Oktay Erol

Kaygı “açlık” değil, maymun çiçeği virüsü mü?


Oktay Erol
17 Haziran 2022 Cuma 09:51

Daha covid 19 saçmalığının kaygıları geçmedi!

Geçtiğimiz yıl maske takmayanların cezalandırıldığı, toplu taşamadan indirildiği, bir köşede bekleyen denetimcinin uyardığı, küçücük bebeklerin bile soluduğu havanın daraltıldığı süreç; her ne denli sokakta/ pazarda/ markette/ toplu taşımada zorunluluk kalkmış, televizyon ekranlarından avazları çıktığınca bağıranların sesi/ soluğu kesilmiş olsa da “izleri” var!

Bırakın kapalı alanları, sokakta yürürken bile maskeyi bırakmayanlar var!

Otobüste yanına birinin oturmasını istemediği için “tekli koltukları” arayan, bir kapı ya da eşyaya dokununca dakikalarca elini yıkayan, arınmaya (dezenfekte) çalışan, uymayanlara yüksek sesle tepki gösteren…

İnsanların beyinlerine öylesine bir “korku” yerleştirdiler ki; evde eş, çocuk, anne, baba, dost, arkadaş çok katlı yapıların yaşamını kalıcı kılmak adına ayırmayı başardılar!

İşte “o” kaygılar geçmedi daha, geçmeden de yeni biriyle insanların “kalan sağlığını” zora sürüklemek peşindeler…

***

Çok yazdım; “bir avuç” için bu çığlıklar doğru olabilir, onlar için böyle bir olgunun önemi tartışılmayabilir, doymazlıklarının önüne geçilemiyor olabilir…

Nüfusun büyük çoğunluğunun kaygısı “insan gibi” bir işte çalışmak, “insan gibi” emeğinin karşılığını almak, “insan gibi” temel gereksinmelerini karşılamak, “insan gibi” yaşamak…

Nüfusun büyük çoğunluğu “birinin hakkını” gasp etmek üzerine kurulu değil; tersine herkesin “hakkını” alması üzerine kuruludur!

Hakları gasp edenler böyle söylemez, emekçi hakkını aradığında da kolluk gücüyle sindirmeye çalışırlar, anaparayı elinde bulunduranlar hep haklıdırlar, emeğinin çalındığını söyleyenler hep haksız; çünkü yasaları bile kendi çıkarlarına göre yaparlar!

Evet, covid19 benzeri kaygıları bitirmek istemiyorlar…

***

Duymayan kaldı mı bilmiyorum… Birkaç aydan bu yana tüm dünyayı etkisi altına alacağı kuşkusu yayılmaya çalışılan, bununla birlikte insanların bir başka karabasanla karşı karşıya olabileceği ileri sürülen bir olgudan söz ediliyor…

Maymun çiçeği virüsü…

Ne olmuş biliyor musunuz?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Genel Direktörü Tedros Adhonam Ghebreyesus, açıklama yapmış. 28 ülkede yaklaşık bin 300 kişiye bulaşmış maymun çiçeği virüsü, önceki salgınlara göre "olağandışı" davrandığı belirlenmiş; ancak yaşamını yitiren yokmuş şu ana dek!

Ghebreyesus, küresel bağlamda salgın riskini değerlendirmek için acil bir durum toplantısı yapılacağını, aynı zamanda maymun çiçeği virüsü için resmi bir isim değişikliği üzerinde çalıştığını, gerekçe olarak da ismin "ayrımcı/ damgalayıcı" izler taşıdığı belirtilmiş!

Maymun çiçeği virüsünün kuluçka süresi genellikle 6-13 gün olduğu, ancak 5- 21 gün arasında da değişebileceği, olgunun iki döneme ayrılabileceği ileri sürülüyor.

Bilgi şöyle:

“Ateş, baş ağrısı, lenf düğümlerinin büyümesi, sırt ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ile karakterize ilk dönem 0-5. gün arasındadır. Lenf düğümlerinin büyümesi bu hastalık için belirgin bir özelliktir ve kızamık, çiçek, suçiçeği ayırımında önemlidir. Deri döküntüsü ateşten 1-3 gün sonra başlar. Döküntü, gövdeden ziyade yüz, kol ve bacaklarda daha yoğundur.”

Başı ağrıyan, ateşi olan, sırt/ kas sıkıntısı olanlar düşünsün artık; geçen yıl ev içinde kolonya kokusunu alamadığı, boğazı gıcıklandığı, başı döndüğü, yemeden kesildiği için teste gidenleri unutmayalım…

***

Bu salgın “kaygısından” önce, insanın besinlerden aldığı enerjiyi harcayamaması nedeniyle vücutta oluşan “yağ depolaması” diye tanımlanan bir olgu var; obezite!

Obeziteden her yıl milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği, dünyada bir milyar obezin olduğu, Türkiye’nin de Avrupa’da ilk sırada yer aldığı düşünülecek olursa; insanların “kaygılansın” diye nerelere sürüklendiklerini düşünebiliyor musunuz?

Bilmemiz gerekir ki; başkalarının haklarını yiyerek tıka/ basa doymak, tıpkı obezitenin yağ depolaması gibi asıl baş edilmesi/ çözülmesi gereken hastalık…

Covid 19’da, maymun çiçeği virüsü de “bağışıklık” sistemi zayıflamış, doymayan insanların yaşadığı toplumların başucunda hep olacaktır!

Geçenlerde bir “çok bilen” konuşurken “yeniden maske, yeniden aşı zorunlu olabilir” dedi!

İnsanların bugünden “bağışıklığını” korumasını sağlamak yerine, gelecekte maymun çiçeği virüsü ile karşılaşılması durumunda “maske/ aşı” zorunluluğunu dile getirenlerin kim olduklarını herkes merak etmeli/ sormalı/ sorgulamalı…

Benim bildiğim/ tanıdığım insanlar doymadıklarını, gereken temel gereksinmelerini alamadıklarını, sokağa rahatça çıkamadıklarını, son zamanlarda ağrılarının arttığını, gece uykularının bozulduğunu, mutlu olamadıklarını söylüyor!

Çatlasanız da, patlasanız da DSÖ’nüze çığlık attırsanız da; insanlar doymak istiyor, maymun çiçeği virüsünün gelecekte neler yapacağını değil!

160622


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık