkeler seviyesine çıkabiliriz” diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19587.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19587.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19587.jpg"/>
<enclosure url="https://www.adananinsesi.com/images/haberler/1/19587.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.adananinsesi.com/turkiye-her-zamankinden-daha-sosyal/19587/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Mar 2019 07:06:56 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>