Kurtuluş Kılınç

KORKUM ADANA’NIN KÖTÜ ANILMASI!


Kurtuluş Kılınç
18 Ekim 2021 Pazartesi 08:29

Önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Adana’ya geldi. Şehirde çok önemli yatırımların toplu açılışını yaptı. Üstelik bu sırada beşinci kez düzenlenen Adana Lezzet Festivali’nin mangal ateşini yakarak resmi açılışı gerçekleştirdi. Sonra üç gün boyunca Adanalılar ve ülkenin birçok ilinden gelen yerli turistler festival alanına adeta akın etti.

Şehrimiz bu sayede festival süresince medyanın gündemindeydi. Bu, hepimizi sevindiren bir gelişmeydi. Öyle ya, mevcut Adana Valisi Süleyman Elban da önceki valilerimizde hep Adana’nın medyada yer aldığı gibi bir şehir olmadığını o yüzden hep güzel haberlerle gündemde olması gerektiğini söylüyordu. İşte sonunda bu da gerçekleşiyordu. Ya da biz öyle sanıyorduk.

Adana güzel haberlerle, yazılarla, röportajlarla anılırken ajanslara düşmeyen, haber merkezlerine geçmeyen bir haberle yeniden gündem oluyordu ama bu kez olumsuz manada.

Bir gün önce görevden alınan Adana İl Milli Eğitim Müdürü ve iki yardımcısıyla aralarında eski siyasetçilerin, iş adamlarının ve memurlarının da olduğu yaklaşık 10 kişiye operasyon gerçekleştirildiğini öğrendik. Bu sayı daha sonra 200’e sonra 300’e kadar çıktı. Resmi ve doğru bir açıklama olmayınca herkes konunun ne olduğunu bir birine soruyor bir öğrendiyse üzerine bir daha koyarak ortaya yayıyordu.

Bu satırların yazarı kardeşiniz hiçbir zaman duyumlarla hareket etmez. Konuyu derinlemesine araştırıp kesin bilgileri öğrendikten sonra yazar. Bu kez de öyle yapacağım. Şu ana kadar derlediğim doğru bilgileri sizlerle paylaşacağım ancak benim en büyük korkum yine Adana’nın kötü anılacak olmasıyla ilgili.

Operasyonun neden yapıldığını yazayım önce; Milli Eğitim ve halk sağlığı merkezleri bünyesinde faaliyetlerini yürüten okulların onarımı, deprem güçlendirme işlemler ve/veya ilk defa yapılacak binaların ihale işlemlerinde yapılan usulsüzlükler, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve çıkar amaçlı suç örgütü kurmak.

Baktığınız zaman çok önemli bir operasyon. Emniyet elinde sağlam bilgiler olmadan bu operasyonu düzenlemez/düzenleyemez. Adana’daki müteahhitlerin neredeyse üçte birinin bilgisine başvuruldu operasyon kapsamında. Bu şu demek; operasyon başka kurumlara ve hatta başka illere de sıçrayabilir. Çünkü İl Milli Eğitim Müdürlükleri ihale yapamaz. 60 bin liraya kadar olan ihtiyaçlarını doğrudan temin şeklinde gerçekleştirir ihaleleri ise Vali Yardımcısına bağlı olarak çalışan Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı yapar. Operasyonun evletin toplamda 60 milyon liralık bir zarara uğratılmasıyla ilgili olduğu ifade ediliyor ancak özellikle işin içine ihaleler girince bu rakamın çok büyük bir rakam olmadığını ifade edebiliriz. Dolayısıyla ihalelere teklif vermiş ancak hiç kazanamamış ya da kaçma şüphesi olmayan, bir davetle on dakika sonra emniyette görebileceğiniz insanların evlerine şafak operasyonu düzenlenmezdi diye düşünüyorum.

Bir de konunun emniyet süreci var ki bana ulaşan ya da konuştuğum birçok avukat buradaki ifade alımlarının usulünden dert yanıyordu. En önemlilerinden birisi de Adana’da önemli işler yapmış insanların her hangi bir suç isnat edilmediği ve sadece bilgisine başvurulduğu, suç isnat edilse bile suçluluğu ispat edilene kadar herkesin masum olduğu karinesinin burada geçerli olmadığı yönündeydi. Bu insanların olaydan iki gün sonra gazetelerde, televizyonlarda boy boy fotoğraflarının, videoların yayınlandığını söylüyorlardı. Hatta düşük ve erken doğum tehlikesi olan 8 aylık hamile bir kadının da savcılığın ifadesinin erken alınmasında bir mahsur olmadığını belirtmesine rağmen gün boyunca ifade alınması için bekletilmesiymiş.

Tabi bunlar bildiklerimiz bir de bilmediklerimiz, bildiğimiz halde yazamadıklarımız var. Eğer resmi bir açıklama yapılsa ve konu şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılsa belki daha önemli bildiklerimizi biz de buradan paylaşabilirdik ancak her duyduğunu yazmak günah olarak bir gazeteciye yeter. Operasyonu yakından takip etmeye devam edeceğim.

Adana eğitim konusunda son yıllarda sürekli yukarı taşıyan bir şehir. Bunu da afakî söylemiyorum. İstatistiklere bakarsanız zaten ne demek istediğimi anlarsınız. Hem okulların yenilenmesi hem bakım ve onarımı, bütün bunların yanında çalışma barışıyla Adana, eğitim alanında derece almaya başlamıştı. Eğer Pandemi olmasaydı inanıyorum ki şuan Türkiye’de eğitimde ilk on şehir olmasa da onların hemen ardından gelen şehirlerden biri olabilirdik. İnşallah treni kaçırmayız. Zira her ne kadar ortada büyük bir operasyon varsa da ve bu çalışanları derin bir şekilde etkileyecekse de yeni atanan İl Müdürümüz nihayetinde bir daire başkanıydı. Dolayısıyla şehrimiz için taleplerini daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebilir. Adanada eğitim konusunda başarı basamaklarını daha hızlı tırmanabilir. Görelim Mevla neyler. Neylerse güzel eyler.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık