Oktay Erol

23 Kasım, günlerden salı…


Oktay Erol
25 Kasım 2021 Perşembe 10:33

23 Kasım’ın adına “ne” diyeceğiz bilmiyorum!

Bir “gün” olarak geçmeyecek, bir “gün” olarak anımsanmayacak; onu biliyorum!

“Bir şeyler” oluyor olmasına da, “bir şeyler” olduğunu bilmeyen “iktidarın” anlamı/ yeri olmayan “hırsıyla” baş başa tüm yurdun seksen milyonu…

Kurdaki “her” artışın yaşamı biraz daha zorlaştıracağını bilmeyen yok!

Kurdaki “her” düşüşün seksenbin dolar varsılının yüreğine hançer saplayacağını da bilmeyen yok!

Kimin yanında “iktidar”, kimin sesi olmayı yeğliyor “iktidar”, kimin gücüyle şaka olmayacağına inanıyor “iktidar”; kimin?

“İktidarın”, seksen milyonu umursadığını, alım gücünü, pazar masrafını, market harcamasını düşündüğünü ileri süren varsa beri gelsin, desin ki;

“İktidar bu yaptığıyla, sonunu öngördüğü faiz indirimiyle, can yakan temel besin fiyatlarıyla, insanları sokağa çıkamaz duruma getirmesiyle seksen milyonu düşünüyor!”

Bir tane de inandırıcı “örnek” göstersin…

***

23 Kasım, günlerden salı, tanıdığım/ bildiğim birçok kişiden aldığım iletiler, gözlerin kur çizelgesinde olduğunu gösteriyor!

Önümdeki, on ülkenin para kurunu gösteren çizelge içler acısı durumda…

Çin Yuanı, Rus rublesi karşısında bile yüzde onu gören eziklik var!

“İktidar”, başı sıkıştığında söylediği gerekçelerin birini daha söylemekten uzak durmadı! Sözde ülkemize karşı, “dış odaklardan” yapılan bir girişimdi bu! “Dış odaklar” ülkemizin “iyiye” gidişini istemiyor, “büyümemizi” kıskanıyor, “güçlenmemizin” önünü kesmek için tuzak kuruyordu!

“Dış odaklar”, ulusal paramızın yerlerde sürünmesi için her şeyi yapıyordu!

Bunlara, bu söylenenlere öyle bir inandım ki!

Acısının sızlaması bitmeyen, yaşamında yeni yaralar açılan seksen milyon öyle saf, öyle bir şey bilmez, öyle yaşadıklarından bir şey anlamaz ki…

Sanki yirmi yıldır “iktidar” gücünü kullanmalarına karşın, ülkeyi neden “dış odaklara” teslim ettiklerinin hesabını sormayacak!

Sanki yirmi yıldır “iktidar” gücünü kullananları ödüllendirecek!

23 Kasım, günlerden salı tanıdığım/ bildiğim dolar hesabı olduğunuzdan, dolarla büyüdüğünden, dolar üzerinden kazanç sağladığından, seksenbin dolar hesaplılardan biri olduğundan değil, “ekmeğini” ne/ nasıl küçülttüğüne tanık olmak için kur çizelgesi karşısında!

Ne “günler” kutlanıyor öyle, ne etkinlikler düzenleniyor, ne geziler yapılıyor öyle?

Bugün öğretmen günü, tüm “bilindik” isimler “öğretmen kutsaldır/ ana gibi/ baba gibi” şarkısını söyleyecekler gibi…

Günün karanlığında, öğrencileriyle birlikte, kış soğuğu şah damarına dek işlerken sokakta yalnız/ bir başına…

Öğretmenin 23 Kasım’da yaşadığı kaygıyı “bilen” bir kişi var mı acaba?

Sanmıyorum… Kimlerse kur çizelgesinin yükselme nedeni, kimlerse “yükselen kurun” oluşturacağı tepkiyi karalamak isteyenler, kimlerse seksen milyonu seksen bine yeğleyenler, hep birden/ aynı dileklerle/ aynı istemlerle Öğretmen Günü’nün kutluyorlar!

***

Öyle bir karanlıktayız ki; 23 Kasım’da yaşanan kanamayı açtı!

Seksen milyonun kur çizelgesi karşısında yaşadığı gerilimin yaydığı esinti “öyle” bilindik olgulardan değildi!

Kim bilme/ anlama gereği duyuyor; öyle karanlık ki!

İşte bugün, sıcağı/ sıcağına akaryakıtta tüm ürünlere yüzde onun üzerinde yapılan zammın yurttaşın kaygısına neden olacağını düşünmemek/ öngörememek; adını siz koyun!

İzlediğinizi, izlerken içinize “acı” yayıldığını düşünüyorum!

Bu yurdun ekmeğinden/ yaşamından/ emeğinden/ geleceğinden çalınmamış gibi, bu yurdun yurttaşı kısır döngüye sürüklenmemiş gibi, bu yurdu yaşam alanı sayanın yaşamına “kara” düşürülmemiş gibi konuşanların çokluğu “kimin” içini karartmıyor?

İki gün içinde yalpalamayan var mı?

***

23 Kasım, günlerden salı…

Seksenbin kişinin evleri saray/ gönülleri seyran olurken, seksen milyonun çatısından bir direk daha alındı!

Bu arada “iktidar” yine alışıldık/ yanlışlarla dolu/ acı yayan bakışından dönmüş değil, yurttaşın yüreğinde açılan “kanayan” yaraya merhem bulabilmiş değil!

23 Kasım, “iktidarın” sözünü ettiği “dış odaktan” daha çok; üretmemeye kurgulanmanın/ dış girdilerle üretmenin/ öz kaynaklardan uzak durmanın/ üreten fabrikaları satmanın/ üreticiyi üzmenin sonucu olduğunu bilmesi gerek!

Sapı/ samanı “dış girdi” içine aldığınız/ bunu da övdüğünüz bir süreçte, 23 Kasım’ın olmaması kaçınılmazdı!

Ya yarın?

241121


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık