Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, teklifin özellikle 21 ve 24’üncü maddelerinin hem kamu güvenliği hem de mühendislik meslekleri açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı.
“GÜVENLİ KENTLERİN TEMELİ JELOJİ BİLİMİNDEN GEÇER”
Dr. Müzeyyen Şevkin, son yıllarda yaşanan depremler, heyelanlar ve benzeri doğa kaynaklı afetlerde çöken, yıkılan yapıların, zeminin ve jeolojik verilerin ihmal edilmesi ile bağlantılı olduğunu belirtti. Yapı Denetimi sisteminde “zemin ve temel etüdü” kavramının yer almasına rağmen, bu sürecin hangi meslek disiplinleri tarafından denetleneceğinin açıkça tanımlanmadığını ifade eden Dr. Şevkin, jeoloji mühendisliğinin sistematik biçimde dışlandığını dile getirdi.
Teklifte yer alan “zemin ve temel etüdü kuruluşu” tanımının eksik olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların mutlaka ilgili meslek odasına kayıtlı ve en az bir jeoloji mühendisi ortaklı olması gerektiğini belirtti ve “Bilimi dışlayan her düzenleme, halkın can güvenliğini riske atar” dedi.
“JELOJİ MÜHENDİSLERİNE AYRIMCI YÜK: BU BİR EŞİTSİZLİKTİR”
Teklifin 24’üncü maddesine de dikkat çeken Dr. Müzeyyen Şevkin, yalnızca zemin ve temel etüdü hizmeti veren mühendislerden yüzde 14 ila yüzde 28 arasında kesinti öngörülmesinin açık bir eşitsizlik olduğunu vurguladı. Aynı projede görev alan diğer mühendislik disiplinlerinden böyle bir kesinti yapılmadığını hatırlatan Şevkin, bu uygulamayı “modern bir öşür vergisi” olarak nitelendirdi.
Devletin mühendislerin ortağı değil, destekleyicisi olması gerektiğini ifade eden Dr. Şevkin, bu düzenlemenin hem meslek onurunu zedelediğini hem de sektörde ciddi bir daralmaya yol açacağını belirtti.
“MESLEK TASFİYESİ VE AFET RİSKİ KAPIDA”
Dr. Müzeyyen Şevkin, teklifin yalnızca ekonomik yük getirmekle kalmadığını, aynı zamanda jeoloji mühendisliği mesleğini tasfiye riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Dr. Şevkin, Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 2 bine yakın jeoloji mühendisliği bürosunun ve 7 bine yakın mühendisin geleceğinin tehdit altında olduğunu ifade etti.
Ayrıca 22’nci maddede yer alan düzenlemelerle zemin laboratuvarlarına bilimsel gerçeklikten uzak yükümlülükler getirildiğini belirten Dr. Şevkin, “Dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan yöntemler dayatılıyor. Bu yaklaşım hem bilim dışıdır hem de uygulamada mümkün değildir” dedi.
Dr. Şevkin, çözümün açık olduğunu belirterek çağrısını şu sözlerle yineledi: “Zemin ve temel etütlerinde gerçek denetimi esas alan, bilimsel, şeffaf ve hesap verebilir bir sistem kurulmalıdır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu’nun ruhuna uygun, yerinde denetimi güçlendiren bir model hayata geçirilmelidir.”
CHP’li Dr. Müzeyyen Şevkin, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Depremler kader değildir; bilimi yok saymak ise bir tercihtir. Yaşanan afetlerden ders alınmamıştır. Kaybedilen on binlerce can, bilimin ışığında yol alınması sorumluluğunu bu meclise bir kez daha hatırlatmalıdır. Yapı denetiminde jeoloji mühendisi olmaması kabul edilemez. Bu maddeler geri çekilmeli, meslek odalarının ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir. Aksi halde bugün atılan bu adımın sorumluluğu, yarın yaşanacak her afette bu Meclis’in omuzlarında olacaktır.”





